{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1024 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1850<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 22/03/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2021/290 Esas - 2022/272 Karar<br>DAVA             \t\t: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 19/04/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 tarihli 2021/290 Esas ve 2022/272 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların 07.01.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, trafik kazası neticesinde araç onarım bedeline ilişkin maddi ekspertiz raporunun hazırlandığını, hazırlanan rapora göre müvekkiline ait araçta KDV dahil 66.001,25 TL maddi hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin kusurlu aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketince tazmin edilmesinin gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari kredilere uygulanan avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için ödenen 350,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>Davacı vekili sunmuş olduğu 03.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; toplam 45.000,00 TL maddi tazminatın 07.01.2021 tarihli kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dosyasının yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı tarafın tahkim yoluna başvurmadan bu davayı ikame ettiğinden davanın reddinin gerektiğini,  davacının talep ettiği 45.000,00 TL 'lik hasar miktarının fahiş olduğunu, hasar bedelinin 13.796,34 TL olabileceğini, ayrıca kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket nezdinde hasar dosyasının açıldığını ancak talebin teminat dışı kaldığından reddedildiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Davanın  kısmen kabulüne, 31.000,00 TL maddi tazminatın  davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz rapor tarihi olan 18.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. Ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde araçta meydana gelen değer kaybı tespiti için ödenene 350,00 TL ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili talep edilmiş olup,  davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 20.04.2021 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan 28.01.2021 rapor kayıt tarihli ekspertiz raporu kapsamında davacı şirket adına eksper ... tarafından 350,00 TL'lik fatura düzenlendiği anlaşılmakla ekspertiz ücretine ilişkin talebin gerekçeli kararın yargılama gideri bölümünde davanın kabul edilen kısmına tekabül eden tutarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gerektiği.\" gerekçesiyle \"...Davanın kısmen kabulüne, 31.000,00 TL maddi tazminatın 18.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda ... işleminin uygulanmasını gerektirecek bir oran aşımının söz konusu olmadığını, davacı tarafça dosya kapsamına dahil edilen ekspertiz raporunda aracın değerinin 89.000 TL olduğu belirtilmişse de söz konusu rayiç değer sehven 89.000 TL olarak belirtildiğini, müvekkiline ait aracın rayiç değeri 90.000 TL olduğunu, aracın değerinin 90.000 TL olması sebebiyle davacı tarafa ve hasar onarım şirketi ile 45.000 TL üzerinden mutabakat sağlanabildiğini, zira müvekkilinin de aracının rayiç değerinin yüzde 50 fazlasını aşan bir bedel ile onarımın ekonomik olmayacağının bilincinde olduğunu, aracın rayiç değerini %50sini aşmamış olmasından ötürü; aracın rayiç değeri ile sovtaj değeri farkının kendilerine gerçek zararı vermeyeceğini, aracın gerçek zararı; 45.000 TL olup mahkemece yanılgılı değerlendirmeler sonucu davalarının 31.000 TL'lik kısmı yönünde kabul kararı verdiğini açıklanan nedenlerden ötürü, kararın, inceleme neticesinde kaldırılmasını ve dilekçeleri doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu ekspertiz raporundaki hasar miktarı fahiş tutarda olup işbu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar davacının sunmuş olduğu belgede araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğu beyan ediliyor ise de işbu hususun gerçeği yansıtmadığını, sunulan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere kaza tespit tutanağında ve dosya kapsamındaki diğer belgeler arasında çelişkiler mevcut olup giderilmesinin gerektiğini, davacıya ait araç sürücüsünün kaza esnasında ... olduğunu ve işbu kazanın meydana gelmesinde kendisinin kusurlu olduğunun iddia edildiğini, araç sürücüsünün davaya konu kazanın oluşması esnasında oğlu ...'ın evine gittiğini iddia ettiğini ancak ...'ın ev adresi incelendiğinde sürücünün güzergahı ile hiçbir ilgisi bulunmadığının anlaşıldığını, hatta sürücünün güzergahı ile ...'ın ev adresinin ters güzergahlarda olduğunu, ...'ın ise ehliyetine ise alkollü şekilde araç kullanması sebebi ile 19.09.2020 tarihinde elkonulduğunun anlaşıldığını, kaldı ki \"Kaza Tespit Tutanağı\"ndaki imza ile diğer beyanlardaki imzaların uyuşmamasının da şüphe uyandırdığını, kazanın oluş şekli de incelendiğinde davacının aracında meydana gelen hasarın kaza tespit tutanağında ve davacının beyanlarında iddia edildiği şekilde ve bahsi geçen sürücü tarafından gerçekleştirilmediğini ancak cevap dilekçelerinde de değindikleri işbu husus değerlendirilmeden karar verildiğini, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi yasak olup işbu ehliyet şartlarını taşımadan araç kullanan kişiler tarafından kullanılması halinde kast ile kazaya sebebiyet verildiği anlaşılacağından müvekkili sigortanın sorumluluğunun ortadan kalkacağını, ... no.lu poliçe kapsamında yer alan kloz \"Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 53. maddesine aykırı olarak, engelli araçlarının gerekli ehliyet ve/veya yetkili olmayan kişilerce kullanım sırasında meydana gelen zararlar teminat dışıdır.\" şeklinde olup teminat dışı bırakıldığını, bahsi geçen sebeplerle her ne kadar araç sürücüsünün ... olduğu iddia edilmekte ise de gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak araç sürücüsünün kim olduğunun tespit edilmesini, onarım gibi maliyetlerin neler olduğunu, aracın eski hale getirilmesi için gereken sürenin ve harcanacak emeğin ne kadar olacağı gibi birçok unsuru hesaplayarak bir bedele ulaşmakta olduğunu, davacının işbu hususlara riayet etmeden ekspertiz raporu aldırıp müvekkili şirketten talepte bulunmasına itiraz ettiklerini, davacının pert total veya sovtaj işlemine ilişkin olarak talebinin bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi aşıldığıdan bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, bu kapsamda davanın reddinin gerektiğini, yapılan araç rayiç hesaplamasına itiraz ettiklerini, aracın sovtaj değerinin hesaplanmasında herhangi bir dayanak belgenin kullanılmadığını, dayanaksız karara karşı yapılan taleplerin kabulüne itiraz ettiklerini,  ekspertiz ücretinin ödenmesine ilişkin talebin reddedilmesi gerektiği, ekspertiz raporu yaptırılmış olmasına rağmen faydalanılmayan raporun ücretinin müvekkili sigortadan karşılamasının beklenemeyeceğini talep eden, tazminat istemi ile müvekkili şirkete müracaat ettiğini ve başvuru konusu hakkında hasar dosyasının açıldığını, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili sigorta şirketi başvuruyu reddetmiş olup müvekkili şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, izah edilen sebeplerle; ilamın kaldırılmasına, davacının talebi aşıldığından davanın reddine, davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle davanın usulden reddine, Sigorta Tahkim Kuruluna başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine, talepleri doğrultusunda davanın reddine, İstanbul 20. İcra Dairesi 2022/12018 E. sayılı icra takibinin geri bırakılmasına, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar tazminatının kasko sigortacısından tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davanın yetkili mahkemede açıldığı, bilirkişi raporunda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kaza tutanağı ve resimler incelendiğinde hasar ile kazanın uyumlu olduğunun belirtildiği, davalının  sigortalanan aracın sürücü belgesi geçici olarak alınmış ... tarafından kullanıldığı yönünden yapmış olduğu savunmasını ve zararın teminat dışı kaldığını somut deliller ile ispatlayamadığı, hasar dosyası kapsamında yapılan araştırma sonucunda düzenlenen araştırma raporunda yapılan değerlendirmelerin somut delil olarak kabul edilemeyeceği; sigortalanan araç engelli aracı olmadığından poliçedeki engelli aracına ilişkin klozun somut olaya uygulanamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı kusur tespiti yönünden itiraz etmiş ise de; sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin tramer kusur tespiti, sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapordaki kusur dağılımı ile mahkemece alınan bilirkişi raporundaki kusur tespitinin birbiri ile uyumlu ve kazanın gerçekleşme şekline uygun olduğu, davacının uğramış olduğu zararın belirlenmesinde benimsenen \"gerçek zararın giderilmesi ilkesi\"ne uygun şekilde hasar bedelinin ve aracın rayiç değerinin belirlendiği, hasar bedelinin aracın rayiç değerinin %50'sini aşması karşısında aracın pert totale tabi tutulmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının dava öncesinde davalıya tazminat talebi ile başvuruda bulunduğu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğü, mahkemece temerrüt tarihinin doğru olarak belirlendiği ve yasal faiz işletilmesine karar verildiği anlaşılmakla taraflar vekillerinin yerinde olmayan istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; taraflar vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 tarihli, 2021/290 Esas ve 2022/272 Karar kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince  AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a- Davacı taraftan alınması gereken  427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>b- Davalı taraftan alınması gereken 2.117,61-TL istinaf karar harcından peşin alınan 530,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.587,61-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>\t5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"835bcc064d336e24","SID":"dc8aa3e71c175cbb"}}