{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/2497 <br>KARAR NO\t: 2024/2341<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/06/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU \t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ <br>Karar Tarihi\t\t: 30/12/2024<br>Yazım Tarih\t\t: 30/12/2024<br>\t<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı  aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 14.04.2017 tarihli satış sözleşmesi ile sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde davacının ... İli ... İlçesi ... Ada 16 parseldeki 53 ve 55 numaralı bağımsız bölümlerin toplam 1.000.000,00 TL bedelle davalıya satılması hususunda anlaşıldığını, sözleşme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde kat irtifakı kurulması halinde taşınmazların mevcut ipoteği ile birlikte davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin kat irtifakı kurarak dava konusu taşınmazları davalıya sattığını, müvekkilinin bu şekilde sözleşmeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, sözleşmenin 18’nci maddesi uyarınca tapu devri yapıldığında davalı şirketin kendinde olan bu inşaat için hazırlanmış çelik malzemeyi 550.000,00 TL karşılığı yapacağı ödemeden düşerek teslim edeceğini ancak davacının iyi niyetli olarak tapu devrini yapmış olmasına rağmen davalının taahhüt etmiş olduğu çelik malzemeyi müvekkiline göndermediğini ve halen bu yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina ettiğini, müvekkilinin 550.000,00 TL bedelin faizi ile ödenmesini ihtar ettiğini ancak davalının bu ihtara yanıt dahi vermediğini, davalının sebepsiz olarak zenginleştiği 550.000,00 TL ile tespit edilecek diğer alacak kısımlarını davacıya ödemesi gerektiğini, davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle davacı müvekkilinin inşaata devam edemediğini ve bu yönü ile de zarara uğradığını zira davacı müvekkilinin ipotek alacaklısı banka ile ödeme planı çıkardığını ancak davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle bankaya olan ödemelerini yapamayacak duruma geldiğini bu zarara ilişkin talep ve dava haklarını şimdilik saklı tuttuklarını ileri sürerek ve FİHS tutularak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalının ödemesi gereken toplam 550.000,00 TL’nin ve mahkemece tespit edilecek bakiye alacak kısmının faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin 17’nci maddesinde 1 ay içerisinde kat irtifakı kurularak söz konusu dükkanın tapusunun mevcut ipoteği ile davalı müvekkiline devredileceğinin ve ipotek çözüm bedeli netleştiğinde alıcı müvekkilinin ipotek bedelini kalan borcundan düşerek geri kalan miktarı davacı satıcıya ödeyeceğinin düzenlendiğini, bu nedenle öncelikle davacının sorumluluğundaki ipotek çözüm bedelinin netleşmesi gerektiğini ancak davacının edim yükümlülüğünü ifa etmeden müvekkilinden bedeli talep edemeyeceğini, tapudan evraklar getirtildiğinde davacının müvekkilinden 150.000,00 TL ve 370.000,00 TL olmak üzere toplam 520.000,00 TL nakit para aldığının görüleceğini, ayrıca ipotek alacaklısı Halkbank tarafından müvekkiline hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve ipotekten dolayı alacağın 5.807.901,27 TL olduğunun bildirildiğini, ipotekli olarak müvekkiline devredilen taşınmazlar hakkında banka tarafından takip yapıldığını ve icraen paraya çevrileceğini, müvekkilinin satış bedeli olan 1.000,000,00 TL’den ödediği 520.000,00 TL’nin mahsubu sonucu kalan 480.000,00 TL’yi ödemek için ipotek bedelinin netleşmesini beklediğini, 18’nci maddenin uygulama ihtimalinin bulunmadığını kaldı ki kalan bedelin 18’nci maddede belirtilen bedelden daha az olduğunu, taşınmaz satışı için 1.000.000,00 TL miktara anlaşmışken ipotek bedelinin 5.807.901,27 TL olduğunu davacının iyiniyetli olmadığını fazladan 520.000,00 TL almışken ve taşınmaz icraen satılmasına karşın halen müvekkilinden bedel talep ettiğini, oysa ki müvekkilinin zarara girdiğini davacının ise sebepsiz yere zenginleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı dava açmakta haklı bulunarak 15.06.2020 tarihli bilirkişi raporu da usul ve yasaya uygun bulunup hükme esas alınmış ve  davacının davalı aleyhine açtığı davanın ıslah talebiyle birlikte kabulü ile, 227.250,00 TL alacağın, 20.000,00 TL'lik kısmına davanın açıldığı 11/12/2017 tarihinden itibaren, kalan 207.250,00 TL'lik kısmına da ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 24/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın ipoteğe konu borç miktarının 5.807.901,27 TL olduğunu, ipoteğin çözümünün davacının yapması gerektiğini, davacı dava dışı banka borçlusu standart demir lehine bizzat kendisinin ipotek tesis ettiğini, hem taşınmazlar ipoteğin paraya çevrilmesi takibinde satılmış, hemde davalının parasının gittiğini, bu durumun açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının açıkça sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.   <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, alacak istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili tarafından özetle, taraflar arasında imzalanan 14.04.2017 tarihli Satış Sözleşmesi ile sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde ... İli, ... İlçesi, ... Ada, 16 parsel sayılı ana taşınmazdaki 53 ve 55 no'lu bağımsız bölümlerin1.000.000,00 TL bedelle davalıya satılmasının kararlaştırıldığı, kat irtifakı kurularak bağımsız bölümlerin tapusunun davalıya devredildiği, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca tapu devri yapıldığında davalı şirketin kendisindeki bu taşınmaz için hazırlanmış malzemeyi 550.000,00 TL karşılığı yapmış olduğu ödemeden düşerek teslim etmesinin gerektiği, ancak davalının taahhüt ettiği çelik malzemeyi teslim etmediği, bu nedenle inşaatın devam edemediği belirtilerek sözleşmeden kaynaklı alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, sözleşmenin 17.maddesine göre kat irtifakı kurularak tapunun taşınmazın mevcut haliyle devredilmesi ile ipotek çözüm bedeli netleştiğinde müvekkilinin ipotek bedelini kalan borcundan düşerek kalan miktarı davacıya ödemesinin kararlaştırıldığı, ipotek lehtarı davadışı banka tarafından müvekkiline hesap kat ihtarı gönderilerek davalıya devredilen taşınmazlar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, müvekkilinin davacıya 520.000,00 TL ödeme yaptığı ve bakiye 480.000,00 TL borcunu ödemek için ipotek bedelinin netleşmesini beklediği, kalan borç tutarının sözleşmenin 18.maddesinde belirtilen tutardan az olduğu ve bu maddenin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Alacak davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Davacı tarafından mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ya da başka sebeple sona erdiğini ispat yükü ise davalıdadır. <br>Taraflar arasındaki 14.04.2017 tarihli Satış Sözleşmesi'nin incelenmesinde, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin davacı tarafından davalıya satıldığının belirtildiği, sözleşmenin 17.maddesine göre; 1 ay içinde kat irtifakı kurulacak söz konusu dükkanın tapusu mevcut ipoteği ile davalı alıcıya devredileceği, ipotek çözü bedeli netleştiğinde alıcının ipotek bedelini kalan borcundan düşerek gere kalan miktarı davacı satıcıya ödeyeceği, sözleşmenin 18.maddesine göre; tapu devri yapıldığında davalı alıcının, kendisinde bulunan bu inşaat için hazırlanmış çelik malzemeyi 550.000,00 TL karşılığı yapacağı ödemeden düşerek teslim edeceği  hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından davalıya satışı yapılan sözleşmeye konu 53 ve 55 no'lu bağımsız bölümlerinin tapu devir işlemleri yapılarak tapu kaydında davadışı ... Bankası lehine tesis edilen 20.000.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteği ile birlikte davalıya teslim edildiği, bağımsız bölümlerin 1.000.000,00 TL olarak kararlaştırılan satış bedelinden 520.000,00 TL'sinin davalı alıcı tarafından davacı satıcıya ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, buna göre davalı alıcının satış bedelinden ödemediği bakiye borcun 480.000,00 TL olduğu, 14.04.2017 tarihli Satış Sözleşmesi'nin 17.maddesinde \"ipotek çözüm bedeli netleştiğinde\" davalı alıcının ipotek bedelini borcundan düşerek bakiye tutarı davacı satıcıya ödeyeceğinin hüküm altına alındığı, bağımsız bölümleri satın alan davalının kendisine ait taşınmazlar üzerindeki ipotekten kaynaklı borcun miktarını alacaklı bankadan araştırıp tespit edebileceği halde davalının bu konuda bir girişimde bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, kaldı ki davadışı bankanın hesap kat ihtarnamesinin kendisine tebliğ edildiğini kabul eden davalının borcu ödememesi sebebiyle ipotekli taşınmazların davadışı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı icra takibinde toplam 252.750,00 TL bedelle alacağa mahsuben satın alındığı anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince davalı alıcının davacıya ödemediği 480.000,00 TL tutarındaki satış bedelinden taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takipteki satış bedeli olan 252.750,00 TL'nin mahsubundan sonra bakiye 227.250,00 TL alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 15.523,44.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.880,87.TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.642,5775‬.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan  378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 30/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fd01e11459a5e73","SID":"12b1fa8c74ad9506"}}