{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2014/1331 Esas<br>KARAR NO: 2025/43<br>DAVA: İflas (İcra takibi vasıtasıyla)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/09/2003<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İflas  (İcra takibi vasıtasıyla) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREKÇE:Davacılar, kooperatif aleyhine 25.200,00 TL bedelli bonodan dolayı ------- sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi yaptıklarını; icra takibine kooperatif tarafından itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini; ancak icra dosyasının infazı esnasında alacağı karşılayacak hiçbir mal bulunamadığını, bunun üzerine İİK 43 madde gereğince davacıların haciz yolunu iflas yoluna çevirerek davalı kooperatife iflas ödeme emri gönderdiğini; bu iflas ödeme emrine de davalı kooperatifin itiraz etmediğini ancak davacı alacaklarını da ödemediğini bildirerek davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Dava, 16/09/2003 tarihinde---- Esas numarası almak suretiyle açılmış, Davalıya dava dilekçesi 20/02/2004 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı kooperatif davaya cevap vermemiş, ilk başlayan duruşmaları takip etmemiş, bilahare vekil tayin etmiş, davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Dava, takipli iflas davası olup, mahkememizce İİK 158 ve 166 maddeleri gereğince ilanen duyurulmuş; bir yapı kooperatifi olan davalı kooperatifin çok sayıda üyesi asli müdahillik dilekçesi vererek; kooperatifin genel haciz yolu ile yapılan icra takibine ve iflas yolunda yapılan icra takibine itiraz etmemesinin kötü niyetli olduğunu, davacıların söz konusu olan bu senedi almaları için geçerli bir nedenlerinin bulunmadığını, senedin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Yapılan yargılama esnasında, davacıların dayandığı bononun kooperatif kayıtlarında yer alıp almadığı hususunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporuna nazaran bononun kooperatif kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu dosya için yargılama devam ederken ------- sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiş olup; o dosyada davalımız olan kooperatif davacımız olan şahıslar aleyhine bu bonodan dolayı menfi tespit davası açmıştır. Açılan menfi tespit davasında, kooperatifin kambiyo borcuna girebilmesi için 2 temsilcisinin senedi imzalaması gerektiği, dosyamız davacılarının dayandığı 25.200,00 TL bedelli senette kooperatif yetkilisi ------ imzası bulunduğunu, ancak diğer imzanın herhangi bir kooperatif yetkilisine ait olmadığı, o imzanın sahte imza olduğu ileriye sürülmüş ve senedin geçersizliği sebebiyle menfi tespit talep edilmiş; mahkememizce menfi tespit davasının iflas davası yönünden ön mesele teşkil edeceği nazara alınarak tefrik kararı verilmiş, tefrik edilen dosya -----Esasına kaydedilmiş, mahkememizce menfi tespite yönelik bu dava bekletici mesele kabul edilmiş ve sonucu beklenmiş; o dosyada davacı kooperatifin menfi tespit talebi reddedilmiş ve kooperatifin bu senetten dolayı sorumlu olacağı hususunda hüküm kurulmuş; ancak karar kooperatif tarafından temyiz edilmiş, ---senedin kooperatifi bağlaması için 2 imza gerekir. ------ dışındaki imza kooperatif yetkilisine ait değilse kooperatifi bağlamaz. Sadece imzalayanları bağlar. Kooperatifçe bu senet gereği yapılan ödemeler, açılan ceza davasında sorumluluktan kurtulmak için yapılan ödemeler niteliğindedir; bu nedenle yapılan kısmi ödemelerin senedin kooperatifçe benimsendiği sonucuna götürmez'' gerekçesi ile hükmü bozmuş, mahkememizce bozmadan sonra ------- tarafından yapılan yargılama mahkememizce takip edilmiş; zira o dosyadaki davada ikinci imzanın kooperatif yetkilisine ait olmaması halinde senedin kooperatifi bağlamayacağı ve buna dayalı olarak yapılan iflas talebinin de reddine karar vermek gerekeceği değerlendirilmiş; ----- Mahkemesindeki bu dosya adliyemizdeki görev değişiklikleri sonucu mahkememizin------ Esasına kaydedildiği, yargılamasına bu dosya üzerinden devam edildiği, ancak davacısı olan kooperatif tarafından takip edilmeyerek işlemden kaldırıldığı, bilahare açılmamış sayılmasına karar verildiği ve 08/01/2024 tarihinde de açılmamış sayılmasına verilen kararın kesinleştiği nazara alınarak artık bekletici mesele teşkil eden dosyanın davamız için çözüm arz etmeyeceği; işlemden kaldırılana kadar da ----- işaret edilen ikinci imzanın kooperatifin bir başka yetkilisine ait olup olmadığının da tespit edilemediği görülmüştür.Ortada davacıların dayandığı bir senet bulunup, senet üzerinde iki imzanın mevcut olduğu, imzalardan birinin kooperatif yetkilisi ------ olduğu, diğer imzanın kooperatif yetkilisine ait olup olmadığının bilinemediği; ancak kooperatif tarafından açılan menfi tespit davasının takip edilmediği ve dolayısıyla artık o davada konu olan hususun mahkememizce araştırılmasının mümkün olmayacağı; davamızın niteliği gereğince ihtilafsız olarak takibin kesinleştiği nazara alınarak mahkememizce depo emrine konu olacak ''alacağın ulaştığı değerin'' tespiti gerekmiş;  her ne kadar yargılamanın önceki safhalarında depo miktarı tespit edilmiş ise de; üzerinden çok uzun süre geçtiği, bu nedenle karar verilecek yeni celse tarihine nazaran depo miktarının tespiti gerektiği nazara alınarak mahkememizce bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi ücreti ve bundan böyle yapılacak masrafların dökümü belirtilerek davacı tarafa 7.000,00 TL yargılama gideri yatırması için önce süre, sonra kesin mehil ihtarı süre verilmiş; davacı vekili son celsede müvekkillerinin artık masraf yatırmayacaklarını beyan ettiklerini açıkça bildirdiğinden; gelen aşama çerçevesinde davacıların talep ettiği iflas kararının bu haliyle verilmesi mümkün bulunmadığından; son 2 celsede verilen ve sonuçları ihtar edilen ara kararlar çerçevesinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>DAVANIN REDDİNE, <br>Dava açılırken alınan harcın mahsubu ile 613,20 TL karar harcının davacılardan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,<br>Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacılara iadesine,<br>Karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığında  ve esasen vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceğinden 25.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalı kooperatife verilmesine,<br>Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.  23/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9a8629986793b18","SID":"6e683bd17c871617"}}