{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1327 Esas<br>KARAR NO:2025/47<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:07/10/2021<br>NUMARASI:2020/84 E. - 2021/202 K.<br>DAVA:Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Giderilmesi, Tazminat<br>DAVA TARİHİ:04/03/2020<br>KARAR TARİHİ:07/10/2021<br>-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM 2020/152 ESAS SAYILI DOSYASI-<br>DAVA:Tasarımın Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkin<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin AR-GE çalışmaları yaptırarak yeni ve tamamen özgü tasarımlar oluşturan ve oluşturduğu bu tasarımları kendi adına tescil ettiren bir firma olduğunu, müvekkilinin dava konusu \"...\" isimli tasarımı TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken müvekkilinin tescilli tasarımının, müvekkilinden habersiz olarak davalı tarafça kendi markası altında üretiminin ve satışının yapıldığını ve ticari amaçlarla kullanıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine davalı işyerinde Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, yapılan bu tespit işleminden sonrasında da davalı tarafın tecavüz eylemlerine son vermediğini, davalı yanın \"...\" isimli internet sitesinde ürünleri teşhir etmeye devam ettiğini ve davalı tarafın işbu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, müvekkilinin tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, tecavüz teşkil eden ürünler ile bunların üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konularak imhası ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının “...” olarak adlandırdığı ürünü ilk olarak kamuya arz ettiğine ilişkin dosyaya sunduğu 26.10.2017 tarihli faturanın dava konusu ürüne ait olduğunu gösteren bir delilin dosyaya sunulmadığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da bu faturanın dava konusu ürüne ait olduğunu gösteren bir delilin yada emarenin bulunmadığını, davacının \"...\" modelinin piyasaya sunulduğu iddia edilen tarihten çok önce başka firmalar tarafından kamuya arz edildiğini, albüm ve broşürlerde yer aldığını, kamuya mal olmuş bir model olduğunu, yerel mahkemece yapılan tespite konu kulp tasarımı ürününün  dava dışı farklı bir firmadan aldığını, ayrıca müvekkilinin üretici olmadığını, tedarikçi bir firma olduğunu, davacının tescil belgesinde görülen mobilya ayağını üretmediğini, dava konusu edilen ve “...” olarak adlandırılan tasarımı ... (...) isimli firmadan satın aldığını, dava dışı firmanın ilgili ürünün kendisi adına ... tescil numarası ile tescilli olduğunu, işyerinde tespit edilen ürünün dava dışı firmanın tescilli ürünü ile birebir aynı olduğunu, davacının tescille koruma altına aldığı ürünle ise sadece benzer olduğunu ve davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen 2020/152 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı adına ... sayı ile tescilli tasarım tescil belgesinin 4 ve 5 nolu tasarımlara konu mobilya ayağının özgün bir tasarım olmadığını, uzun yıllardır piyasada \"...\" olarak bilinen ve benzeri görselleri birçok katalogda yayınlanmış olan bir model olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu mobilya ayaklarının bir benzerinin ...-....'tan fatura karşılığı satın aldığını ve bu kişi adına kayıtlı ... sayılı tasarım tescil belgesine de konu olduğunu, hal böyle olmasına ve müvekkili firmanın hiçbir surette haksız kazanç elde etmek adına kötü niyet olmamasına rağmen, davalı tarafından müvekkili aleyhinde Mahkememizin 2020/84 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını iddia ederek, davalı adına 2018/08112 sayı ile tescilli tasarım tescil belgesinin 4 ve 5 nolu tasarımlarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2020/152 Esas sayılı dosyasında Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, dava dışı ...adına tescilli ... sayılı tasarımın daha sonra kamuya sunulması nedeniyle hükümsüzlük talebinde değerlendirmeye alınamayacağını, dava dışı ...Plastik adına tescilli ...no.lu tasarımın belirgin derecede farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin ilgili ürünle ilgili çalışmalara dava dışı firmanın tasarım tescil tarihinden daha önce başladığını, dosyaya sunulu 04.06.2018 ve 26.06.2018 tarihli e-posta ve eklerinde bunun görüleceğini, davacının dilekçesinde yer verdiği görseller ve yayınlandıkları tarih açısından netlik olmadığını, aynı durumun iddia edilen kataloglar için de söz konusu olduğunu, 2016 ve 2018 yıllarına ait olduğu belirtilen instagram sayfalarında, ne ürünlerin ne de tarihlerin net olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN Davacının davasının REDDİNE, B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2020/152 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN Davacının davasının REDDİNE....\" karar verilmiştir.Davacı/birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkiline ait ... (...,...,..,...) sayılı tasarımlar ile davalı işyerinde tespit edilen tasarımların benzer olduğunu, gerekçeli kararda sadece müvekkiline ait ... (...,...) numaralı tasarımlar açısından değerlendirmede bulunulduğunu, ancak dilekçelerinde müvekkiline ait ... (...,...) numaralı tasarımların da ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı birleşen dava davacısı iş yerinde tespit edildiğini, dolayısıyla bu tasarımlar açısından da tecavüzün gerçekleştiğini, bu noktada kararın öncelikle hüküm kurulmayan tasarımlar yönünden bozulması gerektiğini, -Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/65 d.iş dosyasında müvekkiline ait ... (...,...,...,...) tasarımlarla, ... tasarımın birebir aynısının davalı iş yerinde tespit edildiğini, tasarımların benzer olduğunu, mahkemenin farklılık olarak belirttiği hususların tasarımların bütünsel form algısını farklılaştırmaya yetecek nitelikte olmadığını, ürünü meydana getiren detayların şekil, biçim, yüzey dokusu gibi özelliklerinin tek tek ve bir bütün olarak; müvekkiline ait tasarımla benzer olduğunu, davalıya ait tasarımın oran, biçim ve yerleşim anlamında benzer olduğunu, davalı tasarımlarının aşağıda daralan konik şeklinde inmesinin ve yüzeylerinde yer alan yuvarlatılmış çıkıntıların benzer olmasının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzerlik oluşturacak nitelikte etkiye sahip olduğunu,  tasarımın tümüne bakıldığında sayın mahkemenin farklı olduğunu belirttiği hususların genel görünümü farklılaştırmada yetersiz kaldığını ve davalı tasarımlarına, ayırt edicilik katmadığını, bu nedenle işbu tasarımların müvekkili tasarımlarıyla benzer olduğunun kabulü gerektiğini, -hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını, müvekkiline ait internet sitesinde yer tasarımı açısından inceleme ve değerlendirmede bulunulmadığına ilişkin itiraz da bulunulmuşsa da işbu itirazlarının Sayın Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını,-Mahkeme tarafından müvekkiline ait ... (...) ve (..) numaralı tescilli tasarımlara ilişkin hüküm kurulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkili tasarımları ile davalıya ait ürünler benzer görülmemişse de taraf tasarımlarının birebir aynı olduğunu, Kayseri 3. AHM’nin 2019/65 d.iş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da tasarımların benzer bulunduğunu, bilirkişi ... tarafından sunulan raporda, davalı birleşen dava davacısına ait tasarımın müvekkilinin ... (...) ve (...) numaralı tasarımlarıyla benzer olduğunun belirtildiğini, bu noktada dosyaya sunulan raporun bu açıdan da çelişkili olduğunu, tasarımların her ikisinin de kare kesit olması, zemine oturup genişleyerek yükselmesi, dış yüzeylerinde yer alan ayna formu ve genel yapıları benzer olduğunu, tasarımın tümüne bakıldığında sayın bilirkişilerin farklı olduğunu belirttiği hususların genel görünümü farklılaştırmada yetersiz kaldığını ve davalı tasarımlarına, ayırt edicilik katmadığını,-tescilsiz tasarım yönünden, Mahkemenin gerekçeli kararında müvekkiline ait ... isimli kulpun harcı alem olması nedeniyle bu tasarım yönünden de tecavüz oluşmadığını belirttiğini, Mahkeme’nin hiçbir gerekçe sunmaksızın müvekkili tasarımının harcı alem olduğunu belirtmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkili tasarımının; gerek yapılan re’sen araştırmada gerek davalı birleşen dava davacısının sunduğu deliller karşısında genel izlenimde belirgin farklılar bulunduğu ve farklı algılandığının belirtildiğini, dosyada söz konusu tasarımın ilk defa müvekkili tarafından kamuya arz edildiğine ilişkin fatura da bulunduğunu, .. tasarımının müvekkilinin internet sitesinde yer almakta olup ilk defa 26/10/2017 yılında füme krom olarak ... firmasına satıldığını, HMK’nın 266’ıncı maddesi, HMK’nın 281’inci maddesi, 03.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 30143 sayılı Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin iki ve üçüncü fıkraları, gereği, bir tasarımın harcıalem olup olmadığının tespiti tasarım uzmanı bilirkişilerin yapabileceği özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir değerlendirme olup, Mahkemece re'sen tescilsiz tasarım harcı alemdir şeklindeki kararının hatalı olduğunu, benzer nitelikteki Yargıtay ve HGK kararında da vurgulandığı üzere endüstriyel tasarıma ilişkin bir konunun hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenebilmesi mümkün olmadığından, bu nedenle kararın bu tasarım yönünden de bozulması gerektiğini, davalı birleşen dava davacısının gerek internet sitesinde yer alan gerek işyerinde tespit edilen tasarımların müvekkil tasarımlarıyla birebir benzer olması nedeniyle söz konusu kullanımların tecavüz oluşturduğunun kabulü gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/birleşen davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının .. kulpla ilgili iddialarının aksine, gerek dosyaya sunmuş oldukları deliller ciheti ile, gerekse Yerel Mahkemenin ilamın gerekçesinde de belirttiği üzere, tasarımın, çember şeklinde ve harca alem olduğu, ve eskiden beri var olan bir ürün olduğunun aşikar olduğunu, farkın sadece kuplun monte edildiği aparatla sınırlı kalmasının ise, tüketici gözüyle yapılacak olan bir değerlendirme de bu kadarcık bir tasarım farkının itibara layık olmadığını,  Davacı-karşı davalının ... (...-...) no'lu tasarımının müvekkili tarafça haksız rekabete konu olacak şekilde kullanılıp kullanılmadığı meselesine gelinecek olunduğunda, taraflarınca ileri sürülen sav çok basit bir çıkarıma dayandığını, gerek davaya cevap dilekçesinde, gerekse karşı dava dilekçesinde belirttikleri üzere, \" eğer davacı tarafın tescilli mobilya ayağı ile, müvekkil firmanın ...'tan aldığı tescilli mobilya ayağı tüm hatlarıyla birbirine benziyor ise, davacı tarafın daha öncesinde ... tarafından tescillenen mobilya ayağının da davacı tarafın tescilli mobilya ayağına benziyor olması gerekir. Çünkü, müvekkil firmanın ...'tan aldığı tescilli mobilya ayağı ile ... tarafından herkesten önce tescillenen mobilya ayağı tüm detayları ile birbirinin aynısıdır, ve bu sebeple hükümsüzlük davamızın da kabulü gerekir.Yok eğer benzemiyor ise eldeki davanın bu açıdan her iki taraf yönüyle de reddedilmiş olmasında hukuken herhangi bir behis yoktur. \" bu açıdan bakıldığında yerel mahkeme her ne kadar taraflarınca açılan davayı da reddetmiş olsa dahi, vermiş olduğu ilamın bütünlüğünde herhangi bir hukuki değerlendirme hatası yapmadığından istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, davacı tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, tecavüz teşkil eden ürünler ve bunların üretiminde kullanılan makinelerin toplatılması, imhası, maddi tazminat ve verilecek hüküm özetinin ilanı, birleşen dava ise, davalı adına olan tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... sayılı \"Ayak (Mobilyalar İçin)\" ürün adlı çoklu tasarım tescil belgesinin, 31/12/2018 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davacı/birleşen dosya davalısı ....Şti. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davaya dayanak olan Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda bilirkişi sonuç olarak, ... sayılı tasarım tescil belgesinin  talep eden yararına korumasının devam ettiğini, tasarım hakkının koruma süresi devam ettiğinden, TTK'ya göre basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan ... Şirketi'nin, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiilleri gerçekleştirdiğini ve haksız rekabet eyleminin mevcut olduğu belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan Bilirkişi heyetince hazırlanan rapor ve ek raporda  sonuç olarak, Asıl Dosya Yönünden; davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafın iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, davacı ...'ya ait ... (...-...) nolu tasarımlar ile Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafın iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıklarını, davacı ... (...-...) nolu tasarımlar ile Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafın iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıklarını, davac...'ya ait ... (...-...) nolu tasarımlar ile Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafın iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıklarını, birleşen dosya yönünden; internette gerçekleştirilen resen araştırmada tespit edilen 2014 tarihli ürün ile hükümsüzlüğü istenen... (...) ve (...) numaralı tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıklarını, internette gerçekleştirilen re'sen araştırmada tespit edilen 8 Kasım 2017 tarihli ürün ile hükümsüzlüğü istenen ... (...) ve (...) numaralı tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları belirtilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madd 55/1'e göre tasarım; ürününün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. SMK md. 55/4'e göre ise tasarım; SMK hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde \"tescilli tasarım\", ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise \"...\" olarak koruma altındadır. Tasarım hakkının korumasının kapsamı hakkında: SMK md. 59/l'e göre tescilli tasarım sahibinin iznini almaksızın üçüncü kişiler, tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.Tescilsiz tasarım yönünden yapılan incelemede; 6769 Sayılı SMK 59/2 maddesinde;\"Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması halinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.\" hükmü düzenlenmiştir.Yargıtay 11. HD' nin benzer bir uyuşmazlıkta vermiş olduğu 2021/89 Esas,  2021/3954 Karar sayılı kararında; \"tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317). Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir. Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır. \"denilmektedir. Emsal Yargıtay içtihadından da anlaşılacağı üzere, tescilsiz tasarımlara SMK ile getirilen korumanın belli koşulları bulunduğu, yeni ve ayırt edici tasarımın sahibi lehine işletmesel kökene işaret edecek şekilde yüksek bir ayırt ediciliğe sahip olması, kamuya sunuluş tarihinden itibaren üç yıllık süre için koruma sağlaması ve taklit tasarım yönünden tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması halinde tescilsiz tasarım sahibi SMK 59/2 maddesi gereğince koruma talep edebilecektir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, “Davacı ...a'ya ait tescilsiz tasarım ile Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan davalı tarafın iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, Davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile dosyaya sunulan hand style 2015 kataloğunda yer alan ürün , Davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile dosyaya sunulan ... 2013 kataloğunda yer alan ürün, Davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile dosyaya sunulan handstyle 2017 kataloğunda yer alan ürün, Davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile dosyaya sunulan ... 2015 kataloğunda yer alan ürün, Davacı ...'ya ait tescilsiz tasarım ile internette gerçekleştirilen resen araştırmadan bulunan 2015 tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları\" sonucuna ulaşıldığı, mahkemece davacının ... isimli kulpun tescilsiz tasarımı yönünden,  harcı alem olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Tasarıma ilişkin bir konunun hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenebilmesi mümkün olmadığından, mahkeme hakimince, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı görüşünde olunması halinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davaya konu davacı tasarımının yukarıda yer verilen SMK 59/2 maddesinde öngörülen ve emsal nitelikteki Yargıtay ilamında tartışılan koruma koşullarını taşıyıp taşımadığı, davacı tasarımının harcıalem olup olmadığı, davalı ürününün davacı tasarımı ile \"aynılık veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerlik\" koşulunu taşıyıp taşımadığı konusunda değerlendirme yapılması gerekirken, yeni bir rapor alınmadan, teknik konuda bilirkişi raporundan farklı sonuca ulaşılarak karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilerek karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş  aşağıdaki hüküm kurulmuştur<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesibakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/10/2021 tarih, 2020/84 E. 2021/202 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı/birleşen davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3c92a7a999a5004","SID":"985052d6edc3f87b"}}