{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3521 - 2025/161<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3521 <br>KARAR NO\t: 2025/161<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br> BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/10/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI\t:... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t:Av. <br>DAVA\t: Ölüm Sebebiyle Açılan Destek Tazminatı<br><br>KARAR TARİHİ\t: 28/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 28/01/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2022 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.06.2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ...'ın ve yolcu konumunda bulunan ...'ın hayatını kaybettiği, kazada müteveffa ...'ın kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan ...'ın kusurunun bulunmadığı, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş. sigortalısı olduğu, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu fakat başvurunun reddedildiği,  müteveffa ...'ın babası davacı müvekkili ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacıların desteği ...'ın kazaya ve ölümüne kendi kusuru ile sebep olduğunu, aleyhlerine olan davanın reddini, dava ile ileri sürülen taleplerin teminat dışı olması nedeni ile esastan reddini, davacılar murisinin emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespitine ve hatır taşıması ile müterafik kusurun tazminattan düşülmesine, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; destekten yoksun kalmadan kaynaklanan 252.058,09 TL maddi tazminatın 24.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; sürücünün ölümünün trafik sigortası teminatına girmediğini, davacıların kendi murisinin yansıma yoluyla intikal eden kusurundan yararlanarak tazminat talep etmesinin gerek mehaz kanunda gerekse hukukumuzun genel hükümlerinde hukuki dayanağının olmadığını, hesaplama yönteminin TRH 2010 tablosu ve %1,6 teknik faiz üzerinden yapılması gerekirken %10 artırım %10 iskonto ve TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatıdır. <br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Zararın teminat dışı kaldığında yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere, toplanan deliller, alınan ve hükme elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 05/06/2021 günü gece vakti gayrimuayyen saatte trafik kazası meydana geldiği, araç içerisinde bulunan ve boğulma sonrası ... ve ...'ın öldüğü ve müteveffalardan araç sürücüsünün hangisi olduğunun bilinemediğinden bahisle trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelere göre olay tarihinde sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile eski 188 sokak kanal kenarı yolunu takiben ... istikametinden gelip ... dolmuşları son durağı istikametine seyrettiği sırada aracın kaza sonrası kanal içerisinden çıkartıldığı yerden 900 metre ilerisinde yolun sağından yoldan çıkarak DSİ sulama kanalına düştüğü ve kamyonetin geldiği yöne doğru su akıntısının gücü ile tekrar sürüklenerek 900 metre ilerideki ... köyü bağlantı yolu su kapakları beton duvarlarına çarparak durduğu, araç içerisinde bulunan ... ve ...'ın araçtan çıkarak veya araç içerisinde boğulup ... istikametine 18 km daha ileriye sürüklenip su kapaklarının bulunduğu yerde ölü vaziyette bulunmaları şeklinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, dosyada trafik bilirkişisinden alınan 19/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda kaza sırasında araç müteveffalardan hangisinin sevk ve idaresinde ise onun asli ve %100 oranında kusurlu olduğu ve diğer müteveffanın kusurunun bulunmadığı hususunda görüş ve kanaat bildirildiği, dosyamızda davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarından kaza tarihinde müteveffalardan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan kazalı araçta adı geçen sürücünün yanında diğer müteveffa ...'da bulunduğu halde bir süre birlikte gezdikten sonra ayrıldıklarını beyan ettikleri, soruşturma dosyası kapsamında bilgisine başvurulan araç maliki ...'un kaza tarihi olan 05/06/2021 günlü bilgi alma tutanağında 04/06/2021 günü saat 18:00 sıralarında müteveffalardan kendisinin arkadaşı olan ...'ın annesini hastaneye götürmek için istemesi üzerine aracını adı geçen müteveffaya verdiğini ve ertesi günü saat 09:00 sıralarında polisin kendisini aradığını beyan ettiği, gerek araç malikinin ve gerekse davacı tanıklarının beyanlarından aracın kaza sırasında müteveffa ...'ın sevk ve idaresinde olduğunun ve davacının evladı ve desteği ...'ın ise aynı araçta yolcu olarak seyahat ettiği sırada kazanın meydana geldiğinin kabulü gerektiği ve dolayısıyla zararın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br><br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 17.218,09\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.304,53 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 12.913,56‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (252.058,09 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28/01/2025<br>\t\t\t\t<br> <br> Başkan             Üye                       Üye                            Katip   <br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"280d49c4cf784edb","SID":"15b6e44f874623f9"}}