{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1767 <br>KARAR NO:2025/83<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:05/11/2024 ara karar <br>NUMARASI:2024/139 E. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacıya ait şirketin, ‘...’ markasını kullanım hakkına, 29/04/2022 tarih ... sayı Ticaret Sicil Gazetesinin 931. Sf tescil edildiğini, şirketin başlıca amaç ve konularının kimyevi  ham maddeler, bilumum kimya ürünleri üretmek, bu maddelerin alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve bu konuyla ilgili danışmanlık yapmak olduğunu, Davalı şirkete ait ‘...’ markasının ise, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... nolu sayısında 07.03.2024 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin amaç ve konularının kimyevi ham maddeler, bilumum kimya ürünleri üretmek, bu maddelerin alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve bu konuyla ilgili danışmanlık yapmak olduğunu, davalı şirket yetkilisi ve ortağı konumundaki kişinin davacı şirketle daha önce iş ilişkisi kurduğunu, davacı şirketten ürünler aldığını, bu sebeple davalının bu benzerliği kasti olarak yaptığını, davalı şirketin bu isimle sadece Türkiye içinde değil uluslararası fuarlarda bulunarak hacmini genişlettiğini, bunun davacı şirketin ticari, maddi ve itibari zararına sebep olduğunu, Şirketin kuruluş unvan, konu ve amaç içeriğine bakıldığı zaman müvekkiline ait şirketle birebir benzer isim, aynı ürün, aynı amaç ve aynı konuda işleyiş gerçekleştirdiğini ve bunun ayırt edilemeyecek şekilde bir iltibas olduğunu, tecavüzün durdurulmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 18/09/2024 tarihli ara kararı ile; \" İhtiyati tedbir talep eden davacı-birleşen dava dalısı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir talep edilen davalılar- karşı davacı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 400.000,00 TL(DÖRTYÜZBİNTL) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine, Talep edenin  fazlaya ilişkin talebinin reddine,  karar verilmiştir.İtiraz üzerine Mahkemece 05/11/2024 tarihli ara kararı ile ;\"18.09.2024 tarihli ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA,\"karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davada bilirkişi raporuyla  yaklaşık ispatın sağlandığını, tecavüzün açık olduğunu, müvekkili şirket ciddi zarara uğradığını, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yan tarafından müvekkili şirket hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek dava konusundan uzaklaştırılıp mahkemenin yanıltıldığını,  müvekkili şirketin amaç ve   konuları ile  davalı tarafından müvekkili şirketin adının taklit edilerek  faaliyete başlayan ...Şirketin faaliyet konularının aynı olduğunu ancak davalı şirketin ofisi olmayan ve evde kurularak faaliyet sürdürülen , depoları olmayan, bir internet web sitesi olmayan, personel kadrosu olmayan taklit isminden faydalanmış olduğunu,   müvekkili markasının  tamamen taklit edildiğini, tesadüfü yaratılmış bir şirket olmadığını, müvekkilinin büyüklüğünü taklit ederek bu pazardan faydalanmak isteyen firma olarak yaratıldığını, taklit şirketin TPMK da tescili de olmadığını, müvekkili kendi adını korumak ve taklit edilmesini engellemek amaçlı bu isimde marka patent kurumunda ilk başvuran firma olduğunu, davalının tecavüzü göz ardı edilerek verilen tedbir kararının kaldırıldığını,  bilirkişi raporunun aksine markalar arası benzerlik  göz ardı edilerek tedbir kararının kaldırılmasının   müvekkilinin maddi anlamda hak kaybının ve zararının artmasına ve devamına yol açacağından bahisle, mahkemece verilen 18/09/2024 tarihli tedbir kaldırma kararının reddine, verilen tedbirin uygulanmasına ve genişletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, önlenmesi , refi istemine ilişkinindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 390/3 maddesinde,  tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Mahkemece  alınan bilirkişi  raporunda özetle; Davacı yana ait ... Tescil Numaralı markanın  koruma kapsamında olduğu, davalıya  ait ...numaralı marka başvurusunun henüz başvuru aşamasında  olduğu, davacı yana ait ...sicil numaralı Firma unvanının ‘... ŞİRKETİ’, meslek grubunun ‘69-KİMYEVİ MADDE’, 2022 yılından beri ticaret odasına kayıtlı olduğu, Davalıya ait ... sicil numaralı Firma unvanının ‘... ŞİRKETİ’,  amaç ve konusunun bilimum kimyasal maddeler, deri kimyasalları ve her türlü yardımcı kimyevi maddeler ve bunların üretiminde kullanılan mamul, yarı mamul, ham maddelerin imalatı ve ticareti…’, olduğu, 2024 yılında ticaret siciline kayıt yaptırdığı, markalar Arasında Benzerlik-Aynılık Değerlendirmesinde görsel ve fonetik bakımdan markaların benzer oldukları, herhangi bir zorunluluk olmadığı halde davalı şirketin davacı şirket markasına benzer şekilde marka ibaresini mavi renk ile yazdığı ve altına aynı şekilde kırmızı çizgi çekmiş olduğu, mal sınıfı bakımından markaların aynı olduğu, aynı sektörde kullanılacağı düşünüldüğünde hedeflediği tüketici kitlesi için karıştırma ihtimalinin bulunduğu, tespit edilerek, ... ve ... marka ibareleri hakkında tarafımızca karşılaştırmalı inceleme yapılmış, bunun neticesinde markaların aynılık düzeyinde benzer olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre,... Tescil Numaralı \"... ...\" ibareli markanın dava dışı ...adına tescilli olduğu, marka tescil sahibinin davacı şirketin yetkilisi olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda ...Numaralı \"...\" ibareli  marka başvurusunun davalıya ait olduğu belirtilmiş ise de , bu markanın da  davacı şirket yetkilisi ... adına başvurunun  yapıldığı, davalı şirket adına kayıtlı marka bulunmadığı, davacı şirketin  2022 yılında tescil edildiği davalı şirketin ise 07.03.2024 tarihinde tescil edildiği, her iki şirketin faaliyet konularının aynı olduğu , davacının ticaret ünvanı ve yetkilisinin onayı ile kullandığı markanın esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, davalı şirketin ticaret ünvanının çekirdek unsurunun  ise '...\" ibaresi olduğu , davalı şirket ünvanının davacının dayanak markası ile benzer  olduğu hususunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği görülüyorsa da, davalının \"'... ŞİRKETİ \"  şeklindeki   ticaret  ünvanını, tescil edilmiş haliyle kullanmadığı ve \"...\" ibaresini ön plana alarak markasal   bir kullanımının  bulunduğuna dair  dosyada ispat vasıtası sunulmadığı görülmektedir. Bu aşamada  marka hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık ispatına yeterli   tedbir uygulanabilmesi bakımından  yaklaşık ispat şartı yerine getirilmemiş olduğundan, HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince mahkemece,  yasal koşulları bulunmayan tedbir kararının;  itiraz üzerine kaldırılması yönünde verilen  kararda  bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  05/11/2024 tarih ve 2024/139 E.,sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d19988a34c587b35","SID":"aeee4ab98a057ba8"}}