{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/1589 <br>KARAR NO: 2025/12<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  02/10/2024<br>NUMARASI: 2024/616 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki 25/01/2024 tarihli Betonarme İşleri Yapım Sözleşmesi\" uyarınca, davalı taşeronun iş programının gerisinde kaldığı ve şantiyeyi terk ettiği, bu nedenle davacının zarara uğradığı, davalının bu haksız iş terki nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından 14.05.2024 tarihli ihtarnameyle feshedildiği, davalının terki sonrasında işçilerinin ödenmemiş maaşlarının (1.852,500,00-TL ) davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı iddiasıyla, bu meblağın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi de talep edilmiştir. Mahkemece 02.10.2024 tarihli ara kararla, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, dava dilekçesindeki anlatımlarını tekrar etmiş ve takibe/davaya konu ödemelerin sunmuş oldukları dekontlarla sabit olduğunu, buna göre davalı  şirketin ihtara rağmen vadesi gelmiş para borcunu müvekkili şirkete ödemediğinin izahtan vareste olduğunu, ayrıca davalı şirketin borçlarını ödememek adına mal kaçırma girişiminde bulunma riskinin de yüksek olduğunu, davalı şirket yetkililerine ulaşılamadığını, somut olayda davalı şirketin hakediş ödemelerinin bir şartı olarak yapması gerektiği halde çalışanlarına ücretlerini ödememesi nedeniyle müvekkili şirketin asıl iş veren sıfatıyla ödeme yapmak zorunda kaldığını ve davalıya buna dair gönderilen 14.05.2024 tarihli ihtara rağmen davacıya buna dair bir ödeme yapılmadığından vadesi gelmiş bir borcun bulunduğunu, buna göre İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz için aranan koşulların gerçekleştiğini belirterek, istinafa konu ara kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini  açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, arabuluculuk anlaşma tutanakları gereğince karşı taraf taşeron çalışanlarına ödemek zorunda olduğu ve bir kısmını ödediği işçilik alacakları ve tazminatlarına ilişkin olarak bulunmuş olduğu ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde bunlara dair arabuluculuk anlaşma tutanakalrını ve ödeme dekontlarını sunmuş olması, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili hükümleri, arabuluculuk anlaşma (son) tutanaklarının ilam niteliğinde olduğuna dair 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/5. Maddesi göz önünde bulundurulduğunda, bu aşamada davacının işçilere ödediğini ispat ettiği miktarlar bakımından ihtiyati haciz için öngörülen yaklaşık ispatı sağlamış olduğu, davalı taşeron şirket aleyhine gönderilen haciz ihbarnameleri ve işçilerinin şantiyede yaptıkları eyleme dair düzenlene kolluk tutanağı da dikkate alındığında mal kaçırma ihtimalinin de mevcut olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, davacının talebi, yaklaşık ispat kuralı ve dosyaya sunulan belgelere göre, mahkemece belirlenecek (davacının işçilere ödediğini ispat ettiği) toplam miktar üzerinden (taleple bağlı kalınarak) ve uygun bir teminatla ihtiyati haciz kararı verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,   2-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/10/2024 tarih, 2024/616 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9002d94c753c143a","SID":"68de0bce68ac0e6d"}}