{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1273 Esas 2024/1535 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1273 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1535<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/11/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/386 Esas 2019/860<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/08/2019<br>KARAR TARİHİ\t : 24/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t : 23/01/2025 <br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında açılan konkordato davasında geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini, rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz yürütülemeyeceğini, müvekkilini yaptığı geri ödemelerden toplam 500.000,00 TL davalının faiz tahsilatı yaptığını, mühlet kararının verildiği tarihten sonra davalı tarafından 45.000,00 TL fazla faiz alındığını, fazla faizin iadesi gerektiğini, ana borcuda kapanmayan müvekkilinin fazla faiz tahsil edilerek zarara uğratıldığını, fazla tahsil edilen faizin iadesi için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici mühlet kararı verilmesi sebebi ile kredi borçlarına faiz işletilememesi iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İİK'nun 294. Maddesinde rehinle temin edilmemiş alacaklara kesin mühlet kararından itibaren faiz işletilemeyeceğinin düzenlendiğini, müvekkilini kredi alacağıyla ilgili temlik söz konusu olduğundan müvekkilinin alacağının rehinle temin edildiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağına kesin mühlet tarihinden sonra da faiz işletilebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, İİK'nun 294/3. maddesi uyarınca tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, bu maddenin konkordato projesinin tasdiki halinde uygulanabilirliği olan bir düzenleme olup, ilgili düzenlemenin konkordatonun tedbiri değil tasdikinin sonucu olduğu, somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle davacı şirketin tasdik edilen konkordato projesi henüz olmadığından işbu davanın konkordatonun tasdik edilmesi halinde ve tasdikten sonra açılması gerektiği, bununla birlikte davacının davalı bankaya borcu olmadığı yönünde de iddiada bulunmadığı, bu nedenle borcuna karşılık yapmış olduğu ödemenin bu aşamada istirdatının talep edilemeyeceği, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle zamansız açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin konkordato davasında konkordato projesinin tasdik edildiğini, bahse konu konkordato projesinde alacaklıların alacaklarını İİK'nun 294. maddesi uyarınca faizsiz bir şekilde hesaplandığını, bu şekli ile kabul edilmiş durumda olduğunu Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) 2018/437 Esas numaralı dosyasının 03/05/2019 tarihli duruşmasında da 05/10/2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini,  geçici mühlet tarihi olan 05/10/2018 tarihinden itibaren faizin tahsil edilemeyeceğini, davalı tarafından müvekkilinden haksız faiz kesintisi yapılmaya devam edilmesi üzerine davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, bu takibe yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durması üzerine itirazın iptali davası açıldığını, temlik alacağından tahsil edilen faizin rehinli alacak olduğu iddia edilemeyecek olup hükümsüz kabul edilen bir devrin rehin sayılabilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki alacağın temlikinde kıyasen rehin hükümleri uygulanmakla beraber konkordato müessesesinde İİK hükümlerinin uygulandığını, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu yapılamayacak bir alacağın iik anlamında rehinli alacak olmadığını, geçici mühlet kararı ile birlikte faiz işletilmesinin duracağını, davalının faiz tahsil edemeyeceğini,  konkordato müessesesine başvuran bir şirketin bir kısım borçlarını hiç ödeyemezken bir kısım borçlarının ise faizini ödemesi diğer alacaklılar arasında eşitsizliğe neden olacağını, davalının ise müvekkili için gönderilmiş olan paralardan faiz alacağını da tahsil ettiğini, icra takibine rağmen bu uygulamaya devam ettiğini, esasında konkordato geçici mühleti kararı verilen bir şirketin asıl alacak-faiz ayrımı yapmaksızın herhangi bir ödeme yapması diğer alacaklılarının zararına olduğu için tüm ödemelerinin durması gerektiğini, kaldı ki dava tarihi itibari ile müvekkilinin davalıya hiç bir borcu bulunmadığını, konkordato projesine de dahil edilmediğini, mahkemece ise davanın zamansız açıldığına karar verildiğini, normalde ödemek zorunda olmadığı bir tutarın müvekkilinin rızası dışında tahsil edildiğini, tahsilat anından itibaren bu tutarın iadesinin istenmesinde hukuken bir mahsur bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; konkordato davasında geçici mühlet kararı verilen genel kredi müşterisinin  rehinle temin edilmemiş iddia edilen kredi borcuna geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmek suretiyle fazla tahsil edilen faizin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/5282 sayılı takip dosyası, Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 Esas sayılı dosyası ile anılan dosyanın devredildiği Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/83 Esas 2020/7 Karar sayılı karar sureti, anılan karara ilişkin istinaf ve temyiz incelemesi sonucu verilen karar suretleri, temlik sözleşmeleri, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/5282 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine tahsil edilen faiz alacağının iadesine dayanarak toplam 49.279,32 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 08/05/2019 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 02/08/209 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavalı banka ile davacı arasında 18/05/2017 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı banka tarafından kredi hesabı kat edilerek davacı ve dava dışı borçlulara toplam 5.512.889,88 TL nakit alacağın ödenmesi için 15/10/2018 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede borçlulara 24 saat atıfet süresi tanındığı dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tİstinaf aşamasında Dairemizce dosyaya kazandırılan Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 Esas sayılı dosyasının devredildiği, Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/83 Esas 2020/7 Karar sayılı dosyası ile, davacı şirket tarafından konkordato tasdik talebi ile açılan davada yapılan yargılamada 05/10/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı, 07/01/2019 tarihinde duruşma gününe kadar geçici mühletin uzatılması, 05/03/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra, 18/09/2020 tarihli karar ile davanın kabulü ile davacının konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/1392 Esas 2021/5 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14/04/2022 tarih 2021/2829 Esas 2022/2124 Karar sayılı kararıyla temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tDavacı tarafından davalı bankaya temlik sözleşmeleriyle dava dışı şirketlerden olan bir kısım fatura alacakları temlik edilmiştir. <br>\tDavacı yan davalı ile aralarında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, açılan konkordato davasında geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini, geçici mühlet tarihinden itibaren davalının ileri sürdüğü kredi alacağına faiz işlemeyeceğini, davalının ise geçici mühlet tarihinden sonra alacağına faiz işleterek fazla faiz tahsil ettiğini, ödenen fazla faizin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı hakkında açılan konkordato davasında geçici ve kesin mühlet kararları verildiği, davacının üçüncü kişilerden olan faturalı bir kısım alacağını davalıya temlik ettiği, davacının davalının geçici mühlet tarihinden sonra haksız olarak alacağına faiz işleterek fazla faiz tahsil ettiği iddiasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalının, davacı hakkında verilen geçici mühlet karar tarihinden sonra kredi alacağına faiz işletip işletmediği, davacıdan fazla faiz tahsil edip etmediği, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan fazla faiz tahsil edilmesinden kaynaklanan tahsilini talep edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. \t<br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında verilen geçici mühlet karar tarihinden itibaren davalının kredi alacağına faiz işleterek fazla faiz tahsil ettiğini ileri sürerek işbu itirazın iptali davasını açmıştır.<br>\tTüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, davacının mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları üzerinde davalı banka lehine tesis edilen herhangi bir teminatı bulunduğu ileri sürülmemiştir. Davacının üçüncü kişilerden faturalı alacağının davalı bankaya temlik edilmiş olması davalı banka alacağının rehinle temin edildiği sonucunu doğurmayacaktır. <br>\tKesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi  \"1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır\", İİK'nun 288/1. maddesi \"Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\" hükmünü içermektedir.  <br>\tAnılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davacının mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz malı üzerinde davalı lehine tesis edilen bir rehin bulunmamaktadır.<br>\tGelinen aşamada davacının açılan konkordato davasının kabulü ile konkordato projesinin tasdikine ilişkin Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/83 Esas 2020/7 Karar sayılı kararı istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Kaldı ki açılan işbu itirazın iptali davasında konkordato davasının neticelenmesi ön koşul niteliğinde olmayıp, konkordato davası açılıp, geçici mühlet kararı verildikten sonra açılabilecektir. <br>\tİşbu davada davacının ileri sürülen iddiası geçici mühlet tarihinden sonra davalının alacağına faiz tahakkuk ettirerek fazla faiz tahsil ettiğine yöneliktir. Anılan iddia karşısında yapılacak inceleme teknik incelemeyi gerektirmektedir. Bir başka anlatımla, incelemenin bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtlarında inceleme yapılarak davalının davacıdan geçici mühlet tarihi itibarıyla alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise bu alacağına geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletip işletmediği, faiz işletmiş ise davacıdan fazla faiz tahsilatı yapıp yapmadığı, yaptığı tahsilatlar var ise ve yapılan tüm tahsilatlar ile davalının davacıdan olan tüm alacağı tahsil edilerek sona ermiş ise bu kez davalının davacıdan fazla faiz tahsilatı yapıp yapmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece ise teknik incelemeyi gerektirir hususta bankacı bilirkişiden rapor alınarak açıklanan hususlar tespit edilmeden ön inceleme duruşmasında davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine hükmedilmiştir. <br>\tHMK'nun 22/07/2020 tarihli 7751 Sayılı Yasa'nın 35. md.  ile değişik 353/1-a.6. md. uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesi yer almaktadır.\t<br>\tHal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiye banka kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi verilerek davalının davacıdan geçici mühlet tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, bu alacağına geçici mühlet tarihinden sonra davalının faiz işletip işletmediği, faiz işletmiş ise miktarı, davacıdan fazla faiz tahsilatı yapıp yapmadığı, yaptığı tahsilatlar var ise ve yapılan tüm tahsilatlar ile davalının davacıdan olan tüm alacağı tahsil edilerek sona ermiş ise bu kez davalının davacıdan fazla faiz tahsilatı yapıp yapmadığının tespiti yönünde rapor alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin zamansız açılan davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2019 tarih 2019/386 Esas 2019/860 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024<br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d5b6497955b0a1c","SID":"f3b49868dcb0ab48"}}