{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/198 - 2025/99<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/198 <br>KARAR NO\t: 2025/99<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t<br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/187 E.  -  2023/261 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Tescil<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2023/187 Esas - 2023/261 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır kullandığı \"...\" markası için Türk Patent ve Marka Kurumuna 03.09.2020 tarihinde 2020/102976 numarası ile 43. sınıf için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının yayına itirazı üzerine ... YİDK'nın 2022-M-2257 sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, Kurum tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve müvekkilinin markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davanın iki aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece HMK m. 95 hükmünün yargılama sürecine ilişkin olan usuli bir işlemin, elde olmayan sebeplerle yerine getirilememesine ilişkin olduğu, HMK kapsamında öngörülen bir süreye veya hakim tarafından yargılama sırasında belirlenen bir süreye uyulamamasının sonuçlarını düzenlediği, oysa marka tescil süreçlerinin ve prosedürünün SMK kapsamında özel olarak düzenlendiği, davacı vekilinin bu süreyle irtibatının bulunmadığı dönemdeki hak düşürücü süre niteliğindeki dava açma süresinin kaçırılmış olmasından dolayı HMK'da düzenlenen eski hale getirme müessesinin kapsamında kalmadığı anlaşılan eksi hale getirme talebinin reddine karar verildiği, somut olayda 2022-M-2257 sayılı YİDK kararının 04/03/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği ve anılan kararın iptali istemli davanın 10/05/2022 tarihinde açıldığı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 15/C maddesinde belirlenen 2 aylık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, HMK'nın 96. madde hükmünde düzenleme alanı bulan eski hale getirme yolunun, yalnızca HMK’da öngörülen süreler için geçerli olmayıp medeni yargılamaya ilişkin diğer kanunlarda öngörülen süreler hakkında da uygulandığını, Mahkemece kararda belirtilen gerekçenin hiçbir maddi dayanağının bulunmadığını, somut olayda dosya içerisine sundukları iş göremezlik raporları ile de sabit olduğu üzere işbu davanın süresinde açıldığını, Yerel Mahkeme tarafından verilen ilk kararda iş göremezlik raporlarının incelenmemesinin bozma sebebi olmasına rağmen, bozma sonrası da bu iddialarının yok sayıldığını ve sundukları belgeler incelenmeden hatalı ve eksik karar verildiğini, 04.03.2022 tarihinin kararın müvekkiline tebliğ tarihi değil karar tarihi olduğunu, kararın müvekkiline 11.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bir an için kararın müvekkiline 04.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilse dahi bu halde vekilinin iş göremezlik raporu mevcut olduğundan davanın süresinde sayılmasının gerektiğini, vekil olan şahsının hamile olması ve doğum yapması sebebiyle 23.12.2021 tarihi ile 27.04.2022 tarihleri arasında kesintisiz şekilde raporlu bulunduğunu, iş göremezlik raporunun 28.04.2022 tarihinde sona erdiğini, yasa gereği raporun sona eriş tarihinden itibaren 2 hafta içinde yapılması gereken işlerin yapılabileceğini, işbu davanın da rapor süresinin bitişinden itibaren 2 hafta içerisinde açıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve  davanın süresi içerisinde ikame olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve tescil istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 95/1. maddesi \"Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.\" hükmünü haizdir.<br>\tMahkemece anılan hüküm ile HMK kapsamında öngörülen veya hakim tarafından yargılama sırasında belirlenen bir süreye uyulamamasının sonuçlarının düzenlediği, oysa marka tescil süreçlerinin ve prosedürünün SMK kapsamında özel olarak düzenlendiği, davacı vekilinin bu süreyle irtibatının bulunmadığı dönemdeki hak düşürücü süre niteliğindeki dava açma süresinin kaçırılmış olmasından dolayı somut uyuşmazlığın HMK'da düzenlenen eski hale getirme müessesinin kapsamında kalmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tOysa 6100 sayılı HMK'nın 95. maddesinin Hükumet gerekesinde de belirtildiği gibi \"Maddede, 1086 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde olduğu gibi “bu kanun” şeklinde bir ifadeye yer verilmeyip, genel olarak “kanun” denildiği için, sadece Hukuk Muhakemeleri Kanununda değil, medenî yargılamaya ilişkin diğer kanunlarda belirlenen kesin sürelerin kaçırılması hâlinde de, eski hâle getirme yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir. Örneğin, aile mahkemeleri veya tüketici mahkemelerine ilişkin özel hükümlerle getirilen sürelerin elde olmayan sebeplerle kaçırılmış olması halinde de bu hükümler uygulanacaktır\". Dolayısıyla mahkemece davacı vekilinin eski hale getirme talebinin yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tDavacı vekilinin eski hale getirme talebinin esası yönünden yapılan incelemede ise dosya kapsamından davacının tek vekilinin Av. ... olmadığı, anılan vekil tarafından düzenlenen tarihsiz yetki belgesi ile müvekkilince verilen bütün yetkileri kullanmak üzere Av. ...'ye de yetki verildiği, anılan yetki belgesinin dava dilekçesine de ekli olduğu, dava dilekçesinin bu iki vekil adına düzenlendiği, hatta ilk derece mahkemesindeki 10.11.2022 tarihli duruşmaya da davacıyı temsilen Av. ...'nin katıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davacının birden fazla vekille temsil edildiği gözetildiğinde, davacı vekilinin eski hale getirme talebi Dairemizce de yerinde görülmemiştir. Bu konudaki Yargıtayın emsal uygulaması da aynı yöndedir. (Yargıtay 11. H.D. 11/01/2013 tarih ve 2012/14603 E.- 2013/516 K., 02/03/2020 tarih ve 2019/4003 E.- 2020/2220 K.).<br>\tKaldı ki 6100 sayılı HMK'nın 96/1. maddesi uyarınca \"Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.\" <br>\tSomut uyuşmazlıkta ise rapor süresinin 27.04.2022 tarihinde dolduğu, davacı vekilince sunulan raporlardan anlaşıldığı gibi davacı vekilinin de kabulündedir. Buna göre davacı vekilince 11.05.2022 tarihine kadar eski hale getirme talebinde bulunulması gerekli iken, davalı ... vekili tarafından davanın 2 aylık yasal hak düşürücü süresinde açılmadığının savunulmasının ardından, davacı vekilince sunulan 13.06.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunulmuştur. Dolayısıyla davacı vekilinin eski hale getirme talebinin süre yönünden de reddi gerektiği açık olduğundan, Dairemizce davacı vekilinin eski hale getirme talebi bu nedenle de yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacı vekilinin 04.03.2022 tarihinin YİDK kararının müvekkiline tebliğ tarihi değil karar tarihi olduğuna, kararın müvekkiline 11.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının ve davalı ... tarafından gönderilen tebliğ evrakının incelenmesinden, YİDK kararının davacının işlem dosyasındaki vekili ...'e (... Ltd. Şti.) 04.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 15/C maddesinde belirlenen 2 aylık hak düşürücü sürenin sonu olan 04.05.2022 tarihine kadar açılması gerekirken, davacı vekilince bu süre geçirildikten sonra 10.05.2022 tarihinde açıldığı açıktır. Bu itibarla davacı vekilinin anılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.  <br>\tBu durum karşısında mahkemece, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin ve davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, yerel mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesi halinde, istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Bu itibarla Dairemizce de davacı vekilinin istinaf itirazlarının, mahkemece verilen kararın gerekçesi yönünden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. <br>\tBu yeni kararın istinaf kararı olacağı ve istinaf karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulması gerektiği ise tabiidir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 gün ve 2023/187 Esas - 2023/261 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Yukarıda  açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE,<br>\t3-Yukarıda açıklanan nedenlerle süresinde açılmayan DAVANIN USULDEN REDDİNE,\t<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan AAÜT gereğince belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Davacıdan peşin alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının,  karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6772bcc632fc46c3","SID":"72ec677bc2c2dd7b"}}