{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t        TÜRK MİLLETİ ADINA<br>                                                T.C.<br>\t                    BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...       ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>\t<br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/04/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2019<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 22/04/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   davalı taraf aleyhine Bursa  9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın davalı şirketin 27/02/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında kar payının ortaklara dağıtılmasından kaynaklandığını, anılan karar ile bu alacağın muaccel hale geldiğini, davalının kar payını ödemediği gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ancak itiraz ile birlikte asıl alacağın davacı asile ödendiğini, takibe itirazların da faiz ve icradaki feriler yönünden iptalini talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kar payı alacağının Genel Kurul Kararı ile muaccel hale gelemeyeceğini, davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunmadığını, davacının takipte kötü niyetli olduğunu, Genel Kurul Toplantısında kar payı dağıtılmasına mualefet ettiğini, Gnel Kurul kararından itibaren kısa bir süre sonra alacağın takibe konu edilmesinin iyi niyetli olmadığını, Genel Kurul Kar Payı Dağıtılmasına ilişkin kararın kesinleşmediğini, kararın ticaret sicilde tescil edilmesinin ve muhasebesel ve vergisel işlemlerin yapılması gerektiğini bu işlemler yapılmadan ödemenin gerçekleştirilemeyeceğini,  yine davalıya ait kar payının 30/03/2018 tarihinde ödendiğini, Müdürler Kurulu kararıyla da kar paylarının 30/03/2018-30/04/2018 tarihleri arasında ödenmesine karar verildiğini bu sebeple  davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. <br>Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:<br>Dava Bursa  9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. <br>Takip konusu alacağın davalı şirketin  27/02/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısındaki almış olduğu kar payı dağıtılmasına ilişkin karara istinaden oluşan kar payı alacağı istemi olduğu anlaşılmaktadır.<br>Davalı taraf kar payı alacağının takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediğini, kar dağıtım tarihinin Genel Kurul kararında belirlenmediğini, kar payı alacağının muacceliyet tarihinin 31/12/2018 tarihi olduğunu, takibin muaccel olmayan bir alacağa yönelik yapıldığını, Müdürler Kurulu kararıyla kar paylarının 30/03/2018-30/04/2018 tarihleri arasında ortaklara ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık Genel Kurulca alınmış kar payı dağıtımı kararının ne zaman muaccel hale geldiği takibin muacceliyet tarihinden önce yapılıp yapılamayacağı konusundadır.<br>Bir kısım Yargıtay kararlarında Genel Kurul karar tarihinde alacağın muaccel olacağı yönünde olup yine davalı tarafça ibraz edilen Yargıtay kararında Genel Kurul karar tarihinde vade belirlenmemesi dolasıyla Genel Kurul karar tarihinin vade tarihi olarak kabulü ile faizin Genel Kurul karar tarihinden başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtir içtihat bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Dava dosyamızda ise farklı yönde olan ve dosyaya davalı tarafça sunulan Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/02/2018 tarihli kararının davanın reddine gerekçe olarak dikkate alınması mümkün değildir. Zira genel kurul kararı ile alacak doğmuştur. Alacağın muaccel hale gelmesi takip öncesi işlemiş faiz talep edilip edilmemesi ile ilgili olup 11. Hukuk Dairesinin 11/02/2018 tarihli kararı da faizin Genel Kurul karar tarihinden itibaren başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. Oysa ki dosyamızda davacı kar payı alacağına ilişkin  faiz istemini dava konusu etmemiştir. <br>Genel Kurul  karar tarihinden takip tarihine kadar olan 2.674,70 TL işlemiş faiz alacağı dava konusu değildir.<br>Kar payı alacağı Genel Kurul kararı ile doğmuştur. Davacı doğmuş olan bu alacağını takibe konu ederek ve ödeme emri tebliğ ettirmek suretiyle muaccel hale getirmiştir. Genel Kurul kararında kar payının ödenmesi konusunda bir vade belirlenmemiş olduğundan davacının davalıya takiple temerrüde düşürmesinde bir hukuka aykırılık yoktur. Oysa Genel Kurul kararında kar payının ödenmesi için bir tarih belirlenmiş olsa idi mevsimsiz davadan söz edilebilirse de Genel Kurulca böyle bir belirleme yapılmamıştır. <br>Dava konusu talep, takipte karşı vekalet ücreti ve  icra harç giderlerinden ibaret olduğundan dosya hesap bilirkişisine tevdii edilmiş buna göre davacının takipte 33.203,15 TL icra vekalet ücreti ve icra harçlarından oluşan icra gideri dolasıyla alacaklı olduğu ve takibin bu alacakların tahsili yönünden devamına karar verilmesi gerektiği kabul edilerek davalının itirazının iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; <br>1-Davanın kabulü ile Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptaline, <br>2-Takibin 33.203,15 TL ( icra vekalet ücreti ve icra giderleri) üzerinden  devamına, <br>3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.268,11 TL harçtan başlangıçta alınan  567,03 TL peşin harcın mahsubu ile  bakiye  1.701,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafça yapılan 602,93 TL harç,  488,50 TL yargılama gideri toplam  1.091,43      TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.984,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>         \t6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,<br>Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı  kararın tebliğinden itibaren  iki  hafta  süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2019<br><br>Katip ...<br> <br><br> <br> <br><br>Hakim ...<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51389fd65b83410d","SID":"b40b70a9b1924afb"}}