{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1275 <br>KARAR NO: 2024/2288<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/02/2022<br>NUMARASI: 2020/666 Esas - 2022/121 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>DAVA TARİHİ: 26/11/2020<br>KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “25.12.2012 tarihinde ...’ın sevk ve idaresindeki ...  plakalı traktör ve traktöre bağlı römork ile Güçlükonak İlçesi ... Köyü Avine Deresi mevkiinde seyretmekteyken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı, müvekkilin kazada hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığı, ... plakalı traktörün sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu ve aracın kaza tarihinde sigortasının bulunmadığı, Sigortacılık Kanunu 14. maddeye göre, kaza tarihinde sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlardan Güvence Hesabının sorumlu olduğu, davalının müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiği, taleplerin yöneltildiği zorunlu evrakları içeren başvuru dilekçesi ile davalı şirkete 04.10.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı tarafından 25.10.2019 tarihli dilekçe ile dilekçe ekindeki belgelerde ... ile ilgili herhangi bir belge bulunmadığı yönünde cevap verildiği,  fazlaya dair dava, talep ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ...'in sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL, geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL ve geçici bakıcı ihtiyacı için 100,00 TL, olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın davalının temerrütte düştüğü tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK. md. 97’deki başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile alınacak maluliyet raporunun ZMMS Genel Şartları a.5 (c) bendindeki şartları taşıması gerektiği, başvuruyu kabul anlamına gelmemek şartıyla, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"1-Davanın kısmen kabulüne, sürekli ve iş göremezlikten kaynaklı davacı zararından davalının sorumlu olduğu sigorta teminat limiti dikkate alınarak 225.000,00 TL'nin 16/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Geçici iş göremezlik zararı sağlık gideri teminatında olmayıp, sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında olduğundan ve bu teminat limiti üzerinden 1 nolu hüküm ile karar oluşturulduğundan fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Bakıcı gideri zarar iddiası sübuta ermediğinden bu yöndeki talebin reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Maluliyet raporu, genel şartlara göre başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgelerden olup, sunulmadan dava açılması dava şartı noksanlığı olduğunu, kaza tarihi dikkate alınarak PMF yaşam tablosu kullanılarak hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,65-1,80 olarak dikkate  alınması gerektiğini, Güvence Hesabı’nın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu söz konusu olmadığını, 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK sorumlu olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarında gereken araştırma yapılmadığını, emniyetli olmayan yerde seyahat edilmesi nedeniyle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere,  teminat limiti üzerinde bir tutar çıkmış olsa da öncelikle yapılan hesaplamadan zarar görenin kusuru indirilmeli sonra müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmalı, bu indirimlerden sonra bakiye tazminat bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan hesaplamada hata söz konusu olduğunu, bu sebeple öncelikle kusur indirimi yapılıp karar verilmesi gerektiğini, davacı genel şartların aradığı belgelerle dava öncesinde  başvuru yapmamasından ötürü, temerrüde düşmemiş olup faiz işletilmesi hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, müvekkil şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 25.12.2012 tarihinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve traktöre bağlı römork ile Cizre İli Güçlükonak İlçesi ... Köyü Avine Deresi mevkiinde seyir halindeyken, yolun dik iniş olması ve yüklü bulunan römorkun traktörü itmesi sebebiyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın devrilmesine ve araç ve römorkunda yolcu olarak bulunan oğulları ... ve ... ile ... ve kızı ...'nin yaralanmasına sebebiyet vermesi suretiyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiği,  kaza sonucu yaralanan davacının tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 131.maddesine göre; Lastik tekerlekli traktörlerle ve römork takarak tarım ürünlerinin toplanması, yüklenmesi veya boşaltılması amacıyla tarla veya iş yerine götürülüp getirmek  oturmaları şartıyla, taşıma sınırının beher tonu için en çok 3 kişi bindirilebildiği,  dosya kapsamında bu amacın  dışında kaza esnasında traktöre bağlı römorkta bulunduğu konusunda bilgi olmadığından yine hatır taşımasına ilişkin davalı tarafça ispat edilemediğinden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldı ki hükme esas raporda limitin çok üstünde zarar hesaplandığından sonuca etkisi bulunmamaktadır. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması ve PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Mahkemece limit dolduğu gerekçesiyle zaten geçici işgöremezlik zararına ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay  17. Hukuk Dairesi'nin  18/10/2018 tarih, 2015/16222 E. ve 2018/9271 K.sayılı  kararında açıklandığı üzere \"Güvence Hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9., 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren Güvence Hesabının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise Güvence Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça davadan önce 04/10/2019 tarihli yazı ile davalıya başvuruda bulunulduğu ve dilekçe ekinde ifade tutanakları ile kaza tespit tutanağı eklendiği belirtilmiş ise de aynı aracın 2019 tarihli başka kazasına ilişkin belgelerin eklendiğinin dava konusu ve davacıya ait belgeler eklendiğinde değerlendirileceğinin davacı tarafa bildirildiği, dava dilekçesine ekli belgelerden ve davalının dosyaya gönderdiği hasar dosyasından anlaşılmıştır. Bu durumda  başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf itirazı yerinde değil ise de faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıcı yönünden kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulüne, sürekli ve iş göremezlikten kaynaklı davacı zararından davalının sorumlu olduğu sigorta teminat limiti dikkate alınarak 225.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Geçici iş göremezlik zararı sağlık gideri teminatında olmayıp, sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında olduğundan ve bu teminat limiti üzerinden 1 nolu hüküm ile karar oluşturulduğundan fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Bakıcı gideri zarar iddiası sübuta ermediğinden bu yöndeki talebin reddine,4-Alınması gerekli   15.369,75 TL  karar ve ilam harcından peşin alınan  ( peşinde 54,40   + ıslahta 785,00 TL ) toplam 839,40 TL'nin düşümü ile eksik kalan 14.530,35 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 24.200,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.811,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan (62,20 TL ilk masrafı+ 109,00 TL posta masrafı+ 2.250,00 TL bilirkişi ücreti =)2.421,20 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %97,90 kabul ) nazaran  2.370,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yatırılan artan delil avansının iadesine,9-Davacı tarafça yatırılan  ( peşinde 54,40   + ıslahta 785,00 TL ) toplam 839,40 TL  harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,  11-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL nin red ve kabul oranına ( %97,90 kabul ) nazaran  1.292,28 TL'sinin davalıdan, 27,72 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66de360c2664f00e","SID":"bb373c9a9de0c42a"}}