{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1179 <br>KARAR NO:2025/113<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/03/2022<br>NUMARASI:2020/286 E. - 2022/310 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  ...'ın müvekkilinin çocukluk arkadaşı olduğunu, davalının 2018 yılında başlarında ... Mühendislik'in Tuzla'da başladığı projeye taşınmaz alarak yatırım yapmak konusunda ortaklık teklif ettiğini, daha önce bir dükkan alımı için de ortaklık yaptıklarını,  bilahare müvekkilinin projeye ortak olduğunu ve davalı ...'a ödemeler yaptığını , ancak taşınmazın yüksek maliyetine bir başka ortak almak gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın müvekkilinin gıyabında dava dışı ... ile  davalı... ile 16/05/2018 tarihinde alım satım ile ilgili gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdettiğini,  müvekkilinin davalı ...'a sözleşmede neden taraf olarak imzasının bulunmadığını ve diğer ortak ...'in satın alınacak taşınmaza 1/2 oranında ortak olduğu halde 1.000.000,00TL eksik ödendiğini sorduğunu, bunun üzerine davalı ...'ın müvekkiline aramızda güven sorunu mu var istediğin zaman sana ortak olduğumuza dair yazılı belge verebilirim, diğer taraftan ...'e başka bir ticari kişiden 1.000.000,00TL borcum olduğu için onu ben üstleniyorum seninle daha sonra hesaplaşırız şeklinde açıklama getirdiğini, müvekkilinin ...'a  güven duymasından dolayı  ödemeler yapmaya devam ettiğini, bilahare davalı ...'ın müvekkilinden ... verilmek üzere 5 adet imzalı boş çek yaprağı istediğini, müvekkilinin de Ümraniye ... Bankasındaki hesaba ait 5 adet çek yaprağı imzalayarak ...'a verdiğini, birkaç gün sonra davalı yanın aldığı çeklere doldurulduğunu ve fotokopisini müvekkiline verdiğinde çeklerinin lehtarının ... Olmak üzere keşide tarihi 31/10/2018 500.000,00TL 31/11/2018 500.000,00TL 31/12/2018 500.000,00TL 31/01/2019 500.000,00TL ve 28/02/2019 550.000,00TL olarak düzenlendiğini görünce şaşkınlık geçirdiğini gerek davalı ...'a gerekse şirket müdürü ...'a çeklerin bedellerinin ödenmesinin mümkün olmadığını belirterek çeklerin iadesinin talep ettiğini, bunun üzerine davalı ...'ın müvekkiline ...'nun sözleşme gereği 5.000.000,00-TL ödeme yapacağını bu ödeme ile çek bedellerini kendisinin ödeyeceğini söylediğini,  dava konusu çekler de sadece imzanın müvekkiline ait olduğunu, düzenledikleri  “ortaklık protokolü” ile  davalı ...'a o tarihe kadar müvekkilinden bu alım satım için ... Mühendisliğe verilmek üzere1.680.000.00 TL alındığını  imzası ile kabul ettiğini, ...'ın sözleşme ortağı olan ...'nun ödeme yapmaması üzerine  çeklerin iadesini talep ettiğini, davalı ...'ın ise çeklerin eska mühendislikte olduğunu beyan ettiğini, dava konusu çeklerin kendisine iade edilmesini beklerken dava konusu çeklerden 31.10.2018 keşide tarihli çekin..., 31.11.2018 keşide tarihli çekin 1.İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası üzerinden ... tarafından takip konusu yapıldığını  davalı ... ve ... şirket yetkilisi ...'ı aradığında her ikisinin de “...'in olayı bildiğini bir yanlışlık olduğunu ve düzelteceklerini\" beyan ettiğini, dava konusu çeklerden 31.12.2018 keşide tarihli çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle müvekkilinin davalılara inanmaya devam ettliğini 31.01.2019 tarihli çekin de takip konusu yapılmadığını, 28.02.2019 tarihli çekin ... tarafından ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini  ayrıca müvekkilinin hakkında ... tarafından 31.10.2018 keşide tarihli çekle ilgili Anadolu 5.İcra Ceza Mahkemesinin 2018/791 Esas sayılı dosyası üzerinden, 31.01.2019 tarihli çeke ilişkin Anadolu 8 İcra Ceza Mahkemesi'nin 20197331 esas sayılı dosyası üzerinden ve ... tarafından ise 28/02/2019 keşide tarihli çeki ilişkin olarak Gebze 2 İcra Ceza Mahkemesi'nin 20197223 esas Sayılı dosyaları Üzerinden karşılıksız çek keşide edilmesinden dolayı ceza davaları ikame edildiğini ve müvekkili aleyhine bu dosyalar üzerinden mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkiline yapılan - tebligatların birçoğunun adreste bulunmadığından mahalle muhtarlığına bırakıldığını ve müvekkilinin bunlardan bir kısmına da hiç muttali olmadığını, bir kısmını ise süresi geçtikten sonra öğrendiğini ve tüm yasal süreleri kaçırdığını,söz konusu süreçte... yetkilisi ...'ın ve davalı ...'ın müvekkiline çek bedellerinin ödeneceğini beyan ettiğini, bu meyanda davalı...'in 31.10.2018 tarihli icra takip dosyasına ödediğini, ancak tüm taleplere rağmen çeki Müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin davalılara ulaşamaması üzerine ... mühendislik'in Satış ofisine gittiğinde... Mühendislik tabelasının olmadığını dolandırıldığını anlayan müvekkilinin dükkan tapusunu incelettiğinde. taşınmazın satış vaadinin imzalandığı tarihte davalı ... tarafından satış vaadi tarafı olan ...'na devredildiğini gördüğünü, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından davalıya ne şekilde verildiğinin izah edildiğini, öncelikle dava konusu çeklerdeki ciro silsilesi incelendiğinde çek lehdarı...Şti.'nin ciro ederek davalı ...'a devri ve ...'ın da çekleri ciro ederek 3 tanesini davalı ...'e, 1 tanesini de davalı ...'ya devretmesinin tüm davalıların ortaklaşa hareket ederek  müvekkilini dolandırdığını gösterdiğini, icra takip dosyaları incelendiğinde, takip alacaklısının çek lehdarı şirket ve davalı ...'ın taşınmazlarına haciz koydurduğu halde, davalı ...'in vekilinin ... sayılı takip dosyasında 02.01.2020 tarihli talep dilekçesi ile sadece müvekkiline ait 6 parça taşınmazın satışını talep ettiğini görüleceğini, bu durumun ortaklaşa hareket ettiklerinin göstergesi olduğunu beyanla, davanın kabulüne, müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığın tespitine,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 28.08.2019 - tarihli. 550.000,00-TL bedelli ve 31.12.2018 tarihli 500.00,00-TL bedelli çeklerle ilgisinin bulunmadığını, işbu çeklerin ayrı dava konusu edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu çeklere ilişkin imza itirazının olmadığı göz önüne alındığında, keşideci ile lehtar arasında olan kişisel def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, bununla beraber davacının iddialarının hiçbir somut delile dayanmadığını, davacının bedelsizlik iddiası çeke karşı olduğundan, kural olarak ancak bir kesin delille ispat  edebileceğini. davacı yanın basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, müvekkilinin somut olayda iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen tüm icra dosyasında davalı ... Mühendislik'in de borçlu olduğu ve şirketin aleyhinde de icra takibi yapıldığı, çeklerin hukuki vasıflara haiz olduğunu, müvekkilinin çeklerin bedelsiz olduğunun bilme durumunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir  çek ile ilgili işlem yaptığını ve icra dosyasının başka olduğunu, diğer çek ile ilgili müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin takibe konu ettiği çek ile ilgili davanın ayrılması gerekiğini, esasa ilişkin olarak davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm hususlara itiraz ettiklerini, davacının diğer davalılarla ilişkisini, ne alıp ne verdiğini. çekleri imzalayıp imzalamadığını bilebilecek durumda olmadıklarını, çek bedelinin ödenmeyip karşılıksız olduğu bankaca şerh edildikten sonra yasal hakların kullanılması üzere takibe geçildiğini ve diğer ciranta ve keşideciler hakkında işlem yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir... Şti. Vekili beyan dilekçesinde özetle, bahsedilen çeklerin bedelinden daha fazlasının ... adına ...'na devredildiğini, ... ve ... ile ortaklık için tanıştırıldıklarını, o dönemde proje ortaklarının ortaklıktan çıkmak istemesi üzerine bu kişilere ortaklık teklif edildiğini, ortakların taahhüt ettikleri edimlerini yerine getirmediğini, gelinen noktada müvekkilinin maddi olarak sıkıntılar yaşamaya başladığını, hem de diğer davalıların alacak talepleriyle baş başa kaldığını, bu süreçte davalı ...'ın müvekkiline sonradan karşılıksız olduğunu öğrendiği çekler getirdiğini, son olarak ise davalı ...'ın müvekkiline parayı Almanya'da yaşayan ...'ndan temin edeceğini, ancak paranın gelmesi için bir takım tapuların göstermelik olarak bu kişiye geçmesi gerektiğini, bu süreçte işlerin sürüncemede kalmaması için müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini, ancak beklenen gibi olmayıp müvekkilinin parayı alamadığını, müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takiplerinden dolayı müvekkilinin 1.689.271,00-TL ödeme yaptığını, bu bedelin yanı sıra müvekkillerinin taşınmazlarını bedelsiz olarak devrettiğini belirterek, davanın reddini  talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" 1-Davanın, tüm davalılar yönünden ayrı ayrı REDDİNE;2-Kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığında; \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemece verilen kararın  somut olay ve delilleri aykırı olduğunu, kararın gerekçe bölümünde, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından boş olarak imzalanarak davalı ...'a verildiğini ve dava konusu çeklerin ... tarafından doldurulduğunun davalı ... tarafından da 27.01.2021 tarihli celsedeki beyanıyla doğrulandığını, 21.06.2018 tarihli protokolde, beş çek, keşide tarihi, miktarı ile ayrıntılı olarak belirtildiğini, beş çekin cirolanarak önceki ortakları olan ... ve ...'e verileceğini, onların ortaklıktan ayrılacağını, ... ve ...'ın gereken sermayeyi de ödemeleri ile ortaklığın resmi hale getirileceği yazılı olduğunu,  protokolde ...Şti'nin Yetkilisi ... ve ...'ın imzası mevcut olduğunu, protokolde müvekkilinin imzasının olmadığını,  müvekkilinin davalı ...'la, davalı ... Mühendislik'in ... projesindeki B Blokun tamamına ait taşınmazın satış vaadi ile satın alınmasında davalı ...'a düşen hissenin yarısına ortak olduğu ve dava konusu çeklerin de bu meyanda... Mühendislik'e verildiğinin sabit olduğunu,  söz konusu projede yer alan 21 adet bağımsız yer ve zemin katta bulunan iki adet iş yerinen tamamını 12.000.000.TL bedel üzerinden satın almak üzere ... ile anlaştığını, bedelin yüksek olduğundan arkadaşı ...'ü de ortak yaptığını, yine mali durumları yeterli olmadığından  projeye ...'nu da ortak ederek... Mühendislikle 16.05.2018 tarihinde Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdettiklerini, söz konusu 12.000.000TL'nin 5.000.000.-TL.sini ...,7.000.000.-TL.sını da müvekkili ödeyeceğini, sözleşmede ...'un imzası bulunmadığını ancak taşınmazların 1/2 si ...'a ait olduğunu, bu işleme istinaden ortağı Harunda farklı tutarlarda toplam 4.230.000 Tl lik çek ve nakit para aldığını, ...Mühendislik dava konusu çeklerin lehdarı olduğunu, müvekkille başka bir ilişkisi veya alacağı olmadığını,  müvekkilinin ... Mühendislikten daha önce başka bir projede  dükkan aldığını mahkeme bu iki olayı karıştırdığını, söz konusu dükkan ... Mühendislik'in Tuzla ilçesi 1867 parseldeki inşaatından H Blok Zemin kat 11 nolu bağımsız bölüm olduğunu, dava konusu çeklerle hiç bir alakası olmadığını, söz konusu dükkan tapusu sadece ...'a devredilmiş ve ...'da satış vaadi sözleşmesi tarafı ...'na satış vaadi sözleşmesinin akdedildiği 16.05.2018 tarihinde devrederek müvekkilini  devre dışı bıraktığını, müvekkilinin her iki davalı tarafından da dolandırıldığını, davada ki söz konusu çeklerin ... projesi ile ilgili olduğunun sabit olduğunu, söz konusu protokolde müvekkilinin imzası olmadığı gibi davalı ...'a müvekkili tarafından bu konuda borçlandırıcı yetkili bir vekaletname de verilmediğini, söz konusu protokolle birlikte ... projesi ortaklığı için ..., ... ve ... Mühendislik arasında ayrıca gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlenip imza altına alındığını,söz konusu protokollerin salt dava konusu çeklerin bedelsizliğini bertaraf etmek için yargılama aşamasında davalılar ... ve ... yetkilisi ... tarafından uydurma düzenlendiğinin ortada olduğunu, mahkemece davanın vasfında yanılgıya düşüldüğünü, dava boş çeklerin sözleşmeye aykırı olarak doldurulmasından değil bedelsizlik iddiası için açıldığını, davanın hukuki ve maddi dayanağının  bedelsizlik olduğunu, çeklerin bedelsizlikten dolayı müvekkilinin ödeme sorumluluğu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline\"ilişkin olduğunu, 27.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ...Ltd.Şti'nin defterlerinde davalı ... şirketinin davacıdan alacaklı görünmediğini, çeklerin defterlerde kayıtlı olmadığını, davalı ... ve davalı ... arasında ticari bir ilişkinin olduğunun ... şirketinin defterlerinden kaydi olarak anlaşıldığını, hukuki yorum ve takdirin bırakıldığını, baştan beri davalı ....Şti'nin satış vaadi sözleşmesine sadık kalmadığını diğer davalı ... ile müvekkiline bu kumpası kurarak haksız kazanç peşinde olduklarını, mahkemenin gerekçesinde yanılgıya düştüğünü, Yargıtay  kararlarında \"Senedi devralan hamilin, kendisine bedelsizlik defi'nin öne sürüldüğü senet lehdarı ile yakın kişilik ya da ortaklık gibi ilişkilerin bulunması halinde, senedin bedelsizliğini bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerektiği\"açıkça belirttiğini, mahkemenin hükmünün maddi ve hukuki dayanağı olmadığını, davalılar süresi içinde davaya cevap vermediklerini, beyanlarını da bu süre geçtikten sonra sunduklarını, mahkeme kesin süre yönünden riayet etmeden beyanları değerlendirdiğini,  dava konusu çeklerin keşide edilmesine neden olan temel borç ilişkisi söz konusu satış vaadi sözleşmesi olduğunu, mahkemece emredici yasa hükmüne binaen res'en dava konusu çeklerin keşide edilmesine vesile olan satış vaadi sözleşmesinin şekil şartına uyulmaması nedeniyle temel alacağın bulunmadığını böylece dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığına karar vermesi gerekirken davayı  reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı ....Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı bir ticaret yapma gayesiyle müvekkili ve diğer davalı ... ile bir anlaşma yaptığını işler umduğu gibi gitmeyince tüm borçları müvekkiline bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak söz konusu davayı ikame ettiğini, müvekkili Tuzla ve Kartal bölgesinde Kentsel dönüşüm kapsamında müteahhitlik hizmeti verdiğini , karşılıksız olduğu iddia edilen çeklerin bedelinden daha fazlası değerindeki gayrimenkulün  bedeli alınmaksızın davacı ve ortağı sıfatı ile hareket eden diğer davalı ... adına ve gösterdikleri ... devrettiklerini, davacı ve ortakları arasında anlaşma yaptıklarını ve aralarında anlaşmazlık çıkınca taahhüt ettikleri edimleri yerine getirmediklerini, ortaklığa para koymadıklarını, müvekkili zor duruma düştüğünü ve diğer davalıların baskısına maruz kaldığını, bu süreçte ...  müvekkiline hiçbir sorun olmadığını ortaklık süresinin devam etmesini yinelemekte ve sürekli karşılıksız olduğu sonradan anlaşılan çekler getirdiğini,  ... müvekkili şirkete gelerek gereken parayı ... isimli Almanya da ikamet eden bir kişiden temin edeceğini beyan ettiğini,  paranın gelmesi için bu kişinin kredi çekeceğini kredi içinde bir takım tapuların göstermelik olarak bu kişiye geçirilmesi gerektiğini söyleyerek müvekkilinden yardım istediğini, müvekkili bu süreçte  projenin sekteye uğraması nedeniyle arsa sahiplerinin ve bu projeden daire satın alanların yoğun baskısıyla karşı karşıya kaldığından bu yardım isteğini kabul etmek zorunda kalarak İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Parsel ...  Adresinde bulunan taşınmazı bedelsiz olarak ... devretmiş yanı sıra tapusu ...da bulunan ancak parası müvekkiline henüz  ödenmediği İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Parsel ...  Adresindeki taşınmazda yine aynı kişiye devrettiğini, ödeme gelmediği taktirde çek bedellerinin taşınmaz bedeli olarak alınacağı imza altını alındığını, para gelmediğini ve çekler karşılıksız çıkmasından ötürü müvekkili adına kayıtlı tüm araç ve mallarına  haciz konulduğunu, icra dosyalarına yalnızca müvekkili tarafından 1.689.271 TL ödeme yapıldığını, müvekkili taşınmazların bedelsiz devrettiğini, müvekkili maddi anlamda büyük kayıplar yaşadığını, davacı ve ortağının bu süreçteki rolü göz önüne alındığında müvekkilinin esasen bu zarara tek başına katlanması beklenmemesi gerektiğini, çeklerin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan bu davanın yalnızca bu zarara sebebiyet vermesi nedeniyle de reddi gerektiğini, davacı yüksek bedelli çekleri basiretli tacir sorumluluğuna uymaksızın kesip ...a teslim ettiğini, müvekkili davacının verdiği bu çekler ile zenginleşmediğini aksine zarara uğradığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararı olduğunu, davanın niteliği gereği ispat yükü davacıda iken, davacı davasını ispat edemediğini, davacı kendi iddiasına dayalı olarak suç duyurusunda bulunmadığını, bu konuda açılmış bir ceza davasıda bulunmadığını, davacının tüm iddiaları gerçeklikten uzak olduğunu, istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit ve çek istirdadı  istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile ... mühendislik tarafından yapılacak inşaat projesine ortak olduğunu, ... firmasına  verilmek üzere Ümraniye ...Bankasındaki hesaba ait 5 adet çek yaprağını  imzalayarak ...a verdiğini, bu kişi tarafından verilen boş çeklerin lehtarının ... Müh. Olmak üzere keşide tarihi 31/10/2018 500.000,00TL 31/11/2018 500.000,00TL 31/12/2018 500.000,00TL 31/01/2019 500.000,00TL ve 28/02/2019 550.000,00TL olarak düzenlendiğini ve çeklerin bedellerini ödeyeceği konusunda güvence verdiğini   daha sonra “ortaklık protokolü” düzenlediklerini , o tarihe kadar 1.680.000.00 TL ödeme yaptığının  imza altına alındığını, çeklerinin iadesini talep ettiğini ancak,  31.10.2018 keşide tarihli çekin ..., 31.11.2018 keşide tarihli çekin 1.İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası üzerinden ...tarafından takip konusu yapıldığını ,  28.02.2019 tarihli çekin ... tarafından ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, çeklerin  lehdarı ... Şti.'nin ciro ederek davalı ...'a ve ...'ın da çekleri ciro ederek 3 tanesini davalı ...'e, 1 tanesini de davalı ...'ya devretmesinin tüm davalıların ortaklaşa hareketle müvekkilini dolandırdığını gösterdiğini,  davalı ...'in vekilinin ... sayılı takip dosyasında sadece   müvekkiline ait 6 parça taşınmazın satışını talep etmesinin de ortaklaşa hareket ettiklerinin göstergesi olduğunu beyanla davalılara borcunun bulunmadığın tespitini  ve ödenen iki adet çekin istirdadını  talep etmiştir.Dava konusu 5 adet çek ; ... Bankası ... şubesine ait, 31/10/2018 tarihli 500.000,00TL,  31/11/2018 tarihli 500.000,00TL, 31/12/2018 tarihli 500.000,00TL,  31/01/2019 tarihli 500.000,00TL ve 28/02/2019 tarihli  550.000,00TL bedelli çeklerde , keşidecinin davacı olduğu, lehtarın davalı...Ltd Şti olduğu, lehtar  tarafından ...'a, ... tarafından 4 adedinin ...’a, 28/02/2019 550.000,00TL bedelli bir adet çekin ise  ...’ya cirolandığı görülmektedir.-... sayılı dosyasında ,... tarafından ,  31/10/2018 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli çekin , borçlular davacı ..., lehtar ... Şti ve ciranta ... aleyhine takibe konu edildiği, takip borcunun... tarafından ödendiği anlaşılmıştır.-... sayılı dosyasında, ... tarafından ,  31/11/2018 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli çekin , borçlular davacı ..., lehtar ..Ltd Şti ve ciranta ... aleyhine takibe konu edildiği, takip borcunun ... tarafından ödendiği anlaşılmıştır. -... sayılı dosyasında, ... tarafından , 31/01/2019 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli çekin  borçlular davacı ..., lehtar ... Şti ve ciranta ...   aleyhine takibe konu edildiği, takibin derdest olduğu  anlaşılmaktadır. -... sayılı dosyasında, ... tarafından tarafından 28/02/2019 keşide tarihli, 550.000 TL bedelli çekin borçlular davacı ..., lehtar...Ltd Şti ve ciranta ...   aleyhine takibe konu edildiği, takibin derdest olduğu  anlaşılmaktadır.31/12/2018 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli çekin ise süresi içinde bankaya ibraz edilmediği görülmektedir. -01.05.2018 tarihli protokolde , davalı ... ve ...  arasında kredi çekebilmek için ... ve ...'na devredilecek taşınmazların çek teminatı ile devir edileceği, bedeli ödenmediği takdirde, ortaklık için verilen çeklerin taşınmaz bedeli olarak  tahsile koyulacağı ortaklığın gerçekleşmeyeceği, varsa zararın ayrıca hesap edileceği hüküm altına alınmıştır. ...Ltd Şti yetkilisi ... ve ... tarafından kendi adına ve davacı adına vekaleten  imza edilmiştir. - 21/06/2018 tarihli protokolde, bu beş çek, keşide tarihi , miktarı ile ayrıntılı olarak belirtilmiş; bu beş çekin cirolanarak önceki ortaklar olan ... ve ...’a verileceği, onların ortaklıktan ayrılacağı, ... ve ...’ın gereken sermayeyi de ödemeleri ile ortaklığın resmi hale getirileceği yazılıdır. ... Şti yetkilisi ... ve ... tarafından kendi adına ve davacı adına vekaleten  imza edilmiştir.Mali müşavir  bilirkişinin düzenlediği  27/10/2021 tarihli raporda özetle, …Ltd Şti'nin defterlerinde davalı... şirketinin davacıdan alacaklı görünmediğini, çeklerin defterlerde kayıtlı olmadığı, davalı ... ve davalı ... arasında ticari bir ilişkinin olduğunun, ... şirketinin defterlerinden kaydi olarak anlaşıldığı belirtilmiştir. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir.Davacı  dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu   ileri sürdüğünden  borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği  borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın   ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir.  TTK'nın 680 maddesi hükmüne göre ,\"Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.\"Öncelikle  çekin  TTK 680.maddesi  uyarınca açığa imza atılarak düzenlenmesi ve   işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesi mümkündür.Davalı takip alacaklısı  çek hamilleri ödeme vasıtası olmasının yanı sıra ispat aracı olma özelliğini de taşıyan  sebepten mücerret olan çeklere dayanmakta olup, dava konusu imzası inkar edilmeyen çeklerin  anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna dair iddianın hamile karşı ileri sürülemeyeceği,çek hamillerinin çekleri kötüniyetle iktisap ettikleri veya iktisapta  ağır bir kusurları bulunduğuna dair;  davacı dışındaki borçlulara takibin göstermelik yöneltildiği, sadece davacının hacizli taşınmazlarının satışının istendiği şeklindeki davacı beyanlarının;  iki çek için takip borcunun davalı ... tarafından ödendiği, bir çekin ibraz edilmediği dikkate alındığında  hamiller yönünden   iddialarının   ispat edilemediği , davacı keşidecinin,  düzgün ciro silsilesine göre  meşru hamil olan takip alacaklılarına karşı çek bedellerinden  sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.  Davalı lehtar ve davalı ciranta ... yönünden ise, mahkemenin ;   çeklerin davalı ... ticari kayıtlarında yer almasının zorunlu olmadığından sonuca etkili ve   bedelsizlik iddiasının ispatına yarar bir delil olma vasfının bulunmadığı , (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2023 tarihli ve 2022/59 E., 2023/3417 K. Sayılı), değerlendirmesi kural olarak doğru olmakla birlikte ,  davacı yan , ... şirketinin yaptığı inşaat projesinden  davalı ...'a devredilecek taşınmazlar için davalı  ... ile ortak olduğunu,  dava ve takip konusu çeklerin boş bir şekilde ...'a  verildiğini, bu kişinin ... lehine doldurduğunu  iddia etmiş olup, davalılar ... ve ... şirketi vekili ise , taraflar arasında ...nın inşaat projesine davacı ve...'nın önceki ortakların koydukları parayı ödeyerek ortak olmak istedikleri konusunda anlaştıklarını , 5 adet çekin bu nedenle verildiğini, çeklerin ciro yolu ile projenin önceki ortaklarına devredildiğini beyan etmişlerdir. Bu beyanlarla, ticari kayıtlarda yer almasa bile tarafları arasında  inşaat yapım işine ortaklık konusunda temel ilişki bulunduğu sabit hale gelmiştir. Davalı ... yetkilisi , çekleri önceki ortaklara verdiklerini ancak bedellerini ödeyemedikleri için takibe konulduğunu , iki  takip dosyası borcunun şirket tarafından ödendiğini , projeyi ekonomik nedenlerle devrettiklerini beyan etmiş olup bu beyan, çeklerin ortaklık payı karşılığı ödeme aracı olarak kullanıldığı ve bedelsiz olmadığını göstermektedir.Davacı yan, ... şirketinin satış vaadi sözleşmesi ile devretmesi gereken taşınmazları devir etmediğini beyanla bedelsizlik iddiasını ileri sürmekte ise de,davacının taşınmaz devri konusunda davalı ile imzalamış olduğu bir sözleşme bulunmamaktadır. Çeklerin bedelsiz kaldığı ve dolandırıcılık iddiasının ispatlanamadığı, bu konuda C.Savcılığına yapılmış bir şikayet ve cezai soruşturma bulunmadığı, bu  nedenlerle mahkemece davanın reddine dair  kararın  dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu , davacı vekilinin istinaf  başvurusunun reddi gerektiği   anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2020/286 E., 2022/310 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1ab066dccac458c","SID":"0479a9acaae30350"}}