{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/787 <br>KARAR NO:2024/1914<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/10/2023<br>NUMARASI:2023/371 Esas -  2023/698 Karar<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/407 ESAS VE 2023/519 KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru Burhanettin Batılı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından borçlu şirkete ait taşınmazın kıymet takdir raporunun tebliği için talep açıldığı ancak, icra müdürlüğünün 09/05/2023 tarihli kararı ile; İstanbul / Başakşehir ...taşınmaz için Kışla caddesi ... Eyüp / İstanbul adresi olan mersis adresine taşınmaz için (35. Maddeye göre tebligat) kıymet takdirinin bildirilmesine ilişkin tebligat, ticaret sicil gazetesinde borçlunun munfesih olduğu görüldüğü, alacaklı vekilinin ihya etmesi gerektiği gerekçesi ile reddedildiği, şirketin münfesih olması müvekkilinin alacağının tahsil etmesini engellediğini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını önlemek amacıyla ... A.Ş.'nin ihyasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... (...)  sayılı dosyasında borçlu şirkete ait taşınmazın kıymet takdir raporunun tebliğini talep ettiğini ancak... tarihli kararı ile borçlunun munfesih olduğundan ilgili şirketi ihya etmesi gerektiği nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, şirketin münfesih olması müvekilin alacağını tahsil etmesini engellediğini, açıklanan nedenlerle müvekkilin alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla ... A.Ş.'nin ihyasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/371 Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığını, ilgili Mahkemede görülen davada taraf olarak sehven İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü eklenmediğinden Mahkemenin kararı uyarınca işbu davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek ihya taleplerini yenilediklerini, bu nedenle işbu davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/371 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret sicil müdürlüğünün resen terkin işlemi \"6102 sayılı Kanunun Geçici 7. Maddesi\" ve 30/12/2012 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürrülüğe girmiş olna \"... Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesi\", \"6103 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 20/1 maddesi\" ve \"Anonim ve Limited Şirketlerinin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerinin belirlenmesine ilişkin Tebliğ'in 7. Maddesi\" kapsamında olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, müvekkili ticaret sicili müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... A.Ş.'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan \"...Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesi kapsamında \"Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09/10/2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği, dava konusu şirketin anılan icra takibi kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince asıl davanın usulden reddine ve birleşen dosya davasının kabulüne,\" ,...a-Asıl dosyada davalı olarak gösterilen ... A.Ş. Hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d   ve 115 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, B-Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/407 esas sayılı dosyası yönünden davanın KABULÜ İLE, 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden resen terkin olan ... A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin ... (eski ...) sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Ek tasfiye işlemleri yapması için ihyası talep edilen şirket yetkilisi ...'nın (T.C. Kimlik numarası ...)  şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının ileride ihya edilen şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Tasfiye Memuru istinaf dilekçesinde özetle; mahkemede açılan dava dilekçesinin tasfiye memuru ...'ya tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinin davalı ... A.Ş.'ye de tebliğ edilmediğini, ancak dava sonucunda verilen ihya kararının tasfiye memuru sıfatıyla müvekkiline tebliğ edildiğini, ek tasfiye talep edebilmek için, Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin gerekçesinde belirtilen ek tasfiye yapılması zorunluluğu doğuran işlemlerin ortaya çıkması gerektiğini, bir alacaklının ya da diğer ilgilinin şirketin ek tasfiyesi amacıyla dava  yoluna gidebilmesi için öncelikle şirketin tasfiyesinin yapılmış ve tamamlanmış olması gerektiğini, tasfiyenin tamamlanmasından söz edilebilmesi için, TTK m. 540, 541, 542 ve 543 maddeleri arasında düzenlenen tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, yani alacakların ödenmesi ya da tevdi edilmesinin veya teminat altına alınmasının, bir yıllık bekleme süresinin geçirilmesi ve geriye kalan malvarlığının pay sahipleri arasında dağıtılmış olması gerektiğini, tasfiyeye tabi aktif ve pasif kalmadığı anlaşıldığı takdirde, Türk Ticaret Kanunu m. 545’e göre, tasfiye memurları Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne başvurarak şirket unvanının sicilden silinmesini talep etmeleri gerektiğini, dolayısıyla ek tasfiyeye başvurabilmek için şirketin sicilden silinmiş olmasının gerekli olduğunu, ancak huzurdaki uyuşmazlıkta böyle bir durumun söz konusu olmadığını, şirketin tüzel kişiliğinin, 5 yıl üst üste genel kurul yapılmadığı için Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sona erdirildiğini, davalı şirketin hiçbir mal varlığı bulunmadığı için davacının şirketin ihyası için haklı bir nedeni de bulunmadığını, ayrıca müvekkil ...ı davalı şirkete tasfiye memuru olarak atanmış olsa da bu konuda kendisinden herhangi bir beyan alınmadığını, bildirimde bulunulmadığını, tüm bu gerekçeler ve resen gözetilecek diğer gerekçeler ile kararın kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini beyanla talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin   ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece asıl davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine ,birleşen davanın kabulüne kabulüne karar vermiş, karara karşı tasfiye memuru vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince  sermayelerini  öngörülen  tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve  kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi   bulunmayan  haller TTK'nın geçici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin  22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir. 23/5/2024 tarih ve ...sayılı kanunun 16 maddesi  ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine  eklenen \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlenmiştir.TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca  yapılan terkin işlemine  karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan  sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.6102 sayılı TTK 'nın  geçici 7 .maddesi gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir.Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine  hasren ihya  edilen münfesih konumda olan şirketin  ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca  tasfiye memuru atanması gerekmektedir.Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu ... A.Ş 'nin  şirketin  30/12/2012 gün ve ... sayılı resmi gazetede yayınlanan \" Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 5. maddesinin  1-ç bendi uyarınca  30/06/2015  tarihinde münfesih olmaları nedeniyle  TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket hakkında açılan İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...(...) sayılı icra dosyasının   derdest olduğu görülmüştür.Davacının   devam eden icra  dosyası  nedeniyle  şirketlerin  ihyasını istemekte haklı  ve  hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket  yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Tasfiye memuru davacının şirketin malvarlığı bulunmadığından ek tasfiye de  hukuki yararı olmadığını  belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu hususlar eldeki davada  incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest  takip dosyasının infazının  davanın konusunu oluşturduğundan, tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve  şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde ve derdest dosya işlemlerine  hasren ihya  edilen  münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanması  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K. )gerekli olduğundan, atanan tasfiye memuru tarafından bu görevden kaçınmasını haklı gösterecek herhangi bir sebep ileri sürülmemesi ve ispat edilmesi karşısında mahkemece terkinden önceki şirket yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 855,2‬0 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazlaya dair 427,60 TL istinaf karar harcının davalıya iadesine,3-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında fazladan  yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıya iadesine,4-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d146bbed6ce5b95","SID":"351a64eaa6e9c10a"}}