{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2143 - 2025/73<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2143 <br>KARAR NO\t: 2025/73<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/283 E.  -  2022/100 K.<br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2022 tarih ve 2021/283 E. - 2022/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 16/05/2021 tarih ve 2020/143292 no ile işlem görmekte olan “...” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 01.09.2021 tarih ve 2021-M-6327 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa bir bütün olarak bakıldığında “...” ibaresinin teknolojik gelişmenin çok hızlı yaşandığı günümüzde tüketicilere yönelik bir kampanyanın slogan markası olduğunu, esnafların bu kampanya çerçevesinde tamamen müvekkilinin yazılımları ve kaynak koduyla hazırladığı yeni bir sistemi, müşteriye ve tüketiciye sunmasını sağlamayı amaçladığını, ayırt edici niteliğe ve marka olabilme özelliklerine sahip bir marka olduğunu, slogan markaların diğer markalardan daha katı inceleme kriterlerine tabi tutulduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu “...” ifadesinin  anlamı herkes tarafından açık ve genel bir ifade olduğunu, ret kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ticari kaynak belirtme/ayırt edicilik vasfının <br>bulunmadığını, tüketici nezdinde bir marka algısı yaratamayacağını, davacının anılan ibareye 6769 sayılı SMK'nın 5/2. maddesi uyarınca kullanımla ayırt edicilik kazandırdığına yönelik bir delil sunmadığını, bu nedenle başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesine dayanılarak reddine dair olarak verilen müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, \"...\" kelimesinin \"küçük sermaye ve zanaat sahibi kimse\" olarak tanımlandığı, \"...\" ibaresinin küçük sermaye ve zanaat sahibi kimseler olan esnafın yapmış olduğu mal veya hizmet arzına ilişkin olarak, iş işleyişini kolaylaştıran, o işleyişe katkı sağlayan bir açıklama muhtevasının hemen ve ilk bakışta tüketici kesiminin aklına getirdiği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve davaya konu mal ve hizmetlere ilişkin sektörlerde, bu sektörlerde yer alan herkes tarafından yaygın şekilde kullanılabilen, herhangi bir markasal fonksiyon icra etme kapasitesi bulunmayan, basit bir slogan olduğu, bu sebeple \"...\" ibaresinin, davaya konu mal ve hizmetler bakımından SMK m.5/1-b hükmü uyarınca somut ayırt edici nitelikten yoksun bir işaret olduğu, davacı yan marka işlem dosyasında \"...\" ibaresini, davaya konu mal ve hizmetler üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullandığına ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte delil ibrazında bulunmadığı, davaya konu bu işaretin SMK m.5/2 hükmü uyarınca kullanım yolu ile ayırt edici kılınmadığı gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, işaretin ayırt ediciliğinin tescili talep edilen mal ve hizmetler açısından değerlendirilmesinin gerektiğini, bileşke markaların ayırt ediciliğinin tespitinde, markanın ihtiva ettiği kelimelerin tamamı itibariyle bir bütün olarak ilgili tüketici kesimi üzerinde bıraktığı izlenimin dikkate alınacağını, “...” ibaresinin tüketicilere yönelik kampanyanın bir slogan markası olduğunu, ayırt edici niteliğinin ve marka olabilme özelliğinin bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin dava konusu markaya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu \"...\" ibaresinin, marka başvurusundan çıkartılan davaya konu mal ve hizmetlere ilişkin sektörlerde, herkes tarafından yaygın şekilde kullanılabilen, herhangi bir markasal fonksiyon icra etme kapasitesi bulunmayan, basit bir slogan olduğu, bu sebeple davaya konu mal ve hizmetler bakımından SMK m.5/1-b hükmü uyarınca somut ayırt edici nitelikten yoksun bir işaret bulunduğu, davacı yanın marka işlem dosyasında \"...\" ibaresini, davaya konu mal ve hizmetler üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullandığına ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte delil ibrazında bulunmadığı, davaya konu bu işaretin SMK m.5/2 hükmü uyarınca kullanım yolu ile ayırt edici kılındığının ispatlanamadığı, bu durum karşısında mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74afb97eeb09068c","SID":"de726d9bb0027e7d"}}