{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t     <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br><br>ESAS NO\t: 2020/1032 <br>KARAR NO\t: 2025/53<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ... \t\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/12/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/950 E.-2019/1132 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t: <br>\t\t     \t<br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 16.09.2014 tarihli sözleşme ile davalının Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı kapsamında sağlanan fon ve projelerde yer alması amacı ile müvekkili tarafından verilecek danışmanlık hizmetine ilişkin koşulların düzenlendiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ve davalının destek programı kapsamında fon/ hibeyi almaya hak kazandığını,  ancak davalının müvekkilinin hak etmiş olduğu başarı primi tutarını müvekkiline ödemediğini, davalı hakkında Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/12646 E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; öncelikle zaman aşımı def'i ileri sürdüklerini, müvekkilince başarı primine ilişkin 30.09.2018 tarihli ve 12.920,00 TL bedelli, 31.08.2018 tarihli ve 6.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 18.920,00 TL bedelli çek verildiğini, müvekkilinin söz konusu proje sonucundan hibe almaya hak kazandığını, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından müvekkili şirkete 14.11.2018 tarihinde 303.342,33 TL hibe yatırıldığını, görüleceği üzere müvekkilince hibe üzerinden %5+KDV başarı prim bedelinin davacı şirkete ödendiğini, davacının müvekkili şirketten bir alacağı bulunmadığını, ödenmiş bir borcun tekrar icra takibine konu edilmesinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"Taraflar arasında toplamda üç adet 12/10/2017-11/10/2017-16/09/2014 tarihli sözleşme imzalandığı, bunlardan dava ve takibe konu edilen 16/09/2014 tarihli sözleşme gereğince, davalının kazanmış olduğu hibe bedelinin %5+KDV oranındaki başarı primini, davalının hibeyi aldığı tarihten itibaren 1 hafta içerisinde davacıya ödemesi gerektiği, bu projeye ilişkin iki adet 03/03/2015-14/08/2015 tarihli faturaların düzenlendiği, bu faturalara ilişkin ödemelerin davalı tarafından ... şubesine ait 5225038 no'lu 17.172,85 TL'lik çek ile yapıldığı, davacı tarafından daha sonra düzenlenen 22/10/2018 tarihli faturaların mükerrer olarak düzenlendiği, iş bu faturaların davalı defterlerinde yer almadığı, davacı defterlerine göre belirlenen alacaktan, davacının mükerrer olarak düzenlediği fatura tutarları mahsup edildiğinde davacının 5.310,00 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, bu durumun davalı ticari defterleri ile de teyit edildiği...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 5.310,00 TL alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında (1.062,00 TL) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alınan birinci (kök) bilirkişi raporunda, müvekkilinin davalıdan 31.266,15 TL tutarında alacaklı olduğu, bu tutarın 17.106,15 TL'lik kısmının dava konusu faturaya ait olduğu, davalı tarafından verildiği iddia edilen çeklerin bir başka sözleşmeye istinaden verildiğinin tespit edildiğini, davalının itirazları ve sunduğu bir kısım ödeme belgeleri ve sözleşmelerin incelenmesi üzerine düzenlenen ek raporda, dava konusu sözleşmeye istinaden mükerrer fatura düzenlendiği gibi gerçekle ilgisi olmayan bir tespit yapılarak müvekkilinin alacağının 5.310,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, taraflar arasında davalının belirtiğinden başka sözleşme ilişkileri de olması sebebi ile taraflar arasındaki tüm sözleşmeler ve faturalar ve ödeme belgeleri ile detaylı açıklamaları sunarak itiraz ettiklerini ancak bilirkişi tarafından detaylı ve sağlıklı bir inceleme yapılmadığını, <br>Taraflar arasında akdedilen ilk sözleşme olan dava konusu sözleşmenin 16.09.2014 tarihli olduğunu, bu sözleşme kapsamında peşinat olarak 4.000,00 TL+KDV'ye istinaden 22.09.2014 tarihli 4.720,00 TL'lik fatura düzenlendiğini ve davalı tarafça 25.09.2014 tarihinde ödendiğini, bu sözleşme kapsamında verilen danışmanlık hizmeti sayesinde davalı taraf ilgili kurumdan 582.130,54 TL tutarında hibe almaya hak kazanmış olup sözleşmeye göre ödenecek başarı primi bu tutarın %5+KDV'si olduğunu, buna göre müvekkilinin bu sözleşmeye istinaden 34.345,70 TL tutarında başarı primi alacağı doğduğunu, bu tutarın 14.553,27 TL+KDV'sinin 04.12.2017 tarihinde fatura edildiğini ve davalı tarafça 17.172,85 TL tutarlı çekle ödeme yapıldığını, projenin Nisan 2018 tarihinde tamamlanması akabinde  dava konusu alacağa dayanak 22.10.2018 tarihli 17.106,15 TL'lik fatura düzenlenerek davalıya noter vasıtası ile gönderildiğini, davalı tarafça bu tutara istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, <br>Bakanlık tarafından hibe sözleşmesinin imzalanmasından sonra çeşitli sebeplerle (kurumun uygun bulmaması, destek alanın vazgeçmesi vb.) fiilen ödenen hibe tutarının düşürülebildiğini, bu durumun müvekkilinin sözleşmeye göre ilk başta hak kazanılan hibe tutarı üzerinden hesaplanan başarı primi alacağını ortadan kaldırmadığını ya da değiştirmediğini, kaldı ki müvekkili tarafından davalıya gönderilen elektronik postada hangi sözleşme için ne kadar alacak talep edileceği bildirilmiş olup, davalı ile bu tutarlar konusunda mutabık da kalındığını, <br>Ne var ki, bilirkişi tarafından davalıya kurum tarafından fiilen ödenen 303.342,33 TL hibe bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını ve müvekkili tarafından mükerrer fatura düzenlendiği ve davalının borçlandırılmaya çalışıldığı gibi bir yorum yapıldığını, oysa sözleşmenin açık hükmüne göre başarı priminin davalının hak kazandığı hibe tutarı üzerinden hesaplanacağını, fiilen ödenen hibe tutarı üzerinden başarı primi hesaplanmasının hatalı olduğunu, <br>Müvekkilinin taraflar arasında akdedilen 4. Sözleşme olan 12.10.2017 tarihli sözleşmeden kaynaklanan henüz dava konusu edilmemiş alacağının bulunduğunu, kök raporda düzenlendiği üzere müvekkilinin davalıdan 31.266,15 TL cari hesap alacağı bulunmakta olup, bu tutarın 17.106,15 TL'lik kısmının dava ve takip konusu 16.09.2014 tarihli Proje Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesinden (1. Sözleşme) kaynaklandığını, <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.c maddesinde, Danışman'ın ticari defterlerinin münhasır delil teşkil edeceği ve bu maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunun belirtildiğini, sözleşmenin her iki tarafının da basiretli tacir olduğunu, dava konusu alacağa istinaden düzenlenmiş olan faturanın davalı tarafça ticari defterlerine intikal ettirilmemiş olmasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne,  aksi halde dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, taraflar arasındaki Danışmanlık Sözleşmesinden kaynaklanan başarı primi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki 16.09.2014 tarihli Proje Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesinin \"Ücretlendirme\" başlıklı 7. maddesi, \"Verilecek Danışmanlık Hizmetinin Bedeli 2 bölümden oluşmaktadır.<br>Proje geliştirme ön hazırlık çalışmalarına başlamak için peşinat olarak 4.000 TL+KDV proje hazırlama bedeli alınacaktır.<br>Hazırlanıp Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı'na teslim edilen projenin hibe almaya hak kazanması ve uygulanması durumunda, Müşterinin kazanmış olduğu hibe bedelinin %5+KDV oranındaki başarı primi müşterinin hibeyi aldığı tarihten itibaren 1 hafta içerisinde Müşteri tarafından Danışmanın hesabına yatırılacaktır. Bu süre 12 ayı geçemez. Sürenin 12 ayı geçmesi durumundan hibe Müşterinin hesabına yatmamış olsa dahi başarı primi Müşteri tarafından danışmanın hesabına aktarılacaktır.\" düzenlemesi,<br>\"Diğer Hükümler\" başlıklı 9. maddesinin (c) bendinde, \"Taraflar iş bu sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda Danışman'ın ticari defter ve kayıtları ile mikrofilm, mikrofiş ve bilgisayar kayıtlarının muteber, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin HMK. 193. maddesinde yazılan delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu gayrikabili rücu olarak, peşinen ve rızaen kabul, beyan ve taahhüt ederler.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Davacı tarafça 16.09.2014 tarihli sözleşme uyarınca verilen hizmet nedeniyle davalının 582.130,54 TL. hibe almaya hak kazandığı, sözleşmeye göre bu tutarın %5+KDV'si 34.345,70-TL tutarında başarı primi alacağı doğduğu, bu tutarın 14.553,27 TL+KDV'sinin 04.12.2017 tarihinde fatura edildiği ve davalı tarafça 17.172,85 TL tutarlı çekle ödeme yapıldığı, projenin Nisan 2018 tarihinde tamamlanmasından sonra 22.10.2018 tarihli ve 17.106,15 TL'lik faturarın noter aracılığı ile davalıya gönderildiği, ödenmemesi üzerine bu tutarın davanın dayanağına oluşturan icra takibine konu edildiği iddia edilmektedir. <br>Dosya ve bilirkişi rapor ve ek raporları kapsamından; taraflar arasında birden fazla Danışmanlık Sözleşmesi bulunduğu, takip ve dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden 16.09.2014 tarihli sözleşme kapsamında davalının 582.130,54 TL. Toplam Destek Üst Limitli  hibeye hak kazandığı, davacı tarafça bu iş kapsamında davacı tarafça 03.03.3015 tarihli 3.540,00 TL. bedelli ve 14.08.2015 tarihli 12.263,88 TL. bedelli iki adet faturanın düzenlendiği, davalı tarafça bu faturalara ilişkin olarak 16.09.2015 tarihinde 17.172,85 TL. bedelli çek ile ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki 11.10.2017 tarihli sözleşmenin KOSGEP'in \"Kobi Gelişim Destek Programı KOBİGEL\" kapsamındaki fon ve projelerle ilgili olduğu, bu işe ilişkin olarak davacı tarafça 03.05.2018 tarih ve 14.750,00 TL. tutarlı faturanın düzenlendiği, bu bedelin davalı tarafça dava konusu işe ilişkin verildiği savunulan 31.08.2018 tarihli 6.000,00 TL. ve 30.09.2018 tarihli 12.920,00 TL. bedelli çeklerle ödendiği, davalı tarafça hak kazanılan hibenin 582.130,54 TL. olmasına karşın 14.11.2018 tarihinde 303.342,33 TL. hibe tutarının hesabına yatırıldığı, davacı tarafça hak kazanılan hibe tutarına göre bakiye alacakla ilgili \"Teknoyatırım Başarı Primi\" açıklamasıyla düzenlenen 22.10.2018 tarihli 17.106,15 TL. tutarlı faturanın Ankara 63. Noterliğinin 23.10.2018 tarih ve 36698 Y. sayılı ihtarnamesi ekinde davalıya gönderildiği, ihtarname ve eki faturanın davalıya  24.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı tarafça davalının hak kazandığı hibe tutarı üzerinden (582.130,54 TL.) hesaplanması gereken başarı primine hak kazandığı iddiasıyla bakiye alacağı ile ilgili düzenlemiş olduğu 22.10.2018 tarih ve 17.106,15 tarihli faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça bu faturanın tebliğ edilmediği veya süresinde itiraz edildiğine ilişkin bir savunma ileri sürülmemiştir. <br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin ikinci fıkrası, \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmünü, <br>213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"Faturanın şekli\" başlıklı 230. maddesinin ilk fıkrası, \t\"Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:<br>1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;<br>2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;<br>3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;<br>4. Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;<br>5. (Değişik: 4/12/1985-3239/19 md.) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası\" hükmünü içermektedir.<br>TTK.'nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.<br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, takip ve dava konusu alacağın dayanağını oluşturan 16.04.2014 tarihli sözleşmenin 9.(c) maddesi uyarınca bu sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflar yönünden davacı Danışman'ın ticari defter ve kayıtlarının muteber, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceği yönündeki delil sözleşmesi ve davalının takip konusu alacağın dayanağı olan 22.10.2018 tarih ve 17.106,15 TL. bedelli faturaya itiraz etmemesi nedeniyle, fatura münderecatından olan \"Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı\"nın kesinleştiği, bu karinenin aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı defterlerinde kayıtlı olan alacak tutarı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2019 tarih ve 2018/950 E., 2019/1132 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın KABULÜ ile, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12646 E. sayılı takibe vaki itirazın 17.106,15 TL alacak yönünden iptaline, takibin aynı koşullarla devamına <br>2-Kabul edilen alacağın %20'si oranında (3.421,23 TL) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Alınması gerekli  1.168,52 TL harçtan peşin alınan 206,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 961,91  TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 206,61 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) ve 13/(2). maddeleri uyarınca 17.106,15 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece aşamasında yapılan 1.158,60 TL ile, istinaf aşamasında yapılan 5,50 TL. tebligat gideri, 32,50 TL. posta gideri, 148,60 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.345,20 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,\"<br>II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>22.01.2025 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen  544.470,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  22/01/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6712174feca43c6e","SID":"7c229dc762e03a9a"}}