{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1551 Esas 2024/1377  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1551 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1377<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/414 Esas 2023/822 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 06/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/01/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğu ... Madencilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nden alacağının tahsili için Kilis İcra Müdürlüğü'nün 2022/2444 sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, icra dairesince Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere sonucu borçlu şirketin kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiğinin anlaşıldığını, terkin kararının müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu belirterek ... Madencilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin yasal prosedüre uygun olarak sicilden terkin edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasadan doğan zorunlu hasım olduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, ihyası talep edilen şirketin sermayesini kanunda ön görülen asgari düzeye yasal süre içerisinde arttırmaması nedeniyle şirketin ticaret sicilinden silindiği, ancak Kilis İcra Müdürlüğü'nün 2022/2444 sayılı dosyasında ticaret sicilinden terkin edilen şirkete karşı davacı tarafça başlatılan icra takibinin bulunduğu, halen derdest olduğu, terkin edilen şirkete karşı derdest icra takibinin bulunması nedeniyle şirketin ihyasında davacının hukuki yararının olduğu, TTK'nun geçici 7/4-a maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtarın yollanması gerektiği, davalı müdürlük tarafından şirkete ihtar gönderilmiş ise de şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmadığı, bu nedenle terkin işleminin yerinde olmadığı, terkinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle tasfiye amacıyla şirketin ihyası gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Madencilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin Kilis İcra Müdürlüğü'nün 2022/2444 sayılı takip dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nun Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendinde tebliğ şeklinin belirtildiğini, şirketin müdürlük tarafından bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nun Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca çıkarılan tebligatın iade olduğunu, ihtarın sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini, yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, sicil müdürlükleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilemeyeceğini, sicil müdürlüğünün yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, davada taraf gösterilmesinin sebebinin bu olduğunu, zorunlu hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri, Kilis İcra Müdürlüğü'nün 2022/2444 sayılı dosyasının sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tKilis İcra Müdürlüğü'nün 2022/2444 sayılı dosyasının incelenmesi ile, davacı alacaklı tarafından, borçlu ... Madencilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi ve diğer borçlular aleyhine toplam 729.896,85 TL alacağın tahsili talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 19/08/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>\tİhyası talep olunan şirketin terkin sebebinin sermayesinin 6102 sayılı TTK'da belirlenen asgari tutarlara yükseltmeme olduğu, şirketin 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, şirkete çıkarılan tebligatın adres hatalı, adreste böyle bir isim yok iade notuyla bila tebliğ olduğu, şirket yetkilisine ise ihtarın tebliğe çıkarılmadığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tDavalı temsilcisinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; ihyası talep olunan ... Madencilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 14/02/2014 tarihine kadar şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmaması olarak yer aldığı, anılan ihtarnamenin davalı şirkete adres hatalı, adreste böyle bir isim yok iade notuyla bila tebliğ olduğu, şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. <br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tTicaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır.  <br>\t559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Şirketin son yetkililerini gösterir Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşen şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği, TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de şirketin son yetkililerinden birinin şirkete tasfiye memuru atanması, tasfiyeyle sınırlı ihya kararı kesinleştiğinde ticaret sicilinde tescil ve ilanı gerektiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan ticaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır.  <br>\tDavalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı ilamı). <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024<br>Başkan -              Üye -                     Üye -           Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e0514f0858c24a2","SID":"4137944524c7cc0e"}}