{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1-...-<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 2-...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ... ve ... arasında 12/10/2017 tarihli tekne satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye konu teknenin 1/2 hissesi ... ve diğer 1/2 hissesinin ise ...'ye ait olduğunu, tarafların sözleşmeye konu teknenin alımı için 1.000.000,00-TL'nin sözleşme tarihindeki dolar kuru karşılığı satılması konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda sözleşme koşulları uyarınca davacı tarafından 136.780 USD (500.000 TL) ...'a %50 hissesi karşılığı satış esnasında ödendiğini, davacı tarafından diğer hissedar ...'ye ise %50 hissesine karşılık olarak ödenecek 136.780 USD (500.000 TL) 'nin 25.000 USD'si 12/10/2017 tarihinde kaparo ödendiğini ve 70.746 USD'nin ise satış esnasında ödenmesinin kararlaştırıldığını, yine bakiye 41.034 USD karşılığında ise satış esnasında 30/08/2018 vade tarihli, 30/07/2019 vade tarihli ve 30/08/2019 vade tarihli 3 adet çek verilmesi kararlaştırıldığını, (Her bir çek 13.678 USD tutarında) netice olarak, ödenmesi kararlaştırılan 500.000TL'nin 300.000TL'sinin davacı tarafından davalı ...'ye ödendiğini, bakiye 200.000 TL karşılığı olarak ise; taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca, her ne kadar çeklerin USD olarak verileceği kararlaştırılmış ise de davalı ... tarafından o günkü kur üzerinden çeklerin Euro olarak verilmesi talep edildiğinden; ...'ye 3 adet 11.630 Euro'luk ve 1 adet 25.000 TL'lik çek verildiğini, 25.000 TL'lik çek karşılığının davacı tarafından ...'ye  ödendiğini, akabinde çeklerin ... tarafından diğer davalı ...'e cirolandığını, bu çeklere istinaden, ...a hesabından \"... tekne parası\" açıklaması ile  davalı ... hesabına 70.000 TL ödeme yapıldığını, bu 70.000 TL'lik ödeme ile 11.630 Euro'luk çeklerden 30/08/2018 vade tarihli olan çekin iade edildiğini ve bakiye tutar karşılığında davalı ...'e senet verildiğini, davalı ... tarafından 2 adet çek ve 1 adet senet için davacı aleyhine ...İcra Dairesi ...Esas (Senet için başlatılan takip),....İcra Dairesi ... Esas ( 30/07/2019 vade tarihli çek için başlatılan takip), ...İcra Dairesi ...Esas (30/08/2019 vade tarihli çek için başlatılan takip) takip başlatıldığını, bu takiplere istinaden davacı tarafından, 28/02/2020 tarihinde 7.000 EURO davalı ...'in vekilinin hesabına ödendiğini, yine davalı ...'in vekili hesabına davacı tarafından haricen 260.000 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme neticesinde davalı ... vekili tarafından tüm icra dosyalarına 16/03/2020 tarihinde \"haricen dosya borcunun tahsil edildiği\" nin bildirildiğini, netice itibariyle davacının, davalılara 200.000 TL bakiye borç için; 70.000-TL, 7.000-Euro ve 260.000 TL ödemek durumunda kaldığını ve davacının taraflar arasındaki anlaşma gereği kur farkı sebebiyle ödenmesi gerekenin çok üzerinde meblağ ödenmek durumunda kalındığını, davalı ... tarafından kötü niyetli olarak takip tarihi/dosya kapak hesabı tarihindeki kur üzerinden hesaplama yaptırıldığını ve davacıdan bu tutarlar üzerinden ödeme alındığını, davalılar tarafından tahsil edilen tutarın sözleşme hükümleri uyarınca ödenmesi kararlaştırılan tutar ile uyuşmadığını, bu hali ile sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davalıların tüm malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının fazladan ödemek zorunda kaldığı tutarın tespiti akabinde arttırılmak üzere ilk etapta 10.000,00 TL nin fazladan ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davalı aleyhine açılan işbu istirdat davasınrda istirdat davaları için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca huzurdaki davanın ticari bir dava olduğunu ve arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir suretle davacının davasını dayandırdığı sözleşmede taraf olmadığını, çekleri ciro ile elde ettiğini ve meşru hamili olduğunu, müvekkili ...'in icra takibine konu edilen ve dava dosyasında bahsi geçen çekleri ...'den alacağı karşılığında ciro yoluyla aldığını, taraflarınca iki adet çekin ve bir adet bakiye senedin icra takibine konu edildiğini davacının icra takiplerine, borca karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, icra takip işlemleri devam ederken davacı tarafından dosya borçlarının icra müdürlükleri tarafından yapılan kapak hesapları doğrultusunda davacıya 28/02/2020 tarihinde yapılan havale ve taraflarına yapılan 16/03/2020 tarihli ödemeler ile tamamlandığını, ödemelerin aynı gün icra dosyalarına bildirilerek hacizlerin fek edildiğini ve davacının çeklerini ve senedi teslim aldığını, mevcut çekler incelendiğinde ciro silsilesinin tam olduğunun görüldüğünü, müvekkili ...'in yetkili ve son hamil olduğunu, müvekkilinin dava konusu çekleri iktisapta iyi niyetli olduğu gibi iktisapta kendisine izafe edilecek herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, müvekkilinin seçimlik hakkını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığını, davacının fazla ödeme iddiasının soyut ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, süresinde açılmayan, haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli davanın tüm yönleriyle esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından davadan önce usulüne uygun şekilde yapılmış dava şartı arabuluculuk başvurusu bulunmadığını ayrıca huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, tarafların sözleşmede kararlaştırmış oldukları satış bedelinin döviz cinsinden olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin %50 hissesinin karşılığının 136.780,00 USD olduğunu, yani sözleşmede yabancı para cinsinden kararlaştırılan edimin sözleşmenin akdedildiği tarihte TL üzerinden kararlaştırılmamış olduğundan davacının döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fazla ödeme yaptığı iddiasının hiçbir hukuki dinlenebilirliğinin bulunmadığını, sözleşmede taraflar arasında kuru sabitlemek adına herhangi bir irade birliğinin bulunmadığını, davacının iddialarının aksine davacının müvekkiline işbu sözleşme kapsamında halen borçlu olduğunu, müvekkilinin davacıdan tekne satışı kapsamında 70.746,00 USD alacağı bulunduğunu, davacının müvekkili ile olan arkadaşlık ilişkisini suistimal ettiğini ve yıllardır çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin işbu davada pasif dava ehliyetinin de bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  davacı tarafça yapılan tüm ödemeleri tespiti açısından SMMM bilirkişi ...'dan alınan bilirkişi raporunda davacının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında kapak hesabına göre dosyadan 11.407,13 € borç kaldığı, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı takip dosyasından 756,44 € borcu kaldığı, ...Esas sayılı takip dosyada kalan borç ile takibe konu edilen alacak arasındaki 597,73 € farkın olduğu , sözleşmenin döviz cinsinden düzenlendiği ve TL cinsinden ödeme yapılacağına dair bir kaydın olmadığı yönünde rapor hazırlandığını, taraflar arasında düzenlenen 12/10/2017 tarihli ''önsözleşme'' incelendiğinde, Robinson IV isimli teknenin satışının yapıldığı, sözleşmede belirtilen  kapora ve çek bedelleri dahil bütün bedellerin USD cinsinden belirlendiği, TL olarak ödeme yapılacağına dair herhangi bir kaydın olmadığı ve  davalı tarafça çeklerin icra takibine konulduğu ve fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ödemelerin yapıldığı hususları nazara alındığında, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/2 maddesindeki \"Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\"  hükmü gereğince davalıların seçimlik haklarını kullandığını,  fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep ettiklerini ve davacının da buna göre ödeme yaptığını, tüm dosya kapsamı ve belirtilen hususlar çerçevesinde taraflarca düzenlenen satış sözleşmesinin döviz cinsinden olup, kurun sabitlendiği ya da TL cinsinden ödeme yapılacağına dair herhangi bir ibare bulunmadığından, davacı tarafça düzenlenen döviz cinsindeki çeklerin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi gerektiği bu nedenle fazla ödemenin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme hükümleri uyarınca belirlenen kur üzerinden hesaplama yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede USD/TL kurunun 3,6555 olarak belirlendiğini, bunun da hali hazırda taraflar arasındaki tekne satışının dava dilekçelerinde belirttikleri gibi 1.000.000,00 TL olarak anlaşıldığını, zira taraflarca yalnızca döviz olarak satışı noktasında anlaşma sağlanacak olsa idi ayrı bir madde ile kur belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin taraflarının tacir olduğu gözetildiğinde böyle bir maddeyi hiçbir amaç gütmeden koymuş olmalarının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, sözleşme serbestisi gereği aralarındaki ilişkiyi kur belirleyerek kurala bağladıklarını, yerel mahkemece bu yönlü tüm iddialarının görmezden gelindiğini, taraflar arasında akdedilen protokol maddelerinin yeterince incelenmediğini ve yalnızca davalıların iddiaları doğrultusunda taraflar için bağlayıcı olan sözleşmeyi gözardı edilerek tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, tekne satış sözleşmesinden kaynaklı fazla ödeme iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, 12/10/2017 tarihli tekne satış sözleşmesinde ödemenin USD olarak yapılacağının açıkça belirtilmesine, sözleşmeye, sözleşme tarihindeki kur fiyatının yazılmasının ödemenin TL üzerinden yapılacağı anlamına gelemeyeceğine, TBK'nın 99/2. maddesi uyarınca yabancı para borcunun tahsili konusunda alacaklının seçimlik hakkını kullanmış olmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye  187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi....\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b292e4f92d4ad71","SID":"78ff7854f381b0b1"}}