{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesi<br>DAVANIN TARİHİ\t: ...<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... adresinde bulunan ... Sitesi ile anılan sitenin çevre düzenlemesi bir takım mimari düzenlemeleri ve diğer inşaat işlerini yaptığını, müvekkili şirket ... Sitesinin su deposunun yaptırılması işini 2019 yılının Mayıs ayında ... ismi ile anılan işletme sahibi davalı ... ile anlaştıklarını, yapılacak işlerin belirlendiğini, 45 ton kapasiteli çelikten yapılacak su deposu için 55.495,40 TL bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, ... iş yeri ünvanlı davalı ...'ın bu işler için gerekli olan çelik malzemenin ... diye adlandırılan firma olan diğer davalı şirketten temin edileceği hususunda müvekkili şirketi bilgilendirdiğini, 16.05.2019 tarihinde montajın gerçekleştirildiğini, yapılan su deposunun 2019’da yapılmış olmasına ve üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen patlayarak gizli ayıbının ortaya çıktığını, paslanmaz çelik plakaların da paslanır olduğunun deponun dörde bölünmesi ile anlaşıldığını, deponun parçalanmasının maliyetinin yanı sıra bulunduğu alanın yanındaki sosyal tesis alanına da patlamanın etkisi ile boşalan 45 tonluk suyun binlerce liralık zarara sebep olduğunu, yetkili mahkemeye başvurarak ortaya çıkan ayıbın ve zararın tespit edildiğini, buna yönelik hazırlanan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin zararının 203.220,00 TL olarak tespit edildiğini, ayrıca delil tespiti niteliğindeki tespit davasının müvekkiline maliyetinin yargılamadan ve yasal işlemlerden kaynaklı faturalandırabildikleri masrafın 4.743,00 TL olduğunu, toplamda tazmini gereken zararlarının 207.963,00 TL olduğunu, bu nedenlerle gizli ayıplı olarak satıcı imalatçı ve üreticinin malı satışında ağır kusurlu olduğu da gözetilerek bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğlerinden başlamak üzere davalılar üretici şirket ... ve ...’tan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müteselsilen en yüksek ticari faiz işletilerek 207.963,00 TL maddi zararın tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 19.04.2023 tarihli ıslah dilekçesinde; 207.963TL tutarlı taleplerini 96.867 TL arttırmak suretiyle 304.830 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek, bu bedelin davalılardan dava tarihi olan 28.03.2022 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacı taraf süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından dolayı da zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektirdiğini, davacının böyle bir dava açma hakkının ve hukuki menfaati bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, garanti süresinden sonra ileri sürülen ayıp iddiasını kabul etmediklerini, bunun yanı sıra iddia edilen şekilde de bir ayıp olmadığını, ortada bir ayıp varsa dahi bu ayıp ya hatalı kullanımdan yada davacı tarafın monte işleminden kaynaklandığını, ilgili su deposunun müvekkili şirket yetkilileri veya görevlileri tarafından monte edilmediğini, demonte şeklinde olan su deposunun davacı tarafça monte edildiğini, davacının müvekkilince tanınmamakta olduğunu ve taraflarına ait olup olmadığı tam olarak bilinmeyen bir ürün nedeniyle yersiz ithamlarda bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen bilirkişi raporunu ve ek bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporda tespit edilen hususların hatalı, tespit edilen tutarlarında fahiş olduğunu, davacı tarafça her ne kadar söz konusu ürünün hurda bedeli veya ikinci el değeri düşürülmeden zarar talebinde bulunulmuş ise de bu yöndeki talebin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin ... ilinde olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, su deposunun ... Sitesi isimli siteye teslim edildiğini, faturasının da davacı şirket adına düzenlendiğini, .... Sitesi ile anlaşan ve muhatap olan davacı şirket olduğunu, davacı şirket de ... Sitesi'ne karşı satıcı konumunda olması nedeniyle son alıcı yerine geçerek taraf ehliyeti olmadığı halde müvekkiline dava yöneltmesinin mümkün olmadığını, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, satılandaki ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için satılanın ayıplı olduğu düşünüldüğünde dahi satıcıya hemen bildirilmesi gerekildiğini, proje teklifinin satış şartları bölümünün 1.maddesinde ürünlerin imalat ve montaj hatalarına karşı iki yıl garanti verildiğini, iki yıllık garanti süresi geçtikten sonra meydana gelen bir durum ile ilgili müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosyada alınan ilk bilirkişi raporunda su deposunun dava tarihi itibari ile değerinin 304.830,00 TL olduğu, ikinci bilirkişi tarafından da su deposunun toplam hurda bedelinin 18.448,00 TL olduğu tespit edildiğinden, hurda bedeli mahsup edildikten sonra kalan 286.038,00 TL'nin davalılardan tazmini gerekmekte olduğu değerlendirilerek, su deposunun davalı ... tarafından imal edildiği sabit olup bu nedenle eseri meydana getiren kişi olarak ayıplı eserden sorumlu olduğu, diğer yandan su deposunda kullanılan malzemeyi diğer davalı ... sağladığından ve depoyu oluşturan saçların üzerinde '...' ibaresi bulunduğundan, zarar ile malzeme arasında da illiyet bağı olduğu, bu davalının da oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile \"Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 286.038,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte son alıcı konumundaki dava dışı ...Sitesinin husumet ehliyeti olduğunun söylenebileceğini, davaya konu su deposunun ... Sitesi isimli siteye teslim edildiğini, deponun 16/05/2019 tarihinde tesliminin gerçekleştiğini, proje teklifine göre satılanın imalat ve montaj hatalarına karşı iki yıl garantili olduğunu, davacı tarafça 25/11/2021 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulduğu ve 13/12/2021 tarihinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, davacının talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, yargılamada kullanım hatasına (kuyu suyu ve klor kullanımına) ilişkin delillerinin toplanmadığını ve tanıklarının dinlenmediğini, alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ile ... arasındaki sözleşmeden dolayı sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili şirket aleyhine haksız şekilde dava açıldığını, müvekkiline karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafça süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığından dolayı da davanın reddinin gerektiğini, 2 yıllık garanti süresinden sonra ileri sürülen ayıp iddiasını kabul etmediklerini, üründe bir ayıp olduğunun veya bu ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının ispat yükü davacı tarafta olup davacı tarafça bu husus ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra iddia edilen şekilde bir ayıbın da olmadığını, ortada bir ayıp varsa dahi bu ayıbın ya hatalı kullanımdan yada davacı tarafın montaj işleminden kaynaklanmakta olduğunu, dava konusu ürünün tarafımıza iadesi istenmeden veya söz konusu ürün taraflarına teslim edilmeden davacının sözleşmeden döndüğünden bahisle zarar talebinde bulunamayacağını, sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanan davacının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmesi gerektiğini, davacı taraf sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığı halde satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirmediğini, aksine söz konusu ürünü başka birine sattığını beyan ettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı gibi soyut ve genel ifadeler içerdiğini, davacının 19.04.2023 tarihli dilekçesindeki ıslaha konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, ıslaha veya bedel arttırımına karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını ancak ilk derece mahkemesince itirazlarının dikkate alınmadığını, bu nedenlerle taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi olup, yüklenicinin yükümlülüğü, eseri fen ve sanat kurallarına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim etmekten ibaret olup, iş sahibinin ise sözleşme kapsamında ifa edilen edimin bedelinin ödenmesidir. <br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br> Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlanmıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. Açık ayıplarda TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin  tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (geç sayılmayacak bir süre içinde) eseri  gözden geçirip varsa ayıplarını  yükleniciye bildirmesi gerekir. Sonradan ortaya çıkan ayıpta yani gizli ayıplarda  ise TBK'nın 477/3. maddesine göre ayıp ortaya çıktıktan sonra gecikmeksizin ayıp ihbarının yapılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin  28.05.2015 tarih, 2014/5067 esas ve  2015/2909 karar sayılı ilamı. )<br>Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti etmiş ise, garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. Somut olayda ayıbın gizli ayıp olduğu ve  ayıp ihbarının yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında süresinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Diğer yandan davalı ... çelik malzemeyi temin eden firma olduğunun davacı tarafından ileri sürüldüğü, ancak davalı şirket tarafından husumet itirazında bulunulduğu, davacı ile davalı ... arasında  eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun açık olduğu,  davacı ile davalı ...arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, mahkemenin vasfı ve uygulanacak kanun hükümleri kapsamında davalının  eser sözleşmesinde garantör vasfında olduğunun da ispat edilemediği anlaşılmakla  bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>A.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE<br>B. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasında verilen ... tarihli kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>C.. HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE;<br>Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>1-Davalılardan ...yönünden açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br> 2-Davalılardan ... yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ; 286.038,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-Alınması gereken 19.539,26 TL harçtan  peşin alınan 3.551,76 TL harç ve 1.654,25 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.333,25 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Davacı tarafından dosyaya yapılan peşin harç 3.551,76 TL, ıslah harcı 1.654,25‬ TL,  başvurma harcı 80,70 TL olmak üzere toplam 5.286,71 TL harcın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine<br>5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücretleri 6.900,00 TL, posta ve tebligat gideri 1.640,00 TL olmak üzere toplam 8.540,00‬ TL yargılama giderinin kabul-red oranı nazara alınarak hesaplanan 8.013,53 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince  45.766,08 TL vekalet ücretinin  davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca   REDDEDİLEN miktar yönünden 18.792,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, <br>8-Davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca  7/2 maddesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, <br>9-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin  davalı...'tan alınarak  hazineye gelir kaydına,<br>10-HMK 333. Maddesi uyarınca taraflarca dosyaya yatırılan ancak kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>İstinaf harç ve giderleri yönünden; <br>1-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde  istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...'ne iadesine,<br>2-Alınması gerekli 19.539,26 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.884,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.654,44 TL nin davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Gider avansından kalan kısmın  yatırana iadesine, <br> 7-6100 sayılı HMK’nun 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br>...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a24bbada76906f6","SID":"42ac4f4dea2f49a3"}}