{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/515 Esas 2024/1478  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/515 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1478<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/671 Esas  2022/803 Karar<br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2021 <br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle  davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı  davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönünde kefillere ilişkin hükme rastlanılmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın icra takip dosyasına 77.335, 09 TL asıl alacak, 1.915,65TL temerrüt faizi, 95,78 TL BSMV olmak üzere toplam 79.346,52 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,75 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına, davalı ...'in icra takip dosyasına 78.573,62 TL asıl alacak olmak üzere toplam 78.573,62 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,75 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına, alacak belirli ve likit olduğundan %20 inkar tazminatının davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faizi oranının %33 olması gerektiğini, davalıların TC. Merkez Bankası’na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faiz uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiğini, öncelikle bankanın Merkez Bankasına TL krediler için bildirdiği en yüksek faiz oranının tespiti gerektiğini, bankanın Finansal Muhasebe Daire Başkanlığı’nın Tc Merkez Bankası İstatistik Genel Müdürlüğü Veri Yönetim Müdürlüğü’ne 25.09.2019 tarih 446 sayılı yazısı ekinde sunduğu tabloya TL kredilerde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz %22 olup buna göre bu oranın %100 fazlası %44 olduğunu, icra takibinde istenilen %33 faiz oranı doğru olup bilirkişinin hatalı tespit yaptığını, noter kanalı ile adres değişikliği bildirilmediğinden tüm davalılar için temerrüt tarihinin 21.09.2020 olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.3. maddesinde, müşteri ve kefiller, aşağıdaki isim ve imzalarının yanında yazılı yerin kanuni ikametgahı kabul edildiğini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde, ticaret sicil dosyalarındaki son adreslerinin ve/veya adrese dayalı kayıt sisteminde (mernis) yer alan adreslerinin kanuni ikametgah kabul edilerek, tebligat kanunu hükümleri doğrultusunda veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını ve şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ve beyan ederler, sözleşmenin kefalet sözleşmesi başlıklı 2.8. maddesinde de kefiller, müşteri ile banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler hükmünün yer aldığını, depo talebine ilişkin olarak kredi çerçeve sözleşmesinin rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı başlıklı 3.3.1 maddesinde; … bankanın bu sözleşmeden, tazmin edilmiş veya edilmemiş teminat mektupları, aval-kabul, çek taahhüt kredileri, dbs, harici garanti dahil risk veya alacakları için rehin ve hapis hakkı olduğunu ve bunların bir kısmını veya tümünü bloke etmeye veya bloke bir hesaba almaya, alacaklı ve borçlu cari hesapları arasında virman yapmak suretiyle bunları kısmen veya tamamen alacakları ile takas ve mahsup etmeye yetkisi bulunduğunun düzenlendiğini, yine kefalet sözleşmesinin 2.8. maddesinde, kefiller; müşteri ile banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler hükmünün bulunduğunu, hesabın kesilme tarihine kadar olan dönemlerde tahakkuk edecek faizin anaparayla birleştirilerek kapitalize edilmesi ve tekrar faiz yürütülmesinin mümkün olduğunu, eksik ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verildiğini, dosyada eksik bir belge bulunması halinde banka hesapları üzerinde şubede inceleme yapan bilirkişinin belge isteme yetkisinin de bulunduğunu, mahkemece eksikliğin giderilmesi istenilmeden, belge sunulmadığından bahisle masraf talebinin reddinin doğru olmadığını, masraf belgelerinin istinaf dilekçesi ekinde sunulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/9548 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 82.758,70 TL nakit alacağın tahsili, çekten kaynaklanan 66.360,00 TL, teminat mektubundan kaynaklanan 238.178,90 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'e bila tebliğ olduğu, diğer davalı borçluya 03/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olacak şekilde 04/11/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 12/11/2021 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDava konusu Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/9548 sayılı sayılı icra dosyasında davalı borçlu ...'tan haricen tahsil harcının 15/03/2024 tarihinde tahsil edildiği görülmüştür. <br>\tDavacı vekilince Dairemize hitaben gönderilen 25/03/2024 tarihli dilekçesi ile 2023/623 Esas sayılı dosya numarası belirtilip, davalı olarak ..., ... isimleri yazıldıktan sonra ... tarafından davaya konu asıl alacak ve fer'ileri ödendiği, Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2020/9548 Esas sayılı dosyasının haricen tahsil sebebiyle kapatıldığı, işbu ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı bildirilerek dosya üzerinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi istenilmiştir. <br>\tDavalılar vekili Av. ... 19/03/2024 tarihli dilekçesi ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/671 Esas 2022/803 Karar sayılı kararıyla Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/9548 sayılı dosyasıyla yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptaline karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği, müvekkilleri tarafından anılan icra dosyasına itiraz edilmişse de tarafların anlaşması sonucu dosya borcunun müvekkilleri tarafından ödenerek icra dosyasının kapatıldığı, davanın konusuz kaldığı, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/671 Esas 2022/803 Karar sayılı kararıyla müvekkilleri lehine hüküm altına alınan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsil edildiği, ilamda belirtilen dışında ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmeyeceği bildirilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin ve davalılar vekilinin açıklanan dilekçelerinden açıkça anlaşılacağı üzere her ne kadar dilekçelerde Dairemizin dosya esas numarası 2023/623 yazılmış ise de, dilekçeler içeriğinde belirtilen karar veren ilk derece mahkemesi, istinafa konu kararın esas ve karar numarası, dava konusu icra dosyasına ilişkin dosya numaraları, davalı isimleri, borcu ödediği belirtilen borçlu isminin Dairemizin 2023/623 Esas sayılı dosyasıyla değil, istinaf incelemesine konu 2023/515 Esas sayılı dosya bilgileri ile örtüştüğü görülmüştür. Nitekim işbu dava konusu icra takip dosyasında davalı borçlu ...'tan tahsil harcının tahsil edilmiş olması da bu hususu teyit eder nitelikte olduğu gibi, davacı alacaklı vekilince icra dosyasına sunulan 14/03/2024 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile dosyadaki alacağın haricen tahsil edildiği, borçlu tarafından tahsil harcının ödendiği belirtilerek dosya kapsamındaki hacizlerin kaldırılması, icra dosyasının infazen kapatılmasının talep edilmesi de bu durumu göstermektedir. <br>\tİlk derece mahkemesi yargılaması sırasında ve karar tarihinde dava konusu icra takibi ile davalılardan tahsili talep edilen alacak ödenmemiş ise de dosyanın davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize geldiği tarihten sonra dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacağın borçlu tarafından ödendiği, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır.  <br>\tHal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına ilişkin açık yazılı beyanları bulunduğu gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti, yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gibi, icra takibine konu borcu ödeyen davalıların arabuluculuk ücretinden sorumlu bulunması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalıların istinaf aşamasında icra takibine konu borcu ödedikleri gözetilerek KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2022 tarih 2021/671 Esas 2022/803 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının peşin alınan 999,53 TL harç ile 413,79 TL icra peşin harcından mahsubu ile fazla alınan 985,72 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davacı tarafından yatırılan harçların talebi bulunmadığı gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi bulunmadığı gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Davacı vekille temsil edilmiş ise de, vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tB)1-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacının yargılama gideri talebi bulunmadığından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.19/12/2024<br><br>Başkan -             Üye -                    Üye -                Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcd0ccd6b54b8bd4","SID":"6c74016380109fcb"}}