{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/509 <br>KARAR NO:2025/75<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/12/2021<br>NUMARASI:2020/756 Esas - 2021/1002 Karar<br>DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>İlk derece mahkemesince verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; halka açık ... tarafından ... AŞ sermayesindeki payların 15.09.2014 tarihinde 3.900.000-TL bedel ile ... AŞ'den devralınması ve 11.06.2015 tarihinde ... AŞ’ye 2.750.000-TL bedel ile devredilmesi işlemlerinin 6362 sayılı SPK ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında incelenmesi neticesinde kurulca hazırlanan 15/10/2019 tarihli denetleme raporunda; şirketin payları 09.05.2005 tarihinde halka arz edilmiş olup, mevcut durumda halka açıklık oranının %99,46 olduğu, şirketin yönetim kontrolünün 11.06.2013-12.12.2013 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yapan ... ile eşi ...’da (...) olduğu, 02.04.2014-19.11.2014 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yapan ... isimli şahsın, ... ve eşi ...’ın (...) direktifleriyle hareket ettiğinin anlaşıldığı, buna göre şirketin kontrolü bu iki kişiye ait iken 19.11.2014-20.05.2016 tarihleri arasında şirketin ...ve ... ile birlikte ... (...'nun kardeşi) tarafından ortak kontrol edildiğinin değerlendirildiği, ... Turizm'in 15.07.2013 tarihinde ...'nun kontrolüne geçtiği, 12.11.2013 tarihinde sermayesi 300.000-TL'den 4.000.000-TL'ye çıkararak şirketin tüm paylarını 04.02.2014 tarihinde ...'e sattığı, ...'in bu payları 09.04.2014 tarihinde ...'e sattığı, ...'in 15.09.2014 tarihinde ... paylarının /97,5'ini ...'e, ... Holding'in ise söz konusu payları 11.06.2015 tarihinde ...'e sattığı, .... ile ... Petrol'ün sahibi görünen ...'in ...'nun şoförü ve çalışanı olduğu, 2004 yılından itibaren ... ve ...'nun ilişkili olduğu şirketlerde çalışan ...'in güncel durum itibariyle ...'nun sahibi olduğu ... şirketinde çalıştığı, ... ile ...'in 19.07.2016 tarihinde silahlı saldırı sonucu öldükleri, ...n'ın ise yaralı kurtulduğu, ...'in ...'i satın aldıktan iki ay sonra ...'e sattığı, ...'in o tarihteki sermayesi 10.000-TL olup 4.000.000-TL sermayesi bulunan ...'i satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ...Turizm'in satın alınması işleminde ... tarafından ...'e gönderilen paraların ... tarafından aynı gün ...'e gönderildiği ve bu kişi tarafından nakit olarak çekildiği, ... Holding'in 2015 yılındaki bağlı ortaklıklarından ... şirketinin 24.09.2014 tarihinde kurulduğu, bu şirketin 31.12.2014 itibariyle tüm paylarının ...'a ait olan ...'e ait olduğu, bu tespitlere göre ... şirketinin... ve ...'nun ilişkili tarafı olduğu ve bu kişiler tarafından ...'in ... Holding'e satılmasına aracılık etmek üzere kullanıldığı, bu işlemler muvazaalı olup örtülü kazanç aktarımı suçuna konu edilebileceği,...şirketinin alım ve satım işlemlerinde şirket tarafından değerleme raporu hazırlatılmadığı, düzenlenen bağımsız denetim raporunda ... Turizm'in %97,5 payının gerçeğe uygun değerinin 3.348.888-TL olarak belirlendiğini, ancak bu şirketin kaynaklarının önemli bir bölümü ile ...'nun ilişkili taraflarının fonlandığı, şirket faaliyetlerinin büyük bölümünün olağan ticari faaliyetlerden oluşmadığı, bu nedenle bağımsız denetçi tarafından belirlenen değerin gerçek durumu yansıtmadığı, ...Holding'in ... Turizm'i satın almasında kullanılan paranın ...’ın banka hesabından çekilen 1.350.000-TL'nin fiktif olarak banka hesapları arasında döndürülmesi suretiyle gerçekleştirildiği, ... şirketinin satın alma bedelinden 1.150.000-TL zararla satılması sonucunda menfaat temin edenlerin ..., ... ve ... olduğunu, bu işlemler sonucunda ...'ın ...'ı aracı kılarak şirketten aldığı 621.000-TL borcun kapatıldığı, ayrıca şirketin ...'a fazladan 529.000-TL haksız bir şekilde borçlandırıldığı hususlarının tespit edildiğini, kurul kararında belirlenen 3 aylık süre içerisinde paranın şirkete iade edilmemesi nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların eyleminin 6362 sayılı kanunun 21. maddesi gereği örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğunu, örtülü kazanç aktarımı yoluyla ...Holding'in mal varlığının 1.150.000-TL azaltıldığını belirterek, davalılara örtülü olarak aktarılan 1.150.000-TL'nin şimdilik 115.000-TL’sinin mal varlığı azaltılan ... Holding’e iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:1-Davalı ... vekili; müvekkilinin ... Holding ile hiç bir hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığını, şirkette herhangi bir paya da sahip olmadığını, pay alım ve satım işlemleri sonucunda müvekkilinin menfaat temin ettiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin örtülü kazanç aktarımı sağlamadığını, bu yönde hiç bir somut delil bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davanın 6362 sayılı kanunun 94. maddesinde düzenlenen sürede açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... vekili; müvekkilinin 19/11/2014-20/05/2016 tarihleri arasında ... Holding'in yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, diğer davalı ...'ın öz ağabeyi olduğunu, ... firmasının da bir dönem ... Holding bünyesinde bulunduğunu, bu şirketin müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığından önce 15/09/2014 tarihinde satın alındığını, daha sonra ... Holding'in mali sıkıntıları nedeniyle ... firmasının satışına karar verildiğini, Prestij paylarının alınması sırasında müvekkilinin ...Holding ile hiç bir hukuki bağlantısı bulunmadığını, şirketin alış satış bedeli farkının ülke ekonomisi doğrultusunda şirketin değerindeki dalgalanmayı gösterdiğini, şirketin gerçek değerine çok yakın bir değere satıldığını, müvekkilinin örtülü kazanç aktarımı sağlamadığını, bu yönde hiç bir somut delil bulunmadığını, ... Turizm'in satın alınmasının ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle şirkete olumlu katkısı olmaması nedeniyle şirketin mümkün olabilecek en az zararla elden çıkarıldığını, satış işleminde muvazaalı veya fiktif bir işlem yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; ... AŞ'nin 14/03/2014 tarihinde ... tarafından kurulduğu,... şirketinin 31/12/2014 itibariyle ... AŞ'nin %100 hissesinin sahibi olduğu, ... Holding AŞ'nin ... AŞ hisselerini .... Organizasyon'dan devir aldığı, bu devir nedeniyle ... Holding'in ödediği paraların davalı ...'ın banka hesaplarına yatırıldığı anlaşılmakla, davalının husumet itirazının kabul edilmediği, davacı ...'nın yapılan inceleme sonunda düzenlenen denetleme raporunu 07/11/2019 tarihli toplantıda öğrendiği, 64/1440 sayılı karar ile ... Holding'e 3 ay içinde gerekli işlemleri yapması konusunda tebligat yapmayı kararlaştırdığı, SP Kanununun 21/4 maddesi gereğince 13/11/2019 tarihli  kararın ... Holding'e tebliğ edildiği, şirketin 03/02/2020 tarihli yazı ile davalılar ..., ... ve diğer kişiler hakkında İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını bildirdiği, ayrıca davacının İstanbul C.Başsavcılığının 2019/193643 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunduğu, işbu davanın 30/03/2020 tarihinde açıldığı, davacının SP Kanununun 21. maddesi gereğince yasal 3 aylık hak düşürücü süre içinde iade talebinde bulunduğu, bu nedenle davalıların hak düşürücü süre itirazının kabul edilmediği, davacının sebepsiz zenginleşmeyi öğrendiği 07/11/2019 tarihli toplantıdan itibaren 2 yıl içinde işbu davayı açtığı, ayrıca sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği 15/09/2014 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı, alınan 26 /09 /2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre; ... Turizm'in 15.07.2013 tarihinde ...'nun kontrolüne geçtiği, ...'nun 12.11.2013 tarihinde şirket sermayesini 300.000-TL'den 4.000.000-TL’ye çıkardığı ve şirket paylarının hepsini 04.02.2014 tarihinde ...'e (... kayıtlarına göre ...'nun şoförü) sattığı, ...'in bu payları 09.04.2014 tarihinde ...'e sattığı, ...'in 15.09.2014 tarihinde ... paylarının %97,5'ini ... Holding'e, ... Holding'in ise söz konusu payları 11.06.2015 tarihinde ... Petrol’e sattığı, ... Petrol'ün tek pay sahibinin ...(... kayıtlarına göre ....'nun şoförü, çalışanı) olduğu, ... Holding'in ... Turizm'i satması işlemlerinde ...'ın (...) banka hesabından çekilen 1.350.000-TL’nin birkaç işlem ile ..., ... Petrol, ... Holding banka hesapları arasında döndürülmesi suretiyle gerçekleştirildiği, işlemler sonunda paranın ...'ın banka hesaplarına geri yatırıldığı,...Turizm'in kaynaklarının önemli kısmının ticari olmayan alacaklardan oluştuğu, şirketin ticari faaliyetlerinin çok kısıtlı olduğu ve büyük bir kısmı ile ...'nun ilişkili tarafların parasal transferlerle kaynak oluşturulduğu, halka açık ... AŞ tarafından bağlı ortaklığı ... Turizm paylarının ...Turizm'den 3.900.000-TL karşılığında satın alınması ve bu payların 2.750.000-TL karşılığında ... Petrol’e satılması işlemlerinin emsallerine, piyasa teamülleri ile ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak yapıldığı, alım satım aşamasında yapılan işlemler ile ilişkili kişiler olan davalılar lehine bariz bir menfaat sağlandığı, bunun sonucunda halka açık ortaklık ve bağlı ortaklığı kârında/malvarlığında azalma meydana geldiği, bu eylemlerin SPK Kanununun 21 ve 110. maddelerinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı kapsamına girdiği, ... Turizm paylarının ... Holding tarafından satın alınmasından sonraki dönemde özkaynak kaleminin fîktif giderlerle azaltıldığı, böylece ...Turizm paylarının ... Holding tarafından satıldığı dönemdeki gerçek değerinin düşük gösterildiği, ... Turizm'in 15.09.2014 tarihinde 3.900.000-TL'ye satın alınması ve 9 ay sonra 1.150.000-TL zararla satılması sonucunda,... Holding'in 1.150.000-TL tutarında zarar ettirilerek malvarlığının azaltıldığı, bu elden çıkarmanın ilişkili taraf kişi sıfatına haiz bir şahsa yapılması ile işlemin kasten ve bilinçli olarak yapıldığı, ..Turizm'in 3.900.000-TL'ye satın alınması ve 9 ay sonra 1.150.000-TL zararla satılması olayında davalıların sorumluluklarının bulunduğu, diğer sorumlu ...'nun kamuoyunu yanıltıcı işlemlere aracılık ettiği ve vefat ettiği, davalılar ... ve ...'ın SPK'nın Kurumsal Yönetim Tebliği gereği üyelik yaptıkları dönemlerde şirketin mal varlığının korunması ve yatırımcıların haklarının korunması anlamında sorumluluğunun devam ettiği, TTK’da yönetim kurulu üyelerinin ortaklık idaresindeki özensizlik, ihmal, hatta suiistimallerini önlemek amacıyla 549-553 maddeler ile ayrıntılı şekilde düzenlemeler yapıldığı, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri, bu nedenle hem şirkete, hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan dolayı sorumlu oldukları, şirketin uğradığı 1.150.000-TL zararın giderilmesi için ilgili kişiler hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı,örtülü olarak aktarılan şirket zararının şirkete iadesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere, 115.000-TL'nin söz konusu icra takibinde ödeme emrinin davalılara tebliği ile davalıların temerrüdün başladığı 23/12/2019 tarihinden itibaren yasal faiz  işletilerek davalılardan alınarak dava dışı ... AŞ'ye verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili; müvekkili ...'ın ... Holding veya ... Turizm'in yönetim kurulu üyesi olmadığını, müvekkili ...'ın da ... Turizm'in satın alındığı dönemde ... Holding'in yönetim kurulu başkanı veya üyesi olmadığını, ...'ın ayrıca ....Turizm ve ... Petrol'ün de yönetim kurulu üyesi olmadığını, müvekkili ...'ın kendisine ait bir çok akaryakıt istasyonu bulunduğunu ve banka hesaplarında günlük yüksek miktarlı nakit giriş çıkış hareketi olmasının doğal olduğunu, hesap hareketlerine göre müvekkilinin dava konusu şirket alım satımına ilişkin ödemelerin çok daha fazlası oranında nakit akışına sahip olduğunu, bu nedenle dava konusu şirket alım satımına ilişkin ödemelerin müvekkili ... ile ilişkilendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ...'ın 19.11.2014-20.05.2016 tarihleri arasında ... Holding'in yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, dolayısıyla ... Turizm'in satın alındığı 15.09.2014 tarihinde müvekkilinin ... Holding'in yönetim kurulu başkanı olmadığını, ... Turizm'in 15.09.2014 tarihinde 3.900.000-TL bedel ile satın alındığını,11.06.2015 tarihinde 2.750.000-TL bedel ile satıldığını, ... Turizm gerçek değerinin çok üstünde bir bedel ile satın alınmış ise o tarihte ... Holding'de yönetim kurulu başkanı veya üyesi olmayan müvekkili ...'ın hiç bir sorumluluğu olamayacağını, müvekkili ...'ın sorumluluğunun belirlenmesinin ... Turizm'in değerinin tespit ile mümkün olduğunu, ... Turizm'in satışının, mevzuat düzenlemesi ile gelen zorlanma hali ile ekonomik ve ticari şartlar sebebiyle gerçekleştiğini, fiktif bir işlemin söz konusu olmadığını, davacının delilleri arasındaki denetleme raporunda ... Turizm paylarının bağımsız denetçi tarafından 3.348.888-TL olarak belirlendiğinin belirtildiğini, buna göre ... Turizm'in satın alma bedeli ile bu bedeli arasında 551.112-TL, satış bedel ile de 598.888-TL fark bulunduğunu, ...'nin en az öz mal 25 adet üst segment araç bulundurma zorunluluğuna ilişkin kararına göre ...Turizm'in satılmasının ... Holding lehine makul ve olağan bir ticari faaliyet olduğunu, sektörün ve ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle yapılan bu yatırımın olumlu katkısı olmayacağı düşüncesi ve daha büyük zarara uğrama ihtimali nedeniyle ...Turizm'in satışına karar verildiğini, ... Turizm'in ticari faaliyetlerini büyütme ve müşteri portföyünü genişletme iddialarına ilişkin olarak tanık deliline dayandıklarını, mahkemece tanık dinletme istemleri kabul edilmeyerek eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmamasının usule aykırı olduğunu, davacı kurumun suç duyurusu üzerine müvekkilleri hakkında İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/91 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu, dilekçe ekinde sundukları uzman görüşündeki tespitlerin mahkemece eksik inceleme sonucunda hatalı karar verdiğini ortaya koyduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE:Dava, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu bedelin şirkete iadesi istemine ilişkindir. 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 21. maddesinde; halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmalarının yasak olduğu, kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde ise halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep edeceği, kendilerine kazanç aktarımı yapılan tarafların Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 94. maddesinde ise; Kurul'un, 21. maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının ortaklara duyurulmasını istemeye ve Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafça; dava dışı ... Holding'in davalıların kontrolünde bulunduğu dönemde ... Otomotiv'in bir kısım paylarının 15.09.2014 tarihinde 3.900.000-TL bedel ile ... Organizasyon'dan satın alınması ve 11.06.2015 tarihinde 2.750.000-TL bedelle ... Petrol firmasına satışının örtülü kazanç aktarımı niteliğinde bulunduğu ve bu suretle şirketin zarara uğratıldığı ileri sürülerek, şirket zararının davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi talep edilmiştir. Davacı kurum tarafından düzenlenen 15.10.2019 tarihli denetleme raporu ile mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinden; halka açık bulunan ... AŞ'nin 2013 yılına kadar davalı ...'ın eski eşi ...'nun kontrolünde olduğu, 2014 yılında şirkette pay sahibi olan ...'ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, bu kişinin paylarını devralan ve aynı zamanda ...'ın kardeşi olan davalı ...'ın 19.11.2014-20.05.2016 tarihleri arasında şirkette yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, dolayısıyla şirketin 2013-2016 yılları arasında yönetim ve kontrolünün davalıların elinde olduğu, ... Holding tarafından hisseleri satın alınan ... Turizm..AŞ hisselerinin ise 15.07.2013 tarihinde davalı ... ile eski eşi ...'nun sahibi oldukları ...Otelcilik ile ... tarafından devir alındığı, 04.02.2014 tarihinde şirketin tüm paylarının ...'nun şoförü ve çalışanı olduğu tespit edilen ... tarafından devralındığı ve 09.04.2014 tarihinde ...Turizm şirketine devredildiği, 15.09.2014 tarihinde ise ... Turizm'in %97,5 payının ... Holding tarafından 3.900.000-TL bedelle satın alınarak 11.06.2015 tarihinde bu kez 2.750.000-TL bedelle ... Petrol unvanlı şirkete satıldığı, ... Turizm paylarının ... Holding tarafından ... Petrol'e satıldığı tarihte bu şirketin tek pay sahibinin ... olduğu, bu kişinin de ...'nun çalışanı olduğu, dolayısıyla satışa konu Prestij şirketinin ... Holding'den önceki pay sahibi ... ile satıştan sonraki pay sahibi ....'in ...'nun sigortalı çalışanları olduğu, ...Turizm firmasının ... Holding'e satışı yapılan %97,5 payının değerinin 3.348.888-TL olarak hesaplandığı, ancak şirketin ... ile davalıların kontrolündeki ... şirketine yüklü miktarda borçlandırıldığı, ticari defterlerinde ... şirketi ile bir ticari faaliyetine rastlanılmadığı, şirketin ...'ten olan 2 milyon TL'yi aşan alacağının 2014 yılında şirket hesaplarından çekilen paralardan oluştuğu, sigortalı çalışan olan bu kişiden tahsil olanağı bulunmadığı, şirketin 2015 yılında yine ...'na ait ... firmasına yüksek tutarlarda borçlandırıldığı, dolayısıyla şirketin öz kaynaklarının fiktif giderler ile azaltıldığı, ...'in Prestij'i satın aldığı dönemde ...'a borçlandırıldığı, bu borcun ise ...'dan şirket tarafından alınan paralar ile kapatıldığı, dolayısıyla şirketin ...'a borçlandırıldığı, ancak tüm para hareketlerinin davalılar, davalının eski eşi ... ve ilişkili adı geçen diğer kişilerin hesapları arasındaki fiktif para hareketleri ile paranın döndürülmesi şeklinde gerçekleştirildiği, sonuçta ... şirketinin ... şirketini 1.150.000-TL zararla sattığı, fiktif para hareketleri sonucunda ...'ın şirkete olan borcu kapatıldığı gibi ...'ın da şirketten alacaklı hale getirildiği sonucuna varılmaktadır.Davalıların eylemi 6362 sayılı kanunun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olup, şirketin uğradığı zarardan sorumlu oldukları sabittir.Davacı kurum tarafından yapılan bildirime rağmen davalılar tarafından şirketin zararının giderilmediği, şirket tarafından davalılar aleyhine başlatılmış olan icra takibinin de itiraz üzerine durdurulmuş olduğu, dolayısıyla şirketin zararının giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece davalıların sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafça hisseleri satışa konu ... Turizm'in ticari faaliyetlerini büyütme ve müşteri portföyünü genişletme girişimlerine ilişkin olarak tanık deliline dayanılmışsa da, dosyada toplanan deliller ile ... şirketinin satış öncesinde fiktif giderlerle öz kaynaklarının azaltıldığı tespitleri doğrultusunda, mahkemece davalı tanıklarının beyanlarının alınmasının sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiştir. Diğer yandan davalılar hakkında açılan kamu davasının bekletici mesele yapılmaması da, dosyada yapılan tespitler doğrultusunda sonuca etkili görülmemiştir. Bu nedenle davalılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.855,65-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 161,40-TL harcın mahsubu ile kalan 7.694,25-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 86,50-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36d1dab55015b02c","SID":"833cecac30a59844"}}