{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2223 - 2024/2363<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br> <br>DOSYA NO\t: 2021/2223 <br>KARAR NO\t: 2024/2363<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/04/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas  ... Karar<br>DAVACI\t: ... MENKUL DEĞERLER ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin<br>\t\t Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br><br>STİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 30/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/12/2024<br>    <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarihli  ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda  bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket 6362 sayılı SPK kapsamında kurulmuş vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satımı alanında hizmet veren yetkili bir aracı kurum olduğunu, davacı ile davalı arasında 17.04.2015 tarihinde Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi düzenlendiğini,  20.04.2015 tarihinde de Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmelerin imzasından önce davalı-müşteriye SPK mevzuatı doğrultusunda risk bildirimleri yapıldığını, sözleşme uyarınca davalıya 111570 numaralı yatırım hesabı açılmıştır. Türev Araçları Alım Satım Aracılık Sözleşmesi, müşteriye düşük miktar parayı teminat olarak yatırarak kaldıraç etkisi ile yüksek tutarlı işlem yapabilmesine imkan verdiğini, türev piyasalarda sermaye piyasasının aktörleri; Borsa İstanbul AŞ (BİST), SPK ve Takas Merkezi (Takasbank) olduğunu, müşteri türev piyasada istediği pozisyon için işlem yapmadan önce aracı kuruma teminat yatırmak, teminat açığı çıkarsa bunu para yatırarak veya pozisyonunu eksilterek tamamlamak zorunda olduğunu, sözleşmenin imzalan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mevzuata göre kaldıraçlı işlemlerde yatırmadan teminat tutarının üzerinde kayba uğrayacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz, yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemeyeceğini, bu düzenleme uyarınca teminatı aşan zararın davalıdan istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, öte yandan davacı amacı kurum çalışanlarının irade sakatlayıcı beyanları nedeniyle davalı zarara uğradığını, davacı aracı kurum çalışanları çalışanları ile yapılan telefon görüşmelerinden bu durumun da anlaşılabileceğini, bu sebeple davacıya karşı açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Taraflar arasındaki 17.04.2015 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık İşlemleri Çerçeve Sözleşmenin 13.11. maddesinde temerrüt faiz oranı ‘Komisyon ve Masraf’ tarifesinde belirtilen kredi faiz oranının 3 katı olarak belirlenmiştir. Davalının imzasını taşıyan 17.04.2015 tarihli ‘Komisyon ve Masraf’ tarifesinde kredi faiz oranı TCMB gecelik borç verme faiz oranı + %15 olarak belirlenmiştir. TCMB’nin 15 Ağustos 2018 dönemini kapsayan gecelik borç verme faiz oranı (O/N) 19,25’tir. Buna göre temerrüt faiz oranı (19,25 + 2,88) * 3 = %66,39 olarak hesaplanmakla birlikte davacı tarafın talep ettiği %57,09 davalı lehine olduğundan taleple bağlı kalınarak kavanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 3.026.859,54 TL asıl alacak,  9.600,19 TL işlemiş faiz ve 480,01 TL gider vergisi için devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, 607.387,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %57.09 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddedilen kısım yönünden bankanın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmanın 16/04/2021 tarihli celsesinde mazeretinin geçersiz biçimde red edildiğini, sözlü yargılamaya geçildikten sonra taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın ertelenmesi gerektiğini, bu talebinin kabul edilmediğini rapora itirazının gerekçesiz reddedildiğini, itirazları konusunda rapor alınmadığını, irade sakatlığı değerlendirilip tartışılmadığını, uygunluk testi yapılmadığını, müşteri uygunluk testinin telefon görüşmeleriyle değil işlemlere başlamadan önce SPK mevzuatına göre yapılması gerektiğini, teminat açığından sorumluğu olduğu yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, davanın VİOP risklerini bildiği görüşü bakımından uygunluk testi risk bildirimine ilişkin açıklamalara uyulmaksızın işlem yaptıran aracı kurumun kusursuz olduğu kabul edilerek daha önce hangi sıklıkta ne kadar süreyle ve hangi boyutta işlem yaptığı değerlendirilmeden müvekkilin sadece benzer işlemler yatığından harekette türev araçlarının içerdiği riski bildiği sonucuna ulaşılmasını mümkün olmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br><br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ile Türev Araçları Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi düzenlendiği, bu kapsamda yatırım hesabı açılan davalının türev araçlarının alım satımıyla ilgili işlemler yapmaya başladığı, türev araçlarına ilişkin sözleşmenin yatırım hesabı sahibinin düşük miktarda teminat yatırarak kaldıraç etkisiyle yüksek tutarlı işlem yapabilmesine imkan verdiği, davalının yatırım hesabı eksiye düştüğünden eksik teminatı tamamlaması gerektiği,  mevzuat gereği teminat tamamlama çağrısı yapıldığı halde davalının çağrıya uymaması sebebiyle eksik teminatı davacı tarafından Takasbank'a yatırıldığı, ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında başlatılan icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, mevzuata göre kaldıraçlı işlemlerde müşterilere, yatırılan teminatın üzerinde kayba uğratacak şekilde işlem yaptırılamayacağı, yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde oluşan zararın yatırımcıdan talep edilemeyeceği ve bunun yasal dayanağının bulunmadığı, SPK tebliğine uyum çerçevesinde yatırımcıların profesyonel ve genel olmak üzere sınıflandırılarak genel sınıftaki müşterilere uygunluk testi uygulama zorunluluğu getirildiği, davacının çalışanlarının iradeyi sakatlayıcı beyanları nedeniyle davalının \"Long\" pozisyondan \"Short\" pozisyonuna geçtiği ve bu sebeple zarara uğrağı savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, taraflar arasında imzalanan sermaye piyasası işlemleri genel çerçeve sözleşmesi ve bağlı sözleşmeler çerçevesinde, davalının işlemleri sonucunda Takasbank AŞ'ye davacı tarafından ödenen eksik teminat miktarının davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Taraflarca dayanılan deliller ve davacı şirket kayıtları getirtildikten sonra sermaye piyasası işlemleri konusunda uzman bilirkişi kurulundan düzenlenen raporlarda özetle, kaldıraçlı işlemlerin yatırımcıya daha az parayla satın alınan şeyin bedelinin belli bir katı kadar satın alma imkanı verdiği, kaldıraç imkanı veren işlemlerin Kaldıraçlı Alım Satım (KAS) ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) işlemleri olup farklı hukuki düzenlemelere ve farklı işleyiş sistemine tabi olduğu, KAS işleminin uygulamada FOREX veya FX olarak da adlandırıldığı ve bu işlemlerde gerçek bir mal, yabancı para, metal ya da senedin fiziki teslimi olmaksızın hesaben yapılan işlemlerle herhangi bir göstergenin yatırımcı tarafından spot olarak bir vadeye tabi olmadan dilediği zaman pozisyonunu kapatabildiği alım satım işlemi olduğu, VİOP işlemlerinin ise vadeli işlem ve opsiyon piyasası ortamında işlem görmesi Borsa İstanbul A.Ş. tarafından belirlenen opsiyon sözleşmelerinin alınması ve satılması işleminden ibaret olduğu, VİOP sisteminin işleyişi ile bu sistemde alış veya satış emri vermeden önce müşterinin yatırması gereken teminatların, yine alış ve satıştan sonra hedeflenen yönün tersine gelişmeler sonucu hesaptaki teminat oranının azalması halinde eksilen teminatın azalmasına dair esasların Borsa İstanbul A.Ş. ile Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından oluşturulan sistem kurallarında düzenlendiği, VİOP sisteminin aracı kuruluşları muhatap aldığı, VİOP işlemlerinin özel bir emir ve teminat hesaplama sistemine tabi olup teminat oranları ve açıklarının Borsa İstanbul A.Ş. ile Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından birlikte çalıştırılan bir elektronik sistemle gerektiğinde bazı parametreler değiştirilmek suretiyle hesaplandığı ve her bir müşteri bakımından sadece aracı kurum tarafından görülebilecek şekilde raporlandığı, teminat oranının veya açığının hesaplanmasına aracı kurumun ya da aracı kurum müşterilerinin müdahale etmelerinin mümkün olmadığı, bir müşterinin teminat açığı oluştuğu ve bu durum aracı kuruma raporlandığında sistemin teminat açığı olan müşteri adına yeni bir işlem emri girmesine engel olduğu, yatırımcının oluşan teminat açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda olduğu tutarı aracı kuruma ödemesi gerektiği, bu durumda aracı kurumun teminat açığını kapatma yükümlülüğünün Takasbank'a karşı devam ettiği, aracı kurumun aracılık fonksiyonuna binaen müşterisinden alacağı parayı Takasbank'taki müşterisi hesabına aktaracağı, müşterisinin teminat açığı tutarını ödememesi halinde ise aracı kurumun bu tutarı kendi hesabından Takasbank'a yatırmak zorunda olduğu, müşteriye teminatından fazla zarar ettirilmemesi yasağının KAS işlemlerine özgü olduğu, VİOP işlemlerinde ise müşteriye teminattan fazla zarar ettirmeme yasağının bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, bilirkişi raporlarında, somut olayda taraflar arasında 17.04.2015 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi ile Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi ile Bireysel Müşteri Anketi, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu, Türev Araçları Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi, Türev Araçları Müşteri Tanıma Anketi imzalandığı, davaya konu işlemlerin VİOP işlemi niteliğinde olduğu, davacı aracı kurum tarafından davalıya gerekli risk bildirimlerinin yapıldığı, ancak uygunluk testinin yapılmadığı, dosyaya sunulan ses kayıtlarına göre davalıya uygunluk testi için sözlü davet yapıldığı ve davalının imza için geleceğini söylediğinin tespit edildiği, uygunluk testinin yapılmamasının müşteriye aracı kuruma karşı olan borçları bakımından bir def'i hakkı sağlayacağına dair sermaye piyasası mevzuatında bir hüküm bulunmadığı,  davacı aracı kurum nezdindeki davalı hesabını 31.07.2018 tarihinden itibaren gösteren hesap ekstresine göre davalının VİOP'ta yapmış olduğu işlemler nedeniyle teminat açığının oluşması ve bu açık sebebiyle davacı aracı kurum tarafından Takasbank'a 2.971.563,00 TL ek teminat yatırılarak davalının hesabına borç kaydedilmesi sonrası 14.08.2018 tarihi itibariyle 3.026.859,34 TL olduğu hususunda görüş bildirilmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, davalının davacı aracı kurum vasıtasıyla Borsa İstanbul A.Ş. ile Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından birlikte çalıştırılan sistemle faaliyet gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası işlemleri yaptığı, taraflar arasındaki 17.04.2015 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi ile Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Sözleşmesinin yapıldığı tarihte davalıya gerekli risk bildirilerinin yapıldığı, davalıya uygunluk testi yapılmamış ise de davacı aracı kurum tarafından uygunluk testi için davet edilen davalının imza için geleceğini söylediği, kaldı ki uygunluk testi yapılmamasının müşteriye borçları konusunda aracı kuruma karşı bir def'i hakkı sağlayacağına dair sermaye piyasası mevzuatında herhangi bir hüküm bulunmadığı, yaptığı işlemler sonrası hesabında oluşan 2.971.563,00 TL teminat açığı oluşması sebebiyle davalının kendisine yapılan teminat tamamlama çağrısına uymaması üzerine mevzuat gereği sözkonusu teminat açığının davacı aracı kurum tarafından Takasbank'a yatırılarak davalının hesabına borç kaydedildiği, bu şekilde davalının hesabının 14.08.2018 tarihi itibariyle 3.026.859,34 TL eksi bakiye verdiği, davacı aracı kurumun davalının işlemleri nedeniyle ödediği teminat bedelini davalıdan  talebinde haklı bulunduğu, davalı tarafından davacı aracı kurum çalışanlarının iradesini sakatlayıcı beyanları sebebiyle \"Long\" pozisyondan \"Short\" pozisyona geçmesi sebebiyle yaptığı işlemlerden zarara uğradığı ve teminat açığının bundan kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de davalının bu iddiasının davacı kuruma karşı açtığı ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas - ... Karar tazminat davasının konusunu oluşturduğu, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle sözlü yargılama için davetiye tebliğ edilen davalı vekilinin mazeretinin reddedilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kımen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 207.453,35.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 51.863,34TL harçtan mahsubu ile bakiye 155.590,01.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  30/12/2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63a0d2fc67c1a936","SID":"ea8f82db93f2a7e7"}}