{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2024<br>NUMARASI\t: ......... Esas - ......... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br><br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/01/2025<br> Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 14/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait dairenin tadilat işlerini yaptırmak için senet lehtarı .........'un aracılığı ile  dava dışı .........'la 103.000-TL karşılığında anlaştığını, .........'ın tek nüsha olarak düzenlediği muhtelif belgenin ekine zımbaladığı senedi müvekkiline imzalattığını, müvekkilinin 18.05.2017 tarihinde .........'a Kuşadası ...... Noterliğinin ......... yevmiye numaralı muvafakatnamesiyle söz konusu taşınmazın her türlü tadilatını yapmasına, tadilat projelerini tanzim ve tasdik etmesine, tadilat izin ve ruhsatlarının alınmasına muvafakat verdiğini ve başlangıç olarak 12.000 TL'yi işi üstlenen .........'a gönderdiğini, sonrasında yurt dışında yaşayan müvekkilinin Belçika'ya dönmek zorunda kaldığını, takibe konu olan senedin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında imzalatıldığını, .........'ın üzerine düşeni yapmamasına rağmen tadilatın sıkıntısız yapılması halinde ödenmesi üzerine anlaşılan tutarı KDV'si ile birlikte talep ettiğini ve 13.09.2017 tarihli fatura keserek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin ise faturayı kabul etmediğini, davaya konu senedi .........'un, yeğeni davalı ...'a ciro ettiğini ve bu kişi üzerinden müvekkili aleyhine Konya.... İcra Dairesinin ......... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalılarla müvekkili arasında hiçbir ticari faaliyetin ve borç ilişkisinin bulunmadığını, .........'un yalnızca müvekkil ile .........'ın tanışmasına ve tadilat için anlaşmalarına aracılık ettiğini, tadilatların müvekkilinin istediği gibi yapılmaması üzerine ......... ile yapılan sözleşmenin sonlandırıldığını ve tadilat işlemlerinin o günkü hali ile bırakıldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek; müvekkilinin Konya.... İcra Müdürlüğünün ......... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve senet aslının müvekkiline iadesine, kötü niyetli davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, hüküm kesinleşinceye kadar İİK m.73/2 uyarınca yatırılan teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın davalı tarafa ödenmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının resmi belgi ele davasını ispatlamak zorunda olduğunu, bu hususta tanık dinletilmesini kesinlikle kabul etmediklerini, davacı aleyhinde açılan takibin kesinleşmesinden sonra davacının evire haciz konulduğunu ve satış aşamasına gelindiğini, davacı tarafından kıymet taktirine itiraz edildiğini, satış aşamasına gelindikten ve 5 yıl geçtikten sonra bu davanın açıldığını, davacının bu aşamaya kadar herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının kötüniyetli olup müvekkilinin alacağını engelleme amacında olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişti. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Davacı ile dava dışı ......... arasında villa tadilat işleri ile ilgili sözleşme yapıldığı, ilgili sözleşmede ödeme planının açıklandığı, dava dışı ......... tadilat projelerinin tanzim ve tasdiki hususunda yetkilendirilmesi için muvafakatname düzenlendiği, dava dışı .........'ın yapmış olduğu işlere ilişkin 13/09/2017 tarihli ve 121.687,50 TL bedelli faturanın düzenlendiği, ......... Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 20/09/2017 tarihli beyanında; 103.000,00 TL'ye anlaştıklarını, 12.000,00 TL'sinin ödendiğini, bakiye bedelin ödenmediğini ikrar etmiştir.<br>Davada asıl uyuşmazlığın, dava konusu edilen bononun, davacının rızası dışında düzenlenmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup; dava konusu bono bedelinin nakden ahzolunduğunun belirtilmesi karşısında, davacı iradesinin sakatlığına yönelik ispat külfeti davacı üzerindedir.  Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat külfeti alacaklı üzerinde ise de; davacının senetteki imzayı inkar etmemesi, fakat bilgisiz ve tecrübesizliğinden kaynaklı olarak boş senedin imzalatılıp sonradan veriliş aslına uygun olmayacak şekilde düzenlenmesine yönelik iddialar karşısında; davacının, dava dışı ......... ile yapmış olduğu sözleşme evrakları imzalanırken, iradesinin aksine dava konusu senedin imzalattırıldığı yönündeki iddialar davacının soyut beyanları dışında herhangi bir delil ile ispatlanamadığından bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir.<br>Yine davacının, yurtdışında yaşıyor olması ve senede ilişkin hususlar da tecrübesinin bulunmamasından kaynaklı olarak dava konusu senedin davacıya imzalattırıldığı iddia edilmiş ise de; dava konusu senedin metin içeriğinde emre muharrer senet olduğu ve yetkili hamilin emri havalesine ödeme yapılacağı belirtilmiş olduğundan, sadece senet metninin tanınmıyor olması, borç doğurucu işlemden sorumluluğu sona erdirmeyeceğinden ve kötüniyet ile iradeyi sakatlayan hallerin bulunduğuna dair dosya kapsamında  herhangi bir delilin bulunmaması hususu dikkate alınarak bu yöndeki iddialara da itibar edilmemiştir. <br><br>Her ne kadar davacı tanığı ... dinlenilmiş ise de; tanığın beyanlarında davacı ile dava dışı ......... arasındaki hukuki iş ve işlemlere ilişkin beyanlarının olduğu, dava konusu senede ilişkin herhangi bir tanıklığının bulunmadığı anlaşılmakla, yargılamaya esas alınmamış ve yine tanık .........'nin beyanda bulunacağı hususların da, yargılamaya bir yenilik katmayacağı, davacının senet lehdarına borcunun bulunup  bulunmadığı hususunun senede karşı senet ile ispat kuralları gereği yine imzası inkar edilmeyen bir belge ile veya kesin delil ile ispatlanması gerektiğinden tanık .........'nin dinlenilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Davacı her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de; davalının ciranta konumunda olması, yeminin taraflar arasında icra edilebilir mahiyetinin bulunması ve senet içeriğinin rıza hilafının doldurulması hususunun TCK kapsamında suç teşkil edeceği, HMK 226/1-c maddesi gereği yemin delili kullanılmamıştır. <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mezkur açıklamalar da nazara alınarak;  davacının, iddia edildiği şekilde senet tanzim edildiğine dair muteber herhangi bir delil sunamaması, yine senede karşı senet ile ispat yükümlülüğü gereği, mübrez senet evrakına karşılık borcu sona erdirecek herhangi bir belge veya kesin delilin dosya kapsamında bulunmaması hususları ve davacının dava dışı ......... ile aralarındaki ilişkinin, dava dışı bono lehtarı ......... ile borç ilişkisi ile bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kesin delilin bulunmaması hususları nazara alınarak ispatlanamayan davanın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla dava konusu senedin davacıya ait evin tadilat işlerini üstlenen dava dışı ......... tarafından davacının bilgisizliğinden yararlanılarak iradesi dışında imzalatıldığını, daha sonra senedin dava dışı ......... tarafından doldurularak davalıya ciro edildiğini, davalı tarafından da icra takibine konu edildiğini, davacının senet nedeniyle herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin ne davalı ne de söz konusu senedin lehtarı ......... ile ticari bir ilişkisi veya bir borç ilişkisi olmadığını, bu süreçte ilişki içerisinde olduğu tek kişinin ......... olduğunu, davada tanık dinlenmemesi ve buna göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı, dava konusu bononun  gerçek bir borç nedeniyle düzenlenmediğini, bononun davacıya ait taşınmazın tadilat işini üstlenmiş olan  dava dışı ......... tarafından davacının bilgisizliğinden yararlanılarak bilgisi ve rızası dışında imzalatıldığını, daha sonra senet lehtarı adına doldurulup davalıya ciro edilerek icra takibine konu edildiğini ileri sürmekte, davalı ise senedi lehtar .........'dan ciro yoluyla devraldığını, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bono nedeniyle borçlu olmadığı   yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. Dava konusu somut olayda davacı, dava konusu bonoların gerçek bir borç nedeniyle düzenlenmediği,  bononun davacıya ait taşınmazın tadilat işini üstlenmiş olan  dava dışı ......... tarafından davacının bilgisizliğinden yararlanılarak bilgisi ve rızası dışında imzalatıldığı,  daha sonra senet lehtarı adına doldurulup davalıya ciro edilerek icra takibine konu edildiği yönündeki iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunmamıştır. Ayrıca davacı, senet lehtarı ......... tarafından kendisine gönderilen whatsapp mesajının delil başlangıcı oluşturduğunu ileri sürmekte ise de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202 inci maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan \"delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir\" düzenlemesi gereğince dava dışı senet lehtarı ......... tarafından davacıya gönderilen whatsapp mesajının davalıya karşı delil başlangıcı oluşturması mümkün olmadığından mahkemece  davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Buna göre  mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>......<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d9486c2924f63f6","SID":"139797702402ce8f"}}