{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/693 - Karar No:2025/54<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/693 <br>KARAR NO\t: 2025/54\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/01/2022<br>NUMARASI\t: 2018/980 E-2022/58 K<br><br>ASIL DAVADA:<br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br><br>KARAR TARİHİ\t: 21.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.01.2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve  alacak istemine ilişkin birleşen davada  mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- birleşen davada davacı  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tAsıl davada davacı vekili: Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin fatura karşılığında davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal ve hizmet satışı yaptığını, mal ve hizmetler davalıya teslim edilmiş olduğu halde fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini, bu nedenle 94.800,00 TL alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2018/14339 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl davada davalı vekili: Tarafların ticari defter ve belgeleri ile taraflar arasında akdedilen 25/04/2017 tarihli sözleşme üzerinde yapılacak inceleme neticesinde davacının müvekkilinden alacağı değil bilakis borcunun bulunduğunun anlaşılacağını, keza davacının müvekkili tarafından yapılan ödemeleri tenzil etmeden icra takibi başlattığını belirterek, asıl davanın reddini ve davacı aleyhine asgari %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>...Ltd. Şti. vekili karşı davada:Taraflar arasında 25.04.2017 tarihli bir adet çözüm ortaklığı sözleşmesinin imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 4.maddesi gereğince 8 adet faaliyet içeren birinci bileşenin  en son teslim tarihin 01.12.2017 olarak belirlendiğini, buna rağmen karşı davalı tarafından söz konusu birinci bileşene ait 5, 6 ve 8 nolu faaliyetlerin tamamlanarak müvekkiline teslim edilmediğini, yine aynı sözleşmenin 12.maddesi gereğince en geç 01.12.2017 tarihinde teslim edilmeyen her bir faaliyet için teslim alınana kadar ayrı ayrı günlük 100 Euro ceza ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, 24.12.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek karşı davalının 01.12.2017 tarihinden bu yana günlük 100x3=300 Euro cezai şartlı olarak çalıştırıldığını belirterek taraflar arasındaki sözleşme gereği muaccel hale gelmiş olan cezai şart alacağından fazla hakları saklı olmak üzere şimdilik 100 Euro cezai şart alacağının ayrı ayrı hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki Euro kuru üzerinden karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davalı vekili;arabuluculuk dava şartından ve esas bakımından karşı davanın reddini savunmuş olup dosya kapsamı itibariyle ve uyap sisteminden karşı davanın tefrik edilerek Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/78 esasına kaydedilmiş olduğu ve arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden verilen usulen red kararının istinaf  edilmesi üzerine Ankara BAM 23.Hukuk Dairesinin 2019/1011E-733K sayılı ilamı ile vekalet ücreti bakımından mahkeme kararının kaldırılarak dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmek suretiyle 02.05.2019 tarihinde yeniden hüküm kurulduğu ve kararın kesin olarak verilmiş olduğu  anlaşılmıştır.<br>\tBirleşen davada davacı vekili: Taraflar arasında 25/04/2017 tarihli Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme gereğince davalının ekolojik yerleşim uygulama projesi kapsamında müvekkili tarafından yürütülen ve birinci birleşen içerisinde yer alan 8 adet faaliyetin iş disiplinlerine ait uygulama projelerine temel oluşturacak teknolojilerin belirlenmesi, geliştirilmesi, alandaki gayrimenkullerin ve alt yapıların işletme modellerinin oluşturulması işini üstlendiğini, söz konusu sözleşmenin 4.maddesi gereğince 8 adet faaliyet içeren birinci bileşenin  en son teslim tarihinin 01.12.2017 olarak belirlendiğini, buna rağmen davalı tarafından söz konusu birinci bileşene ait 5, 6 ve 8 nolu faaliyetlerin tamamlanarak müvekkiline teslim edilmediğini, davalının kendi edimlerini ifa etmemişken ve teslim tarihlerini geçirmiş olmasına rağmen 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 97.maddesine aykırı bir şekilde işbu sözleşmeden kaynaklı alacak taleplerini Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/980 E. sayılı dosyasında dava konusu yaptığını, yine aynı sözleşmenin 12.maddesi gereğince en geç 01.12.2017 tarihinde teslim edilmeyen her bir faaliyet için teslim anına kadar ayrı ayrı günlük 100 Euro ceza ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, bunun üzerine 24.12.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek davalının 01.12.2017 tarihinden bu yana günlük 100x3=300 Euro cezai şartlı olarak çalıştırıldığı ve teslim anına kadar cezalı olarak çalıştırılacağının açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı tarafından herhangi bir iş tesliminin söz konusu olmadığını, halen geçerli ve ayakta olan taraflar arasındaki sözleşme gereği cezai şart alacağının muaccel hale geldiğini belirterek, öncelikle dosyanın 2018/980 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 23.000 Euro ceza şart alacağının  ayrı ayrı hakediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleriyle ile birlikte ve tahsil tarihindeki Euro kuru üzerinden davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı vekili:Asıl davanın karar aşamasına geldiğini belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\tİlk derece mahkemesince: Asıl davanın, cari hesap ilişkisi ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, birleşen davanın ise taraflar arasında akdedilen 25/04/2017 tarihli sözleşme gereği cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, asıl dava dosyası yönünden, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve taraf ticari defterlerine göre davacının  94.800,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının iş bu borcun sona erdiği ya da ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14339  sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiği, alacağın likit olduğu ve İİK'unun 67.maddesinde düzenlenen yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak, kabul edilen alacağın %20'si oranında (18.960,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, birleşen dava dosyası yönünden; taraflar arasında akdedilen 25/04/2017 tarihli sözleşmede belirlenen bileşen-1 iş kalemi 5-6-8 nolu alt işlerinin teslim edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsilinin talep edildiği,  davalının ise bahse konu sözleşmedeki işlerin tamamının teslim edildiğini savunduğu,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ... A.Ş. arasında, ekolojik yerleşim temalı,  temel olarak bina ve yerleşim altyapılarının enerji tasarruflu, geri dönüşümün sağlandığı ve tarımsal amaçlı kullanımlara yer verildiği inşaat sektöründe ve altyapıda kapasitenin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir yerleşim altyapısına yönelik ürün geliştirme projesi (ÜR-GE) konulu protokol imzalandığı, protokol kapsamındaki işlerin ... tarafından davalı/karşı davacı ... Bilgisayar...Ltd. şirketine 03/04/2017 tarihli sözleşme ile  taşere edildiği, akabinde ana sözleşme konusu 3 bileşenden oluşan projenin 1. bileşeni kapsamındaki işlerin 25/04/2017 tarihli sözleşme ile davacı/karşı davalı olan ... Proje...Ltd. Şti’ne taşere edildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında mevcut, ...'ye ait 17/06/2019 tarihli yazı ile, projenin idare tarafından durdurma kararından önce teslim edildiği, teslimden sonra 17/08/2018 tarihli idare yazısıyla projenin durmasına karar verildiğinin bildirildiği, sonrasında yapılan çalışmaların teslim alınmadığı, ancak mahkeme kararı neticesinde teslim edildiği, eksik işlerin tamamlandığı, projelerin tamamlanarak dava dışı ÇŞB’ye teslim edildiğinin bildirilmiş olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 17.08.2018 tarih 140882 sayılı yazısı içeriği ile, “…yapılan değerlendirmede proje kapsamında elde edilen çıktıların saha uygulamalarının ülkemizin ekonomik öncelikleri göz önüne alındığında  zaman alacağı ve teknolojinin hızla gelişmesi sebebiyle mevcut proje çıktılarının eskiyebilecek teknoloji nedeniyle sahada uygulanamayacağı gibi riskler barındırdığı tarafımızdan değerlendirilmekte olup projenin gidişatı ile ilgili nihai karar verilene kadar protokol kapsamında yürütülmekte olan çalışmaların iş bu yazının tebliğ tarihi itibarıyla durdurulmasına …” şeklinde açıklandığının görüldüğü, bu açıklamalar ışığında; davacı/karşı davalının 25/04/2017 tarihli sözleşme kapsamında yüklendiği edimlerini yerine getirdiği ve projelerin süresinde teslim edildiği, bu durumun  ...'ye ait 17/06/2019 tarihli yazı ile teyit edildiği,  teslimden sonra  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın işi belirsiz bir süre ile durdurduğu, işin durdurulma nedeninin, davacı/karşı davalıdan kaynaklanmadığı, aksini ispata elverişli davalı/ karşı davacı tarafından herhangi bir delil  sunulmadığı, bu durumda davacı/ karşı davalıdan sözleşmenin 12.maddesine dayanılarak, edimlerin süresinde yerinde getirilmediği gerekçesiyle cezai şart alacağı talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılmakla, birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile,  Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/14339 sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında (18.960,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı- birleşen davada davacı ....Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle karar verildiğini, işlerin ertelenmesi ve sonuçta protokolün feshedilmesinin  karşı taraf ... şirketinin kusurlu imalat teslimi sebebi ile olduğunu, her ne kadar mahkemece yanlış bir kabul ile işlerin durdurulma nedeninin ... şirketinden kaynaklanmadığı gerekçesi ile birleşen davayı reddetmiş ise de dosyaya mübrez ve dilekçeleri ekinde sundukları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazılarında; işlerin durdurulma ve protokolün feshedilme sebebinin 1.Bileşen 5-6 ve 8 numaralı işlerde tespit edilen eksikliklerin uyarıya rağmen giderilmemiş olmasının açıkça belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve davaya konu 1.Bileşen 5-6 ve 8 numaralı işlerin kendileri tarafından imal edilip; bakanlığa teslim edildiği ve akabinde belirtilen eksikliklerin yine kendileri tarafından giderilerek işlerin bakanlığa ikinci teslimin kendileri tarafından yapıldığının ... şirketinin de kabulünde olduğunu, keza asıl davada ... şirketinin  bu imalatların bedelini talep ettiğini, bu teslimler akabinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 12.09.2018 tarih ve 156931 sayılı yazıları ile aynen \"...yapılan incelemeler sonucu Bakanlığımızca Bileşen 1, İş Kalemleri 5.6 ve 8 kapsamındaki söz konusu teslimlerin uygun görülmediği\" nin bildirildiğini, akabinde yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının mahkemeye  yazdığı 27.12.2019 gün ve 302189 sayılı yazıları ile aynen \".... İş kalemlerine dair yapılan teslimlerin incelenmesinde tespit edilen eksiklikler, bildirilmiş olmasına rağmen, ikmal edilmemiş, konu ile ilgili ilerleme sağlanmamış bu sebeple protokol kapsamındaki işlerin durdurulmasına karar verilmiştir. Süreçte gerekli ilerleme sağlanmadığından, daha önce bildirilen eksikliklerin 7 gün içinde giderilmesi aksi halde protokolün fesh edileceği iletilmiştir. Buna rağmen eksiklikler giderilmediği gibi daha önce çalışmaların aynen teslim edildiği tespit edilmiştir.\" denildiğini, görüleceği üzere bakanlığın her iki yazısında da gerek işlerin durdurulmasının, gerekse de protokolün fesh edilmesinin tek sebebinin ... şirketi tarafından imal edilip teslim edilen, davaya konu 1. Bileşen 5.6 ve 8 numaralı iş kalemlerine yönelik imalatların uygun görülmemesi ve uyarılara rağmen eksikliklerin giderilmemesi ve hatta yeni imalat diye sunulan imalatların aslında eski imalat olduğunun açık ve net belirtildiğini, tüm bu yazı ve yazışmalara rağmen mahkemenin karar gerekçesinde işlerin durdurulmasının nedeninin ... şirketinden kaynaklamadığı ve bu sebeple müvekkili şirketin gecikme cezası alacağı olmayacağı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını, ayrıca ... şirketinin usul ve yasaya aykırı icra inkar tazminatı talebinin mahkemece kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek,  bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davada icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir. \t <br> \tAsıl dava, itirazın iptali, birleşen dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken  6.475,78 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.618,94  TL harcın mahsubu ile bakiye 4.856,84‬ TL harcın asıl davanın davalısından tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken  615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  80,70  TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın birleşen davanın davacısından tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı- birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları  ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.01.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan  ...              Üye ...\t             Üye ...                 Katip...<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9951b54db8e3b68e","SID":"bc463bc7f804a6cb"}}