{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/896 - Karar No:2025/62<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ       <br><br>DOSYA NO\t: 2023/896 <br>KARAR NO\t: 2025/62<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/161 E-2023/416 K<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 21.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.01.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı kooperatif vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili: Davalı kooperatifin... parselin maliki ve yapı müteahhidi olduğunu, diğer davalı şirketin ise anılan  yapı sahibi vekili ve mimari proje müellifi yüklenicisi  olup davalı arsa sahibi kooperatifin sözkonusu arsada yapılacak projelerle ilgili vekaletini, Ankara 52. Noterliğinin 02.01.2018 tarih ve 64 yevmiye ile  davalı şirket yetkilisi ...’a ve onun talep ettiği diğer kişilere verdiğini, bu vekaletle yapı sahibi adına, müvekili şirkete tüm projeler ve hizmetlerin yaptırıldığını, müvekkili şirketin kendi mali ve teknik sorumluluğu altında, tevdii edilen tüm işleri yaptığını, ilgili kurumlara taahhütnamesini verdiğini, tüm imzalarını eksiksiz ve zamanında atarak  inşaatın yapı ruhsatının 26.12.2018 tarihinde alındığını, müvekkilinin yapmış olduğu işlerin, sözkonusu taşınmazın yapı ruhsatına esas 149.283,00 m2 statik projelerinin (betonarme yapı projeleri, çelik yapı projeleri ve iskele projesi) tamamı olduğunu, tüm bilgi belge ve hesap raporlarının Ankara İvedik OSB Başkanlığı, İmar Müdürlüğü’nün arşiv kayıtlarında mevcut olduğunu,  ancak müvekkili şirkete  hiçbir ödeme yapılmadığını keşide edilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını  belirterek müvekkili alacağının tespit edilmesini, tespiti yapılacak alacak için fazla hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, davacı vekili 28.04.2022 tarihli dilekçesiyle, dava konusu 10.000,00 TL’lık talebini 434.785,24 TL’na yükselterek ıslah etmiştir.<br>\t\tDavalı kooperatif vekili: Müvekkiline husumet düşmediğini, davacı ile hukuki ilişkisinin olmadığını, sözleşmenin davacı ile diğer davalı arasında yapıldığını, müvekkili kooperatifin bahse konu proje kapsamında diğer davalıyla sözleşme yaptığını ve bu sözleşme kapsamında  üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, öte yandan her ne kadar müvekkili diğer davalıya vekaletname vermişse de bu vekaletnamenin kapsamının proje kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülebilmesi amacıyla olduğunu belirterek davanın husumet yönünden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı şirket davaya cevap vermemiştir. \t<br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı kooperatife ait taşınmaz üzerinde yapı inşaatına karar verildiği, anılan davalı temsilcilerinin bu yapının inşası bakımından diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu kapsamda inşaatın yapılması ve tüm projelerin gerçekleştirilmesi bakımından yetkililerinin vekaletname verdiği, vekil olarak akit davalı ortak ve çalışanlarının belirlendiği, davacının ise taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın statik projelerini üstlendiğini ileri sürdüğü, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı, ancak davalı kooperatife ait taşınmazın inşaat arşiv belgelerinde davacının statik proje kısmını üstlendiği, anılan projede imzasının olduğu, mevzuat gereği dava dışı idareye taahhütname verdiği hususlarının uyuşmazlığının konusu olmadığı, ayrıca davacının, davadan önce davalılara yönelik olarak proje hizmet bedelini ödemeleri yönünde ihtarname keşide ettiğinin de dosya kapsamıyla sabit olduğu, çekişmenin taraflar arasında davalı kooperatifin malik ve yüklenicisi olduğu, diğer davalının yüklenici ve vekil olarak hareket ettiği taşınmaz üzerine yapılacak inşaata ilişkin olarak, inşaatın yapı ruhsatı için gerekli statik projenin hazırlanması yönünde eser sözleşmesi olup olmadığı, varsa davacının edimini yerine getirip getirmediği, getirmiş ise eser bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu alacaktan davalıların sorumlu olup olmayacakları yönünde toplandığı, eser sözleşmesinin geçerliliği için kural olarak herhangi bir şekil şartı öngörülmediği, geçerliliği için icap ve kabul iradelerinin buluşmasının yeterli olduğu, yazılı yapılmasının ispat kolaylığı açısından önem arz ettiği, eser sözleşmesinin varlığını ileri sürenin, genel ispat kurallarına göre bunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, somut olayda iddia, savunma, toplanan kanıtlar, davacının sunduğu proje örnekleri, keşide edilen ihtarnameler ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davalı kooperatifin taşınmazı üzerinde inşaat yapıldığı, bu inşaatın yapılması nedeniyle anılan davalının malik ve yüklenici sıfatıyla diğer davalı ile sözleşme akdettiği, projelerin hazırlanması dahil olmak üzere inşaatın yapımıyla ilgili olarak yetkililerine vekaletname verdiği, inşaatın tamamlandığı, getirtilen belgelerden davalının inşaatın yapımı sırasında ve inşaat ruhsatı alımına esas statik projeyi hazırladığı ve dava dışı idareye taahhütname verdiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında projenin hazırlanması ve karşılığında ücret ödenmesine yönelik yazılı bir sözleşme olmadığı, eserin bedelinin de kararlaştırılmadığı, davalı ... Mim. Dek. Ltd. Şti ile davacı arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ayrıca anılan davalı ile yetkilileri diğer davalının vekili olarak hareket ettikleri, vekaletname içerisinde projelerin hazırlatılmasının da mevcut olduğu, doğrudan bu davalıya hizmet verilmediği, vekil olarak hareket ettiği kabul edildiğinde yaptığı işlemin esasen asılı bağlayacağı, o halde  davacının bu davalı hakkındaki davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, ancak  davacının, yazılı sözleşme olmasa da taşınmazın maliki ve yüklenicisi olan diğer davalıya taşınmazın yapı ruhsatı alınmasına yönelik projeler çizdiği ve taahhütname verdiğinin  resmi kayıtlarla sabit olduğu, başka  bir ifadeyle, davalı kooperatif ile davacı arasında proje hazırlanması yönünde eser sözleşmesinin varlığının belirlendiği, yine resmi kayıtlarla eserin teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durum karşısında, davalı kooperatifin eserin bedelini ödediğini kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı, her ne kadar eserin bedeli yazılı olarak belirlenmemiş ise de dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi kurulu raporunda eserin bedelinin TBK'nın 481. maddesine uygun olarak 434.785,24 TL olarak belirlendiği ve bu tutarın mahkemece kabul edildiği, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde temerrüt faizi talep etmediğinden taleple bağlı kalındığı, bilirkişi raporundan, davacının ıslah dilekçesinden, ödenen harçtan ve mahkemenin kısa kararda 'davanın kabulüne' ibaresinden de anlaşılacağı üzere, davanın bilirkişi raporunda açıklandığı üzere 434.785,24 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen kısa kararda bu tutar 424.785,24 TL yazılmış ise de yanlışlığın tapaj hatasından kaynaklandığı, maddi hataya dayandığı, giderilmesinin kısa karar gerekçeli karar farkı yaratmayacağı sonucuna varıldığından kısa karardaki '2' rakamının '3' olarak düzeltilmesi yoluna gidildiği gerekçesiyle, davacının davalı ... Dekorasyon Ltd. Şti hakkındaki davasının pasif husumet nedeniyle reddine, davacının davalı kooperatif hakkındaki davasının kabulüne, 434.785,24 TL alacağın bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle: Diğer davalı ile müvekkili kooperatif arasında  vekalet ilişkisi kurulduğu yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu,  diğer davalı ile müvekkili arasındaki sözleşme dosyaya kazandırılmış olup bu sözleşme incelendiğinde yapılacak işin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve bu hususun mahkemece gözetilmediğini, eser sözleşmesinde  bir eser meydana getirme  ve bedel ödeme borcu olduğunu, vekil  fiili taahhüt ederken eser sözleşmesinde  yüklenicinin edimi taahhüt etmekte olduğunu, sonuç taahhüdünün sözleşmeyi eser sözleşmesi haline getirmekte olup mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, anılan sözleşme hükümleri incelendiğinde; mimari projenin betonarme-statik proje hesapları, tesisat projeleri, ısı yalıtım projeleri, mekanik tesisat projeleri, elektrik projeleri, peyzaj uygulama projesi, görsel çalışmaları (bina dış görünümü ve vaziyet dış görselleri) çalışmalarını içeren tüm projelerin onaylatılarak tesliminin diğer davalıya bırakıldığını, diğer davalının  projelerin yalnızca çiziminden değil teslimi ve onaylatılmasından da mesul tutulmuş olduğunu, buna göre diğer davalının sonuç taahhüt ettiği hususunun mahkemece gözden kaçırılarak aradaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğuna hükmedilmesinin kararı hatalı kıldığını, diğer davalının taahhüdünün eser sözleşmesi kapsamında olduğuna kanaat getirilmesi halinde, kabul anlamı taşımamak kaydıyla, dava sonucundan diğer davalının da alt yüklenici olarak müteselsilen sorumlu olması gerektiği sonucuna varılması gerektiğini, sözleşmenin niteliğinde mahkemece hataya düşülmüş olup kararın kaldırılması gerektiğini, davacının husumeti diğer davalıya yöneltilmesi hususunun mahkemece değerlendirilmediğini, gerekçeli  kararda yer verildiği üzere, davacı ile müvekkili kooperatif arasında yazılı bir mukavele bulunmadığından bahisle sözleşme şartlarının sözlü olarak kararlaştırıldığı kanaatine varıldığını, öncelikle  taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin yokluğunda karar verilebilmesi için sözleşmenin en azından ana şartlarının mahkemece belirlenmiş olmasının zorunlu olduğunu, bu hususta tarafların tanık delili dahil tüm delillere başvurabileceklerini, davacının  davasını diğer davalıya da yöneltmekle davalılar arasındaki sözleşmeden haberdar olduğunun kabulü gerektiğini, yüklenicinin işin bir kısmını bir başka alt yükleniciye devretmekle iş sahibinden aldığı yetkiyle hareket etmiş olup mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme dahi yapılmadığını, bu noktada, bir vekalet sözleşmesinden bahsedilecekse dahi bu sözleşmenin ancak davacı ile müvekkili kooperatif arasında yapılmış olabileceğini, zira müvekkilinin  davacıya neyi hangi şartlarda taahhüt ettiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığını, buradaki vekalet sözleşmesinde de yalnızca müvekkili lehine alacak doğacağından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, öte yandan iş sahibi davacının, işin diğer davalıya verildiğini bilmekte olup bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığını, davacı tarafın husumeti diğer davalıya da yöneltmekle bu hususu bildiğini beyan etmekte olup diğer davalı ...'ın münferiden sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılması gerektiğini,  davacı sözleşmenin varlığını ispat edememiş olup, mahkemece kabul hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili  kooperatif ile davacı arasında herhangi bir sözleşme, hukuki ilişki veya iş ilişkisi bulunmadığını, müvekkili  kooperatifin bahse konu proje kapsamında ... ... Ltd. Şti ile sözleşme yaptığını  ve işbu sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, öte yandan müvekkili her ne kadar ...…Ltd. Şti'ye vekaletname vermişse de bu vekaletnamenin kapsamının proje kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülebilmesi amacıyla olduğunu, işbu nedenle davalı ...…Ltd. Şti'nin davacı ile kendi adına imzalamış olduğunun sözleşmenin sonuçlarından müvekkili kooperatifin sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağından müvekkili hakkındaki haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkili  kooperatifin 25.05.2017 tarihli Yönetim Kurulu kararının Ankara 52. Noterliğinin 11468 yevmiye numarası ile tasdik edildiği belgenin de dosya arasında yer aldığını, bu doğrultuda müvekkili kooperatif tarafından dava konusu inşaatın yapımı ve bu yapım nedeniyle  gerekli kurumlardan alınacak her türlü izin ve belge ibrazı hususunda diğer davalı ... şirketi ile sözleşme akdetmeye ve işlerin yürütülmesi için ...'ın vekaletname ile yetkili kılınmasına herhangi bir maninin bulunmadığını, davada müvekkiline husumet düşmediğini, bu nedenle dava şartı bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verildiği üzere,  davacı tarafından davaya konu edilen hizmet teslimi ile ilgili sözleşme, fatura vb belgenin dosyaya sunulmadığını,  dava konusu işin yapıldığına dair belge sunulmadığının bilirkişi heyetince de tespit edildiğini, ancak mahkemece bu değerlendirmenin ne sebeple hükme esas alınmadığının açıklanmadığını, mahkemece eksik ve hatalı incelemeyle karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı kooperatif hakkındaki davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kooperatif vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.700,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.100,18‬ TL harcın davalı kooperatiften tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı kooperatif tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  21.01.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>Başkan...<br><br>Üye...<br><br>Üye...<br><br>Katip...<br> <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4804f8c6ac769970","SID":"da70da81a4dc55b2"}}