{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/811 <br>KARAR NO: 2024/2213<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/11/2021<br>NUMARASI: 2021/37 Esas - 2021/876 Karar  <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı şirketin maliki olduğu... plakalı aracın dava dışı alkollü sürücü ... sevk ve idaresindeyken 21/04/2019 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde ... plakalı aracın hasarlandığını,  kaza sırasında müvekkili şirkete trafik sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun alkollü olduğunu, ... plakalı araçta oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen sigortalı davalının %100 oranında kusuruna tekabül eden hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, ilgilisine ödenen toplam 11.800,00TL'nin sigortalısından halefiyet ilkeleri uyarınca rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin itirazı ile takibin durduğunu belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; 21/04/2019 tarihinde davalı müvekkilinin maliki olduğu, davacı sigorta sirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı aracın, dava dışı ...  sevk ve idaresindeyken ... plakalı araçla çarpışması  neticesinde 10/05/2019 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporu dogrultusunda ... plakalı araçtaki  hasar miktarı olan 11.800,00TL’lik bedelin ZMSS kapsamında davacı sigorta şirketi tarafindan ilgilisine ödendiğini, kaza esnasında sigortalı aracı kullanan ...’nun alkollü olduğu, bu sebeple ZMMS genel sartlarinin B.4.c maddesinde yer alan rücu sebebinin gerçekleştiği iddiasıyla müvekkili aleyhine  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı müvekkilinin süresi içerisinde itiraz ettiğini, kaza esnasında sürücü ...’nun alkollü olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığının İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 17/05/2019 tarih ve 2019/3848 D.iş sayılı kararıyla kesinlik kazandığını, davacının davalı sigortalı aleyhine başlattığı takibin mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini, icra takibinin iptalini, davacının %20’den aşağı olmamak uzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"davanın reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nun  kaza sonrası kolluk kuvvetleri tarafından yapılmak istenen alkol testini herhangi bir gerekçe göstermeksizin keyfi olarak reddettiğini, alkol raporunu imzadan imtina ettiğini,  Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 48/3-c.1 maddesi uyarınca maddi hasarlı trafik kazalarında alkol ölçümü yapılmasının zorunlu olduğunu, ...'nun kasıtlı olarak alkol testi yaptırmayı reddederek alkollü araç kullandığının tespitini önlediğini, buna rağmen mahkemenin alkol testinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, diğer tüm somut delillerin ve olayın oluş biçiminin göz ardı edilerek değerlendirme yapıldığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile  sigortalı  davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın 21/04/2019 tarihinde ... plakalı araca çarparak hasar vermesi nedeniyle hasar bedelini dava dışı 3.kişiye ödenmesinden sonra ödemenin teminat dışı olduğu iddiası ile  davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1447/1. maddesi \"Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür. (2)Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.\" hükmünü içermektedir. Yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları B.1.1.c maddesine göre rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı \"Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak, ayrıca, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almak ile sigortacının talebi üzerine, olayın ve zararın nedeni ile hangi hal ve şartlar altında gerçekleştiğini ve sonuçlarını tespite, tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu hakkının kullanılmasına yararlı, elde edilmesi mümkün bilgi ve belgeleri gecikmeksizin vermek\" yükümlülüğü altındadır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendine göre \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,  tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali\" rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlama yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün alkol ölçümünü reddettiği yazılı olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün başka bir sağlık kuruluşundan kaza anında alkollü olmadığını gösterir raporu da alarak davacı sigorta şirketine bildirmediği dosya kapsamı ile sabittir.  Dava dışı sigortalı araç sürücüsünün  olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile alkol raporu alınmamasının ZMMS Genel Şartları  B.4/f bendi kapsamında \"tedavi\" veya \"yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme\", \"can güvenliği nedeniyle uzaklaşma\" gibi zorunlu hallerden olmadığı açıktır.  Öte yandan  sigortalı araç sürücüsünün alkol testini kendisinin reddetmesi sonucunda  TTK'nın 1447/1. maddesi ile 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları B.1.1.c maddesinde düzenlenen yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğundan artık 2918 sayılı Kanun'un 48/3. maddesi uyarınca teknik cihazla alkol ölçümünü kabul etmeyen sürücülerin en yakın sağlık kuruluşuna sevkinin yapılması hükmüne göre işlem yapılmamış olması sigorta ilişkisi  bakımından sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenlerle  davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b413105c74329383","SID":"16869b3a4e03d554"}}