{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3373 <br>KARAR NO: 2025/166<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2024<br>NUMARASI: 2024/277 E - 2024/801 K<br>DAVANIN KONUSU: Muarazanın giderilmesi<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak çıkarılan muarazanın giderilmesine ve davacının  oto sanayi sitesi ... blok no:... Esenyurt adresindeki ... tesisat numaralı kullanım yeri için elektrik bağlantı anlaşması tesisi ile elektrik enerjisi bağlanmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; dava konusu adreste kurulu bulunan ... hizmet nolu tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili saha ekipleri tarafından 23/11/2022 tarihinde yapılan kontrollerde \"kayıtlı sözleşmeli sayaçtan direkt bağlı elektrik kullanıldığı\" tespit edildiği, 9.257,88TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiği, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğu, davacı tarafça da ikrar olduğu dava konusu kaçak tespitinin yapıldığı tarihte ve anda  mahallin fiili kullanıcısının  davacı tarafta olduğunu beyanla  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 023/2873 E -2024/652 K.sayılı  29/02/2024 tarihli kararı ile \"Dava dışı ... davacının başvuru sonuç  ve gerekçeleri sorularak değerlendirilmesi, HMK 124. maddedeki taraf değişikliği talebinin  bulunup bulunmadığı da sorulup  değerlendirilerek,aynı zamanda bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu tesisata üzerinde herhangi bir iyileştirme yapılmadan elektrik verilmesi halinde yangın ve zarar ihtimalinin de irdelenerek karar verilmesi gerektiği açıktır.\" gerekçesi ile;  \"Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine\" karar verilmiştir. İstinaf iade kararı sonrası yargılamaya devam edilerek davacının beyanının alındığı ve davanın ...'a karşı açıldığının belirtildiği görülmüştür. Mahkeme;\"Somut olayın incelemesinde; davacının talebinin elektrik enerjisi bağlantı anlaşmasının yapılmasına yönelik olduğu, davacı tarafın davadan önce davalı tarafa başvuruda bulunduğu, davalının bu talebi kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesi ile yapılan kontrollerde tesisata zarar verilmesi ihtimalinin  fark edildiği ve kaçak kullanımın tekrarı yönünde risk taşıdığını belirterek reddettiği, davacı tarafın ... kaçak kullanım faturasını dava tarihi olan 5.1.2023 tarihinden önce gecikme faiziyle birlikte ödediği, bilirkişi raporunda da belirtiği üzere risklerin davalı taraf sorumluluğunda bulunduğu, bu risklerin davalı tarafça giderilmesi gerektiği, davalı tarafın bu risklere dayanarak davacıyla bağlantı anlaşması yapmamasının  yerinde olmadığı, davalı tarafça ödenmeyen  başkaca bir kaçak kullanım faturasının olmadığı her kaçak kullanım halinde davalı tarafın yasal haklarını kullanabileceği, davalı tarafın bağlantı anlaşması yapmamasına ilişkin  belirtiği nedenin de hukuki olmadığı şöyle ki EPTHY'nin 49/3 maddesi uyarınca davacı tarafın kaçak kullanım bedelini ödediğinden davalı tarafın kendisinden kaynaklı riskleri de gidererek bağlantı anlaşması yapması gerektiği, EPTHY'de perakende satışın elektriğin tüketicilere satışı olarak tanımlandığı, EPTHY 4/1-u da perakende satış sözleşmesinin, bağlantı anlaşması mevcut olan kullanım yeri için verilme olarak tanımlandığı,  EPTHY 21-31 'de perakende satış sözleşmesinin düzenlendiği, bu davaya konu talebin bağlantı anlaşmasının yapılmasına ilişkin olması, bağlantı anlaşmasının da kaçak kullanım sebebiyle yapılmaması gözetilerek EPTHY'nin  EPDK'nın Müşteri Hizmetleri  Yönetmeliğinin 24. Maddesi,  Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği , 4, 35, 43 ve 49/3 maddesinin değerlendirilmesi gerektiği,  bu maddelere göre davacı ile bağlantı anlaşması yapılmasına engel durum olmadığından  davacının davasını mevcut delil durumuna göre ispatladığı\" gerekçesi ile; \"Davacının “... Mah., ... Sok., ... Sitesi ... Blok No:... Esenyurt/İstanbul” adresindeki ... tesisat numaralı kullanım yeri için elektrik bağlantı anlaşması tesisi ile elektrik enerjisi  bağlanarak muarazanın meni'ne\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davanın yetkili  mahkemede açılmadığını, dava konusu yerin ticarethane olduğunu ve  davanın ticari nitelikte bulunduğu, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını, davacı tarafça ödenen bedelin ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödendiğini,alınan bilirkişi raporu kapsamında kaçak elektriğin davacı tarafça kullanıldığını,enerji verilmesi halinde tesisattan kaynaklanan risklerin bulunduğunun belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava , muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir. Davacı eldeki davayı 05/01/2023 tarihinde açmıştır. Arabuluculuk dava şartı önünden; TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan  alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması  dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir.  05/04/2023 tarih 32154  sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan  Orman kanunu  ve bazı kanunlarda  değişiklik yapılmasına  dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde \"6102 sayılı  kanunun 5/A  maddesinin 1.fıkrasında  yer alan \"paranın ödenmesi, alacak ve tazminat  talepleri hakkında \" ibaresi  \"para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında \" şeklinde  değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde \"bu maddeyi ihdas  eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası  ve 7036 sayılı  kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen  menfi tespit ve istirdat  davaları hakkındaki hüküm  01/09/2023 tarihinde ve sonrasında  açılacak davalar hakkında uygulanır\" denilmiştir. Eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle muarazanın meni  davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğuna dair yasal bir düzenleme de bulunmadığından  TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartı aranmayacağından davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Abone bağlantı anlaşması; perakende satış sözleşmesinden farklı olarak,dağıtım şirketinin tasarrufu altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede ,bağlantının teknik ve ekonomik olarak mümkün olması,müşterinin talep etmesi ve ilgili mevzuatta öngörülen işlemleri yapması halinde taraflarca imzalanan belge olarak belirtilmektedir. Bununla birlikte ,abone bağlantı anlaşması,dağıtım şebekesinin müşterinin talebi üzerine binasına bağlanması için yapılacak olan servis hattının yapımıyla ilgili dağıtım şirketi ile müşteri arasında imzalanan anlaşma olduğundan,bu durumda bağlantı anlaşmasının davalı ... ile yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Dağıtım hattının elverişli hale getirilmesi ve kamu güvenliğinin sağlanması tehlike sorumluluğu açısından  dağıtım şirketinin görevleri arasındadır. Bu bağlamda ilgili yönetmelik hükümleri gereği  davanın davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f82487ef69b0665","SID":"8566a140340ec552"}}