{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/921 Esas  - 2024/1488 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/921 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1488<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/843 Esas 2024/163 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 04/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şiran Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2023/109 Esas sayılı dosyasında davacı ...'in tarafından,  ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine   İş (Sigortalılığın Tespiti) davası açıldığını,  ancak ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini yapılan yargılama sırasında öğrenmiş bulunduklarını, Şiran Asliye Hukuk(İş) Mahkemesinde görülen davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına tüzel kişiliği sona eren ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyası için işbu davayı açmak üzere yetki ve mehil verildiğini  beyan ederek,  Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin \"tüzel kişiliğinin ihyasına\" karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde  özetle; ilgili şirketin geçici 10. maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için, geçici 7. maddesinin b bendinde yer alan hüküm gereğince geçici 7. maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 06/02/2015 tarih ve 8753 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde; derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlüğü tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün  işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, müdürlüğünün açılan bu davada yasal hasım olduğunu bildirerek, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; ihyası talep edilen şirketin sermayesini kanunda ön görülen asgari düzeye yasak süre içerisinde artırılmaması nedeniyle şirketin ticaret sicilinden silindiği, ancak Şiran Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/109 esas sayılı dosyasında ticaret sicilinden terkin edilen şirkete karşı davacı tarafça açılan davanın bulunuğu ve halen derdest olduğu, terkin edilen şirkete karşı derdest davanın bulunması nedeniyle şirketin ihyasında davacının hukuki yararının bulunduğu, TTK geçici 7/4-a maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtarın yollanması gerektiği, davalı müdürlük tarafından şirkete ihtar gönderilmiş ise de şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmadığı , bu nedenle terkin işleminin yerinde olmadığı, terkinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle tasfiye amacıyla şirketin ihyası gerektiği kanaatine ulaşılmakta davanın kabulüne şirketin eski yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına ve usule aykırı terkin işlemleri nedeniyle davalı taraf haksız olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüğün açılan davada yasal hasım olduğunu, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> \tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tŞiran Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla)  Mahkemesi'nin 2023/109  Esas sayılı dosyası ile, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket  aleyhine 05/06/2023 tarihinde hizmet tespiti talebiyle dava açtığı, yargılama aşamasında taraf teşkilinin sağlanması üzere ,  davacıya  ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyası davasını  açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür. <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabından, ihyası talep olunan şirketin terkin sebebinin sermayesinin 6102 sayılı TTK'da belirlenen asgari tutarlara yükseltmeme olduğu, şirketin 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile ihyası talep olunan şirketin ihyasına karar verilmiştir.<br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ihyası istenen şirkete bila tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.  <br>\tTicaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır.  <br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin ticaret sicilindeki adresine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat tanınmadığı gerekçesiyle bila tebliğ olmuş, şirket yetkilisine yapılan tebligata ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir. 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir.  <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir.  <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, ihyası istenen şirket aleyhine açılan derdest dava bulunduğu, davada taraf teşkilinin sağlanması için halen sermayesini artırmayarak münfesihlik durumunun devam ettiği, davacının şirketin ortağı/yetkilisi olmayıp, ihyasını talep ettiği şirketi ticari hayata aktif olarak döndürme amacıyla hareket etmediği, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek şirketin dava dosyalarıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>\tDavalı temsilcisinin yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, yukarıda açıklandığı şirket yetkilisine tebligat yapmayarak ihyası talep olunan şirketi ticaret sicilinden mevzuata aykırı olarak terkinini sağlayan davalının işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, yapılan yargılama sonunda terkinin usulüne uygun olmadığı, davada haksız bulunduğu gözetilerek davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı).<br>\tTüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebe konu şirketin Şiran Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla)  Mahkemesi'nin 2023/109  Esas sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi ...'ün ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ihya kararı kesinleştiğinde karardan bir örneğin tescili ve ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih ve 2023/843 Esas 2024/163 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile,<br>\t3-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı  iken terkin edilen davaya konu  ... İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Şiran Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla)  Mahkemesi'nin 2023/109  Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere İHYASINA,<br>\t4-Şirketin ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi olan ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına,<br>\t6-Alınması gerekli olan 427,60 TL karar ilam harcından  peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75  TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, <br>\t7-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Yargılama aşamasında davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 139,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının  karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yargılama gideri olarak yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\t\t\t\t\t\t\tDair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>19/12/2024<br><br>Başkan-          Üye -                      Üye -            Zabıt Katibi -<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dabb522fade53926","SID":"14c6be5e854f59aa"}}