{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/902 Esas<br>KARAR NO: 2025/29<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2022<br>NUMARASI: 2021/152 Esas, 2022/686 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine takibin dayanağı kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, takibe dayanak ...bank Ağrı Şubesi, 30/10/2018 günlü ... seri nolu çek gösterildiğini, çekin ciro silsilesi olarak ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi olup alacaklı/davalı bankaya ... Ticaret Limited Şirketi şirketinin cirosu ile çekin verildiğinin anlaşıldığını, müvekkillerinin gerçekte hiç borcu olmamasına rağmen icra takibi yapıldığını,  çekle ilgili dava dışı ... tarafından açılan çekin zayi nedeniyle iptali davası sonucunda Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/251 Esas, 2018/1097 karar 14/12/2018 tarihli kararı ile zayi edildiği bildirilen çek üzerine ödeme yasağı konularak çekin iptaline karar verildiğini, 14/12/2018 tarihli karar 03/04/2019 tarihinde kesinleştiğini, takibe dayanak çekin iptaline karar verildiğini, davalı/alacaklı ise çekin hukuki durumunu bilecek, bilebilecek durumda iken zayi nedeniyle iptal edilen çeki ciro yoluyla aldığını, çekin ibraz süresi geçtiğinden ve çeki bankaya ibraz etmeden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olarak değil genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ayrıca haksız ve hukuksuz olarak ihtiyati haciz koydurulduğunu, takibe dayanak çekte keşideci olarak ... Sanayi Ticaret Limited Şirket'i gözükmekte olup alacaklı (lehtar, ciranta)  sıfatı bulunmayan davalı bankaya ödeme yapılması halinde keşidecinin (davacı) diğer alacaklılara borcunu yine ödemek zorunda kalacağını, bu durumda aynı borç için birden fazla ödeme yapılması olayı meydana geleceğini,  çeklerin kambiyo senedi niteliği taşıması için Hem Türk Ticaret Kanunda belirlenen hükümleri hem de Çek Kanununda belirlenen hükümleri taşıması gerektiğini, takip dayanağı çek zayii nedeniyle iptal edildiği için çekin kambiyo vasfı ortadan kalktığını, iyi niyet iddiasının dinlenilmesi mümkün olmadığını, kambiyo vasfında olmayan bir evrak ciro yoluyla değil ancak ancak temlik yoluyla el değiştirilebileceğini, kambiyo vasfına haiz olmayan zayii nedeniyle iptal edilen iş bu belgenin yazılı delil başlangıcı niteliği bile bulunmadığını, belgenin ise kambiyo senedi olmaması nedeniyle cirantaların birbirlerine ayrı ayrı TBK ilgili hükümleri gereğince alacağın temliki sözleşmelerinin yazılı olması gerektiğini, İcra dosyasında ve İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında da herhangi bir yazılı temlik sözleşmesi görülmediğini, ...'ye, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/251 Esas, 2018/1097 karar 14/12/2018 tarihli iptal kararına güvenerek ve iyiniyetli 3.kişi olarak çek bedelini ödediğini,  müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi konumunda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, iptal kararı hamiline iyiniyetli ödemede bulunan müvekkili ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olmasa dahi, mevcut iptal kararına güvenerek yaptığı ödeme ile borcundan kurtulduğunu,  ibraz tarihinde davaya konu çeki bankaya ibraz etmiş olsaydı müvekkili şirket hesaplarında çekin karşılığının mevcut olduğu görüleceğini, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Org. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava konusu çekin zayi olduğu kararı verildiğinin bu sebeple kendisinin borçlu olmadığının tespiti için iş bu  menfi tespit davasını açtığını, buna dayanak olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/521 E., 2018/1097 K. sayılı ilamını gösterdiğini, oysa bu çek iptali davası açma yetkisi davacı da bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin yetkili hamil olarak çeki diğer davalı bankaya teslim ettiğini, davacının dayanak olarak gösterdiği çek iptal davası, iyi niyetli yetkili hamilin elinde çek mevcut iken açıldığını, çek iptali davası  hasımsız olarak açılan bir dava olup,çek iptali kararının yetkili hamiller açısından maddi hukuk anlamında bağlayıcılığı bulunmadığını, davacının icra konusu çekin kambiyo vasfını yitirdiğine dair iddiasını kabul etmediklerini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/521 Esas, 2018/1097 Kararına konu edilen  çek hamiline yazılı çek olduğunu,  dava konusu çeki iyi niyetli ciro eden ve çeki elinde bulunduran iyi niyetli yetkili hamilin korunacağını, müvekkili şirket, diğer davalı ... Prodüksiyon şirketinden ciro yoluyla çekin hamili olduğunu, davanın reddine, asıl alacağın %20 aşağı olmamak üzere icra tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davacı borçlu ... Ticaret Limited Şirketi tarafından 06.09.2019 tarihinde itiraz edildiğini, taraflarınca herhangi bir itirazın iptali davası açılmadığını, dolayısıyla davacının hukuki yararı bulunmadığını, dava kötü niyetle açılmış olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takibe ve davaya konu çek, kambiyo vasfını kaybetse dahi belli bir miktar para borcunun kayıtsız şartsız belli bir vadede ödeneceğinin belirlenmesi ve bunun mücerret borç ikrarı olması nedeni ile  davacının bu yöndeki itirazı haksız ve kötü niyetli olup, reddi gerektiğini, netice itibarı ile huzurdaki menfi tespit davasının açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, öncelikle davanın usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"1-)Davalı ...  ARAÇLAR TİC. LTD. ŞTİ. Ye ve davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ye yönelik açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı ... BANK A.Ş yönünden açılan davanın REDDİNE, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; ihtiyati haciz kararının durdurulması gerektiğini, davalının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, icra takibi dayanağı olan çekin takipten önce zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini,  davalı/alacaklının çekin hukuki durumunu bilecek, bilebilecek durumda iken zayi nedeniyle iptal edilen çeki ciro yoluyla aldığını, çekin ibraz süresi geçtiğinden ve çeki bankaya ibraz etmeden ilamsız takip yaptığını, davalı alacaklı bankanın çek vasfında olmayan takibe dayanak belgeyi elinde bulundurmasının nedeni tahsil veya teminat amaçlı olabileceğini, bankanın takibe dayanak belgeyi tahsil amaçlı elinde bulundurması halinde müvekkili ile diğer davalılar arasında ticari ilişki bulunmaması, çekin zayi olması sebebiyle çekin müvekkili açısından tahsili hukuken mümkün olmadığını, teminat amaçlı elinde bulundurması halinde ise bankanın çeki aldığı kişi ile daha önceki cirantalar ve çeki keşi eden arasında ticari ilişkisi olup olmadığını belirledikten sonra teminat olarak kabul etmesi gerektiğini, icra takibi alacaklısı banka objektif  özen ve basiretli tacir olma yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, müvekkili yönünden aynı borç için birden fazla ödeme yapılmasının söz konusu olacağını, müvekkilinin borcu çek iptal kararı hamili ...'ye ödediğini, müvekkilinin iyiniyetle yaptığı ödeme nedeni ile artık çeke dayalı sorumluluğu olmadığını,  çek iptal edildiğinden kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, iyi niyet iddiasının dinlenilmesi mümkün olmadığını, kambiyo vasfında olmayan bir evrak ciro yoluyla değil ancak temlik yoluyla el değiştirebileceğini, yazılı temlik sözleşmesi sunulmadığını, bankanın Tmk 2 maddesine aykırı hareket ettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda müvekkili tarafından açılan dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı çek bedelini çek iptali kararı alan dava dışı ...'ye başka çekler ile ödediğini savunmuş ise de, ...'nin çekte cirosu olmadığı, ... ile davacı arasında borç ilişkisi olduğuna dair hiçbir delil sunulmadığı, keza çekin çek ile ödendiği iddiasının da ispatı gerektiği, bu yönde bir yazılı delil sunulmadığı, çeklerden birinin çek iptal davasından önceki tarihte ödendiği, davalı banka tarafından TTK 732.maddesi gereğince keşideciye başvurulabileceği dikkate alındığında mahkemece davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Davacı çekte keşideci konumunda olup çek kendi yedinde de olmadığından çekte kendisinden sonra ciroları yer alan diğer davalılara dava açmakta hukuki yararı mevcut ise de; neticeten davanın reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2230a16e1456150","SID":"d01bf441387d43c0"}}