{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1732 <br>KARAR NO:2025/84<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/10/2024<br>NUMARASI:2024/353 E.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle;  6 adet çekin lehtar ... uhdesinde ve zilyetliğinde iken kaybolduğunu, çek iptali davası açıldıktan sonra 31/01/24 keşide tarihli, 1.000.000-TL bedelli ... BANKASI BORNOVA TİCARİ İZMİR ŞUBESİNE ait ... Findeks numaralı çekin davalı  tarafından bankaya ibraz edildiğini, lehtar cirosunun sahte olduğunu, ciro zincirinin bu nedenle koptuğunu beyanla, ... Bankası Bornova Ticari İzmir Şubesinin ... IBAN numaralı hesabına bağlı olarak keşide edilen Keşidecisi ... VE TİC. A.Ş olan 31/01/2024 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ... Bankası Bornova ticari İzmir şubesine ait ... Findeks numaralı Çekten dolayı İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı tüm dosya alacağına karşılık icra veznesine yatıracağımız paranın aleyhine tedbir talep etmiş olduğumuz alacaklıya ödenmemesi için, öncelikle müvekkilin zarar görme olasılığı ortada ve açık iken teminatsız olarak, şayet Mahkemeniz aksi kanaatte olursa da İİK 72/3 madde hükmüne göre % 15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini; Mahkemenizce verilecek ihtiyati tedbir kararının;  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, Aleyhine tedbir kararı verilmesini talep ettiğimiz ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ' ne bildirilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin 15/10/2024 tarihli celsedeki beyanında özetle; Davacı taraf imzasını inkar etmemiştir, bu nedenle lehtarın imzasının sahte olduğunu ileri süremez, biz  İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/224 ve 2024/231 Esas sayılı dosyalarının sonuçlarının bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz, ayrıca ihtiyati tedbir kararına itiraz ediyoruz, tedbir kararına itirazımız doğrultusunda tedbirin kaldırılmasını talep ediyoruz, diye beyanda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \" Davalı vekilinin,  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/69 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15/10/2024 tarihli İhtiyati tedbiri kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde belirtildiği şekli ile dosyada ihtiyati tedbir şartları oluşturduğunu, yaklaşık ispatın nasıl oluştuğunun açıklanmadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesine göre ihtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, mahkemece oluşturulan ara kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu, mahkeme kararları gerekçeli olmak zorunda olduğunu, yerel mahkemece verilen, hiçbir yasal dayanağı ve hiçbir gerekçesi olmayan ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması gerektiğini, karşı tarafın delilleri, başkaca kişilerce de dava açıldığını iletmekten ibaret olduğunu bu konuda herhangi bir dosyada alınmış bir bilirkişi raporu da bulunmadığını, davacı yanın davasında haksız olduğunu, dava kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit davası olduğundan zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafından bu şart yerine getirilmediğini, davacı keşideci kendi imzasını inkar etmediğini, müvekkiline karşı sorumluluğu devam ettiğini, davacının ciro zincirinde kopukluk iddiasını tamamıyla borçtan kurtulmak amacıyla ortaya attığını, davaya konu çekte bir tahrifat olmadığını, ciro silsilesi de bozulmadan müvekkiline geldiğini, alınan tedbir kararı müvekkilini mağdur ettiğini,  Çekte ...'nın kaşesi de yer aldığını, davacı kötü niyetli ve süreci uzatmaya yönelik iradesi ve dosya içerisinde hiçbir somut delil bulunmadığını, mahkemece gerekçe olmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve tedbire itirazlarının usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, mahkeme hükmedilen teminat oranının arttırılması yönündeki itirazlarını da değerlendirmediğini, hükmedilen teminat miktarı oldukça düşük kaldığını, hükmedilecek teminatın alt sınırı; alacağın yüzde on beşi olduğunu, takdir edilecek teminat oranı somut olaya göre değişebileceğini,  %15 oranında teminat takdirinde bulunması müvekkilinin haklı alacağını kavuşmasını engellediği gibi haklılığı ispat edildiğinde zararını da karşılamayacağını, Mahkeme kararında her ne kadar süre ve kanun yolu belirtilmişse de başvuru merci (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi) belirtilmediğini, müvekkilinin başvuru süresi başlamadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen 15/10/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki iddiaların gerçeklikten uzak olduğunu, söz konusu  çeki elinde bulunduran davalı şirket ciro zincirindeki kopukluk sebebiyle yetkili hamil sıfatını kazanamayacağından keşideci müvekkiline başvuru hakkı bulunmadığını, çek bedelini banka hesabında hazır bulunduran müvekkili şirket aleyhine girişilen takipte, haciz tehdidi altında çek bedelinin tekrar ödenmek zorunda kalınması müvekkili şirketin mahvına sebebiyet vereceğinden mahkemece verilen tedbire itirazın reddine yönelik karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf isteminin reddini ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.    <br>GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Keşidecisi davacı şirket olan, lehtarının  ise ... şirketi olan,  31/01/2024 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ... Bankası Bornova ticari İzmir şubesine ait ... numaralı çekin davalı  ... TİC. LTD. ŞTİ. tarafından bankaya ibraz edildiği ve  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiği,  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/69 D.İş sayılı dosyası ile  \"İİK 72/3. Maddesi gereğinde %15'i olan 150.000‬,00-TL teminat karşılığında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına\" ilişkin  tedbir kararı verildiği, davalının ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği, mahkemece itirazın reddine dair verilen kararın istinaf edildiği anlaşılmaktadır. İİK 72/3 maddesi gereği,  İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.  Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, davacı dava konusu çekin keşidecisi olup çeki ... San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine düzenledikten sonra lehtar elinde iken kaybolduğunu, çekteki lehtar cirosunun sahteliği sebebiyle ciro zincirinin koptuğunu bu nedenle davalının meşru hamil olmadığını beyanla menfi tespit talep etmiş olup, dava konusu çekin  arka yüzünde  sırasıyla  lehtar ..., ... Tekstil,  ... Tadilat, ..., ... ve  .... Şti.'nin ciroları bulunduğu, iddianın içeriği, benzer şekilde çalınan çeklerin aynı ciro zinciri ile tedavüle sokulduğuna dair ciro silsilesi içindeki şahıs ve şirketlere yönelik iddialar göz önününe alınarak mahkemece bu aşamada yaklaşık ispat bulunduğu değerlendirmesi ile İİK 72/3 maddesi kapsamında teminat alınarak tedbire hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı bu aşamada tedbire itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarih ve 2024/353 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d606f041e1f40f79","SID":"8ac67f708a81aa51"}}