{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/616 Esas  - 2024/1510 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/616 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1510<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/468 Esas 2023/1023 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Ortaklıktan çıkmanın tescili<br>DAVA TARİHİ\t: 23/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklıktan çıkmanın tescili istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 257970 sicil numaralı davalı şirketin 09/09/2008 tarihinde kurulduğunu, şirketin vaki ortaklık yapısının 1340 hissesine karşılık gelen 67.000,00 TL pay tutarı ile davalı ... ve 660 hisseye karşılık gelen 33.000,00 TL pay tutarı ile ...'dan oluştuğunu, davalı ...'ün şirket esas sözleşmesi ile ilk 10 yıl için şirketin münferiden temsili ile ilzama yetkili kılındığını, Ankara 9. ATM'nin 2019/512 esas, 2021/9 sayılı kararı ile davalı şirketin ortağı ...'ın haklı neden ile ortaklıktan çıkarılmasına izin verildiğini ve iş bu kararın kesinleştiğini, ancak iş bu hükmün yalnızca tespit hükmü niteliğinde olduğunu ve ortaklıktan çıkarılmanın tescil ve ilanına ilişkin herhangi bir ifade içermediğini, Müdürlükçe resen tescil işlemi yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, 6102 sayılı TTK'nun 33 maddesinin 3. fıkrası ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36 maddesinin 4 fıkrası gereği davanın kabulü ile davalı şirket ortağı ...'ın ortaklıktan çıkmasının Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 26/1 maddesi uyarınca re'sen tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve  dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine dava açılmış ise de,  açılan iş bu davanın haksız ve hukuksuz şekilde açıldığını, 17/08/2022 tarihli davacı tarafça gönderilmiş olan tebligatın \"adresten ayrılma\" ibaresi ile geri döndüğünü, bunun üzerine yine davacı tarafça 04/01/2023 tarihinde gönderilen tebligat ise tebligat kanunu uyarınca yapılması gereken işlemleri içermediğini, tebligatlarda bahsi geçen diğer adresin ise ortaklıktan çıkarılan ortak tarafından kullanılamadığını, hali hazırda dönen tebligatta da \"taşınmış\" ibaresi bulunduğunu, sonuç olarak tebligat kanunun gerektirdikleri davacı tarafça yapılmamış ve müvekkilin yasal olmayan adresine tebligat çıkarıldığını, işbu davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, açıklanan nedenlerle Mahkemece dava kabul edilecek ise de, HMK'nun 312/2 maddesi gereği hatalı gönderilen tebligatlar neticesinde dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih ve 2019/512 Esas, 2021/9 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... tarafından, davalı ... Enerji Nakliyat İnşaat Taah.Mak.San.Tic.Ltd.Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacının, davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verildiği, davalı şirket yetkilisi ... aleyhine açılan davanın ise, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi istemli davalarda, husumetin şirkete karşı yöneltilmesinin yeterli olduğu, davalı ...'ın davalı sıfatının olmadığı kanaati ile davalı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, iş bu kararın 05/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, mahkeme kararında ortaklıktan ayrılmaya izin verilmesine rağmen tescil ve ilana yönelik hüküm kurulmadığından ve şirketin temsilcisi tarafından da tescil ve ilan gereği yerine getirilmediğinden eldeki davanın açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunduğu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1-2, 36/4 maddesi,6102 sayılı TTK'nın 33/(1)maddesi kapsamında davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, Ankara 9. ATM'nin 05/04/2022 tarihinde kesinleşen 18/01/2021 tarih, 2019/512 esas, 2021/9 karar sayılı ilamı ile ... Enerji Nakliyat İnşaat Taah. Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan Bülent Mukbil Toker'in şirket ortaklığından çıkmasına ilişkin kararın tescili ve ilanına, bu işlemlerin davacı ...'nce yerine getirilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafına usulüne uygun tebligat yapılmadığını, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini,  davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini, aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının ve hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1-2, 36/4 maddesi kapsamında, limited şirketteki ortağın, ortaklıktan çıktığının tescil ve ilanı istemine ilişkindir.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamında yer alan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih, 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı kararı incelendiğinde; davacısı ..., davalıları ... ve ... Enerji Nakliyat... Limited Şirketi olduğu, iş bu davada  davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesini talep ettiği, mahkemece davacının davasının davalı ... yönünden sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile davacı ...'ın ...'nün 257970 sicil numarasında kayıtlı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine, ayrılma payı talebi olmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ilgili kararın 05/04/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>\tDosya kapsamında yer alan 25/02/2014 tarih, 8515 sayılı ve 12/09/2008 tarih, 7148 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örnekleri incelendiğinde; şirketin adresinin, ..., kurucu ortak ...'ün ikamet adresinin ise,  ... olduğu görülmüştür.<br>\t6102 sayılı TTK'nun 33. maddesinde; \"Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.(Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallinen büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.\" şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmüştür. <br>\t Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi uyarınca da; Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. <br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih, 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı kararı dava dışı ortak ...'ın şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verildiği, iş bu kararın 05/04/2022 tarihinde kesinleştiği, mahkeme ek kararında ortaklıktan ayrılmaya izin verilmesine rağmen tescil ve ilanına yönelik hüküm kurulmadığından ve ayrıca şirket temsilcisi tarafından da tescil ve ilan gereği yerine getirilmediğinden, davacı tarafça tescil ve ilanın sağlanması üzere eldeki davanın açıldığı, davalının  gerek Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce gerek mahkemece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığından davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini ileri sürdüğü, davalı ...'ün davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu hususunda dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı, dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, davalı ...'ün eldeki davanın açılmasına sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\t Somut uyuşmazlıkta, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih, 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı kararının tescil ve ilan edilmemesi ve davacı Sicil Müdürlüğü'ne ilgili kararın iletilmesinden sonra, davacı tarafça TTK'nun 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi  kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için şirket merkezine ve şirket yetkilisi ...'e 17/08/2022 ve 04/01/2023 tarihli tescile davet yazıları gönderildiği, gönderilen tescile davet yazılarının bila tebliğ iade edildiği, davet yazılarının yukarıda ayrıntısıyla yazılı olduğu üzere şirket merkezinin ve ...'ün ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderildiği, yine davalı ...'ün tebligat yapıldığı tarihteki adresi sistemden sorgulandığında, sisteme kayıtlı adresinin de tebligatın çıkartıldığı adres olduğunun görüldüğü, bu durumda davalı ... tarafından her ne kadar ilgili adresi kullanamadığı, burada bulunmadığı iddia edilmiş ise de  6102 sayılı TTK'nun 31. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 29. maddesi uyarınca, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişilerin, işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri tescil ettirmek yükümlü olduğu, bu durumda davalı ... tarafından şirketin adres değişikliğinin ve kendi adresinin usulüne uygun tescil ettirmesi gerektiği, davalı ... tarafından basiretli bir iş adamı gibi hareket edilmediği, bu durumda  davalı ... tarafından adına usulüne uygun tebligat yapılmadığına yönelik   savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, bu bağlamda aynı zamanda  şirket müdürü olan  davalı ...'ün  ortaklıktan çıkma kararına uyulması suretiyle alınacak genel kurul kararını  tescil ettirilmediği gibi , davacı tarafça yapılan tescile davetin de sonuçsuz kalmasına neden olduğu ve  Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin  36/(4) maddesi,6102 sayılı TTK'nın 33/(1)maddesi kapsamında  davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalının  bu yöndeki istinaf itirazlarının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. <br>\tDavalı tarafın dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; davalı ...'e ve davalı şirkete çıkartılan dava dilekçesinin  tebliğine ilişkin tebligatların  muhattapların  adresten ayrıldığından bahisle 31/07/2023 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, davalı şirket yetkilisi ve şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, ancak davalı ... vekilinin 17/07/2023 tarihinde resen dosyaya vekaletname ile cevap lahiyası sunduğu, böylelikle bu tarih itibariyle davalı ...'ün eldeki davadan haberdar olduğu, yine mahkemece 23/10/2023 tarihli celsede dava dilekçesinin davalı ... vekili ile şirkete (TTK 35 madde uyarınca) tebliğine karar verildiği ve bu karar üzerine ... vekiline dava dilekçesinin 28/10/2023 tarihinde, şirkete de TK'nun  35 maddeye göre 25/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra 25/12/2023 tarihinde davacının davasının kabulü yönünde karar verildiği, yani davalı ...'ün yargılama aşamasında da ihtilaftan haberdar olmasına rağmen şirketin yetkili müdürü olarak usul ve yasa gereğince gerekli tescil işlemini  yapmamaya  devam ettiği, 6100 sayılı HMK'nun 326. maddesi uyarınca ,  yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, eldeki davada da davacının davasının kabulüne karar verildiği ve aynı yasanın 323. maddesi gereğince vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında sayıldığı dikkate alındığında, mahkemece davalı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ...'ün istinaf aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024 <br><br><br>Başkan-             Üye -                 Üye -                     Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9ed985a412c6b58","SID":"f06c3eeca0174b2e"}}