{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2017/1051 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/427<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 30/03/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 04/05/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin  Menemen Koyundere'de  faaliyet gösteren  bir un fabrikası olup davalı yandan elektrik temin etmekte olduğunu,  davalı yanca müvekkil şirkete  gönderilmiş olan faturalar incelendiğinde davalı yanın müvekkil şirketten 'K/K BEDELİ' adı altında 2011 yılına ait Nisan ayı faturasında 6.616,91 TL Mayıs ayı faturasında 6.478,87TL Haziran ayı faturasında ise 9.209,57 TL olmak üzere toplam 22.305,35TL kaçak elektrik kullanım bedelini faturalara yansıttığını ve anılan bedeli müvekkil şirketten talep ettiğini, davalı yanın tüketicilere sunmuş olduğu hizmetin kamu hizmeti niteliği taşıdığından  davalı yanca verilen hizmetin karşılığı olarak istediği ücreti oluşturan tüm kalemlerin meşru olması gerekli iken kaçak elektrik kullanan şahısların ödemediği tutarların, kaçak elektrik tüketim bedeli adı altında dürüst tüketicilere yüklenmesi ve dürüst tüketicilerden tahsili yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının kendi alt yapı yetersizliklerinden kaynaklanan elektriğin kaçak kullanılmasından dolayı uğradığı zararı dürüst abonelere yansıtmasının emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmekte olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını,  davalı yanın dürüst abonelerden kaçak elektrik kullanım bedeli adı altında ücret talep ettikten sonra kaçak elektrik kullananları tespit ederek onlardan da kaçak elektrik tüketim bedeli tahsil ettiği dikkate alınırsa davlı yanından mükerrer tahsilay yaptığı ve sebepsiz zenginleştiğinin açık olduğunu, belirtilen nedenlerle  müvekkili şirketin  mağduriyeti hat safhada olduğundan  haksız ve hukuka aykırı  olarak alınmış bedel  veyabedellerin toplamı olan 22.305,35TL'nin müvekkili şirkete iadesini , dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve yargı yolu itirazında bulunarak davanın EPDK ya karşı kurum kararı iptali için Danıştay'da açılması gerektiğinden husumet yargı yolu ve zamanaşımı itirazında bulunmuş gerek kanun gerekse kanun kapsamında çıkartılan yönetmelik düzenlenmesinde de anlaşılacağı üzere abonelere tahakkuk ettirilen  elektrik tüketim bedelinin müvekkili kurum tarafından değil Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından düzenlenen tarife yapısı dikkate alınmak suretiyle  tespit edildiğini, müvekkilinin bu tarife yapısı dışında bir  tarife uygulamasının söz konusu olmayıp, kayıp kaçak bedeli olarak faturada gösterilen  gider kaleminin de aynı şekilde EPDK tarafından onaylanan tarife uygulama usul ve esasları hükümlerinde gösterilen şekli ile bir gider kalemi olarak faturaya yansıtıldığını, müvekkilinin uygulama talimatına bağlı olarak işlem tesis  etmiş olup,  tarife yapısı içindeki kayıp kaçak bedelinden abonenin sorumlu olup olmadığı konusunun ancak söz konusu  tarife yapısını düzenleyen EPDK ya karşı dava konusu yapılması gerektiğini,  haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiş aşamada 02/10/2012 tarihli dilekçesi ile davanın EPDK ya ihbar edilmesini talep etmiştir.<br>İhbar edilen EPDK vekili dosyaya verdiği cevaplarında davanın ihbarının yerinde olmadığını, kayıp kaçak enerji bedelinin Enerji Piyasası Kurulu Kararları ile düzenlenen ve ülke çapında düzenleyici işlem niteliği taşıyan tarifeler gereğince dağıtım şirketleri tarafından müşterilere tahakkuk ettirilen ve yine dağıtıcı firmalar tarafından tahsilatı gerçekleştirilen bedeller olan, bedellerin tahsiline dayanak teşkil eden bedellerin halen geçerli ve yürürlükte olduğunu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini esasa ilişkin de davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.<br>Aşamada ihbara cevap veren Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ vekilinin beyan dilekçesinde; Genel müdürlüğün dağıtım lisansının bulunmadığını, dağıtım faaliyetlerinin perakende şirketlerince yerine getirildiğini, bu nedenl... Genel Müdürlüğünün davanın muhatabı olmasının mümkün olmadığını, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş sayılacağını, tüm fatura kalemlerine ilişkin belirleneme ve karar verme yetkisinin EPDK'ya ait olduğunu bildirerek ihbarı kabul etmediklerini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İhbara cevap veren... Elektrik Perakende Satış Aş vekilinin beyan dilekçesinde; davalı yanın faturalarının muhattabı ve tarafının müvekkili şirket olduğu yönündeki iddiaları ve ihbarı kabul etmediklerini bildirmiştir. <br>Kapatılan...Asliye Ticaret Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin 07/11/2013 tarihinde verilen karar Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı ilamı ile davalının kayıp kaçak bedeli uygulamasının yerinde olmadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır gerekçesi ile bozularak mahkememize iade edilmiş, mahkememizc... sayılı  08/09/2015 tarihli karar ile davanın kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay..Hukuk Dairesinin ... sayılı 25/05/2016 tarihli kararı ile onanmış, dosyanın karar düzeltme aşamasında ise Yargıtay ...Hukuk Dairesinin...i kararı ile; \"Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ... K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır...\" şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki  düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin  kurallara uyan abonelerden  tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin  karşılığında ne bedel ödendiğinin  bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada geçmişede etkili olan 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak  yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun \"17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş  ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu  dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller  maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; Geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, Geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli  olan  EPDK kararlarına dayanılarak  alınmış olan ve dava konusu yapılan  kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan  ve halen görülmekte olan  davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı  tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin  Dairemizin, 25.05.2016 günlü, ... Karar  sayılı ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, bozma nedenine göre davalı tarafın sair karar düzeltme nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 30/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.\" gerekçesi ile bozularak mahkememize iade edilmiştir.<br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma kararına uyulmuş, 6179 Sayılı yasa kapsamında davaya konu edilen kesintilerin kurulun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığı, bu kapsamda kesintilerin haklı olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış, dosyaya verilen 13/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait elektrik aboneliğinden 2011/04-05-06 dönemlerinde ...lektrik Dağıtım AŞ tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin KDV hariç tutarının 22.305,45 TL, KDV dahil 26.320,43 TL olduğunu, dava konusu edilen dönemde... Elektrik Dağıtım AŞ tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli, birim fiyatları ve tutarları, EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifeler dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığını, EPDK tarifelerine göre yapılması gereken tahsilat miktarı ile fiili tahsilat miktarı arasındaki küçük farklılığın da EPDK tarifelerinin her üç ayda bir değişmesi, kamuoyuna ilan edilen tarifelerin tüm küsüratların tarifede gösterilmemesinden kaynaklandığını bildirmiştir. <br>Dosyaya toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Davacı tarafça Menemen Koyundere Beldesinde bulunan fabrikaya ait ... nolu elektrik aboneliği sözleşmesinin 12/08/1999 tarihinde imzalandığı ve tarifenin 2011/04-05-06 dönemlerinde çift terimli... Sanayi abone grubu olduğu, davacı tarafça söz konusu aboneliğe ilişkin toplam 22.305,35 TL kaçak elektrik kullanım bedelinin faturalara yansıtıldığı ve ödemek zorunda kalındığından bahisle ödenen bedelin davalıdan iadesine yönelik 30/03/2012 tarihinde işbu davanın açıldığı, yargılama aşamasında geçmişe etkili olan 17/06/2016 tarih 29745 Sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı kanunun 21.maddesiyle 6446 Sayılı kanunun 17.maddesinin 1,3 ve 4.fıkraları ile 6.fıkrasının a, ç, d ve f bendlerinin değiştirildiği, aynı maddeye eklenen 10.bend ile kurul tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu hükmü getirildiği, Tüketici Hakem Heyetleri ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkilerinin geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurulun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlandırıldığı, bu bedellerin alınmasında esas olan tarifelerin düzenlenmesinde EPDK'nun kanundaki yetkilerinin genişletilerek söz konusu bedellere maliyet unsuru kapsamının dahil edildiği, 6719 Sayılı Kanunun 26.maddesi ile 6446 Sayılı EPDK'na eklenen geçici 19 ve 20.maddeler kapsamında dava konusu edilen dönemde davacı tarafın faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli birim fiyatları ve tutarlarının EPDK tarafından düzenlenen ve onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedelin bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen düzenlemeler nazara alınğında kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağı, 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusuz kaldığı, ancak dava tarihi nazara alındığında davacı şirketin davasında haklı olduğu, ancak 6719 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri tayini gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.    <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gerekli 35,90-TL harcın peşin alınan 331,25 TL'den mahsubuyla bakiye 295,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>3-Yargıtay bozma kararından önce yazılan 18/11/2015 tarihli 1.192,42 TL'lik Harç Tahsil Müzekkeresinin tahsil edilmemiş ise işlemsiz iadesi için ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, tahsil edildiği bildirildiği takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile  davacı tarafa verilmesine, <br>5-Davacı tarafça yapılan ilk masraf 24,45 TL, peşin harç bedeli 35,90 TL, 32 tebligat ve  3 müzekkere gideri toplamı 311,80 TL, 1 bilirkişi ücreti 400,00-TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı 19,80 TL olmak üzere toplam 791,95 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,   <br>6-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, <br>7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,  <br>İlişkin davacı vekili ve davalı ... lektrik Dağıtım AŞ vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.04/05/2018<br><br>Katip ...<br> E imza<br> <br> <br>Hakim...<br> Eimza <br><br><br> <br><br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae7e412650887a70","SID":"798c1669eba99e01"}}