{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1106 <br>KARAR NO:2024/1852<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/03/2021<br>NUMARASI:2019/1006 Esas -  2021/242 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili Banka ile davalı borçlu ... A.ş. (eski Ünvanı ...A.ş.) arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden kredi açılarak Kullandırıldığını, kredilerin geri ödemeleri bakımından temerrüde düşmeleri sebebiyle kredi hesapları Beyoğlu .... Noterliğinin 17.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile kat edildiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı hakkında İstanbul 7. Asliye ticaret Mahkemesinin 2018/1050 D. İş sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararının ... sayılı icra takip dosyasında infaz edildiğini ve ilgili takip dosyasından da esas takibe geçildiğini, gönderilen ödeme emirlerine konu  banka alacağına, faize ve faiz oranına ile diğer tüm ferilerine davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu,  konudaki itirazların yersiz olduğunun  Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, takip tarihi itibariyle müvekkili bankaya olan borcun 5.665.040,56 TL Anapara, 66.092,14 TL İşlemiş Faiz, 3.304,6 TL BSMV olmak üzere toplam 5.734.437,30 TL olduğunu beyanla,  yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 5.734.437,30  TL alacak üzerinden takibin devamına, icra takibinin açıldığı tarihten, tahsil tarihine kadar geçecek süre için,  anapara alacağı üzerinden hesaplanacak %90 temerrüt faizi ve % 5 B.S.M.Vergisinin borçludan tahsiline,  haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine, masraf ve avukatlık ücretinin borçlulardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı taraf  cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamı, kredi sözleşmesi, icra dosyası, hesap kat ihtarı ve tebliğ belgeleri uyarınca alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalının kullandığı kredilerin geri ödenmesinde temerrüde düştüğü, hesap katı yapılarak usulüne uygun tebliğ edildiği, bunun üzerine yapılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğu, oysa itiraz edilen asıl alacak ve işlemiş faiz ile vergisinin sözleşmeye uygun hesaplandığı, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ve haksız itirazın reddine, davalının takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ...\" karar verilmiştir.İlk derece Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek kararda, verilen kesin süreye rağmen davalı vekilince eksik istinaf karar harcının ve istinaf avansının yatırılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili nihai karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 12.2015 tarihi itibariyle Davacı Bankadan Rotatif kredi 815.316 TL dövize endeksli 1.302.850 Euro karşılığı 3.972.000 TL  kredi olmak üzere toplam 4.787.316 TL kredisi olduğunu. bunun karşılığı olarak  verilen çek senet deposunun 4.295.670 TL ve (250.000 Euro) karşılığı 726.900 TL olmak üzere toplam 5.022.570 TL tahsilatı yapılacak çek senet  deposu bulunduğunu, TL mevduat hesabında 84.154 TL  bulunduğunu, tahsil edilecek çekin senetler ve TL hesabımızdaki para borcumuzu o dönem karşılamaktaydı.Yapılan aşırı FAİZ tahakkukları ve kurun aşırı artışının hesapları değiştirdiğini, bilirkişi incelemesinde eksik inceleme yapıldığını, sadece bankanın sunmuş olduğu kredi sözleşmesinden faydalanılmış olup tarafların verilen çek deposunun dikkate alınmadığın, hesaplama yaparken Kredi Sözleşmesi gereğince uygulanacak Temerrüt Faizini bulabilmesi için temerrüt tarihindeki cari faiz oranının %50 sinin eklenmesi ile bulunacak olup temerrüt tarihi olarak takip tarihi alındığı için 24.09.2018  tarihindeki TL'nin kredilere uygulanacak cari faiz oranının  belirlenmesi  gerektiğini, %60 oranının hangi tarihli cari faiz olduğu belli olmadığını, takibe konu olan çek için istenen ve hesaplanan kur farkının nereden ve nasıl hesaplandığının belli olmadığını, davalı şirketin burada hak kaybına uğradığını ve ödemede tekerrüre düşürüldüğünü, gerek mahkeme gerek bilirkişilerle  bankanın afaki olarak belirlemiş olduğu faiz ve borca eklenen tutar araştırılmadan doğru kabul edilerek rapor oluşturulduğunu, eksik inceleme sonucu hak kaybına uğrayarak ödenen meblağın tekrar ödenmesinin yersiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf nispi karar harcı ile gider avansının yatırılması için süre verilmiş ise de belirtilen  süre de harç yatırılamadığını, Coronavirüs tedavisi gören ailesi ile aynı evi paylaştığından harç yatırma işleminin gerçekleşmediğini, yatırılması gereken başvurma harcının yatırıldığını, dosyanın bu şekilde istinaf olunması gerektiğini, istinaftan  vazgeçilmiş  sayılma kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini ve istinaf talebinin esastan görülmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kur farkı ve faiz hesabı ile alacağın miktarı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, müteselsil kefil ile davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"GKS, kefaletnameler, hesap kat ihtarnamesi\" sebebine dayalı olarak toplam 5.734.437,30 TL alacağın tahsili istemiyle 24/09/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş ancak istinaf harç ve masraflarının yatırılması için çıkarılan tebligata rağmen eksikliklerin giderilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafça bu karara karşı da Coronavirüs tedavisi gören ailesi ile aynı evi paylaştığından harç yatırma işleminin gerçekleşmediğinden bahisle istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK'nın 344. Maddesinde, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve gerekli giderlerin hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirileceği düzenlenmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/19-286 E., 2010/330 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere muhtıranın geçerli olabilmesi için muhtırada hakim veya mahkeme başkanının sicili ve imzasının bulunması, yatırılacak harç, masraflar ve yatırılacağı yerin doğru olarak gösterilmiş olması ve verilen sürede muhtıra gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının hatırlatılması gerekmektedir. Bu unsurları taşımayan muhtıra ile geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de imkan yoktur. Bu hususlar gözetildiğinde hakim imzası olmadan kalemce davacılar vekiline gönderilen tebligat üzerine şerh verilerek yapılan bildirimin geçerli olmadığı açıktır(Yargıtay 11. HD'nin 30/09/2019 Tarih ve 2018/4583 E. - 2019/5956 K. Sayılı Kararı).Eldeki davada, istinafa başvuran davalı hakkında harç ve masraf eksikliğinin ikmali hususunda muhtıra düzenlenmemiş, sadece tebligatın üzerine şerh verilmekle yetinilmiştir. Tebligat üzerine yazılan ve hâkimin sicil numarası ve imzasını taşımayan açıklamalar, yasanın aradığı yönteme uygun kabul edilemeyeceği gibi, hâkim tarafından verildiğinin kabulüne de olanak yoktur. Bu bakımdan söz konusu tebligat hukuki sonuç doğuracak nitelikte de değildir. Bu halde Mahkemenin, hâkim tarafından verilmiş; usulüne uygun bir kararı ve tebligatı bulunmadığından; hakim imzasından yoksun bildirimin hukuken geçerli kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi; usule aykırı ve geçersiz bu belgenin hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 22/04/2021 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu kapsamda, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklandığı gibi davalı tarafa harç ikmali için usulüne uygun muhtıra düzenlenip, tebliğ edildikten sonra sonucuna göre kanun işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanını mahal mahkemesine geri çevrilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı vekilince nihai karara karşı yapılan istinaf başvurusu yönünden ise istinaf harç ve giderlerinin ikmali için usulüne uygun muhtıra düzenlenip, tebliğ edildikten sonra sonucuna göre kanuni işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek karara ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek kararının KALDIRILMASINA; davalı vekilince nihai karara karşı yapılan istinaf başvurusu yönünden HMK'nın 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın HMK'nın 352/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin  olmak üzere karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84ef6c2195530e5f","SID":"da0dee1ca8af3d78"}}