{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/772 Esas  - 2024/1456 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/772 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1456<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/321 Esas 2024/305 Karar<br>TALEP EDEN <br>VEKİLİ\t<br>KARŞI TARAF\t:  HASIMSIZ<br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 29/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tTalep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketinin 15/03/2021 tarihinde açıldığını, 2022 yılının Mart ayında pandemi yasakları sebebiyle davacı şirketin faaliyetlerinin durduğunu, pandemi yasakları bittikten sonra davacı şirketin gayrifaal hale düştüğünü, eşyalarını söz konusu kafeden taşıdığını, taşınma işlemleri esnasında şirketin müdürünün refakat edemediğini ve telefonla sevk ve idare etmeye çalıştığı hamallarla taşınma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, şirketin yeniden faaliyete geçemeyeceği anlaşıldığından tasfiye kararı alındığını ve bu amaçla vergi dairesine başvurulduğunda vergi dairesinden diğer evraklarla beraber yazar kasa ruhsatının istendiğini, diğer tüm ticari defterler ve evraklar eşyaların arasında bulunmuş olmasına rağmen yazar kasayı ve yazar kasa ruhsatını davacının bulamadığını belirterek, davacı şirkete ait AT0000205559 cihaz sicil no'lu  yazar kasanın ve aynı yazar kasaya ait ruhsatın kaybolduğunun tespitini ve zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; talep eden tarafından mahkemeye sunulan 29/03/2024 tarihli dilekçe ile, şirkete ait yazar kasayı ve yazar kasa ruhsatını taşınma esnasında kaybettiğinin bildirildiği, bu hususta Yargıtay 11. HD'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, yine aynı dairenin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı örnek ilamlarının bulunduğu, özetle talep edenin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, yazar kasayı ve yazar kasa ruhsatının nasıl kaybolduğuna dair  bir delili de dosyaya sunmadığı ve talebin HMK'nun 320.maddesi gereğince dosya üzerinden karara bağlanabileceği de dikkate alınarak ve zayi belgesi verilmesi konusundaki taleplerini ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTalep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda talep edenin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranmak gerektiği, taraflarının basiretli bir tacir gibi davranmadığının belirtildiğini, her ne kadar taraflarınca saklama yükümlülüğü yerine getirilmiş ise de; yazar kasanın ve ruhsatının ellerinde olamayan sebeplerle kaybolduğunu, davacı şirketin pandemi nedeniyle faaliyetlerini durdurduğunu, dolayısıyla pandemi döneminde uygulanan yasakların ardından, yasaklar bittikten sonra gayrifaal hale düşen şirket apar topar eşyalarını taşımak durumunda kaldığını, eşyaların taşındığı esnada da şirket müdürünün nakliye işlemleri esnasında pandemi nedeniyle katılamadığını, ancak pandemi şartlarında şirket yetkilisinin fiziken taşıma esnasında bulunamaması nedeniyle yazar kasa ve ruhsatı kaybolduğunu, yazar kasa ve ruhsatı eşyalar arasında bulunamadığını, taşınma esnasında kaybolduğu tespit edilen yazar kasa ve ruhsatının kaybolduğuna dair herhangi bir delil sunmanın beklemesinin de söz konusu olamayacağını, bu nedenle mahkemenin herhangi bir delilin de bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddetmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.\t<br>\t6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.\t<br>\tSomut olaya gelince; 6762 sayılı TTK’nın 68/4. ve 6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebi ile ziyaa uğraması halinde  belge verilmesinin istenebileceğinin düzenlendiği, somut olayda zayi olduğunun tespiti talep edilen yazar kasa ruhsatının doğal afet veya hırsızlık sonucu kaybolduğunun iddia ve ispat edilmediği,  talep konusu olayda bu hallerden birinin gerçekleşmediği, davacı şirketin taşınması esnasında yazar kasa ruhsatının kaybolduğunun beyan edildiği, bu bağlamda  tacir olan talepte bulunan davacının basiretsiz davranışı nedeniyle ticari defterlerin kaybolması durumunda zayi belgesi istenemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2017 tarih, 2016/817 E., 2017/3842 K ve yine  27/02/2015 tarih,  2014/18101 E., 2015/2682 K. sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu  anlaşıldığından, TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı göz önünde bulundurularak açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Talep edenden alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                       Üye - ...       Zabıt Katibi -...<br>...        ... ...     ... <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19a103e7bb9c1b26","SID":"3568fdb8f23f596d"}}