{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/598 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2080<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ASIL DAVA TARİHİ\t: 03/12/2021<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 17.09.2018 <br>NUMARASI\t\t: 2018/112 E. 2021/979 K.<br>BİRLEŞEN İZMİR 3 ATM 2018/1056 E. SAYILI DOSYASINDA<br>ASIL VE BİRLEŞEN<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 06.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.12.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.12.2021 tarih 2018/112 E. 2021/979 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :    <br>\tASIL DAVA \t: Davacı ... vekili, davalı alacaklının müvekkili aleyhine İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7148 Esas sayılı dosyası ile, tahsil edilmiş/bedelsiz kalmış senetler hakkında icra takibi başlattığını, taraflar arasında dava dışı ... Şti'nin hisselerinin devri konusunda 14.04.2014 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davalının şirketteki hisselerini 420.000,00 TL karşılığında diğer ortak dava dışı ...'e devrettiğini, sözleşme gereği 420.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin 14.04.2014 tarihinde elden nakit olarak ödendiğini, 15.04.2014 tarihinde 15.000,00 TL nakit, 05.05.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli senet, 15.06.2014 tarihli 70.000,00 TL bedelli senet, 15.08.2014 tarihli 100.000,00 TL bedelli senet, 30.09.2014 tarihli 150.000,00 TL bedelli senet ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 14.04.2014 tarihinde 5.000,00 TL'nin davalıya elden ödendiğine ilişkin ibarenin sözleşmeye yazıldığını, 15.04.2014 tarihinde ödenmesi gereken 15.000,00 TL'nin bu tarihte sözleşme tarafı (birleşen davada davacı) ... tarafından banka aracılığıyla davalıya gönderildiğini, bundan sonra davalının ...'taki hesabına 06.05.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 18.06.2014 tarihinde 30.000,00 TL, 23.06.2014 tarihinde 28.000,00 TL gönderildiğini, bu ödemelerden sonra tarafların geri kalan bakiye için 27.08.2014 tarihli anlaşma düzenlediklerini, bu anlaşmaya göre davalıya ... tarafından 100.000,00 TL bedelli çek verildiğini, bu çekin İstanbul Anadolu 25 İcra Müdürlüğü'nün 2015/10834 E. sayılı dosyası ile tahsil edildiğini; ayrıca Eskişehir'de bulunan dava dışı .... Şti. hisselerinden dava dışı ...'ın payına tekabül eden %33 hissenin 100.000,00 TL karşılığında davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, bu sebeple ... tarafından sonradan davalıya devredilmesi için davalının kardeşi olan ve sözleşmede imzası bulunan ...'na şirket hisselerinin devir ve satışı için Kartal 9. Noterliğinden vekaletname verildiğini; 27.08.2014 tarihinde davalıya 40.000,00 TL gönderildiğini, 14.04.2014 tarihli sözleşmenin 5/a maddesinde \"alıcılar iş bu sözleşmenin imzalanma tarihi olan 14.04.2014 tarihinden önce meydana gelmiş SSK ve vergi borçlarından sorumlu değildir\" ibaresinin mevcut olduğunu, 14.04.2014 tarihinden önce şirketin vergi borcunun 51.938,00 TL olup davalının devrettiği hissesine oranlandığında davalının 17.312,00 TL vergi borcundan sorumlu olduğunu; davalıya yapılan ödemeler, Eskişehir'deki şirket hissesinin devri, davalıya verilen 100.000,00 TL bedelli çek ve vergi borcuyla birlikte müvekkili ile diğer sözleşme taraflarının davalı ...'e herhangi bir borcunun kalmadığını; davalının bedelsiz senetleri takibe konu ettiğini; 14.04.2014 tarihli sözleşmenin 5/e maddesinde \"alıcılar iş bu sözleşmede belirtilmiş olan ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirmeden resmi devir talep hakkına sahip olmayacaktır ve bu konuya ilişkin dava itiraz haklarından peşinen imzası ile feragat ettiğini kabul beyan ve taahhüt etmiştir\" ibaresinin bulunduğunu, bu ibare ile ... Şti.'ndeki davalı hisselerinin devrinin resmi olarak yapılmış olması nedeniyle hisse bedelinin davalı ...'e ödendiğinin anlaşıldığını, hisse devri yapıldıktan sonra senetlerin defalarca istenmesine rağmen davalının senetlerin tesliminden kaçınarak icra takibi başlattığını; ayrıca davalının senette tahrifat yaparak senedin ön yüzündeki ... isminin önündeki kefil kısmını karalayarak \"2)\" yazdığını, müvekkilinin isminin önüne de \"1)\" yazdığını, ayrıca senet arkasında cirosu bulunan ...'nin isminin üzerine bu kişinin bilgisi dışında iki paralel çizgi çekerek iptal yazdığını ileri sürerek, İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7148 Esas sayılı takibin iptaline, takip nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tASIL DAVAYA CEVAP\t: Davalı ... vekili, senetler davacı tarafta bulunmadığına göre ticari teamül gereği davacı tarafından ödeme yapılmadığının kabulü gerektiğini, 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesinin 3. maddesinde alacağa konu senetlerin ve ödeme yapılacak banka hesabının belirtildiğini, hesabın incelenmesi halinde müvekkiline takibe konu senet alacağı kadar ödeme yapılmadığı gibi hangi senede ilişkin olduğu belirtilmeden bir takım ödemeler yapıldığını, ancak bu ödemelerin dahi borcu karşılamadığını ve icra takibi konusu bono ile ilgisinin olmadığını, davacı tarafın sunduğu evraktan takibe konu senedin ödendiği veya mahsup edilebileceğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, dava konusu icra takip dayanağı bonoların sunulan davacı ödeme belgeleriyle bir ilgisinin bulunmadığını, takibe konu 15.06.2014 tarihli 70.000,00 TL bedelli senet, 15.08.2014 tarihli 100.000,00 TL bedelli senet ve 30.09.2014 tarihli 150.000,00 TL'lik senetlerde çift imzası bulunan diğer borçlu ...'in kefil ibaresinin çizildiğinden tahrifat olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın gerçek olmadığını, bu durumun davacıyı ilgilendirmediğini, imzaların bağımsızlığı ilkesi karşısında herkes kendi imzasından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBİRLEŞEN DAVADA TALEP : Davacı ... ... vekili, müvekkili aleyhine İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, müvekkilinin İzmir 25 İcra Müdürlüğü'nün 2016/7148 E. sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, davanın aynı konuda diğer borçlu ... tarafından açılan asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP :Davalı vekili, asıl davadaki cevaplarını tekrar ettiklerini, senedin illetten mücerret olup, ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 25. İcra Dairesi'nin 2016/7148 E. sayılı dosyasında asıl ve birleşen davalarda davalı ... tarafından asıl davada davacı ... ... ve birleşen davada davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 262.000,00 TL asıl alacak, 56.917,03 TL işlemiş faiz, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 82,35 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 319.399,38 TL'nin tahsili için 17.05.2016 tarihinde girişilen icra takibi olduğu, takip dayanağının lehdarı ..., borçluları ... ile ..., düzenlenme tarihleri 14.04.2014 olan 15.06.2014 vadeli 70.000,00 TL bedelli, 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli, 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli olmak üzere 3 adet bono olduğu; İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/510 E. sayılı dosyasında asıl davada davacı ... tarafından davalı ... aleyhine icra takibinin iptali ile kötü niyet tazminatı talepli olarak dava açıldığı, davanın İİK 168/1-b-5 maddesi uyarınca yasal 5 günlük süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesinde devir alan borçlu olarak ..., ..., ... olduğu, devir alanlar bakımından sınırsız müteselsil kefil olarak ...'in yer aldığı, devir eden satıcı olarak davalı ... ve kefili olarak ...'nun yer aldığı, sözleşmenin konusunun sözleşmenin 2. maddesine göre satıcı ...'nun ... Ltd Şti'de bulunan 33 paya karşılık gelen hisselerinin isimleri yazılı alıcıların üçüne, ikisine veya herhangi birine devrine ilişkin olduğu, sözleşmenin 3. maddesine göre devir bedelinin 420.000,00 TL olduğu, 14.04.2014 tarihinde 5.000,00 TL nakit ödendiği, 15.04.2014 tarihinde 15.000,00 TL nakit, 05.05.2014 vadeli 80.000,00 TL tutarındaki senet, 15.06.2014 vadeli 70.000,00 TL tutarındaki senet, 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL tutarındaki senet, 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL tutarındaki senet ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödeme tarihlerine göre alıcının satıcıya bono verdiği, satıcının da alıcıya bu bedeller ödendiği takdirde iptal olmak üzere teminat olarak 15.10.2014 tarihli 420.000,00 TL bedelli bono verdiği, sözleşmenin 3/b maddesinde ödemelerin ...'nun ... Bank Trabzon Şubesinde bulunan hesabına yapılacağını, sözleşmenin 3/e maddesinde ödeme tarihlerinin bir tanesi dahi geçirildiğinde kalan tüm ödemelerin muacceliyet kesbedeceğinin, sözleşmenin 5/a maddesinde alıcıların iş bu sözleşme tarihinden önce meydana gelmiş olan SSK ve vergi borçlarından sorumlu olmayacağı, sözleşmenin 5/e maddesinde alıcıların iş bu sözleşmede belirtilmiş olan ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirmeden resmi devir hakkına sahip olmayacağının kararlaştırıldığı; takip konusu bonoların 14.04.2014 tarihli hisse devir sözleşmesine konu hisse devir bedeli olarak verilen bonolar olduğu; 26/08/2014 tarihli ... ve ...'nun imzasını içeren şahit olarak ... tarafından imzalanan bir hesaplaşmaya ait olduğu değerlendirilen yazılı belgede \"100 Bin Eskişehir, 100 Bin Mart ayına çek ... Bey'den ... Bey'e, 40 Bin ... Bey'e nakit (toplam) 240.000, (-7000 vergi için kesildi)\" hesaplamalarının yer aldığı, ayrıca \"Not=Eskişehirdeki dükkanla alakalı hiçbir problem olmayacağına dair söz veriyorum bir daha herhangi bir konu ile ilgili ... ve ..., ...'nu aramayacaklardır\" ibarelerinin yazılı olduğu; davalı tarafın bu hesaplaşmanın dava konusu hisse satışı ile ilgili olmadığını, Eskişehir'de bulunan .... Şti tarafından işletilen dükkan olduğunu, dava konusu senetlerin ise ... Şti.'deki hisselerin devrine ilişkin olduğunu beyan ettiği, ancak Eskişehir'de bulunan ... Şti'deki ...'ın hissesinin davacı tarafça iddia edildiği üzere ...'na devrediliyor olmasına göre hisse ile beraber bir de üzerine çek ve para verilmesinin akla yatkın olmadığı, dolayısıyla bu hesaplaşmanın da dava konusu ... İşletmesindeki hisse devriyle ilgili olduğu kanaatine ulaşıldığı; Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısına göre ...'ın 23.06.2011 tarihinde 300/900 pay itibariyle ... Ltd Şti'ne ortak olduğu, diğer ortakların ... ve ... olduğu, ...'ın ortaklığının halen sürdüğü; 26.08.2014 tarihli belge ile birlikte sunulan Kartal 9. Noterliği'nin 12.11.2014 tarihli vekaletnamesi ile dava dışı ...'ın ... Şti'deki hisselerini devir konusunda ...'nu (davalının kardeşi) vekil olarak tayin ettiği; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü sicil kayıtlarına göre ... Ltd Şti'nin ortaklarından davalı ...'nun 33 adet hissesini dava dışı ...'e devrettiği; 24.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, ... Bank Genel Müdürlüğü'nün gönderdiği hesap ekstresinin incelenmesinden davalı ...'nun Trabzon Şubesi nezdindeki hesabına birleşen davada davacı .... .... tarafından 15.04.2014 tarihinde 15.000,00 TL, dava dışı ... tarafından 06.05.2014 tarihinde 50.000,00 TL (\"05.05.2014 tarihli 80.000,00 TL bedelli ... senedine istinaden\"); dava dışı ... tarafından 09.05.2014 tarihinde 30.000,00 TL (\"05.05.2014 tarihli ... senedinin bakiye ödemesi\"), 18.06.2014  tarihli 30.000,00 TL bedelli (\"... Mat. Senet ödemesi\"), .... tarafından yatırılan 23.06.2014 tarihli 28.000,00 TL bedelli (\"15/06/2014 vadeli ... senedine istinaden\") olmak üzere toplam 153.000,00 TL ödendiği; dava dışı ... tarafından 27.08.2014 tarihinde 39.985,00 TL davalı ...'nun hesabına yatırıldığı ancak dekont üzerinde açıklama bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin 3. maddesi gereği 14.04.2014 tarihinde 5.000,00 TL nakit ödendiği, 26.08.2014 tarihli protokol çerçevesinde 30.03.2015 vadeli 100.000,00 TL bedelli çekin icra takibi nedeniyle ödendiği, böylece davalı ...'nun hesabına yatan 192.985,00 TL ile 14.04.2014 tarihinde ödenen 5.000,00 TL ve çek karşılığı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 297.985,00 TL'lik ödeme yapıldığı; 26.08.2014 tarihli protokol gereği davalının kardeşine verilen vekaletle Eskişehir ...'deki ... hissesinin ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından anlaşıldığı üzere devri sağlanmadığından bu konuda borçtan mahsup yapılamayacağı, yine davalının sorumlu olduğu iddia edilen ... Şirketi'nin vergi borcu ve davacılar tarafından ödendiği sübuta ermediğinden davalının sorumlu olduğu iddia edilen vergi borcu nedeniyle borçtan düşüm yapılamayacağı; Davaya konu ... Şti.'ndeki davalı ...'na ait 33 payın karşılığı olarak 420.000,00 TL kararlaştırıldığı, bundan 297.985,00 TL'nin mahsubu ile kalan borcun 122.015,00 TL olduğu, icra takibine konu senetlerin vade tarihleri dikkate alındığında 15.06.2014 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli, 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli senetlerin ödenmiş olduğu, ancak 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senedin 122.015,00 TL'lik kısmının ödenmediği bunun dışında kalan kısmının ödendiği sonucuna ulaşıldığı; 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senedin vade tarihi olan 30.09.2014 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 19.880,09 TL olduğu; Böylelikle davacıların 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL senet nedeniyle 122.015,00 TL asıl alacak, 19.880,09-TL işlemiş faiz ve 400,00-TL ihtiyati haciz masrafı ile 82,35-TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 142.377,69 TL borçlu oldukları; bunun dışında söz konusu takip veya takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadıkları gerekçesiyle, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacı ...'in İzmir 25. İcra Dairesi'nin 2016/7148 E. sayılı takibinde 14.04.2014 tanzim tarihli 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senet ve iş bu takip nedeniyle takip tarihi itibariyle 122.015,00 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 19.880,09 TL alacak 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 82,60 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 142.377,69 TL borçlu olduklarının; bunun dışında iş bu takip ve diğer takip konusu senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, davacıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalının şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davacı vekili, 26.08.2014 tarihli sözleşmenin hisse devrine ait borçlar içerdiğinin mahkemece kabul edildiğini, ancak Eskişehir'deki işletme devrinin gerçekleşememesi sebebiyle borcun ödenmediğine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca sol üst kısımda \"... ile ilgili ...le yapılan nisan ayındaki sözleşmenin devamı, hesap bitti\" şeklindeki ibare ile önceki sözleşmedeki borçların sona erdiğinin ve yeni sözleşmedeki beyanların geçerli olduğunun her iki tarafın da imzasıyla kabul edilmiş olduğunu, bu sözleşmenin imzalanması ile müvekkilinin ve birleşen davada davacının bakiye borcun 100.000,00 TL’sinden daha kurtulduklarını, 40.000,00 TL ödemenin ikinci sözleşmede varlığının sabit olduğunu, sözleşmenin başka bir nüshası sunulmadığına göre, davalıya yine bakiye borç için 40.000,00 TL ödeme yapıldığının kabulü gerektiğini, müvekkili tarafından edimin yapılmasının teklif  edildiğini ve davalının kardeşine yetki de verilerek müvekkili tarafından gerekli tüm işlemlerin yapılmış olmasına rağmen davalının haklı bir sebep yokken edimi kabul etmeyerek temerrüde düştüğünü, verilen vekaletnamenin sözleşmenin bu hükmünün ifa edildiğini gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tBirleşen davada davacı vekili, mahkemece 26.08.2014 tarihli sözleşmenin hisse devrine ait borçlar içerdiğinin kabul edildiğini, ancak Eskişehir'deki işletme devrinin gerçekleşememesi sebebiyle borcun ödenmediğine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca sol üst kısımda \"... ile ilgili ...le yapılan nisan ayındaki sözleşmenin devamı, hesap bitti\" şeklindeki ibare ile önceki sözleşmedeki borçların sona erdiğinin ve yeni sözleşmedeki beyanların geçerli olduğunun her iki tarafın da imzasıyla kabul edilmiş olduğunu, bu sözleşmenin imzalanması ile müvekkilinin ve asıl davada davacının bakiye borcun 100.000,00 TL’sinden daha kurtulduklarını, 40.000,00 TL ödemenin ikinci sözleşmede varlığının sabit olduğunu, sözleşmenin başka bir nüshası sunulmadığına göre, davalıya yine bakiye borç için 40.000,00 TL ödeme yapıldığının kabulü gerektiğini, müvekkili tarafından edimin yapılmasının teklif  edildiğini ve davalının kardeşine yetki de verilerek müvekkili tarafından gerekli tüm işlemlerin yapılmış olmasına rağmen davalının haklı bir sebep yokken edimi kabul etmeyerek temerrüde düştüğünü, verilen vekaletnamenin sözleşmenin bu hükmünün ifa edildiğini gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili, mahkemece davacıların 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senedin 122.015,00 TL'lik kısmından sorumlu oldukları yönündeki eksik incelemeye dayalı tespitinin hatalı olduğunu, davacılarla müvekkili arasında imzalanan 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesi gereği davacıların müvekkiline toplam 420.000,00 TL ödeme borcu altına girdiklerini, 420.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin 14.04.2014 tarihinde, 15.000,00 TL'sinin ise 15.04.2014 tarihinde nakit olarak ödendiğini, 05.05.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli senedin 06.05.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 09.05.2014 tarihinde 30.000,00 TL şeklinde banka kanalı ile ödendiğini, 15.06.2014 vadeli 70.000,00 TL bedelli senedin 58.000,00 TL'lik kısmının 18.06.2014 tarihinde 30.000,00 TL, 23.06.2014 tarihinde 28.000,00 TL şeklinde banka kanalı ile ödendiğini, senet miktarından bakiye kalan 12.000,00 TL'nin ise ödenmediğini, davacılar aleyhine 15.06.2014 tarihli 70.000,00 TL senedin 12.000,00 TL'lik kısmı ve 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli ve 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senetler yönünden icra takibi başlatıldığını; her ne kadar menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı taraf üzerinde ise de şayet borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda ispat yükünin davacı/borçluda olduğunu, davacıların yukarıda yazılı bedellerin ödendiğini fakat kalan miktar yönünden 26.08.2014 tarihli belgenin imzalandığını iddia ettiklerini, ancak 26.08.2014 tarihli belgenin davacılar tarafından sonradan ve farklı şekillerde doldurulmak suretiyle İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/471 E. ve 2016/510 E. sayılı dosyalarına sunulduğunu, İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/471 E. sayılı dosyasının sağ alt köşesinde imza bulunurken diğer dosyaya sunulan belgede bulunmadığını, İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/510 E. sayılı dosyasına sunulan belgede \"... ile ilgili ...e yapılan nisan ayındaki sözleşme devamı hesap bitti 40.000 gitti... Senetleri iste\" beyanı varken diğer dosyaya sunulan belgede bulunmadığını, özetle protokol olduğu iddia edilen belgenin fotokopisi üzerinde oynama yapılmak suretiyle her iki icra hukuk dosyasına da farklı vekiller tarafından \"aslı gibidir\" yapılarak sunulduğunu, bu belgenin protokol mahiyeti bulunmadığını; ilk derece mahkemesince \"... Eskişehirde bulunan ... Ltd Şti'ndeki ...'ın hissesinin davacı tarafça iddia edildiği üzere ...'na devrediliyor olmasına göre hisse ile beraber bir de üzerine çek ve para verilmesinin akla yatkın olmadığı, dolayısıyla bu hesaplaşmanın da dava konusu ... İşletmesindeki hisse devriyle ilgili olduğu kanaatine ulaşılmıştır.\" şeklindeki yoruma dayalı tespitini kabul etmediklerini, Eskişehir'de bulunan ... Ltd Şti'ndeki ...'ın hissesinin müvekkiline devredilmesi gibi bir durumun hiçbir zaman söz konusu olmadığını, ...'ın gerek devir sözleşmesi ile gerekse 26.08.2014 tarihli belge ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, ...'ın kendi hissesini başkalarına devretmek üzere, Kartal 9. Noterliği'nin 12.11.2014 tarihli vekaletnamesi ile ...'nu vekil tayin ettiğini, yani verilen vekaletnamenin ...'ın hissesinin müvekkiline değil üçüncü bir şahsa devredilmesi amacıyla verildiğini, 26.08.2014 tarihli belgenin, 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesi ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, dava dışı ...'nun  zor kullanmak ve müvekkilini tehdit etmek suretiyle Eskişehir'de yer alan ... işletmesine çöktüğünü, 100.000,00 TL çeki müvekkiline vermek suretiyle Eskişehir'deki dükkanda müvekkilinin hissesinin devrini istediğini ve müvekkilini bu işlemi yapmaya  zorladığını, 22.10.2021 tarihli duruşmada davacılar vekilinin \"...100.000,00 TL bedelli çeki verdi ve Eskişehir'deki hissenin devri konusunda davalı ile anlaştı\" demek suretiyle 100.000,00 TL bedelli çekin Eskişehir'deki dükkanın devrine karşılık verildiğini ikrar ettiğini, 26.08.2014 tarihli belgeye \"... ile ilgili ...le yapılan nisan ayındaki sözleşme devamı hesap bitti\" yazısının daha sonra eklendiğini, davalıların müvekkiline ...'deki hissesine karşılık 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesi ile kararlaştırılan 420.000,00 TL ile Eskişehir'deki hissesine karşılık kararlaştırılan 100.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplamda 520.000,00 TL ödemeleri gerekirken 26.08.2014 tarihli belgeyi sonradan doldurarak 100.000,00 TL çekin ... için kararlaştırılan 420.000,00 TL'ye dahil olduğu algısı yaratmaya çalıştıklarını, ... tarafından 27.08.2014 tarihinde yapılan 39.985,00 TL ödemenin 14.04.2014 tarihli devir sözleşmesinde yazılı borç ile ilgili olmadığını, davacılar tarafından böyle bir ödeme yapıldığı belirtilmediği halde 39.985,00 TL'nin 420.000,00 TL hisse devir bedelinden mahsup edilmesinin eksik inceleme yapıldığının ve hatalı karar verildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, davacıların ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan miktar yanında 100.000,00 TL ve 39.985,00 TL olmak üzere toplam 139.985,00 TL ve faizi kadar müvekkiline borçlu olduklarını, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE\t: Asıl ve birleşen dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... ile asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı ... ve dava dışı ...  arasında, ... Ltd. Şti.'nde davalı ...'na ait 33 hissenin alıcılardan üçüne, ikisine veya herhangi birine devri konusunda 14.04.2014 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, devir bedelinin 420.000,00 TL olduğu, 14.04.2014 tarihinde 5.000,00 TL nakit ödendiği, 15.04.2014 tarihinde 15.000,00 TL nakit ödeneceği, geri kalan bedelin 05.05.2014 vadeli 80.000,00 TL, 15.06.2014 vadeli 70.000,00 TL, 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL, 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL tutarında senet ile ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDevir sözleşmesi öncesi dava konusu şirkette, birleşen davada davacı ...'in 34 pay karşılığı 17.000,00 TL, dava dışı ...'ün 33 pay karşılığı 16.500,00 TL ve davalı ...'nun 33 pay karşılığı 16.500,00 TL sermaye ile ortak oldukları; devir sözleşmesi sonrasında davalı ...'nun ortaklık payının tamamını 25.11.2014 tarihli ve 36733 yevmiye nolu noter hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...'e devrettiği anlaşılmıştır. <br>\tDosyadaki beyanlar ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... tarafından imzalanan 26.08.2014 tarihli belge uyarınca, dava dışı ... tarafından davalıya 100.000,00 TL bedelli çek verileceğinin, Eskişehir'de bulunan dava dışı ... Şti. hisselerinden dava dışı ...'ın payına tekabül eden %33 hissenin 100.000,00 TL karşılığında davalıya devredileceğinin, davalıya 40.000,00 TL ödeneceğinin, ... Ltd. Şti'nin vergi borcu için 7.000,00 TL mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı; Bu belge kapsamında 100.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiği ve icra yoluyla davalı tarafından tahsil edildiği, dava dışı ... tarafından hisse devri için davalının kardeşi dava dışı ...'na vekaletname verildiği tespit edilmiştir. <br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda yer alan, icra takibine konu edilen çeklerden 15.06.2014 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli, 15.08.2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli senetlerin ödenmiş olduğu, ancak 30.09.2014 vadeli 150.000,00 TL bedelli senedin 122.015,00 TL'lik kısmının ödenmediği bunun dışında kalan kısmının ödendiği yönündeki görüşün dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı ... ... ve davalı ...'nun istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl davada davacı ... yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Birleşen davada davacı ... ... yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacı ... ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 12.092,35 TL'den peşin alınan 4.862,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.230,10 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12326a4b19c47923","SID":"463d8199bfefd534"}}