{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1348 Esas<br>KARAR NO:2025/49<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:18/02/2020<br>NUMARASI:2017/978 Esas, 2020/137 Karar<br>DAVANIN KONUSU:KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müflis şirket bünyesinde 23/09/2008 tarihinden iflas tarihi olan 19/10/2016 tarihine kadar çalıştığını, son aldığı ücretin 17.191,09 TL olduğunu, iflas sebebiyle hiçbir ihbar yapılmaksızın müvekkilinin işine son verilerek alacaklarının ödenmediğini, müflis şirketin iflas masasına yapılan alacak kayıt başvurusunun izin ücreti ve maaş alacaklarına ilişkin 94.990,58 TL'lik kısmının belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin çalışmalarını tevsik eden belgelerin alacak kayıt dilekçesi ekinde sunulduğunu belirterek davanın kabulü ile, müvekkilinin 94.990,58 TL'lik reddedilen alacağının iflas masasına 1. sırada kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; İİK'nun 194. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının maaş ve izin ücretine ilişkin masaya kaydedilen 94.990,58 TL'lik alacağının beyan, belge ve kayıtların incelenmesi ile reddine karar verildiğini, iş akdi haklı nedenle feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izinler hak kazanılan yıl içerisinde kullanıldığından davacının yıllık izin ücreti alacağı ve maaş alacakları düzenli olarak ödendiğinden maaş alacağının bulunmadığını, Ücret Garanti Fonunun işçilere geriye dönük en az 3 aylık maaşı tutarında ödeme yaptığını, bu nedenle iflas 19/10/2016 tarihinde gerçekleştiğinden Eylül ve Ekim ayına ait maaş alacağının fondan karşılanabileceğini, ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde Fon'a müzekkere yazılması gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; davacının bakiye ücret alacağının 63.787,45 TL ve izin alacağı miktarının ise 13.333,32 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile, 77.120,77 TL alacağın işçi alacağı olması nedeniyle rüçhanlı olarak müflis şirketin iflas masasına ve sıra cetvelinin 1. sırasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 2. alacaklılar toplantısı yapılmadan yargılamaya devam edilerek durma kararı verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dava açma hakkının sıra cetvelinin 03/08/2017 tarihli gazetede ilan edilmesinden itibaren 18/08/2017 tarihinde son bulduğunu, davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, yerel mahkemenin, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını dikkate almadan eksik inceleme ürünü olan bilirkişi raporları üzerine hüküm kurduğunu, davacının, alacağını tevsik eder nitelikte bir belge sunmadığından davasını ispatlayamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyası üzerinden verdiği 08/09/2017 tarihli yazı cevabında,... AŞ'nin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 Esas sayılı dosyası üzerinden 19/10/2016 tarih ve saat 18:46 itibariyle iflasına karar verildiği, tasfiyenin adi tasfiye usulüne göre yürütüldüğü, iflas idare memurlarının münferiden yetkilerinin bulunduğu, 03/08/2017 tarihinde tanzim edilen sıra cetvelinin 03/08/2017 tarihinde Karar Gazetesinde; 08/08/2017 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, iflas kararının henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin 149.767,04 TL'nin iflas masasına kaydına yönelik alacak kayıt dilekçesinin 100 kayıt numarası ile kaydedildiği, bu alacağın 54.776,46 TL'sinin 1. sıra işçilik alacağı olarak kaydedildiği, 94.990,58 TL'sinin ise yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddedildiği, kararın davacı vekiline 18/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından iflas masasına müracaat edilirken 23/02/2017 tarihinde alacak kayıt talepli dilekçe ile birlikte 100,00 TL masraf avansının (23 adet işçi alacağı için yatırılan tebliğ masrafı açıklaması ile) yatırıldığının anlaşılması sebebiyle sıra cetveline itiraz davası açma süresinin, sıra cetvelinin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerekir. İflas Müdürlüğünün yazı cevabına göre, sıra cetvelinin davacı vekiline 18/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiş olup buna ilişkin bir tebligat parçası sunulmamış ise de davacı vekilinin, red kararının taraflarına tebliğine yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. O halde bu tarihten itibaren davanın en geç 04/09/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) açılması gerekir ise de bu tarih kurban bayramı tatilinin 4. gününe rastladığından davanın 1 gün sonra 05/09/2017 tarihinde yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 21/01/2019 tarihli raporda; kıdem ve ihbar tazminatı hesap pusulasında davacının son ücretinin 17.191,09 TL olarak esas alındığı, ayrıca dosyaya sunulan muavin defter kaydında davacıya 2016 yılında her ay net 10.160,58 TL ücret tahakkuk edildiği, tahakkuk edilen net ücretin, brüt tutarının dava dilekçesinde ileri sürülen miktara tekabül ettiği, davacının, 2016 Temmuz ayından bakiye 54.842,19 TL, Ağustos ayından 10.160,58 TL, Eylül ayından 10.160,58 TL ve Ekim ayından 6.493,91 TL olmak üzere toplam 81.657,26 TL ücret alacağı bulunduğunu ileri sürdüğü, muavin defter kaydına göre önceki yıldan 75.718,13 TL ücret alacağının 2016 yılına devrettiği, 2016 yılında tahakkuk eden toplam (9 ay x 10.160,58 TL) + (Ekim ayı 19 günlük 6.493,91 TL) = 97.939,13 TL ile birlikte davacının iflas tarihine kadar olan dönemde hak kazandığı toplam ücret alacağının 173.657,26 TL olduğu, 2016 yılı içinde toplam 92.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre iflas tarihi itibariyle bakiye ücret alacağının 81.657,26 TL olduğu, ... Merkezi tarafından dosyaya gönderilen 28.06.2018 tarihli yazıda davacıya, Ücret Garanti Fonundan toplam 17.869,81 TL ödeme yapıldığının belirtildiği dikkate alındığında muavin defter kayıtlarına itibar edilmesi halinde davacının bakiye ücret alacağının 63.787,45 TL olduğu, cevap dilekçesinde, yıllık izinlerin hak kazanılan yıl içinde kullandırıldığı savunulmuşsa da herhangi bir izin kullanma kaydının ibraz edilmediği, davacının, müflis şirket bünyesindeki 11.03.2011 - 19.10.2016 tarihleri arasındaki 5 yıllık izin kıdemine göre 4857 Sayılı Yasa uyarınca (5 yıl x 14 gün) 70 gün yıllık izne hak kazandığı, davacının yıllık izin ücreti talebinin 13.333,32 TL olduğu, bu miktarın 10.000,00 TL net ücret üzerinden 40 günlük izin alacağına tekabül ettiği, bu nedenle taleple bağlı kalınarak izin alacağı miktarının 13.333,32 TL olduğu, buna göre davacının iflas tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının toplam 77.120,77 TL olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi 14/10/2019 tarihli ek raporunda, kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmiştir. Davacının iflas masasına yaptığı alacak kayıt başvurusu 34.443,90 TL kıdem ve 20.332,56 TL ihbar tazminatı yönünden kabul edilmiş olup uyuşmazlık alacak kayıt talebine konu edilip iflas idaresince reddedilen bakiye Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim 2016 olmak üzere toplam 81.657,26 TL maaş ve 13.333,32 TL izin ücreti alacağının iflas masasına kaydı gerekip gerekmediği ve miktarı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamında bulunan \"tazminat pusulası\" başlıklı belgeye göre, davacının 23/09/2008 - 19/10/2016 tarihleri arasında müflis şirket bünyesinde aylık en son 17.191,09 TL ücret ile çalıştığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 2016 yılında davacının tahakkuk eden maaş alacağının toplam 97.939,13 TL olduğu, ayrıca muavin defter kaydına göre önceki yıldan 2016 yılına 75.718,13 TL ücret alacağının devrettiği, buna göre davacının 2016 yılında toplam ücret alacağının, 2016 yılı içinde yapılan toplam 92.000,00 TL ödeme de dikkate alındığında 81.657,26 TL olduğu, bu miktarın, iflas masasına kaydı talep edilen miktar ile örtüştüğü, ayrıca davacıya Ücret Garanti Fonu kapsamında 17.869,81 TL ödeme yapılmış olup bu miktar da tenzil edildiğinde davacının iflas tarihi itibariyle bakiye ücret alacağının toplam 63.787,45 TL olduğu, davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık izin süresi üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının yıllık ücretli izin alacağının 13.333,32 TL -daha fazla olsa da davacının talebi ile de bağlı kalınarak- olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının maaş ve yıllık ücretli izin alacağının varlığı ve miktarı dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu ile sübuta ermiş olup artık bu noktada ispat külfeti davalı üzerine geçmiş ise de, davalı taraf itirazları kapsamında ileri sürdüğü üzere, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerin davacıya kullandırıldığını yahut kullandırılmayan yıllık izinlerin ve ücret/maaşının davacıya ödendiğini usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Öte yandan davalı vekili, İİK'nun 194. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verilmeyerek yargılamaya devam edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, anılan madde uyarınca iflasın açılması ile duracak olan davalar, iflastan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflas  masasına giren mal,  alacak ve haklara  ilişkin hukuk davaları olup bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalar olduğundan (Yargıtay 23. HD'nin 2015/7698 Esas 2016/1883 Karar sayılı ilamı) somut davanın özelliği ve mahiyeti gereği bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/978 Esas, 2020/137 Karar sayılı ve 18/02/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.09.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9aa31e7b4cd4c99","SID":"228a5678d12200cb"}}