{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/242 Esas 2024/1165  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/242<br>KARAR NO\t\t: 2024/1165<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/220 Esas 2021/93 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 15/12/2011<br>KARAR TARİHİ\t:  31/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  31/10/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı ...Ş vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tASIL DAVADA DAVA<br>\tDavacı ...Ş. vekili  dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Harita Mühendislik İnş. ...Ltd. Şti. ile müvekkili bankanın Ankara şubesi arasında 06/08/2010 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli, 20/05/2004 tarihli 165.000,00 TL bedelli, 07/09/2006 tarihli 520.000,00 TL bedelli, 05/06/2006 tarihli 325.000,00 TL bedelli, 20/09/2007 tarihli 1.300.000,00 TL bedelli, 04/01/2006 tarihli 230.000,00 TL, 19/06/2009 tarihli 120.000 Euro, 19/06/2009 tarihli 5.200.000,00 TL bedelli ve 18/08/2008 tarihli 3.250.000,00 TL tutarında kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme kapsamında asıl borçlu şirkete nakit ve mer'i kredi kullandırıldığını, davalılar ..., ..., ... Harita İnş. Tic. Ltd. Şti, ve merhum ...'in söz konusu sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandıklarını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 1. Noterliğinin 23/06/2010 gün 6646 yevmiye numaralı kât ihtarnamesinin keşide edildiğinin, yapılan ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2011/569 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, bu dosyayla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2011/2817 sayılı takip dosyasında icra takibi başlattıklarını, bu takibe davalıların itirazları nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, bu nedenle davalıların nakdi ve gayri nakdi alacağa yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, % 40'dan aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tASIL DAVADA CEVAP<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, murisleri ...'in  ölmeden önce kendilerine intikal eden bir borçlarının olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde genel kredi sözleşmelerinin tümünde ...'in kefil olarak yer almadığını, kefalete ilişkin sözleşmelerin geçersiz olduğunu, muris ...'in mirasının borca batık olduğunu, bu nedenle mirasının hükmen reddedilmiş sayılacağının kabul edilmesi gerektiğini, reddin süreye tabi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili beyan dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin sadece 20/09/2007 tarihli 1.300.000,00 TL bedelli ve 18/08/2008 tarihli 3.250,000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerinde imzasının bulunduğunu, bunun dışındaki senetlerde imzasının bulunmadığını, davacı bankanın hangi sözleşmelere dayanarak hangi kredilerin kullandırıldığını tespit ederek ona göre takibe geçmesi gerekirken tüm sözleşmelere dayanarak takip yaptığını, müvekkili tarafından imza edilmeyen sözleşmelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin müşterek ve müteselsil kefil olmadığını, müvekkili şirketin gayrimenkullerine genel kredi sözleşmeleri nedeniyle ipotek tesis edildiği, müvekkil şirketin bu ipotekli gayrimenkullerin sonradan satın aldığı, banka yetkilisinin söz konusu gayrimenkuller üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi için işlemlerin yapılması gerektiğini söyleyerek, şirket yetkilisini bankaya çağırdığı, ancak bir takım teknik sorunlardan bahsederek bir kısım evraklar imzalatıldığı, müvekkile imzalatılan belgeler arasında 19/06/2009 tarihli 5.200.000,00 TL teminat senedinin de bulunduğu, müvekkili şirket temsilcisinin farkında olmadan bu senedi de imzaladığını, davacı bankanın bu senedi Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4838 sayılı dosyasında icra takibine koyduğu, bu senetle ilgili itiraz ve davaların reddi üzerine, dosyanın halen Yargıtay'da olduğu, davacı bankanın aynı alacağa istinaden eldeki bu davayı açtığı, müvekkilin genel kredi sözleşmelerinde imzası bulunmadığı ve kefil olmadığı, borcunun da bulunmadığı savunmasıyla davanın reddini istemiştir. <br>\tBİRLEŞEN DAVADA DAVA<br>\tDavacı ...Ş  dava dışı ... Harita Mühendislik İnş. ...Ltd. Şti. ile müvekkili bankanın Ankara şubesi arasında 06/08/2010 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli, 20/05/2004 tarihli 165.000,00 TL bedelli, 07/09/2006 tarihli 520.000,00 TL bedelli, 01/01/2006 tarihli 325.000,00 TL bedelli, 20/09/2007 tarihli 1.300.000,00 TL bedelli, 04/01/2006 tarihli 230.000,00 TL, 19/06/2009 tarihli 120.000 Euro, 19/06/2009 tarihli 5.200.000,00 TL bedelli ve 18/08/2008 tarihli 3.250.000,00 TL tutarında kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme kapsamında asıl borçlu şirkete nakit ve mer'i kredi kullandırıldığını, davalılar ..., ... Harita İnş. Tic. Ltd. Şti, ve ... Harita ... Ltd. Şti.'nin söz konusu sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandıklarını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 1. Noterliğinin 23/06/2010 gün 6646 yevmiye numaralı kât ihtarnamesinin keşide edildiğinin, yapılan ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2011/569 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, bu dosyayla tahsilde tekerrür eden olmamak kaydıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2011/2817 sayılı takip dosyasında icra takibi başlattıklarını, <br>\tBankaca kât ihtarı keşide edilirken yapılan hesaplamalara, firmaya yukarıda sayılan sözleşmelere dayalı olarak kullandırılan ve halen mer'i olan teminat mektuplarına ilişkin komisyon alacağı ve bunların gecikme faizlerinin eklenmesinin sehven unutulduğunu, bu eksikliğin fark edilmesi üzerine Ankara 1. Noterliği'nin 17/05/2011 tarih ve 5112 yevmiye no'lu kât ihtarı ile alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili bankanın Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6751 sayılı takip dosyasında, davalılar ile birlikte diğer bir kısım borçlular için icra takibi başlatıldığını, davalıların yapılan takibe itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenle takibin haksız olduğu iddiasıyla dava değerini 24.851,08 TL göstermek suretiyle itirazın iptali ve takibin devamı %40'dan aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tDavalılarca davaya karşı cevap verilmediği görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  asıl dava yönünden takip tarihi 21.03.2011 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın; davalı kefil ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nden 501.532,19 TL asıl alacak, 198.336,91 TL işlemiş faiz ve 9.916,84 TL BSMV olmak üzere toplam 709.785,94 TL alacağının olduğu, takip tarihinden tahsil tarihine kadar toplam 523.973,77 TL asıl alacak üzerinden % 72 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, NL000117 No’lu Aylık Eşit Taksitli İşyeri Edindirme Kredisinin, dosyada mevcut Ödeme Planına göre 55.000,- TL olarak, 07.06.2006 tarihinde ve 05.06.2006 tarihinde akdedilen 325.000,- TL limitli ve kefil olarak sadece dava dışı ... ve ...’ın imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı anlaşıldığından, ödenmeyen son iki taksit tutarından kaynaklı 3.393,22 TL asıl alacak, 1.784,83 TL işlemiş faiz ve 89,24 TL BSMV olmak üzere toplam 5.267,29 TL alacağın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2011/5684 E., 2012/13371 K. ve 14.09.2012 tarihli ilamı da dikkate alındığında, asıl davada davalı olan kefillerden talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı bankanın, asıl dava ile ilgili olarak, Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2817 E. sayılı dosyası ile tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi dolayısıyla düzenlenen 21.03.2011 tarihli İcra Ödeme Emrinde, asıl borçlu şirkete verdiği ve halen iade edilmeyen, toplam 18.530,- TL tutarındaki 34 adet çek bedeli ile toplam 129.950,00- TL tutarındaki 3 adet mer’i teminat mektubu bedellerinin faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesini davalı kefillerden de talep ettiği, ancak; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/16892 E., 2016/838 K. ve 26.01.2016 Tarihli ilamı uyarıca, davacı bankanın asıl borçlu lehine düzenlediği ve halen mer’i olan teminat mektubu ile asıl borçlu şirkete verilen çeklerle ilgili hamile ödemek zorunda kalacağı yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefillerden depo talebinde bulunabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerektiği, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde bu hususta açık hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, davacı bankanın davalı kefillerden, bahse konu mer’i teminat mektubu ile çeklerin yasal yükümlülük tutarlarının depo edilmesini talep edemeyeceği, birleşen dava yönünden (Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/670 E. sayılı dosyası) takip tarihi 20.06.2011 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın; davalı asıl borçlu ... Har. Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı kefil ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nden 22.441,58 TL asıl alacak, 1.211,84 TL işlemiş faiz ve 60,59 TL BSMV olmak üzere toplam 23.714,01 TL alacağının olduğu, takip tarihinden tahsil tarihine kadar toplam 523.973,77 TL asıl alacak üzerinden % 72 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, asıl   davada; davalı ... yönünden davanın kabulü ile; davalının Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2817 Esas sayılı dosyasında, 501.532,19 TL asıl alacak, 198.336,91 TL işlemiş faiz, 9.916,84 TL BSMV olmak üzere toplam 709.785,94 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına; Davacının fazlaya ilişkin talebinin, çek ve teminat mektubu bedeli depo taleplerinin reddine; Davalının likit olan borca haksız olarak itirazda bulunduğu belirlenmekle İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince, takip tarihi tibariyle %40 oranında 141.957,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak  davacıya  verilmesine;   davalılar ...(kendine asaleten ...'e velayeten) ..., ... yönünden DAVANIN REDDİNE, davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/670 Esas sayılı dosyasında; davalılar ... ve ... Harita Müh. İnş. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile davalıların Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2012/8726(eski 2011/6751) Esas sayılı dosyasında, 22.441,58 TL asıl alacak,1.211,84 TL işlemiş faiz, 60,59 TL BSMV olmak üzere toplam 23.714,01 TL alacağa yönelik itirazlarının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalıların likit olan borca haksız olarak itirazda bulunduğu belirlenmekle İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince, takip tarihi itibariyle %40 oranında 4.742,80  TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, dava ve birleşen dava yönünden Ankara 22.İcra Müdürlüğü'nün 2011/569 Esas sayılı dosyasında tahsil edilen tutarın icra müdürlükleri tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... mirasçılarının, murisin sağlığından kalan bir borcun bulunmadığını iddia etmiş iseler de, sağlığında borcu bulunmayan birinin terekesinin borca batık olmasının anlaşılamaz bir husus olduğunu, dosya arasında mirasın hükmen reddine dayanak herhangi bir kararın bulunmadığını, mirası kabul edip her türlü semeresinden yararlanıp daha sonra murisin ortağı bulunduğu borçlarından sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmenin iyi niyetli olmadığını, murisin 20/05/2004 tarihli sözleşmede imzasının bulunması nedeniyle bu sözleşmedeki limitle sorumluluğu gözetilerek talepte bulunulduğunu, davanın ... mirasçıları yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ... ve ... yönünden istinaf kaldırma kararından önce davanın kabulüne karar verilmiş iken bu sefer davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu, bu davalılar yönünden davanın kabulü gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan takiplere vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1185 Esas 2007/1208 Karar sayılı veraset ilamı, bilirkişi raporları, icra dosyaları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.<br>\tAsıl dava konusu Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2817 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Bankası A.Ş., borçlularının ..., ... mirasçıları, Betül ... ve velayeten kendi adına asaleten ..., ..., ..., ... Harita İnşaat Tic.Ltd.Şti., ... Teknoloji Sist. Har. Prj. İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve Atilla Satılmış  olup, 506.533,10 TL asıl alacak, 201.563,48 TL işlemiş faiz, 10.078,17 TL BSMV, 2.326,78 TL masraf olmak üzere toplam 720.501,53 TL üzerinden nakdi, ve  ayrıca 34 adet çek yaprağı 18.530,00 TL ile 3 adet mer'i teminat mektubu bedeli olan 129.950,00 TL'nin depo edilmesine yönelik 9 adet kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine 08/04/2012 tarihinde takibin durdurulduğu, asıl davanın İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tBirleşen dava konusu Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6751 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Bankası A.Ş., borçlularının ..., ..., ..., ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti., ... Teknoloji Sist. Har. Prj. İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti., ... olup, 22.441.59 TL asıl alacak, 1.256,73 TL işlemiş faiz, 62,84 TL BSMV, 1.089,92 TL masraf olmak üzere toplam 24.851,08  TL üzerinden 9 adet kredi sözleşmesi ve 9 adet teminat mektubu ile hesap ekstresine dayanak gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu ... tarafından 06/06/2011 tarihinde,  ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. tarafından 13/06/2011 tarihinde ve ... tarafından 06/06/2011 tarihinde borca itiraz edildiği, ödeme emrinin ...'nen 04/07/2011 tarihinde, ...'a 03/06/2011 tarihinde, ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne 05/07/2011 tarihinde yapıldığı, itirazların süresinde olduğu, birleşen davanın İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tAnkara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/569 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;alacaklısının ... Bankası A.Ş., borçlularının ... ve ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. olup, 490.000,00 TL tutarlı borçlu şirketlere ait 3 adet taşınmazın 490.000,00 tutarla ipotek verildiğinden bahisle 9 adet kredi sözleşmesi kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır. <br>\tSamsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1185 Esas 2007/1208 Karar sayılı veraset ilamının incelenmesinde; muris ...'in 27/07/2007 tarihinde öldüğünden miras bırakın mirası 4 pay kabul edilerek 1 payının  eşi ...'e 3 payının ise çocuğu ...'e intikaline karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı banka, davalılar ... ve ... ile davalı ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şirketi vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04/03/2020 tarih ve 2019/16 Esas  2020/291 Karar sayılı kararı ile HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece alınan 25/12/2020  tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;  davacı ...Ş.'nin Merkez/Ankara Şubesi ile asıl davada (Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/382 E. Sayılı dosyası) dava dışı asıl borçlu, birleşen davada (Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/670 E. sayılı dosyası) davalı asıl borçlu olan ... Harita Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında değişik tarihlerde akdedilen ve limit toplamları 11.990.000,- TL ve 120.000,- EURO olan 9 adet Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği, bahse konu kredi sözleşmelerinde raporun “B/3” bölümünde gösterilen şahıs ve firmaların belirtilen limitler dahilinde Müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, bahse konu kredi sözleşmelerine istinaden müşteriye nakit ticari kredi, teminat Mektubu ve çek kredisi kullandırıldığı, borçluların sözleşmeler uyarınca borçlarını ödememeleri üzerine, davacı banka tarafından hesapları kat edilerek, nakdi borçlarının ödenmesi ve teminat mektubu bedelleri ile çek yasal yükümlülük tutarlarının depo edilmesi talep edildiği, davalı taraflarca; banka hesap ekstrelerinin aksini veya borcun ödendiğini ispata elverişli dekont veya benzeri bir belge dosyaya sunulmadığı, davalılar ... ve ...'ın dava konusu kredinin dayanağı teşkil eden kredi sözleşmelerinde kefalet imzaları bulunmadığından herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, dava konusu kredilerin muris ...'in ölüm tarihi olan 27/02/2007 tarihinden sonra kullandırıldığından davalı mirasçılar ... ve ...'in sorumluluklarının da bulunmadığı, sözleşmede kefillerin gayri nakdi depo talebinden sorumlu olduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığından davacının kefillerden gayri nakdi kredilerin depo edilmesini talep edemeyeceği, yapılan hesaplamalarda sonuç itibariyle asıl dava yönünden (Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/382 E. sayılı dosyası) takip tarihi 21.03.2011 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın; davalı kefil ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nden 501.532,19 TL asıl alacak, 198.336,91 TL işlemiş faiz ve 9.916,84 TL BSMV olmak üzere toplam 709.785,94 TL alacağının olduğu; NL000117 No’lu Aylık Eşit Taksitli İşyeri Edindirme Kredisinin, dosyada mevcut Ödeme Planına göre 55.000,- TL olarak, 07.06.2006 tarihinde ve 05.06.2006 tarihinde akdedilen 325.000,- TL limitli ve kefil olarak sadece dava dışı ... ve ...’ın imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı anlaşıldığından, ödenmeyen son iki taksit tutarından kaynaklı 3.393,22 TL asıl alacak, 1.784,83 TL işlemiş faiz ve 89,24 TL BSMV olmak üzere toplam 5.267,29 TL alacağın, raporun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2011/5684 E., 2012/13371 K. ve 14.09.2012 Tarihli ilamı uyarınca, asıl davada davalı olan kefillerden talep edilmesinin mümkün olmadığı, birleşen dava yönünden (Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/670 E. sayılı dosyası) takip tarihi 20.06.2011 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın; davalı asıl borçlu ... Har. Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı kefil ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nden 22.441,58 TL asıl alacak, 1.211,84 TL işlemiş faiz ve 60,59 TL BSMV olmak üzere toplam 23.714,01 TL alacağının olduğu, mahkemece takibin devamına karar verilmesi halinde, takip tarihlerinden tahsil tarihine kadar toplam 523.973,77 TL asıl alacak üzerinden % 72 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı bankanın, asıl dava (Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/382 E. sayılı dosyası) ilgili olarak, Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2817 E. sayılı dosyası ile tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi dolayısıyla düzenlenen 21.03.2011 tarihli İcra Ödeme Emrinde, asıl borçlu şirkete verdiği ve halen iade edilmeyen, toplam 18.530,- TL tutarındaki 34 adet çek bedeli ile toplam 129.950,- TL tutarındaki 3 adet mer’i teminat mektubu bedellerinin faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesini davalı kefillerden talep edemeyeceği bildirilmiştir. <br>\tDosya kapsamından davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Harita Mühendislik İnş. Ltd. Şirketi arasında 20/04/2004 tarihli 165.000,00 TL limitli, 04/01/2006 tarihli 230.000,00 TL limitli, 05/06/2006 tarihli 325.000,00 TL limitli, 07/09/2006 tarihli 520.000,00 TL limitli, 20/09/2007 tarihli 1.300.000,00 TL limitli, 18/08/2008 tarihli 3.250.000,00 TL limitli, 19/06/2009 tarihli 5.200.000,00 TL limitli, 06/08/2010 tarihli 1.000.000,00 TL limitli ve 19/06/2009 tarihli 120.000 Euro limitli 9 adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ...'ın 20/09/2007 ve 18/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinde, ...'in 20/04/2004 tarihli sözleşmede, muris ...'in de yine 20/04/2004 tarihli sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, adı geçen davalıların diğer sözleşmelerde kefalet imzalarının yer almadığı, davacı bankaca, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine bankaca kredi hesaplarının Ankara 1. Noterliğinin 23/06/2010 tarihli 06646 yevmiye no'lu ve aynı noterliğin 17/05/2011 tarihli 05112 yevmiye no'lu ihtarnameleri ile kat edildiği, ihtarnamelerin asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve tüm davalılar yönünden temerrüdün gerçekleştiği, kredi borçlarının ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine asıl ve birleşen davalara konu icra takiplerinin başlatıldığı, mahkemece alınan 25/12/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, borç miktarlarının ayrı ayrı hesaplandığı anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece, 25/12/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki belirlemeler doğrultusunda ve asıl dava konusu kredi borcunun muris ...'in ölüm tarihinden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerinde talep edilen kredi alacağının davalılar ... ve ...'in kefalet imzası bulunmayan genel kredi sözleşmesi istinaden kullandırılan krediler olduğundan sorumlu tutulamayacakları gerekçeleriyle asıl davada davalı ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... ile ... ve ... yönünden davanın reddine, birleşen davada davalılar ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. ve ... Harita Mühendislik İnş. Ltd. Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş,  davacı banka vekilince asıl davada davalılar ..., ..., ... ile  ... yönünden davanın reddine dair verilen karara ve birleşen davada ... yönünden davanın reddine yönelik verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tDavacının davalılar ... ve ... yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde; <br>\tAyrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli 25/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda asıl dava konusu icra takibinde talep edilen BCH kredilerinin kullandırım tarihlerine kadar muris ...'in kefalet imzasının bulunmadığı 6 adet daha kredi sözleşmesinin akdedildiği ve söz konusu kredilerin tamamının murisin ölüm tarihi olan 27/07/2007 tarihinden sonra kullandırıldığı tespit edilmiş olup, TMK'nun 28.maddesi uyarınca kişiliğin ölümle sona ermesi ve dolayısıyla ölümle birlikte borçlanma ehliyetinin de ortadan kalktığı dikkate alındığında muris ...'in ölüm tarihi olan 27/07/2007 tarihinden sonra hukuken borçlanması mümkün olmayacağından ve davalı mirasçıların takibin dayanağını teşkil eden genel kredi sözleşmelerinde ayrıca kefalet imzalarının bulunmadığı da gözetildiğinde davalı mirasçılar ..., ...'in takip konusu borçtan sorumlu tutulayamayacak olması karşısında ilk derece mahkemesince asıl davada davalılar ..., ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavacının davalılar  ... ve ... yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; \t<br>\tMahkemece, 05/07/2018 tarihli 2014/1425 Esas ve 2018/534 Karar sayılı ilk  karar ile asıl ve birleşen davada  davalılar ... ve ...'in  dava konusu icra dosyalarında talep edilen alacaklardan bilirkişi raporları ile tespit edilen miktarlarda sorumlu olduğu gerekçesiyle tüm davalılar yönünden asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne  karar verildiği, kararın Dairemizin 04/03/2020 tarih 2019/16 Esas 2020/291 Karar sayılı kararı ile HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğince kaldırıldığı, mahkemece Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonrasında istinaf incelemesine konu 11/02/2021 tarih ve 2020/220 Esas 2021/93 Karar sayılı kararında yazılı gerekçe ile  asıl davada davalı ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... ile ... ve ... yönünden davanın reddine, birleşen davada davalılar ... Harita İnşaat Tic. Ltd. Şti. ve  ... Harita Mühendislik İnş. Ltd. Şirketi <br> yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\tİlk derece mahkemesinin 05/07/2018 tarihli 2014/1425 Esas ve 2018/534 Karar sayılı ilk  karar ile asıl ve birleşen davada davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne dair karara karşı davalılar  ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2023 tarih ve 2021/11-918 Esas 2023/630 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; <br>\tİstinaf kanun yolu, 6100 sayılı Kanun'un sekizinci kısmının birinci bölümünün 341 ilâ 360 ıncı maddeleri arasında, temyiz kanun yolu da ikici bölümünün 361 ilâ 373 üncü maddeleri arasında düzenleme altına alınmıştır.<br>\tKanun koyucu temyiz sebeplerinin tek tek gösterilmesinin (6100 sayılı Kanun md. 371) aksine, istinaf sebeplerini tek tek saymamış, \"istinaf sebepleri şunlardır\" şeklinde bir düzenlemede bulunmamıştır. Bunun yerine istinaf kanun yolunun niteliğine uygun olarak genel bir sebep göstermiştir (6100 sayılı Kanun md. 342-2/e, md. 353/6). İstinaf başvurusunda bulunan, istinaf dilekçesinde, dayanmış olduğu istinaf sebebiyle birlikte Bölge Adliye Mahkemesinden \"nasıl bir karar verilmesi gerektiğine ilişkin iradesini\" açık ve kesin bir dille ortaya koymalıdır. Zira başvurucuyu haklı bulan Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını, istinaf talebinde çizilen çerçeve içerisinde kalmak kaydıyla değiştirebilir; talepten daha fazlasına karar veremez. Bu kuralın istisnasını kamu düzenine aykırılık hâlleri oluşturur (6100 sayılı Kanun md. 357).<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun özellikle 353 üncü maddesine bakıldığında istinaf sebebinin \"ilk derece mahkemesi kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olmaması\" şeklinde düzenlenmiş olduğu söylenebilir. Dolayısıyla istinaf sebepleri, temyiz sebeplerinden çok daha geniş bir çerçeve çizmektedir. Buradan hareketle istinaf dilekçesinde yer alan istinaf sebepleri Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak olan incelemenin sınırlarını çizmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Nitekim istinaf sebebinin gösterilmemesi hâlinde, hükümde kamu düzenine aykırı bir husus da bulunmuyorsa, istinaf talebinin ön inceleme aşamasında reddedileceği hususu tartışmasızdır. <br>\tİstinaf incelemesinin kapsamı ise 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi ile düzenlenmiş olup buna göre inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu kendiliğinden gözetir. Buna göre; Bölge Adliye Mahkemesi, incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapmak zorundadır. Temyiz incelemesinden farklı olarak, Bölge Adliye Mahkemesinde yapılacak incelemede tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı kalınmasının nedeni, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin kararının kanuna aykırılığını tespit etmesi hâlinde, çoğu zaman yeniden yargılama yaparak yeni bir karar verebilmesidir. Tercih edilen istinaf sisteminde, ilk derecedeki yargılama tümüyle tekrarlanmamaktadır. Bu sebeple, istinaf sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Zira, istinaf incelemesi İlk Derece Mahkemesi kararını denetleyerek ondan sonra yapılan yargılama özelliği taşımaktadır. Bununla beraber, kamu düzenini ilgilendiren hususlarda Bölge Adliye Mahkemesi istemle bağlı olmaksızın resen inceleme yapar. <br>\tBu anlamda 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin \"kamu düzenine aykırılık ve taraflarca ileri sürülen\" nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve Bölge Adliye Mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Ne var ki kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise Bölge Adliye Mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>\tGenel olarak istinaf sebebinden maksat, İlk Derece Mahkemesi kararının ve buna dayanak oluşturan yargılamanın neden hatalı veya eksik olduğunu gösteren, somut bir biçimde temellendirilmiş bulunan iddialardır. İstinaf yargılaması, hem hukuka uygunluk hem de vakıalara uygunluk denetimi yapılmasını konu almaktadır. Bu bağlamda, hukuka uygunluk denetimiyle ilişkili bir istinaf sebebi ileri sürülmek isteniyor, yani hangi hukuk kuralının hiç uygulanmadığı ya da yanlış uygulandığı iddia ediliyorsa, dayanakları ile birlikte buna, istinaf sebebi olarak, istinaf dilekçesinde açıkça işaret edilmesi   gerekir. Burada sözü edilen hukuk kuralı, usul hukukuna ilişkin olabileceği gibi maddi hukuku da ilişkin olabilir. İstinaf dilekçesinde, vakıalara uygunluk denetimiyle ilişkili bir husus, istinaf sebebi olarak ileri sürülmek isteniyorsa, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan vakıaların tespitindeki hataların ve eksikliklerin neler olduğunun yahut hangi delilin ya da delillerin değerlendirilmesinde yanlışlıklar yapıldığının olabildiğince somut bir biçimde belirtilmesi zorunluluk arz eder. <br>\tİstinaf başvurusunda bulunan istinaf dilekçesinde, dayanmış olduğu istinaf sebebiyle uyum içerisinde olacak şekilde Bölge Adliye Mahkemesinden nasıl bir karar verilmesi gerektiğine ilişkin iradesini açık ve kesin bir dille ortaya koymalı ve belirtmelidir. Dayanılan istinaf sebepleri, Bölge Adliye Mahkemesinin yapacağı inceleme sonucu vereceği karar içeriğinin belirlenmesinde belirleyici bir işlev görecektir. İstinaf talebi olarak yapılan bu tespit çerçevesinde, istinaf başvurusunda bulunan, dilekçesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını mı yoksa değiştirilmesini mi istediğini; değiştirilmesini istiyorsa, hangi kapsamda ve nasıl değiştirilmesi gerektiğine ilişkin iradesini açıkça ortaya koymalıdır. Buna karşılık istinaf başvurusunda bulunan, İlk Derece Mahkemesinin hükmüne dayanak yaptığı maddi vakıaların tespitinde yahut delillerin değerlendirilmesinde hatalı davrandığını ileri sürüyorsa, Bölge Adliye Mahkemesinden bu kapsamda yeni bir yargılama yapmasını ve uyuşmazlığın esası hakkında yeni bir hüküm vermesini, İlk Derece Mahkemesi hükmünün değiştirilmesini istemelidir. Başvurucuyu haklı bulan Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını, istinaf talebi  içerisinde kalmak kaydıyla değiştirebilir; ancak talepten daha fazlasına karar veremez. <br>\t 6100 sayılı Kanun'un 357 nci maddesinin \"Yapılamayacak işlemler\" başlığı altında \"...bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz...\" düzenlemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince resen dikkate alınması gereken durumlar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmeyeceği ve yeni delillere dayanılmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla istinaf kanun yolunda tamamen yeni bir yargılama yapıldığını söylemek mümkün değildir. Asıl amaçlanan ilk derece mahkemesi kararını hukuki ve maddi yönden denetleyerek eksiklikleri gidermek ve hataları düzeltmektir. İlk derece yargılamasının usulüne uygunluğu, vakıa tespitlerinin doğru olup olmadığı, hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı denetlenmektedir. <br>\tİlk Derece Mahkemesi kararının istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonrası hatalı olduğu tespit edildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmektedir. Şöyle ki, mahkemenin esas hakkındaki kararında tarafların iradeleri ve tasarrufları belirleyici olmaktadır. İstinafın da öncelikli amacı somut olay adaletini gerçekleştirmek olduğundan tarafların iradesi ve tasarrufuna üstünlük tanınması da bu amacın doğal sonucudur. Resen araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda istinaf mahkemesi taraflarca ileri sürülen sebeplerle bağlı değilse de taraflarca hazırlanma ilkesini uygulandığı davalarda istinaf sebepleri ile bağlıdır.<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin 05/07/2018 tarihli 2014/1425 Esas ve 2018/534 Karar sayılı ilk  karar ile asıl ve birleşen davada davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne dair karara karşı davalılar  ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmamış,  Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde kararın HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemiz kararında davalılar  ... ve ...'in dava konusu icra takiplerinde talep edilen borçtan bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlarda sorumluluğuna ilişkin herhangi bir karar verilmemiş, bu yönde bir gerekçe yazılmamıştır. Hal böyle olunca,  ilk derece mahkemesinin ilk kararına karşı davalılar  ... ve ... tarafından istinaf isteminde bulunulmamış olması sonucu adı geçen davalıların kredi borçlarından bilirkişi raporu ile belirlenen miktarlarda sorumlu olduklarına ilişkin gerekçe davacı taraf yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu ve bu suretle istinaf kanun yoluna başvuran davacı banka aleyhine kaldırma kararı (kamu düzeni hariç) verilemeyeceği ve kaldırma kararının gerekçesinin diğer davalılar hakkındaki davada eksik tahkikata ilişkin olması nedeniyle de aleyhe hüküm verme yasağı nazara alınmaksızın (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2021 tarih ve 2021/6343 Esas 2021/7779 sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2021 tarih ve 2021/7587 Esas 2021/6855 Karar sayılı emsal ilamları)  davalılar  ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüş, davacı vekilince de mahkemenin ilk kararına karşı istinaf dilekçesinde yalnızca asıl davada davalılar Elip....şirketi ile  ... ve birleşen davada davalı ... Harita Mühendislik İnş. Ltd. Şirketi lehlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf itirazları ileri sürüldüğü gözetilerek davalılar  ... ve ... yönünden ilk derece mahkemesinin 05/07/2018 tarihli kararında hükmedilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. \t<br>\tTüm bu nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Asıl ve birleşen davada davacı  vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,<br>\tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2021 tarih ve 2020/220 Esas 2021/93 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Asıl davada;<br>\ta)Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın REDDİNE, <br>\tb)Davalı ... Harita Limited Şirketi yönünden ilk derece mahkemesinde kararında hükmedilen tutarlarla tahsilde tekerrür olmamak üzere; <br>\t-Davalı ...  hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile davalı ...'ın Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2817 Esas sayılı dosyasında, 503.471,54 TL asıl alacak, 203.250,97 TL işlemiş faiz, 10.161,36 TL BSMV, 2.326,78 TL masraf olmak üzere toplam 719.210,65 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına,<br>\tDavacının fazlaya ilişkin nakit alacak talebi ile  18.530,00 TL tutarındaki 34 adet çek bedeli ve 129.950,00 TL bedelli 3 adet mer'i teminat mektubu bedellerinin faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine ilişkin taleplerinin reddine,<br>\t-Davalı ... hakkında açılan davanın KABULÜ ile davalı ...'in Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2817 Esas sayılı dosyasında, 100.000,00 TL asıl alacak, 52.800,00 TL işlemiş faiz, 2.640,00 TL BSMV, 2.326,78 TL masraf olmak üzere toplam 157.766,78 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına,<br>\t-Davacının 18.530,00 TL tutarındaki 34 adet çek bedeli ve 129.950,00 TL bedelli 3 adet mer'i teminat mektubu bedellerinin faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine ilişkin taleplerinin reddine,<br><br>\tc)Hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında hesaplanan 287.684,26‬ TL icra inkar tazminatının (davalı ...'in sorumluluğunun 63.106,75 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\td)Davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,<br>\t2-Alınması gereken 49.129,28 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...'ın sorumluluğunun 49.129,28 TL, davalı ...'in sorumluluğunun 10.777,05 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) hazineye gelir kaydına,\t<br>\t3-Davacı tarafından yapılan toplam 14.480,40 TL yargılama giderinin davalı davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince  43.684,95 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...'in sorumluluğunun 15.371,35 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)  davacıya verilmesine, <br>\t5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 14.786,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>\t6-Davalılar ...(kendine asaleten ...'e velayeten) ..., ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 15.287,34 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalılara verilmesine,<br>\t7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\tC)1-Birleşen davada;<br>\ta)-Davalı ... Harita Limited Şirketi ve ... Harita Mühendislik İnş. Ltd. Şirketi yönünden ilk derece mahkemesinde kararında hükmedilen tutarlarla tahsilde tekerrür olmamak üzere; <br>\t-Davalı ...  hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile davalı ...'ın Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2011/6751 Esas sayılı dosyasında, 22.277,85 TL asıl alacak, 757,45 TL işlemiş faiz, 37,82 TL BSMV, 1.089,92 TL masraf olmak üzere toplam 24.163,04 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına,<br>\tc)Hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında hesaplanan  9.665,20 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\td)Davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,<br>\t2-Alınması gereken 1.650,58  TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince  24.163,04 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 688,04‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br><br>\t5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\tD)1-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yatırılan 59,30 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, <br>\t2-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 36,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 198,10 TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...       ...                 ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f7e7cb99c88a855","SID":"dae67900516a1d0f"}}