{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>İhtiyati haciz isteyen vekili mahkemeye sunmuş olduğu dilekçesinde; müvekkilinin .... tarihinde .... adli sosyal platformda yayınlanan ilan sitelerinde Antalya ilinde bulunan ev ile ilgili ilanı gördüğünü ve ilan sahibi olarak kendisi tanıtan dava dışı .... isimli şahıs ile iletişime geçtiğini, müvekkilinin yapmış olduğu görüşmede ilandaki evin fiyatının 850.000,00 TL olduğu ancak pazarlıkla müvekkilinin aracının satılması halinde evi 750.000,00 TL'ye alabileceğini belittiğini, 2 gün sonra dava dışı ... ın aracı bahsi geçen evi satan kişilerin satın almak istediğini ve 830.000,00 TL'ye sözleştiklerini ancak 10.000,00 TL'sini kendisinin komisyon olarak alacağını, müvekkilinin de bu durumu kabul ettiğini dava dışı ... ın müvekkiline evin kooperatif olduğunu ..... Bakanlığı'na bağlı olduğun ve bir sorun ile karşılaşmayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin ... den Antalya'ya geldiğini, kendisie satış ofisi olarak gösterilen yerde davalılardan .....tarafından karşılandığını, şahsın kendisine .... aracılığı ile yapılan teklifin aynen geçerli olduğunu söyleyerek müvekkiline başka bir binayı da beğenirse alabileceğini müvekkilinin beğenmesi üzerine almaya karar verdiğini, sonrasında davalı ... un evrakları hazırlayacağını belirterek müvekkilinin kimliğini aldığını, müvekkilinin ...e döndükten sonra davalı taraflara ulaşamadığını, daha sonra kooperatif hakkıda soruşturma başlatıldığını öğrendiğini, ancak müvekkili ile birlikte yüzlerce kişiyi aynı şekilde dolandırdıkları için soruşturma dosyalarının birleştirildiğini ve şu an için dosyada gizlilik kararı olduğunu, aracının da hile yoluyla elinden çıktığını, bu nedenlerle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle esas hakkında davanın sonuçsuz kalmaması için öncelikle bahse konu araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, aksi durumda ise İİK. 257 vd.uyarınca vadesi gelmiş, muaccel bir alacak olması nedeniyle davalılar alehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince 16/02/2023 tarihli ara karar ile; \" öncelikle talep eden vekili, .... (şu anki plakası .... ) plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, aracın ... ya devrinin yapıldığını, haricen yapılan araştırmada ise aracın halen .... İnşaat Gayrimenkul Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi bünyesinde Ankara'da kullanıldığını beyan etmiştir. Uyap sisteminden yapılan kontrolde,  .... plakalı aracın (.... plaka üzerinden yapılan sorgulamada bir kayıt çıkmamaktadır) 08/02/2023 sahiplik tarihi ile/tescil tarihi ile iş bu talepte taraf olmayan .... İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Araç üçüncü kişi üzerine kayıtlıdır. İş bu talep ise .... tarihli olmakla, aracın talepten önce üçüncü kişiye tescil edildiği görülmektedir. Üçüncü kişi aleyhine ihtiyati tedbir anlamı taşıyan talep yerinde görülmediğinden, tedbir talebinin reddi gerekmiştir. Talep eden ihtiyati haciz talebinde de bulunmuştur ve bunu alacaklarının bulunduğu iddiasına dayandırmıştır. İddiaya göre, bir savcılık soruşturması mevcuttur. Kooperatif hisse devri, bunun sonucu, taşınmazın hak edilip edilmediği hususları ilerideki muhtemel yargılamaya muhtaçtır. Her ne kadar yargılamanın gerekmesi ihtiyati haciz verilmesine engel değilse de karşı taraf olarak gösterilen ve ihtiyati haciz istenen kişilerin iddia edilen alacaktan sorumlu olup olmadıkları hususu, yaklaşık ispat dahilinde ispat edilmelidir. Hisse devrinin yapıldığı ve ekte noter belgesinin sunulduğu talep dilekçesinde belirtilmiştir. Hak sahipliğinin oluşmadığı bu nedenle verilenin haksız olarak karşı tarafın uhdesinde kaldığı vb alacağa ilişkin iddialar yaklaşık ispat dahilinde ispat edilmelidir. Talep içeriği, açıklamalar, mevcut anlatılan durum karşısında şu aşamada ihtiyati haczin kanuni şartlarının oluşmadığının kanaati ile  bu talebin de reddi gerekmiştir.\" gerekçesiyle; \"Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin reddine, talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>Ara karar davacı vekili tarafından istinaf etmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haczin yasal şartlarının oluştuğunu, ihtiyati haciz kararı verildiğinde ödenecek teminatın borçlunun tüm risklerini karşılamaya yeteceğini beyanla ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353'üncü maddesi uyarınca  dosya üzerinden yürütülmüştür. <br>Buna göre;\t<br>1-İhtiyati tedbir, mahkeme tarafından asıl hukuki korunma talebi (dava) hakkında kesin hüküm verilinceye kadar devam eden, tarafların durumlarında ya da dava konusu hak veya şeyde meydana gelebilecek zararları önleme amacına hizmet eden, geçici nitelikte bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin amacı, asıl hukuki korunma talebinin sonucunu güvence altına almaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak “uyuşmazlık konusu şey hakkında” verilebilir. Bunun anlamı, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında veya diğer yargılama türlerinin konusunu oluşturan şeyler veya hak bakımından verilebilmesidir. <br>Tazminat davaları ile hedeflenen hukuksal sonuç para alacağına kavuşmaktır. Dolayısıyla davalının malvarlığının aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu değildir. HMK'nun 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığına göre ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>2-Bilindiği üzere, ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir.<br>Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı)<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere,  mahkemenin 16/02/2023 tarihli ara kararında yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iddiaların ispatının yargılamayı gerektirmesine  göre, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur. <br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcından  peşin alınan 179,90 TL' harçtan mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, \t<br>4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 31/12/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>...<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89acb849d1b2d6d8","SID":"f785f56c0a30a009"}}