{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1374 Esas<br>KARAR NO:2025/52<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:19/01/2021<br>NUMARASI:2018/1412 Esas, 2021/35 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı... AŞ ile müvekkili arasında 01/03/2016 tarihli sözleşme imzalanarak ... Limanları ile ...Tesisleri (...) üzerindeki çekek sahası ve teknelerin bağlandığı deniz bağlama sahasında gerçekleştirilecek tamir ve bakım hizmetlerinin işletilmesinin müvekkiline devredildiğini, Marina dahilinde gerçekleştirilen tamir ve bakım hizmetleri için davalı tarafından 2016 yılı Nisan ve Mayıs aylarında çekek sahası ve teknelerin bağlandığı deniz bağlama sahasına bu iki aya ait \"...\" listelerine göre 85+86 kişi/gün olmak üzere toplam 171 usta giriş işlemi yapılmasına rağmen günlük/kişi başı karşılığı 10 Euro üzerinden ödenmesi gereken 2.018,00 Euronun müvekkiline ödenmediğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen bedelin tahsili için ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma bulunmadığı gibi müvekkilinin fatura içeriğinde belirtilen miktarda bir hizmet de almadığını, icra takibinde faturaya açıkça itiraz edildiğinden müvekkilinin adresine göre ... ve Beykoz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın İİK'nun 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, söz konusu dava dışı ... AŞ imzasını taşıyan ve tek taraflı olarak düzenlenen ... içeriklerinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle bu belgelerdeki giriş çıkış bilgilerinin davacı tarafından ispatı gerektiğini, çekek sahasına giriş çıkış yapan işçi başına istenen ücretin fahiş miktarda olduğunu, ayrıca dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, alcağın likit olmadığını belirterek davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; sözleşmeden doğan alacağın zamanaşımı süresinin 10 yıl olması nedeniyle davalının zamanaşımı def'inin yerinde görülmediği, usta giriş çıkış kayıtlarının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ... AŞ tarafından tutulduğu ve kayıtların celbedildiği, bu kayıtlara göre davalı çalışanları tarafından 2016 yılı Nisan ve Mayıs aylarında çekek sahası ve teknelerin bağlandığı deniz bağlama sahasına usta girişi işlemlerinin yapıldığının anlaşıldığı, taraf defterlerinin incelenmesinde önceki giriş ücretleri ile karşılaştırıldığında ücretlerde fahiş bir mikar görülmediği ve ücretlerin önceki dönemlerle uyumlu görüldüğü, davacı tarafından talep edilen tutar ile kabul edilen tutar aynı olmasına rağmen kısa kararda davanın kabulü yerine davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak adına ve taraflara yükletilen hak ve sorumluluklarda farklı sonuçlar doğurmadığı için herhangi bir düzeltme yapılmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davaya konu edilen 7.894.52 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ... yazılı isimlerin müvekkili adına marina sahasına giriş çıkış yapabilecek kişiler olduğu yönünde bir bildirimin bulunmadığının ve bu kişilerin müvekkili ile olan ilişkisinin ispat edilemediğinin alınan bilirkişi raporlarında açıkça vurgulandığını, ayrıca hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere tek taraflı olarak tutulan bu kayıtların içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, kayıtlarda giriş çıkış yaptığı belirtilen kişilerin bu kayıtları kabul ettiğine dair imza, parmak izi ve sair herhangi bir ibare olmadığı gibi bir kamera kaydı da bulunmadığından gerçekte marinaya kimlerin girdiği ve kaç kere giriş-çıkış yapıldığı gibi hususların ispat edilemediğini, usta takip jurnellerinde yazılı kişilerin müvekkilinin işleri ile ilgili olarak marina sahasına giriş yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, Mahkemece kabul edilenin aksine davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, giriş çıkış ücretinin fahiş olmadığına yönelik değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkilinin ticari defterlerinde bu yönde bir kayıt bulunmadığını ve taraflar arasında anlaşma bulunmayan bir konu hakkında davacıya ait ticari defterlerdeki sair müşterilere ait fatura tutarlarının emsal kabul edilmesinin doğru olmadığını, ayrıca davacının, emsal kabul edilen faturaları delil ibraz süresi içinde sunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında ... sayılı dosyasında 2.018,00 Euro asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davalının takibe yönelik itirazı davacıya tebliğ edilmediğinden davanın yasal bir  yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 31/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların  usul ve yasaya uygun olarak tutulan ticari defterlerinin lehlerine delil kudretine haiz olduğu, icra takibinin dayanağı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, özel güvenlik şirketinin tuttuğu kayıtlara göre marina sahasına giriş-çıkış yapan isimlerin davalı taraf ile ilişkisinin ispata muhtaç olduğu, marina sahasına günlük/kişi başı giriş bedelinin 10 Euro olarak ücretlendirileceğine ilişkin taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, ancak aynı dönemde düzenlenen faturalar göz önünde bulundurulduğunda 10 Euro ücretin fahiş görülmediği bildirilmiştir. Bilirkişi 31/01/2020 tarihli ek raporunda, kök raporundaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmiştir. Davacı ile dava dışı ... AŞ arasında imzalanan 01/03/2016 tarihli sözleşme ile, dava dışı ... Limanları ile ... Tesisleri (...) üzerindeki çekek sahası ve teknelerin bağlandığı deniz bağlama sahasında (...) yapılacak tamir ve bakım işleri münhasıran davacı şirkete verilmiştir. Davacı, sözleşme konusu yere davalının tamir ve bakım hizmeti için 2016 yılı Nisan ve Mayıs aylarında toplam 171 usta giriş işlemi yaptığından bahisle kişi başı 10 Euro üzerinden icra takibine konu faturayı tanzim etmiştir. Dava dışı ... şirketine yazılan müzekkere üzerine bahsi geçen aylarda giriş çıkış yapan firma ve kişilere ilişkin marinanın güvenliğini sağlayan ...şirketi tarafından tutulan \"..\" isimli listeler gönderilmiştir. Ayrıca bu listeler yazılan müzekkere üzerine ... şirketi tarafından da gönderilmiştir.Dava dışı ... şirketi ile imzaladığı sözleşmeye göre tamir ve bakım işlerinin yürütülmesi münhasıran davacı şirkete ait ise de sözleşmeye göre davacı taşeron da çalıştırabilecektir. Davacının taşeronu olmadığı sabit olan davalının marinaya girişi bakımından 01/03/2016 tarihli sözleşmenin 4.1.(iv)/b ve c bentlerini tartışmak gerekir. Sözleşmenin söz konusu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, işletme hakkına sahip olan davacının, kendisine verilmeyen bakım ve onarım işleri kapsamında EK-2 formunun (donatan taşeron iş emri protokolü) marinaya girişi talep eden usta ve iş emrini veren tekne sahibi tarafından imzalanmasını ve EK-5 formunun (marina iş sağlığı ve güvenliği genel talimatları) sadece usta tarafından imzalanmasını sağlayacağı, bu formların marina güvenlik noktalarına teslim edileceği, ayrıca bu harici usta ve servislerden usta giriş ücretinin davacı tarafından tahsil edileceği, bu harici usta ve resmi servislerin, davacı şirketin tahsilat makbuzunu marina güvenlik noktalarına ibraz ederek içeri girebileceği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 190/1 maddesi uyarınca, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre sözleşme ile işletme hakkına sahip olduğu yere davalı adına usta giriş işlemleri yapıldığını ispatlaması gereken davacı iddialarının ispatı bakımından sadece \"...\" isimli listelere dayanmış ise de, davalı gibi harici usta ve servislerin marinanın içine girebilmesi için marina güvenlik noktalarına ibraz edilmesi gereken ve yine davacının kendisi tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarını dosya kapsamına sunmamış olup bu haliyle sözleşmenin ilgili hükümlerine göre davasını ispatlayamamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.Öte yandan, davalı vekili her ne kadar kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına ilişkin şartlar oluşmamış olup bu yöndeki talep yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1412 Esas, 2021/35 Karar sayılı ve 19/01/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın REDDİNE,b)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 134,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 480,58 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 7.894,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 210,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 405,07 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 372,43 TL istinaf harçları ve yapılan 23,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 395,93 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.01.2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10d83ac0c5596764","SID":"29e9367439161b35"}}