{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/835 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2124<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/772 Esas 2021/844 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 25.12.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 12.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.12.2024<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2021 tarih 2020/772 Esas 2021/844 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, aracın yurt dışındaki tamir masrafının 9.252,23-Euro, ikame araç bedelinin 316,00-Euro, ekspertiz ücretinin 1053,63-Euro olarak tespit edildiğini, davalının oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, belirterek;  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-Euro zararın davalı  sigorta şirketinden  3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak 863,94-Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılarda tahsiline karar verilmesini  dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu, kusur ve zararın tespit edilmesi ve genel şartların esas alınması gerektiğini, davalın KDV ve ikame araç bedelinden sorumlu tutulamayacağını, yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan araç ile davacıya ait yabancı plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, davacının aracının hasar görmesi sebebiyle hasar bedeli ve ikame araç bedelinin tahsilinin talep edildiği, alınan raporlara göre meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının aracı hasar görmesi sebebiyle 3.196-Euro hasar zararının oluştuğu, ikame araç bedelinin 316-Euro, ekspertiz giderinin 708-Euro olduğu, kaza tarihi itibariyle hasar bedelinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, zararın tazmininden sigorta şirketi faizi ile birlikte sorumlu olduğu, ikame araç bedelinden sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığı, belirtilerek; kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davalının sorumluluğunun bakiye poliçe limit ile sınırlı olduğunu, kararda limitin gösterilmediğini, ekspertiz ücrerinin makul olmadığını, davacının muhtemel zararının Türkiye piyasa şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının talebini kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz etmediğini, KDV dahil ödeme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafça sunulan fatura bulunmadığını, rapora itirazların karşılanmadığını,  zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu,  yasal faiz talep edilebileceğini, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu yönündeki tespitin yerinde olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi  tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.  )<br>\t3.\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\t( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.<br>\t4.\tİşletenler ile sigorta şirketi tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. )<br>\t5.\tDavalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı  sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t6.\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin,  zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalılar şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketi ile karşı araç maliki ve sürücünün davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>\t7.\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. ) Yine davacı tarafça Almanya'da yazılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın05.03.2015 tarih ve   2014/24135 E.-  2015/3870 K., 22.12.2014 tarih ve 2014/21991 E. 2014/19194 K.)<br>\t8.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına,  zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t9.\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. ( Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )<br>\t10. Davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin  27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. -  2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. -  2020/8665 K. )<br>\t11. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. )<br>\t12.\tDavalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumludur. Davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 41.000,00-TL olup gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında, İDM tarafından davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde bakiye poliçe limiti belirtmek suretiyle dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi ve dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan (29.512,50-TL) Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanması, kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altına kalması halinde ise oran yapılmaması  gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2021 tarih 2020/722 Esas 2021/844 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavacının davasının KISMEN KABULÜNE, 3196-EURO hasar tazminatın (bakiye poliçe limiti olan 41.000,00-TL yi aşmamak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 03.09.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.015,99-TL harçtan peşin olarak alınan 54,40-TL harç ile 528,59 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 582,99‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.433,00-TL harcın (kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 528,99 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 582,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 126,50-TL posta ve tebligat masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.688,7‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.610,12-TL'sinin ( kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tDavacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 708,00 EURO'nun karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığı 8.117,93-TL'nin davanın red ve kabul oranına göre 7.712,04-TL'sinin ( kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tDava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 5.496,80-TL vekalet ücretinin  (kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen ikame araç bedeli yönünden (1,00-EURO=9,2342) takdir edilen 9,23-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>\tFazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-Davalının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise REDDİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 200,00 TL posta masrafı, 220,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 420,7‬0 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b62c16f0db335627","SID":"d4fc56e41cc91cb7"}}