{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/917 <br>KARAR NO\t\t: 2025/15<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/23 E. 2022/203 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08.01.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.01.2025<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.03.2022 tarih 2019/23 E. 2022/203 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t  <br>\tDAVA :Davacı vekili, davacı şirketin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı faaliyet konusu itibari ile sektörde yer alan tek Ar-Ge merkezi olduğunu, yazılım geliştirme, web tasarımı, bilişim, iletişim hizmetleri, internet ve yazılı/görsel medya reklamcılığı ve bu işlerin pazarlanması işi yaptığını, davalının davacı şirkette veri analiz uzmanı pozisyonunda 11/07/2017 tarihinden 16/11/2018 tarihine kadar çalıştığını, yapılan iş sözleşmelerinde rekabet yasağı hükümlerine yer verildiğini, sözleşmede yer alan rekabet yasağı mevzuata uygun olarak 2 yıl ve davacı şirketin ofislerinin bulunduğu İzmir ve İstanbul şehirleri ile sınırlandırıldığını, davalının hem aktif olarak rol aldığı projelere ve hem de davacı şirketin daha önce geliştirmiş olduğu çıktılara rahatlıkla ulaşabilecek bir pozisyonda veri analiz uzmanı olarak çalıştığını, davalının iş sözleşmesinde uzmanların rekabet yasağına aykırı davranması durumunda 150.000,00-TL tutarındaki cezai şartı işverenin herhangi bir ihtarına gerek kalmaksızın talep üzerine itiraz etmeksizin peşinen ödemeyi, ayrıca işverenin uğrayacağı her türlü zararı tanzim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalının 16/11/2018 tarihinden sonra işe gelmediğini, ihbar süresi tamamlamadan davacı şirketten hemen ayrılmak için ihbar tazminatını ödemeyi tercih ettiğini, davalının davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı ... Limited Şirketinde çalıştığının öğrenildiğini, söz konusu şirketin davalının kardeşi adına kurulduğunu, 05/12/2018 tarihinde tescil edilerek Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacı şirketin elektronik posta adresine yanlışlıklı geldiği anlaşılan elektronik postalardan daha önce davacı şirketin müşterileri olan ve davalı tarafından takip edilen ... Adi Ortaklığı ile ... Telif Hakları Marka Patent Limited Şirketinin dava dışı ... Şirketi ile çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davacı şirketin adı geçen müşterilerini kaybettiğini ve bundan dolayı sadece bu şirket özelinde bile aylık ortalama 15.000,00-TL civarında kazanç kaybına uğradığını, davalının davacının nezdinde olan müşterileri dava dışı ... Limited Şirketine çektiğini belirterek iş sözleşmesinden kaynaklanan 150.000,00-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalının 11.7.2017-16.11.2018 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde çalıştığını, ancak davacının, davalının veri analiz uzmanı olarak şirket bünyesinde çalıştığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar şirket ile davalı arasında yapılmış olan belirsiz süreli sözleşmede davalının pozisyonu veri analiz uzmanı olarak geçmekte ise de gerçekte şirket bünyesinde satış ve pazarlama işleri ile görevlendirildiğini, 16.11.2018 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, davacı şirkette yaşadığı bazı olumsuzluklar nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığını, işten ayrıldıktan sonra ... Şirketinde şirketinde fotoğrafçı olarak işe girdiğini, fesih durumunda davalının belirli süre ile çalışma alanını sınırlayan sözleşme maddesinin (md.14/b) hukuka aykırı olduğunu, Anayasal hakkı olan çalışma hakkına engel olmaya çalışmakta olduğunu, ... Avukatlık Adi ortaklığı davacı şirket ile iş ilişkisini şirketten memnuniyetsizliği sebebiyle sonlandırdığını ve çalışabileceği yeni bir firma arayışı içine girdiğini, davalının kötü niyetli olsaydı davacı şirkette çalıştığı dönemde irtibatta olduğu 200'ye yakın firmanın bir çoğuyla iletişim geçer hatta yeni firmadaki portföyüne ekleyebilme ihtimalinin olduğunu ancak sadece bir firmanın tesadüf eseri davalının çalıştığı yeni firmayla iş ilişkisi olması davalının müşteri çalma gayesi içinde hareket etmediğinin açık kanıtı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/3477 dosya 2019/57885 arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı ...'ye ait hizmet döküm cetveli, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, dava dışı ... Şirketine ait ticari defter ve belgeler, tanık beyanları, bilirkişi heyetinin 27/09/2021 havale tarihli raporları, bilirkişi heyetinin 08/02/2022 havale tarihli ek raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki 21/09/2018 tarihli belirsiz iş sözleşmesi kapsamında 11/07/2017-16/11/2018 tarihli arasında davacı şirkette veri analiz uzmanı pozisyonunda çalıştığı iddia edilen davalının iş sözleşmesinin sonlanması neticesinde rekabet yasağı hükümlerine aykırı fiil ve davranışlarda bulunduğu iddiasıyla sözleşmede yer alan 150.000,00-TL cezai şart bedelinin davalıdan tazmini talebine ilişkin olduğu, davalının davacı şirket bünyesinde, taraflar arasındaki 11/07/2017 tarihli iş sözleşmesi çerçevesinde Das:Veri Analiz Uzman görev alanı dahilinde çalışma gerçekleştirdiği, dava dışı ... Şirketi bünyesinde ise fotoğrafçı sıfatıyla çalışmak üzere iş sözleşmesini imzaladığı, bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere davacı şirketin kendi kayıtlarına göre 5835 adet müşterisi bulunduğu, davalının sözleşmesinin feshi üzerine imzaladığı iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı dava dışı ... Şirketine daha önceden davacı şirketin müşterisi olan ... Otaklığı, ...  Limited Şirketi, ..., ... Şirketi, ... - ..., ... Şirketi ve ... Limited Şirketi olmak üzere altı adet müşterinin geçtiği, davalının çalışmaya başlamasından sonra davacı şirketin müşterilerinden dava dışı ... Şirketine geçen firma sayısının, davacı şirketin müşteri sayısının binde biri oranında olduğu, serbest piyasa koşulları dikkate alındığında bu oranda bir kaymanın makul olduğu, bahse konu şirketlerin sadece davalının dava dışı ... Limited Şirketi bünyesinde çalışmaya başlaması sebebiyle bu şirket ile çalışmaya başladıklarına ilişkin herhangi bir delilin taraflara ait ticari defter ve belgeler bünyesinde mevcut olmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın iddiasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, BK 444- 447 maddelerine göre davalı yanca rekabet yasağının ihlal edildiğini, mahkemece bilirkişi kök raporunda, davacı şirkette ve dava dışı ... Şti.’nde mali müşavir bilirkişi ve teknik bilirkişi tarafından kayıt ve belgeler üzerinde yerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilen hususlar değerlendirildiğinde; davalının, davacı şirketin projelerine erişim yetkisi ve imkanı bulunduğu, şirket bünyesinde veri analiz uzmanı pozisyonunda çalıştığı, Ar-Ge  faaliyetlerinde Ar-Ge  personeli olarak çalıştığı, çalıştığı süre dahilinde davacı şirketin ticari sırlarına ve müşteri portföyüne erişim yetkisinin bulunduğu, şirketin verdiği hizmetler bakımından dijital pazarlama, yazılım, mobil uygulama, sosyal medya yönetimi yönünden dava dışı ... Şti.'nin faaliyet  alanlarının benzer olduğu, davalının ... Şti. bünyesinde çalışmaya başlamasından sonra davacı şirkete ait olan müşterileri dava dışı ... Ltd.Şti. ile çalışmaya yönlendirmesinin mümkün ve muhtemel olduğu, ticari defter ve kayıtlarda, davalının davacı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde, şirketin müşterisi olan 7 adet firmanın, davalının şirketten ayrılmasından sonra dava dışı ...ta çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davalının eylem ya da eylemlerinin davacı şirkete önemli bir zarara sebebiyet verecek nitelikte olduğunun açık ve net görüldüğünü, davacının rekabet yasağına aykırı davranışı dava dilekçesinde açıkladıkları üzere yanlışlıkla kendilerine iletilen elektronik postadan tesadüfen öğrendiklerini, davalının  rekabet yasağına aykırı davrandığına dair sundukları emsal yargı kararlarını yok sayılarak hüküm tesis edildiğini, davanın kabulü gerekirken eksik ve hatalı inceleme ile davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, TBK 444.maddesine dayalı olarak rekabet yasağı ihlalinden doğan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tÖğretide rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir. Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (Sabah Altay, Türk Borçlar Kanunun Hükümlerine Göre İşçi ile İşveren Arasında Yapılan Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Mühf-Had, C.14, sy.3, s.179 vd.).<br>\tRekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır. Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması  ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. (Yargıtay 11. HD 06/03/2019 tarihli, 2018/3705 Esas ve 2019/1860 Karar sayılı,  10/05/2017 tarihli, 2015/15290 Esas ve 2017/2808 Karar sayılı kararları)<br>Rekabet yasağı iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak yapmama (ileriye yönelik) edimini içeren akit niteliğindedir. 6098 Sayılı TBK.'nın 444/2. maddesi  “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır.  <br>\tSomut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki 21/09/2018 tarihli belirsiz iş sözleşmesi kapsamında 11/07/2017-16/11/2018 tarihli arasında davacı şirkette veri analiz uzmanı pozisyonunda çalıştığı iddia edilen davalının iş sözleşmesinin sonlanması neticesinde rekabet yasağı hükümlerine aykırı fiil ve davranışlarda bulunduğu iddiasıyla sözleşmede yer alan 150.000,00-TL cezai şart bedelinin davalıdan tazmini isteminde bulunulmuştur. <br>\t  İlk derece mahkemesince taraf delillerinin toplanılmasından sonra dosyanın SMMM, teknik ve rekabet hukuku bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan kök ve ek raporlarda; davalının davacı şirket bünyesinde, taraflar arasındaki 11/07/2017 tarihli iş sözleşmesi çerçevesinde Das:Veri Analiz Uzman görev alanı dahilinde çalışma gerçekleştirdiği, dava dışı ... Şirketi bünyesinde ise fotoğrafçı sıfatıyla çalışmak üzere iş sözleşmesini imzaladığı, davacı şirketin kendi kayıtlarına göre 5835 adet müşterisi bulunduğu, davalının sözleşmesinin feshi üzerine imzaladığı iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı dava dışı ... Şirketine daha önceden davacı şirketin müşterisi olan ... Otaklığı, ... Şirketi, ..., ... Şirketi, ... - ..., ... Şirketi ve ... Şirketi olmak üzere bir kısım müşterinin geçtiği, davacı şirketten giden şirketlerin davanın çalıştığı iş yerine gidişinin sadece davalının gayreti ve zorlaması neticesinde gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiği, müşteri memnuniyeti ya da memnuniyetsizliği yönlerinden düşünüldüğünde binde bir oranındaki kaymaların olağan müşteri kaymaları çerçevesinde bulunduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, davalının çalışmaya başlamasından sonra davacı şirketin müşterilerinden dava dışı ... Şirketine geçen firma sayısının, davacı şirketin müşteri sayısı ile karşılaştırıldığında, serbest piyasa koşulları dikkate alındığında bu oranda bir kaymanın makul olduğu, bahse konu şirketlerin sadece davalının dava dışı ... Şirketi bünyesinde çalışmaya başlaması sebebiyle bu şirket ile çalışmaya başladıklarına ilişkin herhangi bir delilin taraflara ait ticari defter ve belgeler bünyesinde mevcut olmadığı dikkate alınarak davacı tarafça davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu kanıtlanamadığından, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş olmakla, istinafa gelen tarafın aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. \t<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08.01.2025 \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb6b8a69ff829026","SID":"00e0192829b2ab5d"}}