{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1852 Esas <br>KARAR NO:2024/2122 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI:2023/493 Esas - 2024/352 Karar <br>TARİH:25/09/2024<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile 25.07.2019 tarihinde ... (eski adı ...) adlı gemiye ilişkin çıplak gemi kiralama sözleşmesi yaptıklarını, müvekkilinin gezinti ve restoran hizmeti verecek olan geminin tersanede her tür onarım, bakım masraflarını yaptığını, geminin lüks restoran gemisi olarak faaliyet göstermesi için lazım gelen hiç bir masraftan kaçınmadığını ve gemiyi sefere hazır hale getirdiğini, kira konusu geminin davalı tarafından üçüncü bir kişiye muvazaalı olarak devredildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu masrafların bir kısmının tahsili için  ... sayılı dosyasından davalı hakkında icra takibi başlattığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, 277.736.60 TL bedelli, ... numaralı, 1.343.229.00 TL bedelli, ...numaralı ve 174.611.77 TL bedelli,...numaralı faturaların icra takibine konu edildiğini, davalının haksız itirazı sonrası dava konusu icra takibinin durduğunu, arabulucuya müracaat edildiğini, arabulucuyla yapılan toplantıya davalının katılmadığını ve sulh sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne, davalının ... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, itirazında haksız olan davalının davacıya takibe konu alacağın % 20'si üzerinden icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk sürecinin hukuken muteber olmadığını, davacı tarafça arabuluculuk son oturum tutanağının sunulduğunu ancak müvekkili şirketin arabuluculuk sürecine dahil edilmeden ve tüm iletişim araçları kullanılmadan, haber vermek yükümlülüğünün es geçilerek arabuluculuk toplantısının gerçekleştirildiğini, taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmenin arabulucunun sorumluluğunda olduğunu, arabulucunun ihtiyaç duyduğunda kendisine verilen iletişim bilgileri dışında kendi imkanlarıyla ek araştırmaları da yapması gerektiğini, arabulucu büro tarafından verilen veya kendisinin tespit ettiği iletişim bilgilerini kullanarak tarafları görevlendirme konusunda bilgilendirmesi ile ilk toplantıya davet etmesi gerektiğini, bu süreçlerin atlanılarak yapılan arabuluculuk sürecinin hukuken geçersiz olduğunu, müvekkili şirkete Yurtiçi isimli kargo firması aracılığıyla davet mektubunun tebliğ çıkarıldığını ancak barkod üzerinden yapılan sorgulamada davet mektubunun iade olduğunun anlaşıldığının şerh düşüldüğünü, arabulucu tarafından davet mektubunun hangi adrese tebliğe çıkarıldığına dair  hiçbir bilginin yer almadığını, müvekkili şirkete ait davet mektubunun tebliğe çıkarıldığı adresten başkaca bir adres veya iletişim bilgisine ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının ve haksız taleplerinin kaynağını çıplak gemi kira sözleşmesinin oluşturduğunu,  gemiye yapıldığı iddia olunan bakım ve masraflara ilişkin üçüncü kişiler tarafından davacı adına faturalar düzenlendiğini, faturalara istinaden tekrar müvekkili adına davacı tarafından faturalar tanzim edildiğini, borcun muaccel olduğu en geç tarih faturaların düzenlendiğini ve primlerin tahakkuk ettiği tarih olduğunu,  muaccel olunan tarihin 2019 yılına ait olduğunu ancak davacı tarafından bahse konu icra takip dosyasının 12.04.2023 tarihinde ikame edildiğini, davacı tarafından davanın ikame edilirken harcın eksik yatırıldığını, müvekkili şirketin davacıya karşı borcunun bulunmadığını, ilgili icra dosyasına konu borcun  dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında, müvekkili şirketin bir zamanlar malik olduğu ...numaralı eski adıyla \"...\" yeni adıyla \"...\" isimli geminin kiralanması konusunda anlaşıldığını ve taraflararasında \"... Kira Sözleşmesi\" nin akdedildiğini, 25.07.2019 tarihinde geminin zilyetliğinin davacıya devredildiğini, faturaların geminin masrafları ile mürettebatın maaş ödemesine ilişkin olarak düzenlendiğini, hizmetin ifa edildiği yada malın teslim edildiği tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerektiğini, süreye riayet edilmeyerek düzenlenen faturaların hukuken muteber olamayacağını, müvekkilinin davacıya karşı hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek tüm dava hakları saklı kalmak kaydıyla arabuluculuk sürecinin hukuken muteber olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, tüm haksız taleplerin zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  25/09/2024 tarih ve 2023/493 Esas - 2024/352 Karar sayılı kararında;\"Dava, çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiralanan geminin restorant hizmetinde  kullanılması için yapılan masrafların davalı gemi malikinden tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda davacıların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu düzenleniştir.6102 sayılı TTK ya, 7155 sayılı kanun ile eklenen 5/A maddesi ile ticari davalar bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir.Eldeki davaya konu uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan arabuluculuk dava şartına tabidir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirkete herhangi bir şekilde haber verilmeden arabuluculuk toplantısının gerçekleştirildiğini, arabuluculuk sürecinin usulsüz olması nedeniyle bu konudaki dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk son tutanağı örneği incelendiğinde, tutanakta davalı ...'e gönderilen davet mektubunun yurt içi kargo tarafından iade edildiği, ...'in 13/10/2023 tarihli ilk toplantıya katılmadığı belirtilerek, tutanağın arabulucu ve ... vekili tarafından imzalandığı görülmüştür. Arabuluculuk sürecinin gerçekleştiği Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Dairesine yazılan müzekkereye gelen cevapta, ...'e ait davet mektubunun tebliğ belgesinin bulunmadığı, son tutanakta belirtilen barkod numarası ile sorgusunun yapıldığı, sonucunun yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir. Yazı ekindeki davet mektubu tebliğ belgesinde ise mektubun iade edildiği kaydının yer aldığı görülmüştür. Bildirilen barkod numarası ile yurtiçi kargonun web sayfasında yapılan sorgulamada yurtiçi kargo ile yapılan tebligat üzerinde \"adres sorunu\" şerhinin düşüldüğü, tebligat parçası incelendiğinde, ... Tekstil'in ticaret sicil kaydındaki adresinde yer verilen parsel numarası ile taşınmaz numarasının tebligat parçasına yazılmamış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalıya zorunlu arabuluculuk süreci ile ilgili davet mektubunun tebliğ edilmediği, davalı ...'in arabulucuk toplantısına da katılmadığı, bu şekilde tutanağın düzenlendiği, böylece arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın  ikame edildiği anlaşıldığından, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile,  ''Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın  REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki dava öncesinde Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Bürosunun 2023/408 numaralı dosyası üzerinden dava şartı arabuluculuk müracaatında bulunduklarının; arabulucu,(yurt dışında fetö sebebiyle kaçak olduğunu bildiğimiz şirket yetkilisine) ulaşamadığını ve şirketin adresine kargo yoluyla arabuluculuk davet mektubu gönderdiğini; arabulucunun belirlediği günde toplantıya davacı vekili olarak katıldıklarını, ancak davalı veya vekili toplantıya katılmadığı için arabuluculuk sürecinin \"görüşme yapılamadan anlaşamama\" olarak sistemden kapatıldığını ve bu Arabuluculuk tutanağına istinaden bu davayı açtıklarını; Yerel Mahkemenin ise, davalıya yapılan arabuluculuk davetinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu sebeple de dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı usulden reddettiğini; kararın, usule, yasaya ve emsal içtihatlara aykırı olduğunu,  Arabuluculuk sürecini, arabulucunun yönettiğini, arabulucunun yaptığı toplantı daveti tebligatının usulsüz olmasında davacı başvurucu taraf olarak kendilerinin bir kusurunun olmadığını; dava şartı olarak arabucuya müracaat ettiklerini ve sürecin nihayetinde \"görüşme yapılamadan anlaşamama\" tutanağı tutulduğunu, kendileri açısından dava şartının yerine geldiğini; Yerel Mahkemenin değerlendirmesinin hadiseye uygun düşmemekte olduğunu; bu değerlendirmenin Arabuluculuk Kanununa aykırı olduğunu; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Ek'te arz ettiğimiz, 26.04.2022 tarihli, 2022/3398-5294 numaralı emsal içtihadında, \"Arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı ve davanın usulden reddine karar verilemeyeceği\"ne karar verildiğini; kararı bu sebeple istinaf etmeleri gerektiğini, İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulüyle, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2023/493-2024/352 numaralı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiralanan geminin restorant hizmetinde  kullanılması için yapılan masrafların davalı gemi malikinden tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; arabuluculuk sürecini, arabulucunun yönettiği, arabulucunun yaptığı toplantı daveti tebligatının usulsüz olmasında davacının kusuru bulunmadığı, Yargıtay 9 Hukuk Dairesi'nin, arabuluculuk davetinin usulüne uygun olmaması halinde dahi arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş sayılacağını kabul ettiği yönündedir.  6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 bendi;  \"Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.\" hükmünü içermektedir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24/3 fıkrasında ise; \"Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir.\" hükmü yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (6325 sayılı Kanun) 17/1 fıkrasıda maddesinde arabuluculuğun hangi hallerde sona ereceği düzenlenmiş olup hükme göre arabuluculuk faaliyeti şu, tarafların anlaşmaya varması, taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi, taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi, tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi,  uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespit edilmesi hallerinde sona erer. Hükmün ikinci fıkrasında fıkrasında arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığının bir tutanak ile belgelendirileceği ifade edilmiştir.Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.6325 sayılı Kanun’un “Görevin özenle ve tarafsız biçimde yerine getirilmesi” başlıklı 9 uncu maddesine göre; arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirmelidir. Arabulucu olarak görevlendirilen kimse, tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığı hâlinde, bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu açıklamaya rağmen taraflar, arabulucudan birlikte talep ederlerse, arabulucu bu görevi üstlenebilir yahut üstlenmiş olduğu görevi sürdürebilir. Arabulucu, taraflar arasında eşitliği gözetmekle yükümlüdür. Arabulucu, bu sıfatla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan davada, daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez. Yargıtay 9 Hukuk Dairesi'nin bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair 2022/3398 esas, 2022/5294 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; dava şartı olarak arabuluculuk kurumu temelde mahkemeye erişim hakkına getirilen bir sınırlama olup, arabuluculuk ile ilgili uygulamaların tamamında uygulamanın hakkın özüne dokunup dokunmadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı olup olmadığı bağlamında bir değerlendirme yapılması zorunludur. Kişilerin mahkemeye erişim hakkını sınırlandıran ya da hak aramalarını imkânsız hâle getiren veya aşırı derecede zorlaştıran bir sürece neden olan uygulamaların hakkın özüne zarar verdiği kabul edilmelidir.6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 bendi uyarınca, arabuluculuğa başvuran tarafın sürece ilişkin tek yükümlülüğü kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna vermekten ibarettir. Kanun ve yönetmelikte arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmediğinden, toplantıya davet 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi  değildir. Kanun koyucu davet işlemlerinin usulüne uygun yerine getirilmesi sorumluluğunu arabulucuya yüklediğinden, arabulucunun bu işlemleri usulüne uygun yerine getirmemesinin sorumluluğunu ayrıca davacıya yüklemek, diğer ifade ile   arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonucuna varmak amacı aşan bir yorum olacaktır. 6325 sayılı Kanun’un “Arabuluculuk Sicili” başlıklı Altıncı Bölümünde arabulucular sicili, sicile kayıt koşulları ve sicilden silinme şartları,“Arabuluculuk Eğitimi ve Eğitim Kuruluşları” başlıklı Yedinci Bölümünde ise arabulucuların eğitimi hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kanun’da ayrıca Arabuluculuk Daire Başkanlığı kurulması ve Arabuluculuk Kurulu oluşturulması öngörülmüş olup Kanunun 30/1-f bendine göre  Arabuluculuk Daire Başkanlığının görevlerinden birisi; “arabulucu sicilini tutmak, sicile kayıt taleplerini karara bağlamak, 21 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek ve bu sicilde yer alan kişilere ilişkin bilgileri elektronik ortamda duyurmaktır”. Arabuluculuk Kurulunun görevleri ise 32 nci maddenin birinci fıkrasında sayılmış olup bu görevler arasında arabuluculuk hizmetlerine ilişkin temel ilkeler ile arabuluculuk meslek kurallarını belirlemek,  arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ilişkin temel ilke ve standartları tespit etmek, arabulucuların denetimine ilişkin kuralları belirlemek ve 21 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek gibi görevler yer almaktadır.  Kanun’da arabuluculuk faaliyetinin en önemli parçası olan arabulucular  ile ilgili oldukça detaylı hükümlere yer verilmiş, arabulucunun arabuluculuk faaliyeti sırasında uyması gereken kurallara uymaması yahut sorumluluklarını yerine getirmemesinin arabulucu açısından doğuracağı sonuçlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Somut olayda;  arabuluculuk son tutanağında yer alan davet mektubuna ilişkin barkod numarası ile sorgu yapıldığında,  mektubun iade edildiği kaydının yer aldığı, bildirilen barkod numarası ile davet mektubunun gönderildiği, ... Kargo firmasının web sayfasında yapılan sorgulamada \"adres sorunu\" şerhinin bulunduğu, gönderi bilgileri üzerinde yazan davalı şirkete ait adreste,  davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğü nezdinde kayıtlı adresinde yer alan parsel numarası ile taşınmaz numarasının yazılı olmadığı,  davalıya zorunlu arabuluculuk süreci ile ilgili davet mektubunun, tebligata eksik adres yazılması nedeniyle tebliğ edilemediği, arabulucunun, adliye arabuluculuk bürosunca kendisine verilen davalıya ait adres bilgisini eksik kullanıldığı, iade dönen evraktaki adres yetersizliğine ilişkin şerhe rağmen doğru adres üzerinden davalıya mektup tebliğine çalışılmadığı, tutanağa davalıya gönderilen davet mektubunun tebliğ edilemediğinin derceldildiği, akabinde davalının toplantıya katılmadığı gerekçesi ile son tutanağın düzenlenerek arabuluculuk görüşmelerinin sonlandırıldığı ihtilaf konusu değildir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde,  arabulucu taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırmış olsa dahi, 6235 Sayılı Kanunun 18/1-A bendi ile 6102 sayılı TTK'un 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmelidir. Mahkemece bu gerekçe ile işin esasına girilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı yanın istinaf başvuru haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın işin esasına girilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarih ve 2023/493 Esas - 2024/352 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ac034cf8ac02626","SID":"1ec1b257129160e8"}}