{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1018 <br>KARAR NO\t\t: 2025/82<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/591 E. 2022/253 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 16.01.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.01.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2022 tarih 2021/591 E. 2022/253 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı davalıya ait araç sürücünün ehliyetsiz şekilde karıştığı trafik kazsı neticesinde zarar gören üçücüncü kişiye ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin poliçe kapsamında rucuen tahsili istemi ile yapılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta nezdinde  zmms poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı araçların karıştığı kazada dava dışı ... ile yolcu ...'in vefat ettiği, yolcular ... ile ...'in ise yaralandığı, davacı sigorta tarafından zarar görenler ile hak sahiplerine kaza nedeniyle ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı sigortalı sürücüsünün ehliyetnamesinin yetersiz ve kusurlu olduğu, bu nedenle rücu hakkı doğduğu ileri sürülmüş ise de meydana gelen kazada kazaya karışan diğer araç sürücüsünün % 75 asli, davalı sigortalı sürücüsünün ise % 25 tali kusurlu olduğu, davalı sigortalı sürücüsünün ehliyetnamesinin aracı kullanmaya yeterli olduğu, sürücünün SRC belgesine sahip olması ticari amaçla taşımacılık için gerekli ise de bu durumun sadece idari para cezasını gerektirdiği, ehliyetnameye herhangi bir etkisinin bulunmadığı, dava konusu aracın transmikser olduğu davalı sigortalı sürücüsünün G sınıfı sürücü belgesine sahip olması gerektiği iddia edilmiş ise de davacının dava dilekçesindeki anlatımı ile dava dilekçesinin ekinde sunduğu belgelere (davalı sigortalı sürücüsünün kolluk ifadesi) göre davalı sürücüsünün SRC belgesinin olmadığından bahisle bu davayı ikame ettiği, bu nedenle iddiasını genişletemeyeceği, bir an için aksi kabul edilse dahi C sınıfı sürücü belgesine de sahip olan davalı sigortalı sürücüsünün sürücü belgesinin dava konusu aracı kullanmaya yeterli olduğu,  Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre iş makinesinin tanımında karayolunda insan, hayvan ve yük taşınmasında kullanılmayan motorlu araç olma unsuru bulunduğu, halbuki  transmikser beton kamyonlarının esas olarak döküme hazır beton taşıdıkları, ayrıca olayın beton dökümü sırasında meydana gelmediği, aracın hızını kavşaklara yaklaşırken yavaşlatmak şeklindeki trafik kuralının her sınıftan  belgeye sahip sürücü tarafından bilindiği, ehliyet türünün kazada münhasıran etkili olmadığı, somut uyuşmazlıkta kazanın meydana gelmesinde ağır kusur ve yetersiz ehliyetname durumu söz konusu olmadığı, sigortanın rücu hakkının doğmadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı şirket nezdinde ZMMS sigortalı  transmikserin karıştığı trafik kazası sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre işbu kazanın oluşumuna transmikser sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiğini,  sigortalı araç sürücüsü, kusurlu olmasının yanında aynı zamanda gereken ehliyetnameye sahip olmadığını ve sürücü yeterlilik belgesi de bulunmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından hak sahiplerine toplamda 74.447,33-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortacının sigorta ettirene yeterli ehliyeti bulunmadığı sebebiyle rücu edebileceğini, sigortalı ... plakalı komyonun transmikser olarak kullanılmakta ve transmikser kullanımı için 'G' sınıfı ehliyet zorunlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün 2017 yılında sürücü belgesi yeni tip (B-D-A2-D1-A1-C-MC1-A-B1) sürücü belgesi ile değiştirdiğini, sürücünün mevcut ehliyetnamesi ile ... plaka sayılı aracı kullanabileceğini belirtmiş olmasına rağmen; sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinde 'G' sınıfı işletilmediğini, rucu koşullarının oluştuğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davacının ZMMS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemenin, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı olarak araç maliki davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına,  Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabında sigortalı araç sürücüsünün  E, C, D sınıfı ehliyetlere sahip olduğu ve C sınıfı kamyon sürücü belgesiyle transmikser  kullanabileceğinin belirtilmesine, olayın vukuunda ehliyet türünün münhasıran etkili olmamasına, davaya konu kazanın yetersiz ehliyetli olarak araç kullanılması nedeniyle meydana gelmemesine, aksinin sigorta şirketi tarafından ıspatlanamamasına, rücu koşullarının oluşmamasına (Yargıtay 11. HD'nin  01.10.2020 tarih ve 2020/205 E.  2020/3741K., 17. HD'nin 27.09.2019 tarih ve  2016/15629 E. 2019/6805 K.),  tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74ace07029a9e5ad","SID":"f35c10b7182123ef"}}