{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1294 <br>KARAR NO:2024/2209<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:14/01/2022<br>NUMARASI:2019/498 Esas - 2022/31 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'e ait ... plakalı aracın ...'ın sevk ve idaresinde iken; davalı ...'nun sürücüsü olduğu, trafiğe çıkması yasak olduğu iddia edilen patpat adı verilen araçla maddi hasarlı trafik kazasına karışması neticesinde müvekkili ... A.Ş., tarafından teminat kapsamında aracın tamir edilmesi için 21.834,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, kaza tutanakları ve ekspertiz raporuna göre rücu imkanı bulunduğu için davalıya rücu mektubu gönderildiğini, ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını belirtilerek itirazın iptali ile  borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.07.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası ile ilgili müvekkilinin yönetimindeki aracın KTK'nın 53/1-a ve 36. maddeye aykırı hareket ettiğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kazanın olduğu tarihte, tarlasından çıkarak sağ şeritte köyüne doğru ilerlerken, köy yoluna dönüş yaptığı sırada ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, kusurun müvekkilinde olmadığının açık olduğunu, her ne kadar müvekkilinin KYTK 53-1a maddesi gereği sinyal vermeden dönüş yaptığı ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilmiş olsa da, olay yeri krokisindeki 11.200 metre fren izlerinden de anlaşılacağı üzere, kazanın tamamen davacının güvencesi altında olan aşırı hızlı seyir halinde olmasından kaynaklandığını, ayrıca sağ şeritte seyir halinde olan aracın sol tarafında hasar meydana gelmesinin, aşırı hızdan kaynaklanmış olacağını, müvekkilinin KYTK'nın 36. maddesini ihlal ettiği belirtilmiş ise de, kullanılan aracın ehliyetle kullanılması gereken bir araç olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takibine yaptığı itirazının 21.690,25 TL asıl alacak 511,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.201,70 TL yönünden iptaline, takibin 21.690,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin kararı eksik inceleme ile sonuçlandırdığını, dosya içeriği bilgi ve belgelere ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, kazanın tamamen davacının güvencesi altında olan aracın aşırı hızlı seyir halinde olmasından kaynaklandığını, bilirkişi raporunda müvekkili tarafın %100 kusurlu bulunmuş olay yeri krokisinde bulunan 11.200 mt  konumlar arası bir gösterge olabileceği, fren izi olmadığı beyan edilmiş ise de bilirkişinin sadece meydana gelen kazayı dosyada olan olay yeri krokisine göre değerlendirdiğini, sunulan diğer belgeleri incelemediğini, dosyada kendileri tarafından sunulan ve olaydan hemen sonra çekilen fotoların mevcut olduğunu, bu fotoğrafların hiç birinde ne iki araç arasında ne müvekkilin durduğu yer ile diğer aracın durduğu yer arasında 11 mt bir mesafe mevcut olmadığını gösterir nitelikte olduğunu, sağ şeritte seyir halindeki bir aracın sol yandan hasar almasından da  görüleceği gibi, davacının güvencesi altındaki aracın aşırı hızlı olup, bu hız sebebi ile davaya konu kazanın meydana geldiğini, müvekkilin kazada hiç bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı ... A.Ş.'ye kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan... plakalı aracın  04/07/2018  tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasar bedeli, davacı tarafından sigortalısına  ödemiş,  bu ödemenin kusurlu olduğunu iddia ettiği  davalı - borçlundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için eldeki  dava açılmıştır. Kaza tespit tutanağında davalı sürücü sağa dönüş kuralına uymadığından kusurlu bulunmuş, sigortalı sürücüye kusur verilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; \"... olarak tabir edilen aracın sürücüsü ...'nun öncelikle bu aracı kullanabilmesi için Karayolları Trafik Kanununa göre en az F sınıfı ehliyetinin olması gerekirken tescilsiz ve ehliyetsiz olarak kullandığı bu sebeple KTK'nın 36. maddesi gereğince \"Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır.\" ibaresi olmasına rağmen ehliyetsiz araç kullandığı, trafik kazası tutanağında da belirtildiği üzere \"tescilsiz\" bir motorlu araçla trafiğe çıktığının belirlendiği, bu nedenle  KTK'nın 25. maddesini ihlal ettiği, ayrıca aracın kendi sevk ve idaresinde iken meskun mahalde seyir halinde kullandığı, ancak aracın teknik özelliklerini dikkate alarak yola gereken dikkati vermesi gerekirken kontrolsüz şekilde idare ettiği bu sebeple  KTK'nın 53/1-a düzenlemesine göre \"Sürücüler sağa dönüşlerde sağa dönüş işaretini vermeye zorunludurlar.\" denilmesine rağmen kuralı ihlal etmesi neticesinde kazanın meydana gelmesi sebebiyle %100 kusurlu olarak değerlendirilebileceği; dosya kapsamında yapılan incelemede, iddia edildiği üzere kazaya ilişkin sunulan olay yeri krokisinde 11.200 metre fren izi olduğu yönünde herhangi bir bilginin olmadığı, krokinin son bölümünde çizilen 11.200 mt konumlar arası ölçüyü gösteren belirteç olabileceği dolayısıyla rapor içeriğinde fren izinden ve araca ait hız limitinden bahsedilmediği, ...plakalı araç sürücüsü ...'ın vuku bulan trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı...\" belirlemesi yapılmıştır. İtiraz üzerine alınan ek raporda da kök rapor tekrar edilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;Mahkemece alınan kusur raporunda  kaza tespit tutanağı, araçların krokideki konumları,kaza sonrası aracın hasarlarını gösteren fotoğraflar,  ekspertiz raporu, araç oranım faturası,  aracın hasarlı olan onarımı yapılan bölge ve parçaları incelenip değerlendirilerek tanzim edildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü, kusur oranının 2918 s. KTK  hükümlerine göre belirlendiği anlaşıldığından kusur raporunun hükme esas alınmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.517,01 TL harçtan peşin alınan 380,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.137,01‬ TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c58b9670198714c","SID":"0cf035d95b1d766c"}}