{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/2482 <br>KARAR NO:2025/91<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/10/2024<br>NUMARASI:2023/173 Esas -  2024/688 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin servis işletmeciliği yaptığı kendisine ait ... plaka sayılı aracın davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 24/05/2018 günlü trafik kazasında hasarlandığını ve kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunun kaza tespit tutanağıyla belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı zararına ve araç hasar bedeline karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş 03/08/2023 günlü ıslah dilekçesi ile de istek miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 44.889,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hmeydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının tazmini davası olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre de bir davanın nisbi ticari davalardan sayılabilmesi için her iki tarafın dava tarihi itibariyle tacir olması ve aralarındaki uyuşmazlığın ise ticari işleri ile ilgili olması gerekmektedir. Somut olayda celp edilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davacının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı ve davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; dava ve takip tarihi itibariyle davacının tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğinde dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; vekil edeni şirket ile diğer davalı arasında uzun süreli kiralama ilişkisi mevcut olduğundan, görülmekte olan davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu dikkate alınmaksızın verilen görevsizlik kararının hatalı olduğu ve kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; çift taraflı trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına bağlı olarak açılmış hasar bedeli ve kazanç kaybı zararının giderilmesine ilişkin olup, görev hususunun davacı ve davalı taraf arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı araç maliki  ... Şirketi ile diğer davalı araç sürücüsü arasındaki var olduğu ileri sürülen kira ilişkisinin görev konusu bakımından eldeki davada bir önemi mevcut değildir. Ne var ki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiş olup,Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.Somut olayda, davacı gerçek kişi ise de 24/05/2018 günlü trafik kazasında hasarlanan davacıya ait... plaka sayılı aracın kullanım amacının \"okul servisi-ticari\" olduğu dosyada mevcut araç kaydından anlaşılmaktadır. Kazaya karıştığı ileri sürülen ve davalı şirket adına kayıtlı bulunan aracın da kullanım amacının \"ticari-okul servisi\" bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, talep konusu kazaya karışan her iki aracın da ticari amaçla kullanılan ticari nitelikli araçlar olduğu gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edilmek suretiyle işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak delillere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmadığından, davalı ... Turizm Araç Kiralama ve Personel Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/3 hükmü uyarınca kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2023/173 Esas - 2024/688 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/3 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde iş bu  davalıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43aa6272f6c104c0","SID":"276583bd1caee3d9"}}