{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2404 - 2025/56<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/2404 <br>KARAR NO\t: 2025/56<br>KARAR TARİHİ\t: 13/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: .....<br>ÜYE\t: ..... <br>ÜYE\t: .....  <br>KATİP\t: ..... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1409 Esas, 2023/714 Karar <br><br>DAVACI\t: ...... LİMİTED ŞİRKETİ - ......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ........<br>\t  Av. ........<br>DAVALI\t: ....... LİMİTED ŞİRKETİ -.........<br>VEKİLİ\t: Av. ........  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 13/01/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 13/01/2025<br><br>İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1409 esas ve 2023/714 karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini ve hizmet nedeniyle düzenlenen navlun ve demuraj faturası bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında  sıralanmış olup anılan Kanun'un ikinci fıkrası \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\" hükmünü içermektedir.<br> Gerek HMK'da gerekse diğer kanunlarda düzenlenen bir dava şartının söz konusu olup olmadığının ne suretle inceleneceği hususu ise HMK'nın 115 inci maddesinde;<br>\"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.<br>Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez\"  şeklinde düzenlenmiştir.<br>Takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiği İİK'nın 58 inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin konuyla ilgili üçüncü fıkrasında \"Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi\"nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılınmıştır.<br>Aynı şekilde 11.04.2005 tarihli, 25783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre de, takip talebinde talep olunan alacağın Türk parası ile tutarı ve yabancı para alacaklarında alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmelidir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre kural olarak \"Konusu para olan bir borç Ülke parasıyla ödenir\". Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; bu kuralın aksinin kararlaştırılması yani Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması konusunda anlaşma bulunması hâlinde \"sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenebilir\". Maddenin üçüncü fıkrasında ise borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklının \"aynen veya vade yada fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini\" isteyebileceği hükme bağlanmıştır.<br>Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190).<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde sıralananlar dışında başka kanunlarda da dava şartı olarak öngörülmüş hâller söz konusu olabilir. İtirazın iptali davaları (İİK, md. 67); alacaklının takip talebi (md. 58) sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı (md. 60, 61, 62) üzerine duran (İİK, md. 66/1)  takibin devamını sağlamaya yönelik bir davadır. Tüm takip yolları bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir. İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur. Yabancı para alacaklan da bu koşulları taşımaktadır. Bununla birlikte kanun koyucu İİK'nın 58 inci maddesinde takip talebine konu alacak iddiasının yabancı para üzerinden talep edilmesi hâlinde bulunması gereken diğer unsurlar yanında yabancı para alacağının Türk lirası ile tutarının gösterilmesinin zorunlu olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Geçerli bir icra takibinden bahsedilebilmesi, takip talebinin yukarıda değinilen İİK'nın 58 inci, İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci maddesindeki geçerlilik şartlarını taşıyor olması şartına bağlıdır. Şayet takip talebi yukarıda sayılan hususları ihtiva etmekteyse hâkim geçerli bir takibin varlığını gözeterek itirazın iptali davasında işin esasının incelenmesine geçecek, davacının takip talebinde ileri sürdüğü alacak iddiasının haklı ve yerinde olup olmadığını, davalı borçlunun sorumluluğunun miktar ve türünü belirleyecektir. (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/3-695 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararı)<br>Somut olayda dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı-alacaklı tarafından dava konusu icra takibine ilişkin takip talebinde yabancı para alacağının Türk lirası ile tutarının gösterilmediği, bu haliyle ortada geçerli bir takip olmadığı ve mahkemece dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL  maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 13/01/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aef384eae89e38ec","SID":"b82e7d0164b2de58"}}