{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/2098 <br>KARAR NO: 2024/1841<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/04/2023<br>NUMARASI: 2023/267 (E) -  2023/277 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait, davalıya kasko sigortalı ... plakalı aracın 10/05/2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, kasko ekspertiz raporunda müvekkiline ait ... plakalı aracın onarımının ekonomik olmaması sebebi ile pert total işlemine tabi tutulduğunu, davalı şirket tarafından aracın piyasa rayiç değerinin 320.000 TL olduğu tespit edilerek müvekkiline 320.000 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili tarafından ibranamenin ihtirazi kayıtla imzalandığını, ayrıca  müvekkiline kaza tarihinden 9 ay sonra ödeme yapılmış olması nedeniyle davalının munzam zarardan sorumluluğu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları  saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tazminatın temerrüt tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"1-6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,  2-6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 6502 sayılı TKHK'nin 3/k,l 73/1,83/2 maddeleri uyarınca görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalıya kasko sigortalı aracın ... olarak yani ticari bir faaliyet için kullanıldığını,  kiralık bir araç olduğunu, bu yüzden taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki niteliğinde olduğunu, ticari ilişkiden doğan hak ve yükümlülüklerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa tabi olması sebebiyle uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesinde Kanunun kapsamı \"Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar\" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun 3/l maddesinde tüketici işlemi, \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder\" biçiminde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması  gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi arasında davacıya ait ... plakalı otomobile ilişkin 09/07/2021-09/07/2022 tarihleri arasında birleşik kasko sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçede sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi otomobil (kiralık araç) olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Buna göre davacının sigortalı aracı kullanım şekli itibarıyla tüketici  sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"004a06e3675f3fa0","SID":"047da52183767b39"}}