{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2432 <br>KARAR NO\t: 2024/1699<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/585 Esas 2022/384 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.05.2017 tarihinde,  sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan  davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek şimdilik geçici işgöremezlik tazminatı olarak 500,00 TL’nin, sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 3.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açıldığını, davacının zararının ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %0, tıbbi iyileşme süresinin 3 hafta olduğunun mütalaa edildiği, raporda, davacının kaza neticesinde yaralanmışsa da iyileştiğinin, kazadan kaynaklı herhangi bir maluliyetinin bulunmadığının objektif gerekçelerle ortaya konulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %2, Fırat Üniversitesinden alınan raporda %4 olduğunun mütalaa edildiği, raporlar arasında çelişki olduğunu, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının koltuk değneği kullanmadan yürüyemediğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>Mahkemece, davacının maluliyetine ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamından, davacının maluliyeti yönünden ilk olarak Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, 20.06.2018 tarihli raporda  davacının yapılan muayenesinde, kazadan sonra 25 güne yakın hastanede kaldığını, sol bacağından, sol elinden ve kafasına darbe aldığını, sol bacağından bir defa ameliyat olduğunu beyan ettiği, davacının sol ayak bileğinin inversiyon ve eversiyonda kısıtlılık olduğu belirtilerek tibia alt uç kırığı dikkate alınarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda %2 oranında daimi maluliyet, 6 ayda iyileşeceğinin belirlenmiş, rapora tarafların itirazı üzerine bu kez Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, alınan 24.03.2021 tarihli raporda ise, şahsın 12.02.2021 tarihinde taraflarınca alınan anamnezinde; trafik kazası sonrası tedavi amaçlı Osmaniye Devlet Hastanesine başvurduğu, sol bacak kırığı nedeniyle ameliyat olduğunu ifade eden şahsın yapılan muayenesinde; sol ayak bileği medial yüzde 20x1 cm cerrahi insizyon skarı, sol ayak bileği ödemli, eklem hareket açıklığının tam olduğu görüldü, çekilen x-ray grafide tibiada oluşan kırığın kaynamış olduğunun görüldüğü belirtilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %4 oranında daimi maluliyet, 180 gün iyileşme süresi belirlendiği belirtilmiştir.<br>Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 18.02.2019 ve 23.09.2019 tarihli yazıları ile davacının son durum raporunun alınmasının istendiği, mahkemece eksikliklerin tamamlanmasından sonra alınan 04.02.2022 tarihli raporda davacının Osmaniye Devlet hastanesinden taburcu olduktan sonra hastaneden aşağı doğru giderken araçla elektrik direğine çarptıklarını beyan ettiği,  Osmaniye Devlet Hastanesinin, dava konusu kazadan iki gün önce 21.05.2017 yatış 23.05.2017 çıkış tarihli ortopedi epikrizinde, davacının sol ayak bileği ve tibia medialinde kesi, tibia açık kırığı olduğu, ameliyata alındığı, spinal anestezi altında opere edilen hastanın ayak bileğinde ve tibia medialindeki kesilerin eksplore edildiği, tibialis posterior damar sinir paketi sağlam olduğu, tibialis posterior tendonu kesik olduğu sütüre edildiği, cilt ve doku tamiri yapıldıktan sonra eksternal fiksatör ile kırığın tespit edildiği, komplikasyon olmadığı, tedavisi tamamlanan hastanın 23.05.2017 tarihinde taburcu edildiğinin belirtildiği açıklandıktan sonra dava konusu kazaya ilişkin Osmaniye Devlet Hastanesinin 23.05.2017 tarih, 555066 nolu genel adli muayene raporunda; trafik kazası öyküsü olduğu, baş ağrısı şikayeti olduğu, hayati tehlikesinin olmadığı, basit tıbbi müdahale ile düzeleceğinin rapor edildiği, aynı gün taburcu edildiği belirtildikten sonra davacının dava konusu trafik kazası öncesinde 21.05.2017 tarihinde sol ayak bileği ve tibia medialinde kesi, tibia açık kırığı nedenleriyle Osmaniye Devlet Hastanesinde ameliyat edilerek tedavi edildiği, taburcu olduktan sonra 23.05.2017 tarihinde dava konusu kazayı geçirdiği, tekrar Osmaniye Devlet Hastanesine başvurduğu, tıbbi belgelerinde baş ağrısı olduğu, herhangi bir kemik kırığı, büyük damar, sinir yaralanmasından bahsedilmediği belirtilerek Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre dava konusu kaza nedeniyle davacıda daimi maluliyet bulunmadığının, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.<br>Adli Tıp Kurumu raporunda  dosya kapsamında mahkemece alınan Hacettepe üniveristesi ve Fırat Üniversitesinden alınan raporların ve davacının son durumunun  değerlendirildiği, davacının dava konusu kazadan 2 gün önce sol tibia kırığı nedeniyle hastaneye yatışının yapıldığı ve ameliyat edildiği, hastaneden taburcu edildiği gün trafik kazası geçirdiği, kazadan sonra yapılan muayenesinde kemik kırığı tespiti yapılmadığı, davacıda meydana gelen  sol tibia kırığının kazadan önce meydana gelen iş kazasından kaynaklandığı, dava konusu kaza  ile illiyet bağının bulunmadığının tespit edildiği ancak davacının dava konusu kaza sonucu meydana gelen yaralanması  nedeniyle 3 haftada iyileşeceği belirtilmiş olmasına göre  davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden davacının zararının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın bu zarar kalemi yönünden de  reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, geçici işgöremezlik tazminatı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. Maddesi gereğince  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere  dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;   <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi  kararının KALDIRILMASINA , <br>    Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf yoluna başvuran tarafca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine.<br>   3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>   4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>   Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e86da5a943130c3","SID":"4806aa75b0e11639"}}