{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/754 <br>KARAR NO\t: 2025/46<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 21/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını hasım göstererek -----İş Mahkemesi nezdinde ----- esas numarası ile \"hizmet tespiti\" davası açtığını, mahkeme tarafından verilen karar temyiz edildiğini, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi tarafından verilen -----. Sayılı karar ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar bozularak dosya yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, mahkemelerin bölünmesi ile güncel olarak  ---- İş Mahkemesi'nde ---- esas numarası ile hizmet tespitine ilişkin yargılama sürmekte olduğunu,  ancak ne var ki ----- Şirketi unvanlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, İş Mahkemesinde süren davada taraf teşkilinin sağlanması için,  ---- İş Mahkemesince taraflarına, işbu davayı açmak için mehil verildiğini  tüm bu nedenlerle  Tasfiye Halinde -----Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tasfiye memuruna usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmaya da katılmamıştır.<br>Mahkememizce; ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası talep edilen Tasfiye Halind------ Şirketi'nin  hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği hususu sorulmuş, --- İş Mahkemesi'nin  ---- Esas  sayılı dosyası  UYAP üzerinden  celp edilerek incelenmiştir.Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan  Tasfiye Halinde ---- Şirketi'nin  ihyası istemine ilişkindir. TTK'nin \"Ek tasfiye\" başlıklı 547.maddesi \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.<br>    (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmünü haizdir.TTK'nin 529. Maddesi \"(1) Anonim şirket;<br>    a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,<br>b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,<br>c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,<br>d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla,<br>e) İflasına karar verilmesiyle,<br>f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer.\" hükmünü haizdir.TTK'nin 643. Maddesi uyarınca limited şirketlerin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. Bu tür davalarda husumet tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemez.Yüksek Yargıtay ----.HD.-----sayılı 28/11/2011 tarihli kararında da belirtildiği üzere; \"Tüzel kişilik, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçekten tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez.\"<br>Buna göre, davanın gerektirdiği şekilde, ---- Ticaret Sicil Memurluğu kayıtları  celp edilerek incelenmiştir. Toplanan delillere göre, davacı tarafça dava konusu şirket aleyhine ---- İş Mahkemesi'nin ---- sayılı  dosyası ile 12/04/2018 tarihinde dava açıldığı, ancak 08/02/2021 tarihinde  dava konusu şirketin tasfiyesinin sona ererek ticaret sicilde tescil edildiği, buna istinaden  davacı vekilince  işbu şirketin ihyası davasını açıldığı anlaşılmıştır.Buna göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine açılan ----- İş Mahkemesinin ---Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ek tasfiye işlemlerinin de, davalı ... tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır.<br>Davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Davalı tasfiye memuru ise verilen ihya kararı kapsamında, iş mahkemesinde görülen davanın açılış tarihi nazara alındığında, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):<br>1-Davanın  KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde -----Şirketi'nin ticaret sicil kaydının,  --- İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konuyla sınırlı olarak ---- Ticaret Sicili'ne yeniden tesciline, <br>2-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,<br>3-Kararın ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,<br>4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan  başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile  ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı tarafça yapılan 916‬,00 TL dava açılış masrafı ve  222,50  TL yargılama masrafından ibaret toplam 1.138,5‬0 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin  yüzüne karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilinin ve davalı tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfaad3eda9f958d3","SID":"dbf7f34b71b125ba"}}