{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2150 - 2025/48<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2150 <br>KARAR NO\t: 2025/48<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>KATİP\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 24/10/2024 ara karar<br>NUMARASI\t:2022/310 Esas (derdesti)<br><br>ASIL DAVA<br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN/Davacılar\t:1-DOĞAL KATKI MALZEMELERİ VE TARIM ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ -...<br>\t:2-İNGREDİUM GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ  ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALILAR\t:1-IFF TURKEY AROMA VE ESANS ÜRÜNLERİ SATIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -...<br>\t:2-IFF AROMA ESANS SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t:Tespit, Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>TALEP\t:İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t:04/09/2020<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/694 Esas<br>DAVACILAR\t:1-DOĞAL KATKI MALZEMELERİ VE TARIM ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>\t:2-İNGREDİUM GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br><br>DAVALILAR\t:1-IFF TURKEY AROMA VE ESANS ÜRÜNLERİ SATIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -...<br>\t:2-IFF AROMA ESANS SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ \t:06/11/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:16/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:20/01/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili  ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; toplanan deliler ve bilirkişi raporu sonucunda davalı şirketlerin, davacıların haklarına, iş ürünlerine ve ticari sırlarına dürüstlük kuralına ve emek ilkesine aykırı tecavüzlerinin devam ediyor olması sebebiyle ve bu tecavüzlerin katlanamaz seviyelere ulaşması sebebiyle, Anayasa ile korunan davacıların mülkiyet haklarının korunmasının elzem olması sebebiyle TTK haksız rekabetin ihtiyati tedbir hükmü uyarınca, \"Zararın büyüklüğü ve telafisi imkansız zararlar sebebi ile teminatsız olarak, dava dilekçesi ek-1 de yer alan 62 adet aroma profili ile bu aroma profillerinde yer alan müşteri isimleri ile sınırlı olarak, davalı şirketlerin, ek-1 de yer alan 62 adet aroma profilini ve ayrıca bu aroma profilleri üzerindeki müşteri isim ve bilgilerini kodları ile veya kodlarını değiştirerek kullanmalarının, anılan bu aroma profillerini ve bu müşteri isimlerini birlikte veya tek tek aroma üretmelerinin ve satışını yapmalarının, bu aroma profilleri ve müşteri bilgilerini üçüncü kişilere devretmelerinin ve paylaşmalarının ayrıca bunlar üzerinde tasarrufta bulunmalarının, bu aroma profillerinin kodlarını veya adlarını değiştirerek aroma üretimi yapmalarının ve kullanımlarının ayrıca bu aroma profillerini kullanmamalarının temini için bu aroma profillerinin üretiminde kullanılan tüm üretim cihazlarının da davalılarca kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ 24/10/2024 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden/davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin yerel mahkeme tarafından henüz rapor alınmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, mevcut durumda ise bilirkişi raporu gelmiştir. yaklaşık ispat koşulu fazlası ile ve yasal deliller ve dayanakları ile tereddütsüz ve çekişmesiz şekilde aşılmış, Anayasa ile korunan davacıların mülkiyet hakkına tecavüz eden davalıların tecavüzlerin durdurulmasının önünde hukuken hiçbir engel olmadığı ancak dava ile bir ilgisi olmayan ve kesinlikle doğru olmayan gerekçeler ile bir kez daha davalılar lehine olacak şekilde haklı ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, 08.06.2024 tarihli Bilirkişi Raporu dosyaya ibraz edilmiş olup iş bu rapor huzurdaki davada haklılığımız kesin ve tereddütsüz bir şekilde tevsik ve tespit ettiğini, dosyada toplanan delillere ve sunulan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketlerin, müvekkil davacıların yıllar içinde emek ve yatırımları ile büyük harcamaları ile belirledikleri, alelade olmayan, el emeği göz nuru ve “iş ürünü, ticari sır” vasfında olan, fevkalade değerli ve semeresi çok yüksek müşteri isimlerini ve ayrıca aroma profillerini, “aynen” ve davacıların rızası dışında kullanmak suretiyle “tecavüz ettikleri” ve “tüfeyli haksız rekabet” tasarrufunda bulundukları kesinleşmiş, ihtiyati tedbir talepleri haklı ve meşru olup mevcut delil durumunda yaklaşık haklılık olma şartı aşılmış davalıların kötü niyetli şekilde sahibi olmadıkları iş ürünlerini kullandıkları ve haksız menfaatler elde ettikleri kesinleştiğini, davacıların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan mülkiyet haklarına davalılar tarafından yapılmakta olan tecavüzlerin önlenmesi son derece önemli ve Anayasa'nın “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35. maddesi şu şekilde düzenlendiğini; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz” şeklinde olduğunu, dava konusu mülkiyete tecavüzün kesintisiz devam etmesi müvekkiller nezdinde büyük hak kayıplarına ve zararlara yol açmakta, bu zarar her gün katlanarak devam etmekte olup müvekkillerin zararının büyüklüğü 08.06.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda açıklandığını beyan ederek, Anayasa ile korunan davacıların mülkiyet haklarının korunmasının elzem olması sebebiyle TTK haksız rekabetin ihtiyati tedbir hükmü uyarınca ret kararının kaldırılmas ile teminatsız olarak dava dilekçesindeki tedbir taleplerinin kabulüne, taleplerinin kabul edilmemesi halinde ikinci talepleri 8.6.2024 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olmak adına (ancak rapora itiraz kapsamındaki 12.07.2024 tarihli dilekçedeki beyanları saklı) ret kararının kaldırılması, teminatsız olarak talepleri gibi ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirketler vekilinin dilekçesinde itiraz etmiş olduğu sebeplerden çoğu ihtiyati tedbir kurumu ve dolayısıyla yerel mahkeme kararıyla ilgili olmamakla birlikte, cevapları ve dosyada mübrez, uzmanından alınmış teknik ile hukuki uzman görüşleri uyarınca istinaf başvurusunun usul ve esastan reddedilmesi gerektiğini zira; ihtiyati tedbir talebinin şartları oluşmadığı, somut olayda ihtiyati tedbir sebepleri bulunmamakta, uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir talebinde bulunulamayacağı, davacıların yaklaşık ispat ile bile hak sahipliği iddialarını ispat edemedikleri, dolayısıyla da maddi hukuk anlamında da hak sahibi olmadıklarını beyan ederek, davacıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/310 Esas  - 24/10/2024 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; tazminat istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince; Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiş karara karşı tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; ihtiyati tedbir talep eden davacının, davalı şirketlerin, davacıların haklarına, iş ürünlerine ve ticari sırlarına dürüstlük kuralına ve emek ilkesine aykırı tecavüzlerinin devam ediyor olması sebebiyle, TTK haksız rekabetin ihtiyati tedbir hükmü uyarınca, \"Zararın büyüklüğü ve telafisi imkansız zararlar sebebi ile teminatsız olarak, 62 adet aroma profili ile bu aroma profillerinde yer alan müşteri isimleri ile sınırlı olarak, davalı şirketlerin, ek-1 de yer alan 62 adet aroma profilini ve ayrıca bu aroma profilleri üzerindeki müşteri isim ve bilgilerini kodları ile veya kodlarını değiştirerek kullanmalarının, anılan bu aroma profillerini ve bu müşteri isimlerini birlikte veya tek tek aroma üretmelerinin ve satışını yapmalarının, bu aroma profilleri ve müşteri bilgilerini üçüncü kişilere devretmelerinin ve paylaşmalarının ayrıca bunlar üzerinde tasarrufta bulunmalarının, bu aroma profillerinin kodlarını veya adlarını değiştirerek aroma üretimi yapmalarının ve kullanımlarının, ayrıca bu aroma profillerini kullanmamalarının temini için bu aroma profillerinin üretiminde kullanılan tüm üretim cihazlarının da davalılarca kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Mahkeme tarafından yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, davacıların iddialarının haklılığının yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkabileceği gerekçesi ile bu talebin reddedildiği görülmektedir.<br>Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin yasaklanmasının amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde \"Bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması\" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar ise  TTK'nın 55. maddesinde örnek kabilinden ve sınırlı olmamak kaydıyla sayılmıştır. <br>TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini talep edebileceği hükme bağlanmıştır. <br>6100 sayılı yasanın 61. maddesinde haksız rekabetten kaynaklanan davalarda hükmedilecek ihtiyati tedbirlerin neler olabileceğini belirtmiş, ihtiyati tedbir olarak aynı yasanın 56/1-b-c maddelerinin de uygulanabileceği düzenlenmiş, ihtiyati tedbire ilişkin diğer haller ve usul yönünden 6100 sayılı yasaya atıf yapılmıştır.<br>Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (6100 sayılı yasanın 389.maddesi)<br>Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. (6100 sayılı yasanın 390/3.maddesi)<br>İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (6100 sayılı yasanın 394/2.maddesi)<br>Eldeki olayda; davacılar yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, alınan bilirkişi raporu gereğince haklılıklarının ortaya çıktığını ve bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.<br>Bilirkişi delili HMK.266 vd. Maddelerinde düzenlenmiştir ve takdiri deliller arasında yer almaktadır.  Eldeki<br> uyuşmazlıkta İtimat Bağımsız Denetim AŞ tüzel bilirkişi olarak atanmış, şirket yetkilisi YMM ... tarafından<br> hazırlanan raporlar dosyaya sunulmuştur. ...'nin rapor düzenleme sürecinde gıda mühendisi ... ile avukat ...'dan yazılı mütalaa aldığı ve bu görüşleri hazırlanan raporlarda kullandığı anlaşılmaktadır. HMK. M.271 gereğince bilirkişinin göreve başlamadan yemin işleminin tamamlanması gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporunda rapor düzenleyen bilirkişilerin yeminin eksik kaldığı anlaşılmıştır. Sakarya Bilirkişilik Bölge Kurulunun 08.11.2024 Tarihli 2024/146 Karar, 2024/161 Disiplin Nolu kararında dava dosyasında alınan bilirkişi raporu şikayete konu edilmiş, bu nedenlerle ve mahkemece uyuşmazlık konusunun yeterli aydınlatılmadığından ve ayrıca bilirkişi olarak görev yapan kişilerin yeterli bilirkişi eğitimi bulunmadığından, disiplin yönünden alınan bilirkişi raporunun, kanunun aradığı anlamda bilirkişi raporu olarak kabul edilemeyeceği karara bağlanmıştır. Şu durumda alınan bilirkişi raporunun bu nedenlerle hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporu olarak kabulü mümkün gözükmemektedir. Alınan bilirkişi raporunda davacının iddialarını destekleyecek tespitler bulunsa da,  Sakarya Bilirkişilik Bölge Kurulunun 08.11.2024 Tarihli 2024/146 Karar, 2024/161 Disiplin Nolu kararında da yapılan tespitler değerlendirildiğinde, bilirkişi raporu usulen hükme esas alınamaz. Bu nedenlerle davacının iddialarına dayanak yaptığı bu bilirkişi raporu dikkate alınarak, ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartını taşıdığı söylenemez. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir bilirkişi raporu sonrasında tekrar değerlendirilmesine engel bir durum olmamakla beraber, şu aşamada Mahkemece yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80*2=375,60TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacılara iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92809e5e86bcd6d5","SID":"5624a844ca13a2df"}}