{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1286 - 2025/10<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1286 <br>KARAR NO\t: 2025/10<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/329 Esas - 2023/292 Karar<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/01/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Otomotiv Tic ve San A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 08.04.2017 tarihinde saat 04.00 sıralarında davalılardan ...'in sürücüsü olduğu diğer davalı ... Sigorta Şirketi'ne zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olduğunu, diğer davalı ... Otomotiv... A.Ş.'nin maliki ve işleteni olduğu, 2016 model ... marka ... plakalı özel aracın, olay mahalli olan .... sokak üzerindeki ... Bar içinde çıkan tartışma sonucu, davalı sürücünün aracını kalabalık olan topluluğun üstüne sürerek yol üzerindeki müvekkili yaya ...'a aracıyla kasten vurduğunu, Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/251 E. - 2019/793 K. sayılı dosyası kapsamında davalı ... hakkında müvekkiline yönelik anılan eylemi nedeni ile olası kast ile yaralama suçundan hüküm verildiğini, olay nedeni ile müvekkilinin vücudunda yaşamsal fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte birden fazla kemik kırıkları ve diğer yaralanmaların oluştuğunu, ceza davası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 26/04/2017 gün ve \"2017/8347\" sayılı raporunda yaşam fonksiyonlarının 5 ağır derecede etkilediğini, müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle, beden gücü kayıp oranı olaydan 1 yıl sonra 17.04.2018 tarihli Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile %8 olarak belirlendiğini belirterek, şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlı ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 27.02.2023 tarihli beyan dilekçesi ile, maddi tazminat yönünden tüm davalılar bakımından davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat bakımından ise davaya devam ettiklerini belirtmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebi ile davanın yetki yönünden reddini, dava konusu taleplerin haksız fiil kaynaklı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu sebepten de davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, müvekkilinin kazaya konu olan aracı uzun dönem Kira Sözleşmesi ile ...... Ltd. Şti. isimli firmaya kiraladığını, kazaya konu ... plakalı aracın kira sözleşmesini müteakip ...'e teslim edildiğini, kaza tarihinde aracın kiracı tarafından kullanıldığını, kazaya karışan kişinin de bahsi geçen kiracı firmanın sahibi olduğunu, bu sebepten davanın aracı müvekkilinden kiralayan firmaya ve haksız fiilin oluşumuna sebep olan kişiye karşı açılması gerektiğini, davacının beyanlarında maluliyet oranını %8 olarak beyan etmesinin ispata dayalı olması gerektiğini, bu oran üzerinden tazminat talebinde bulunulmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, buna istinaden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davanın tarafı olmayan kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta'ya ve aracı uzun dönem kiralayan ve yasal olarak işleten sıfatına sahip ...... Ltd. Şti.'ye davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olay ile ilgili olarak müvekkili ...'in ... Bar isimli restaurantın önüne saatin geç olması nedeniyle kardeşini almak için ... plakalı ... marka araç ile gittiğini, kardeşini bulamayınca arabasına binip ayrılacakken dükkan çalışanları ile tartışan ve hakaret eden kişileri gördüğünü, aşırı derecede alkollü olan davacının ve yanında bulunan şahısların mekanda bulunan diğer müşterileri rahatsız ederek işletmede huzuru bozacak davranışlar sergilediğini, akabinde bu şahısları, güvenlik görevlileri ve bir kısım müşterilerin dışarı çıkarmaya çalıştığını, aynı hareketler dışarıda da devam edince müvekkilinin yalnızca tartışmayı yatıştırmak maksadıyla araçtan indiğini, sonrasında tartışma ortamından uzaklaşarak aracına doğru yöneldiğini, bu esnada müşteki ve arkadaşlarının müvekkilini tehdit ve tahrik etmeye devam ettiğini, müvekkilinin kalabalıktan kurtulmak ve hakaret eden şahısların saldırılarına maruz kalmamak için olay yerinden uzaklaşarak aracına bindiğini, ardından saldırgan şahısların müvekkilinin aracının üzerine doğru gelerek olay yerinden ayrılmasına engel olmaya çalıştıklarını, müvekkilinin  olay yerinden ve kalabalığın içinden ayrıldıktan sonra olay gününün sabahında kendisine gelen telefon aracılığıyla müştekinin yaralandığını öğrendiğini, söz konusu dava süresinde açılmamış olduğundan davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, alınan maluliyet raporunun geçerli sayılamayacağını, bu nedenle uygun rapor hazırlanması gerektiğini, davacının aşırı alkol etkisinde olması sebebi ile kusurlu olduğunu ve manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, dava şartları gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbire karar verilmesinde hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesini, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, maddi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; davacılar vekilince mahkemeye sunulan 27.02.2023 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talepleri konusunda davalı sigorta şirketi ile anlaştıkları bu nedenle maddi tazminat taleplerinden tüm davalılar yönünden feragat ettiklerini ancak manevi tazminat talepleri bakımından taleplerinin mevcut olduğunu belirttiği anlaşılmakla, maddi tazminat talebi bakımından, tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği, manevi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede ise, dosya içerisine kazandırılan Ankara 47.Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 2018/251 E. - 2019/793 K. sayılı dosyasında, eldeki dosya davalısı ...'in, eldeki dosya davacısına yönelik eylemi nedeni ile kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olduğu, mahkemece aldırılan Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda da ifade edildiği üzere, olayın gerçekleşme şekli dikkate alındığında, davalı ...'in %100 kusurlu ve kasta varan şekilde davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunun anlaşıldığı, yine mahkemece aldırılan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ATK ABD tarafından düzenlenen 04.01.2023 tarihli maluliyet raporunda ifade edildiği üzere, davacının olay neticesinde %4 kalıcı maluliyet, 12 ay süreyle geçici iş göremezlik, 2 ay bakıcı ihtiyacı oluşacak şekilde yaralandığı, buna göre davacının meydana gelen olay nedeni ile manevi olarak zarara uğradığının kabulü gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın kasten meydana gelmiş olması, davacının uğradığı maluliyetin derecesi nazara alındığında, talebin kabulüne, 200.00,00 TL manevi tazminatın 08.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılar ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, davalı ... Otomotiv... A.Ş. vekilince, kazaya neden olan aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında devredildiği, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş ise de, mahkemece verilen ara kararlar ile kazaya neden olan aracın kiralanmasına ilişkin fatura örneğini dosya içerisine sunması yine vergi daire numarasını bildirmesi için süre verilmiş ise de, davalı vekilince ara karara gereklerinin yerine getirilmediği gibi, dosya içerisinde yer alan araç kiralama sözleşmesinde, kazaya neden olan aracın plaka bilgilerinin yer almadığı belirtilerek, plaka bilgileri yazılı sözleşme örneğini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen ara karara uygun plaka bilgileri içeren sözleşmenin mahkemeye sunulmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan savunma içeriğine itibar edilmediği, davacı ve davalı sigorta şirketi arasında varılan anlaşma uyarınca, maddi tazminat ödemesi yapılması neticesinde davadan feragat edilmiş olduğu, bu bakımdan davanın açıldığı tarih itibariyle davacının eldeki davanın açılmasında haklı bulunduğu anlaşılmakla, davalılar ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekilince lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmiş ise de, bu yöndeki talebin yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verildiği gerekçesiyle; \"1-Maddi tazminat talebi bakımından, FERAGAT nedeni ile tüm davalılar bakımından TALEBİN REDDİNE,  2-Manevi tazminat talebi bakımından davanın KABULÜNE, 200.00,00 TL manevi tazminatın 08.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılar ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı\t\t... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; olayın haksız fiilden kaynaklandığını, davacı ile müvekkili arasında ticari bir iş bulunmadığını, iş bu sebepten de görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekirken ticaret mahkemesinde görülmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketinin sürece sonradan dahil olduğunu, husumet itirazının asılsız sebeplerden dikkate alınmadığını, müvekkilinin, Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir araç kiralama firması olduğunu, davaya konu kazaya karışan  ... plakalı aracın, ...... Ltd. Şti.'ye uzun dönem kira sözleşmesi ile kiralandığını, davanın müvekkili açısında husumet yönünden reddi gerekmekte iken hakimin dosyada faturalar geç sunuldu diye husumet itirazını kabul etmediğini, Hakimin kararında husumet itirazının değerlendirmeye alınmama sebebini faturaların ve sözleşmelerin geç sunulmasına istinaden olduğunun belirtildiğini, ancak ön inceleme zaptının kendilerine tebliğ edilmediğini, kesin süre verdiği duruşma zaptının da tebliğ edilmediğini, ilk duruşmanın yapıldığını, lakin müvekkile de kendilerine de tebliğ edilmediğini, bu duruşmada kendilerine süre verildiğini, akabinde sanki ilk süre geçerliymiş gibi 21/02/2022 tarihli duruşmada bir de kesin süre verildiğini, zaptın tebliğ edilmesi yönünde karar verildiğini, lakin zaptın da tebliğ edilmediğini, kira sözleşmesi, beyanlar, faturalar ek olarak sunulmuşken, sözleşmenin içinde plakalar belli iken ve buna rağmen ay bazında faturalar sunulmuşken bu evraklara bakmak yerine husumet itirazının reddedilmesinin ve buna bağlı olarak vekalet ücretine dahi karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kendisinin almış aldığı raporun hükme esas teşkil edemeyeceğini, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanmış olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca rapor alınması gerekirken bu şekilde bir rapor alınmadığını, müterafik kusur incelemesi yapılmadığını, müvekkilinin evrakları süresinde sunmaması sebebi ile vekalet ücretine hükmedilmemesinin vekalet ücretinin mantığı ile örtüşemediğini, maddi tazminatın anlaşma hususunda feragat ettikleri bir durum vs. yokken müvekkili lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemesinin de gerçek anlamda bir hukuk zaafiyeti olduğunu, dava kısmi dava olup, kısmi davada hakimin temerrüt tarihi, fesih tarihi, ıslah tarihi, dava tarihi olarak ayrı ayrı tarihler üzerinden alacaklara hükmetmesi gerektiğini, ihbarların yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı\t...  vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerekmekte iken hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu olan vakıanın  08/04/2017 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı taraf, davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinde görülen davada davacı maddi tazminat isteminden feragat etmiş, bu sebeple salt manevi tazminat yönünden hüküm kurulmuş olmakla birlikte bu hükmün kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin söz konusu olayda kusur oranı %100 olarak değerlendirilmiş olmakla birlikte bu değerlendirmenin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkiline kusur atfeden bilirkişi raporunda, salt müvekkilin ceza yargılamasında aldığı hüküm sebep gösterilmiş olup başkaca hiçbir hususun değerlendirilmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi, gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemidir<br>\tOlay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.<br>\t2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde de; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır.<br>\tAçıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, kaza 08/04/2017 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazasında yaralanma meydana geldiğinden suç teşkil eden fiil kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesi ve 66. maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.<br>\tGöreve ilişkin olarak ise, eldeki davada sigorta şirketine karşı da dava açılmış olması ve sigorta şirketine karşı açılan davanın TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince ticari dava olması, davada diğer davalılardan da müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazminat talep edilmiş olması nedeniyle, Ticaret Mahkemelerinin daha özel görevli mahkeme olması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğuna ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.<br> \tDavalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilinin ihbar talebi gereğinin yerine getirilmediğine yönelik istinafı yönünden;<br>\tDavalı cevap dilekçesi ile kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta'ya ve aracı uzun dönem kiralayan ve yasal olarak işleten sıfatına sahip ...... Ltd. Şti.'ye davanın ihbarını talep etmiştir. <br>\tDavanın ihbarı, davanın taraflarından birisinin, davayı kaybetmesi durumunda kendisine rücu edebilecek üçüncü bir kişiye veya davayı kaybetmesi durumunda kendisinin rücu edebileceği üçüncü bir kişiye, tahkikat bitinceye kadarki süre içinde davayı bildirmesi şeklindeki tek taraflı usul işlemidir. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 61. maddesinde; \"Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tDavanın ihbarı, yazılı şekilde yapılır. İhbar, mahkemeye bu konuda verilecek bir dilekçe ile veya iadeli taahhütlü mektupla ya da noter aracılığıyla yapılabilir. İhbar dilekçesinin mahkemeye verilmesi durumunda mahkeme, ihbar olunana dilekçeyi tebliğ eder ve böylece ihbar işlemi tamamlanmış olur (HMK madde 61).<br>\tDavanın ihbarı ile, ihbar olunan yönünden zamanaşımı kesilmiş olmaz. Dava ihbar olunan kişi, davaya cevap verip fer’i müdahil olabilir veya sessiz kalabilir. Davaya katılmayan ihbar olunana, bundan sonra herhangi bir tebligat yapılmaz. İhbar olunanın, aleyhine hüküm kurulmadıkça kararı istinaf hakkı yoktur. Davanın ihbarı talebinin dikkate alınmaması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup kararın kaldırılma sebebidir.<br>\tSomut olayda, davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın ihbarını talep etmiş olmasına rağmen mahkemece bu talebin değerlendirilmemiş olması yerinde görülmemiş, davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilinin vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tKabule göre de, <br>\tKTK'nın 3. maddesinde işleten tanımı yapılmış ve \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" sayılır denilerek, araç maliki işleten olarak kabul edilmekle birlikte, araç malikinin aksini ispatlaması durumunda işleten olarak sorumluluğuna gidilemeyeceği kabul edilmiştir.<br>\tTaraf sıfatının bulunmadığı (işleten olmadığı) yönündeki itirazın taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği, mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği göz önüne alındığında (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.06.2021 tarih ve 2021/(17)4-104 Esas, 2021/818 Karar sayılı ilamı) Mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve dosyada plakayı da içeren şekilde faturalar bulunduğu gözetilmeksizin kesin süreye uyulmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-a-(4) maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek ihbar hususunda gerekli tebliğ giderlerinin davalı tarafından karşılanmasının sağlanması ile davanın ihbar edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... vekilinin tüm, davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 17/04/2023 tarihli, 2021/329 Esas, 2023/292 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... vekilinin tüm, davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilin vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan \"istinaf karar harcının\" istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f0dacbbc9757575","SID":"393f6cf1647561df"}}